İçeriğe geç

Riyâzü's-Sâlihîn11. kitap

(İçliğin ücretini) tart ve bir miktar da ilâve et.

- باب فضل السماحة في البيع والشراء والأخذ والعطاء وحسن القضاء وإرجاح المكيال والميزان والنهي عن التطفيف، وفضل إنظار الموسر المعسر، والوضع عنه

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1375

Râvi:Suwayd ibn Qays

وعن أبي صفوان سويد بن قيس، رضي الله عنه قال‏:‏ جلبت أنا ومخرمة العبدي بزًا من هجر، فجاءنا النبي صلى الله عليه وسلم فساومنا سراويل، وعندي وزان يزن بالأجر، فقال النبي صلى الله عليه وسلم للوزان ‏

"‏زن وأرجح‏"

Ebu Safvân Süveyd İbn Kays -radıyallahu anh- anlatıyor: Ben ve Mahreme El–Abdî, satmak üzere Hecer kasabasından elbise getirttik. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yanımıza geldi ve bizden iç çamaşırı almak istedi. Yanımda paraları tahsil eden bir muhasebecim/tartıcım vardı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem ona: (İçliğin ücretini) tart ve bir miktar da ilave et.» buyurdu.

Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1375).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Ebu Safvan İbn Süveyd ve Mahreme El-Abdeli –radıyallahu anhumâ- yanlarında Hecer denilen bölgeden getirdikleri bir elbise ile geldiler. Bize Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- geldi ve şalvarlar için bizimle pazarlık yaptı. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan iç çamaşırı almak istedi. Daha düşük ücret vermek istedi. Nesâi’nin rivayetinde ‘’Bizden iç çamaşırlar aldı’’ pazarlık yapıp fiyat düşürmesi yoktur. Benim yanımda ücretle çalışan tartıcı vardır’’ Yani pazarda bir adam vardır onun yanında da tartı vardır. İnsanlar onun yanında tartıyorlar ve bunun ücretini veriyorlardı. Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- tartıcıya: «Tart ve bir miktar ilave et.» buyurdu. Yani, tartan kişiye içinde malın olduğu ve tartıldığı zaman diğerine göre ağır basan kefeye biraz daha fazla koymasını söyledi. Burada fazla bir şekilde ağır basmasını talep etmemiştir. Aksi takdirde satıcıya zarar vermek olur. Ancak tartının (mal olan kefesi) çok az bir şekilde ağır basabilir. Zira böylece müşteri hakkını eksiksiz bir şekilde almış olur.

Arapça açıklama

أن صفوان بن سُوَيْدِ وَمَخْرَمَةُ العَبْدِيُّ رضي الله عنهما جاءا بثياب من بلدة يقال لها هجر.

"فجاءنا النبي صلى الله عليه وسلم فَسَاوَمَنَا بسَرَاوِيلَ" أي: أراد النبي -صلى الله عليه وسلم- أن يشتري منهما سراويل، ففاصلهما في السِعر وفي رواية للنسائي: " فاشترى منَّا سراويل" ولم يذكر المفاصلة.

"وعندي وَزَّانٌ يَزِنُ بالأَجْر" أي: يوجد في السوق رجل عنده ميزان، والناس يزنون عنده ويعطونه أجرة على الوزن.

فقال النبي صلى الله عليه وسلم للوَزَّان: "زِنْ وأرْجِح" أي: أمر النبي صلى الله عليه وسلم الوَزَّان أن يزيد في الكِفة التي فيها السلع التي توزن بحيث تميل الكِفة وترجح على الأخرى، وليس معنى ذلك: أنها تميل ميلًا عظيمًا، فهذا قد يكون فيه ضرر على البائع، لكن يميل الميزان ميلاً يسيراً، بحيث يتحقق أن المشتري قد أخذ حقه من غير نقص، وذكر الوزن في هذا الحديث لا علاقة له بشراء السراويل، فإن السراويل لا توزن.

  • جواز المفاصلة شريطة ألا يكون في ذلك ما يُضَجِّر البائع.
  • يستحب للمشتري أن يتسامح مع البائع ويزيد له شيئا على الثمن المتفق عليه.
  • يستحب للبائع أن يتنازل عن شيء من الثمن أو يزيد شيئا في السلعة بعد الرضى بها.
  • جواز اتخاد الوزان وأخذ الأجرة على عمله.
  • جواز أن يطلب المشتري من البائع أن يرجح في الوَزْن.
  • بيان ما كان عليه النبي -صلى الله عليه وسلم- من تسامح وحسن معاملة، وكريم خلق.
  • جواز لبس السراويل.

Âlimlerin hükümleri

İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح

Konular

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ