İçeriğe geç

Sünen-i Ebû Dâvûd2. kitap

Rifâa b. Râfi' ez-Zürakî -radıyallahu anhh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından biriydi.Dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün mescitte ashabıyla birlikte otururken,bir adam geldi ve Rasûlullah'a yakın bir yerde namaz kılı.Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi.Ona selam verdi.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- selamını aldı ve dön namazını tekrar kıl,çünkü sen namaz kılmadın buyurdu.O zat dönerek, önceki kıldığı gibi namazını tekrar kıldı.Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi.Dön tekrar kıl; çünkü sen, namaz kılmış olmadın!, buyurdu.Ya Rasûlullah! bana nasıl kılacağımı öğretirmisin? dedi.Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:Kıbleye döndüğün zaman İftitah tekbirini al,Fatiha suresini oku,istediğin yerden Kur'an oku, sonra rükuya vardığında avuç içlerini diz kapaklarına koy.Sırtını düz yap ve düzgün bir rükû yap.Başını kaldırdığın zaman kemikler mafsallarına dönene kadar sırtını düz tut.Secde ettiğin zaman tam bir secde et.Başını secdeden kaldırınca sol baldırının üzerine otur.Sonra da bu yaptığını her secde ve rükûda yap.İmam Ahmed'in Müsned'i.Başka bir rivayette:''Abdesti Allah Azze ve Celle'nin emrettiği gibi tam bir şekilde almadıkça şüphesiz ki sizden birinin namazı kabul olmaz.Yüzünü yıkar ellerini dirseklerine kadar yıkar.Başını mesh eder ve ayaklarını aşık kemiklerine kadar yıkar.Sonra da Allah Azze ve Celle'ye tekbir getirir ve hamd eder.Sonra da Kur'an'dan ona izin verildiği ve kolayına geldiği kadar okur.Sonra da tekbir getirir ve secde eder yüzünü tam olarak alnı burnu değecek şekilde mafsalları ve tam bbir şekilde sükünet bulup rahatlayana kadar eğer.Sonra da tekbir getirir ve düz bir şekilde dübürünün üzerine oturur ve sırtını düz yapar.Ve namazı bu şekilde dört rekat olarak anlattı.Böyle yapmadan sizden birinizin namazı tam olmaz.Sünen-i Ebû Dâvud.Başka bir rivayette:''Sana Allah Azze ve Celle'nin emrettiği gibi abdest al sonra da teşehhüd yap.Düz dur sonra tekbir getir.Ezberinde Kur'an varsa onu oku.Eğer yoksa Allah'a hamd et tekbir getir ve La ilahe illallah de.Sünen-i Ebû Dâvud.

باب صَلاَةِ مَنْ لاَ يُقِيمُ صُلْبَهُ فِي الرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ

Sahih 4 âlimin hükmü Sünen-i Ebû Dâvûd 858

Râvi:Rifâ‘a ibn Râfi az-Zuraqî

حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ، وَالْحَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ يَحْيَى بْنِ خَلاَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَمِّهِ، رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعٍ بِمَعْنَاهُ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّهَا لاَ تَتِمُّ صَلاَةُ أَحَدِكُمْ حَتَّى يُسْبِغَ الْوُضُوءَ كَمَا أَمَرَهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ فَيَغْسِلَ وَجْهَهُ وَيَدَيْهِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ وَيَمْسَحَ بِرَأْسِهِ وَرِجْلَيْهِ إِلَى الْكَعْبَيْنِ ثُمَّ يُكَبِّرُ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وَيَحْمَدُهُ ثُمَّ يَقْرَأُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا أُذِنَ لَهُ فِيهِ وَتَيَسَّرَ ‏"‏ ‏.‏ فَذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِ حَمَّادٍ قَالَ ‏"‏ ثُمَّ يُكَبِّرُ فَيَسْجُدُ فَيُمَكِّنُ وَجْهَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ هَمَّامٌ وَرُبَّمَا قَالَ ‏"‏ جَبْهَتَهُ مِنَ الأَرْضِ حَتَّى تَطْمَئِنَّ مَفَاصِلُهُ وَتَسْتَرْخِيَ ثُمَّ يُكَبِّرُ فَيَسْتَوِي قَاعِدًا عَلَى مَقْعَدِهِ وَيُقِيمُ صُلْبَهُ ‏"‏ ‏.‏ فَوَصَفَ الصَّلاَةَ هَكَذَا أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ حَتَّى فَرَغَ ‏"‏ لاَ تَتِمُّ صَلاَةُ أَحَدِكُمْ حَتَّى يَفْعَلَ ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏

Rifâa b. Râfi' ez-Zürakî -radıyallahu anhh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından biriydi.Dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün mescitte ashabıyla birlikte otururken,bir adam geldi ve Rasûlullah'a yakın bir yerde namaz kılı.Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi.Ona selam verdi.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- selamını aldı ve dön namazını tekrar kıl,çünkü sen namaz kılmadın buyurdu.O zat dönerek, önceki kıldığı gibi namazını tekrar kıldı.Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi.Dön tekrar kıl; çünkü sen, namaz kılmış olmadın!, buyurdu.Ya Rasûlullah! bana nasıl kılacağımı öğretirmisin? dedi.Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:Kıbleye döndüğün zaman İftitah tekbirini al,Fatiha suresini oku,istediğin yerden Kur'an oku, sonra rükuya vardığında avuç içlerini diz kapaklarına koy.Sırtını düz yap ve düzgün bir rükû yap.Başını kaldırdığın zaman kemikler mafsallarına dönene kadar sırtını düz tut.Secde ettiğin zaman tam bir secde et.Başını secdeden kaldırınca sol baldırının üzerine otur.Sonra da bu yaptığını her secde ve rükûda yap.İmam Ahmed'in Müsned'i.Başka bir rivayette:''Abdesti Allah Azze ve Celle'nin emrettiği gibi tam bir şekilde almadıkça şüphesiz ki sizden birinin namazı kabul olmaz.Yüzünü yıkar ellerini dirseklerine kadar yıkar.Başını mesh eder ve ayaklarını aşık kemiklerine kadar yıkar.Sonra da Allah Azze ve Celle'ye tekbir getirir ve hamd eder.Sonra da Kur'an'dan ona izin verildiği ve kolayına geldiği kadar okur.Sonra da tekbir getirir ve secde eder yüzünü tam olarak alnı burnu değecek şekilde mafsalları ve tam bbir şekilde sükünet bulup rahatlayana kadar eğer.Sonra da tekbir getirir ve düz bir şekilde dübürünün üzerine oturur ve sırtını düz yapar.Ve namazı bu şekilde dört rekat olarak anlattı.Böyle yapmadan sizden birinizin namazı tam olmaz.Sünen-i Ebû Dâvud.Başka bir rivayette:''Sana Allah Azze ve Celle'nin emrettiği gibi abdest al sonra da teşehhüd yap.Düz dur sonra tekbir getir.Ezberinde Kur'an varsa onu oku.Eğer yoksa Allah'a hamd et tekbir getir ve La ilahe illallah de.

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 858), Nesâî (No. 1053, 1313, 1314) ve Ahmed b. Hanbel (No. 18227).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Bu hadis namazını yanlış kılan kişi hadisi olarak bilinir.Bu hadis namazın niteliğini,rükünlerini,farzlarını ve şartlarını açıklayanların itimad ettiği hadistir.Öyle ki Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- namazın yapılması gereken amellerini en üst noktada öğretmiş ve açıklamıştır.Bu hadiste yapmayı terk ettikleri farz olmayan şeyler sayılır.Hadisin geneli:Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- mescide girdi.Sahabeden de biri girdi.Onun ismi (Hallâd b. Râfi') olup sözleri ve fiilleri tam olmayan bir namaz kıldı.Namazını bitirince Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e selam verdi o da selamını aldı ve dön namazını tekrar kıl,çünkü sen namaz kılmadın buyurdu.Döndü ve ikinci namazında birinci namazında yaptığı gibi yaptı.Sonra da Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi.Üç defa dön tekrar kıl; çünkü sen, namaz kılmış olmadın!, buyurdu.Seni hak ile gönderenin adına yemin olsun ki yaptığımdam daha güzelini yapamıyorum bana öğret.İlim öğrenmeye gayret ettiği zaman ve nefsi güç yetirdiğinde uzun bir gel-gitten sonra kabul etmeye hazır oldu.Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle buyurdu:Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:Namaz kılmak istediğin zaman İftitah tekbirini al,Fatiha suresini okuduktan sonra,istediğin yerden Kur'an oku.Sonra sükunet bulana kadar rüku yap.Sonra da düz bir şekilde kıyamda durana kadar rükûdan kalk.Bu durumda sükunet içinde dur.Sonra da sükûnet bulana kadar secde et.Sonra da sükûnet bulana kadar secdeden kalk ve otur.İftitah Tekbiri hariç bu sözleri ve fiilleri bütün namazlarında yap.Çünkü o diğer rekatlar hariç olarak sadece birinci rekatta getirilir.Bazı rivayetler kıbleye dönmek ve abdest gibi bazı şartlara da dikkat çekmiştir.

Arapça açıklama

هذا الحديث معروف بحديث المسيء صلاته، وهو عمدة الشراح في بيان صفة الصلاة بأركانها وواجباتها وشروطها، حيث بيَّن النبي صلى الله عليه وسلم غاية التعليم والتبييِن لأعمال الصلاة، التي يجب الإتيان بها ويعتبر ما ترك في هذا الحديث من فعلها غير واجب.

ومجمل هذا الحديث: أن النبي صلى الله عليه وسلم دخل المسجد، فدخل رجل من الصحابة، اسمه (خَلاّد بن رافع)، فصلى صلاة غير تامة الأفعال والأقوال.

فلما فرغ من صلاته، جاء إلى النبي صلى الله عليه وسلم ، فسلم عليه فرد عليه السلام ثم قال له: ارجع فَصَلِّ، فإنك لم تصل.

فرجع وعمل في صلاته الثانية كما عمل في صلاته الأولى، ثم جاء إلى النبي صلى الله عليه وسلم ، فقال له: ارجع فَصَلِّ فإنك لم تصل ثلاث مرات.

فأقسم الرجل بقوله: والذي بعثك بالحق، ما أحسن غير ما فعلت فعَلِّمني

فعندما اشتاق إلى العلم، وتاقت نفسه إليه، وتهيأ لقبوله بعد طول الترديد قال له النبي صلى الله عليه وسلم ما معناه:

إذا قمت إلى الصلاة فكبر تكبيرة الإحرام، ثم اقرأ ما تيسر من القرآن، بعد قراءة سورة الفاتحة ثم اركع حتى تطمئن راكعاً، ثم ارفع من الركوع حتى تعتدل قائما وتطمئن في اعتدالك ثم اسجد حتى تطمئن ساجداً، ثم ارفع من السجود واجلس حتى تطمئن جالساً.

وافعل هذه الأفعال والأقوال في صلاتك كلها، ماعدا تكبيرة الإحرام، فإنها في الركعة الأولى دون غيرها من الركعات.

وقد لفتت الروايات الأخرى إلى بعض شروط الصلاة كاستقبال القبلة وطهارة الوضوء.

  • هذا حديثٌ عظيمٌ جليلٌ يسميه العلماء "حديث المسيء في صلاته" .
  • أنَّ المعلِّم يبدأ في تعليمه بالأهم فالأهم، وتقديم الفروض على المستحبات.
  • أنَّ الاستفتاح، والتعوذ، والبسملة، ورفع اليدين، وجعلهما على الصدر، وهيئات الركوع، والسجود، والجلوس، وغير ذلك -كلها مستحبة.
  • أنَّ من أتى بعبادة على وجه غير صحيح جهلًا، ومضى زمنها، فإنَّه لا يطلب منه إعادتها؛ وهذا ما دلت عليه قواعد الإسلام.
  • النفي في قوله: "فإنَّك لم تصل" نفى أن يكون عملُه صلاةً، والعمل لا يكون منفيًا إلاَّ إذا انتفى شيء من واجباته.
  • أنَّ صلاة المسيء بالكيفية التي صلاها غير صحيحة، ولا مجزئة، ولولا ذلك لم يؤمر بإعادتها, وليكن في ذلك عبرة وعظة لمن ينقرون صلاتهم، ولا يتمونها, وليعلموا أنَّها صلاة غير مجزئة.
  • أنَّ هذه الأركان لا تسقط جهلًا ولا سهوًا، بدليل أمر المصلي بالإعادة، ولم يكتف -صلى الله عليه وسلم- بتعليمه، ولأنَّها من باب المأمورات التي لا يعذر تاركها بجهل ولا نسيان.
  • يستحب للمسؤول أن يزيد في الجواب إذا اقتضت المصلحة ذلك، كأن تكون قرينة الحال تدل على جهل السائل ببعض الأحكام التي يحتاجها.
  • مشروعية حسن التعليم، وطريقة الأمر بالمعروف؛ بأن يكون بطريقة سهلة ميسرة، حتى لا ينفره، فيرفض المتعلم إذا عُلِّم بطريق العنف والشدة والغلظة.
  • وجوب الترتيب بين الأركان؛ لأنَّه ورد بلفظ "ثم"، كما أنَّه مقام تعليم جاهل بالأحكام.
  • وجوب استقبال القبلة للصلاة، وأنَّ ذلك شرط.
  • وجوب الوضوء وإسباغه للصلاة، وأنَّ ذلك شرط.
  • وجوب الطمأنينة في الرفع من الركوع، والرفع من السجود .
  • الطمأنينة: هي الركن التاسع من أركان الصلاة.
  • يفعل هذه الأركان في كل ركعة من أركان الصلاة، عدا تكبيرة الإحرام، فهي في الركعة الأولى دون غيرها.
  • يدل الحديث على وجوب الأعمال المذكورة في هذا الحديث؛ بحيث لا تسقط سهوًا ولا جهلًا، وهي : (أ‌) تكبيرة الإحرام: وهي ركن من أركان الصلاة في الركعة الأولى فقط.(ب‌) قراءة الفاتحة في كل ركعة، ثم الركوع، والاعتدال منه، ثم السجود، والاعتدال منه، والطمأنينة في كل هذه الأفعال، حتى في الرفع.(ت‌) أما بقية الأركان -كالتشهد، والصلاة على النبي -صلى الله عليه وسلم-، والتسليم- فقال البغوي: إنَّها معلومة لدى السائل.

Klasik şerh

Azîmâbâdî — Avnü'l-Ma'bûd

( فَدَخَلَ رَجُل ) : هُوَ خَلَّاد بْن رَافِع كَذَا بَيَّنَهُ اِبْن أَبِي شَيْبَة ( فَصَلَّى ) : زَادَ النَّسَائِيُّ رَكْعَتَيْنِ. وَفِيهِ إِشْعَار بِأَنَّهُ صَلَّى نَفْلًا. قَالَ الْحَافِظ : وَالْأَقْرَب أَنَّهَا تَحِيَّة الْمَسْجِد ( ثُمَّ جَاءَ ) : وَفِي رِوَايَة لِلْبُخَارِيِّ : فَجَاءَ فَسَلَّمَ وَهِيَ أَوْلَى لِأَنَّهُ لَمْ يَكُنْ بَيْن صَلَاته وَمَجِيئِهِ تَرَاخٍ ( اِرْجِعْ ) : قَالَ الْحَافِظ فِي رِوَايَة اِبْن عَجْلَان فَقَالَ أَعِدْ صَلَاتك ( فَصَلِّ فَإِنَّك لَمْ تُصَلِّ ) : قَالَ عِيَاض : فِيهِ أَنَّ أَفْعَال الْجَاهِل فِي الْعِبَادَة عَلَى غَيْر عِلْم لَا تُجْزِئ وَهُوَ مَبْنِيّ عَلَى أَنَّ الْمُرَاد بِالنَّفْيِ نَفْي الْإِجْزَاء وَهُوَ الظَّاهِر , وَمَنْ حَمَلَهُ عَلَى نَفْي الْ…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح Hadis No. 858
Şuayb el-Arnaûtv. 1438 h. SahihSahih Hadis No. 858
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. Senedi sahihIsnaad Sahih Yalnız senet No. 858
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h. SahihSahih Hadis No. 858

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (25)
  • السنن الصغير للبيهقي (164)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ فَأَسْبِغِ الْوُضُوءَ ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ بِمَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَسْتَوِيَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّ
  • السنن الكبرى للبيهقي (2059)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ ، فَأَسْبِغِ الْوُضُوءَ ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ ، فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ بِمَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَسْتَوِيَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ ح
  • السنن الكبرى للبيهقي (2151)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ ، فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلا
  • السنن الكبرى للبيهقي (2259)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِ
  • السنن الكبرى للبيهقي (2397)ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا
  • السنن الكبرى للبيهقي (2528)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ ، فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ رَأْسَكَ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى
  • السنن الكبرى للبيهقي (3631)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ كَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِكَ
  • السنن الكبرى للبيهقي (3632)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ ، فَأَسْبَغِ الْوُضُوءَ ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ رَأْسَكَ حَتَّى تَطْمَئِنَّ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْ
  • السنن الكبرى للبيهقي (3633)إِذَا قُمْتَ تُرِيدُ الصَّلاةَ ،فَتَوَضَّأْ ، وَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ ، فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ ، ثُمَّ ارْكَعْ ، فَاطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ ، حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ ، فَاطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ قَاعِدًا ، ثُ
  • السنن الكبرى للنسائي (635)إِذَا أَرَدْتَ الصَّلاةَ فَتَوَضَّأْ ، فَأَحْسَنِ الْوُضُوءَ ، ثُمَّ قُمْ فَاسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ ، ثُمَّ كَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ رَأْسَكَ حَتَّى تَطْمَئ
  • السنن الكبرى للنسائي (946)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ فَكَبَّرَ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِ
  • السنن الكبرى للنسائي (1218)إِذَا قُمْتَ تُرِيدُ الصَّلاةَ فَتَوَضَّأْ ، فَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ ، فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ ، ثُمَّ ارْكَعْ ، فَاطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ قَاعِدًا ، ث
  • السنن الكبرى للنسائي (1219)إِذَا أَرَدْتَ أَنْ تُصَلِّيَ ، فَتَوَضَّأْ ، فَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ ، فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ قَاعِدً
  • المسند المستخرج على صحيح مسلم لأبي نعيم (768)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ كَبِّرْ ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ , ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا , ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا , ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا , ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِكَ كُل
  • المعجم الكبير للطبراني (4391)إِذَا أَرَدْتَ أنْ تُصَلِّيَ فَتَوَضَّأْ فَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ فَكَبِّرْ ، وَاقْرَأْ ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ رَافِعًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ قَاعِدًا ، ثُمَّ اسْ
  • صحيح ابن حبان (1927)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ ، فَكَبِّرْ ، وَاقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّسَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، وَافْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِكَ كُلّ
  • صحيح ابن خزيمة (454)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ بِمَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، وَافْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِكَ
  • صحيح ابن خزيمة (573)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ بِمَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ جَالِسًا ، وَافْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِكَ
  • مختصر الأحكام المستخرج على جامع الترمذي (248)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ فَكَبِّرْ ثُمَّ اقْرَأْ بِمَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا وَافْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِكَ كُلِّ
  • مستخرج أبي عوانة (1268)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ اجْلِسْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلَوَ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (6540)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ قَائِمًا ، ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاتِ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (6587)إِذَا أَرَدْتَ أَنْ تُصَلِّيَ ، فَتَوَضَّأْ فَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَسْتَوِيَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ،
  • مصنف ابن أبي شيبة (2877)إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلَاةِ فَأَسْبِغِ الْوُضُوءَ ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ فَكَبِّرْ , ثُمَّ اقْرَأْ بِمَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا , ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا , ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَس
  • مصنف عبد الرزاق (3618)إِذَا أَرَدْتَ أَنْ تُصَلِّيَ فَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ , ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ فَكَبِّرْ , ثُمَّ اقْرَأْ , ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا , ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا , ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا , ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا , ثُمَّ اسْجُدْ
  • معرفة السنن والآثار للبيهقي (1130)إِذَاقُمْتَ إِلَى الصَّلاةِ ، فَكَبِّرْ ، ثُمَّ اقْرَأْ مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْآنِ ، ثُمَّ ارْكَعْ ، حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ، ثُمَّ ارْفَعْ ، حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ، ثُمَّ اسْجُدْ ، حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ، ثُمَّ اجْلِسْ ، حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا ، ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلا

Aynı konuda

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 735

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başlayacağı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırdıktan sonra tekbir getirirdi

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başlayacağı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırdıktan sonra tekbir getirirdi. Rükûa eğilmek istediğinde yine ellerini aynı şekilde kaldırır ve rükûdan başını kaldırdığı zaman yine ellerini aynı şekilde kaldırır ve «Semiallahu limen…

يَرْفَعُ يَدَيْهِ حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ إِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ، وَإِذَا كَبَّرَ لِلرُّكُوعِ، وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ رَفَعَهُمَا كَذَلِكَ أَيْضًا وَقَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ، رَبَّنَا…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 26 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 803

Nefsini elinde olana yemin olsun ki, "Muhakkak ki sizden; namazı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in namazına en çok benzeyen benim. Dünyadan ayrılana kadar kıldığı namaz buydu

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ramazan ayında ve diğer zamanlarda, farz ve diğer bütün namazlarda tekbir getirirdi. Namaza kalkınca, ayakta durduğu zaman tekbir getirir, sonra rükû ederken de tekbir getirirdi. Sonra «Semi'allahu Limen Hamideh» deyip rükûdan kalkarak belini doğrultunca…

يُكَبِّرُ فِي كُلِّ صَلاَةٍ مِنَ الْمَكْتُوبَةِ وَغَيْرِهَا فِي رَمَضَانَ وَغَيْرِهِ، فَيُكَبِّرُ حِينَ يَقُومُ، ثُمَّ يُكَبِّرُ حِينَ يَرْكَعُ، ثُمَّ يَقُولُ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ‏.‏ ثُمَّ يَقُولُ رَبَّنَا…

Râvi: Ebû Hureyre + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 391b

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (namaz için) tekbir aldığı zaman ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Rükû yaptığı zaman da ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Başını rükûdan kaldırdığı zaman; «Semiallahu limen hamideh» der ve aynısını yapardı."

Mâlik b. Huveyris -radıyallahu anh'tan- rivayet edildiğine göre; "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (namaz için) tekbir aldığı zaman ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Rükû yaptığı zaman da ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Başını rükûdan kaldırdığı…

كَبَّرَ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا أُذُنَيْهِ وَإِذَا رَكَعَ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا أُذُنَيْهِ وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ فَقَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ‏"

Râvi: Mâlik ibn al-Huwayrith + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 786

Ben ve İmrân b. Husayn, Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh-'ın arkasında namaz kıldık. O, secde ettiği zaman tekbir getirirdi, başını secdeden kaldırınca tekbir getirirdi, iki rekâtı kıldıktan sonra kalkarken tekbir getirirdi.

Mutarrif b. Abdullah dedi ki: Ben ve İmrân b. Husayn, Ali b. Ebî Tâlib radıyallahu anh'ın arkasında namaz kıldık.O, secde ettiği zaman tekbir getirirdi, başını secdeden kaldırınca tekbir getirirdi, iki rekâtı kıldıktan sonra kalkarken tekbir getirirdi. Namazı bitirdikten sonra İmrân b. Husayn…

إِذَا سَجَدَ كَبَّرَ، وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ كَبَّرَ، وَإِذَا نَهَضَ مِنَ الرَّكْعَتَيْنِ كَبَّرَ، فَلَمَّا قَضَى الصَّلاَةَ أَخَذَ بِيَدِي عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ فَقَالَ قَدْ ذَكَّرَنِي هَذَا صَلاَةَ مُحَمَّدٍ صلى…

Râvi: İmrân b. Husayn + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 730

Muhammed b. Amr'dan rivayet edildiğine göre:dedi ki:Ebû Humeyd es Saidî -radıyallahu anh-’den Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabından on kişilik bir guruptan birisi olan Ebû Katâde'den işittim şöyle diyordu; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in namazını en iyi bileniniz benim bunun üzerine dediler ki: “Müslüman olmada bizden eski değilsin Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına en çok gidip gelenlerimizden de değilsin” dedi ki: Evet o halde anlat bakalım dediler; O’da dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başladığında ayakta dosdoğru durur, ellerini omuz hizasına kadar kaldırarak tekbîr alırdı, sonra rükû’a varmak istediğinde yine ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır ve tekbîr getirerek rükû’a varırdı. Rükû’da düzgün vaziyette durur başını ne aşağı sarkıtır nede yukarıya doğru dikerdi ellerini de dizleri üzerine koyardı sonra “Semiallahü limen hamideh” diyerek ellerini kaldırır ve doğrulurdu vücudunu aynen ayakta durduğu şekle gelirdi. Sonra secdeye gitmek üzere eğilir Allahü ekber der kollarını koltuklarından aralar ayak parmaklarını serbest bırakır sol ayağını bükerek üzerine oturur ve dimdik dururdu sonra Allahü ekber diyerek ikinci secdeye iner sol ayağını bükerek üzerine oturur ve dimdik durur ve sonra ikinci rekât için ayağa kalkardı ve ikinci rekâtta da aynen yapardı iki secdeden kalkınca tekbir alır ellerini omuzları hizasına kadar kaldırırdı ilk namaza başlarken aldığı tekbir gibi tüm rekâtları bu şekilde kılar namazın biteceği son rekâtın oturumunda sol ayağını çıkararak kalçası üzerine oturur ve selam vererek namazdan çıkardı.Ona doğru söyledin dediler Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- böyle namaz kılardı.Sünen-i Ebî Dâvûd,(aslı Buhâri'de).

Muhammed b. Amr'dan rivayet edildiğine göre:dedi ki:Ebû Humeyd es Saidî -radıyallahu anh-’den Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabından on kişilik bir guruptan birisi olan Ebû Katâde er Rib’î’den işittim şöyle diyordu; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in namazını en iyi…

إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ يَرْفَعُ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ يُكَبِّرُ حَتَّى يَقِرَّ كُلُّ عَظْمٍ فِي مَوْضِعِهِ مُعْتَدِلاً ثُمَّ يَقْرَأُ ثُمَّ يُكَبِّرُ فَيَرْفَعُ يَدَيْهِ حَتَّى…

Râvi: Ebû Katâde Şerhli

Konular