İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî18. kitap

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bineği üzerinde iken, bineği kendisini ne tarafa çevirirse o tarafa doğru nafile kılar ve başı ile ima ederdi. İbn Ömer -radıyallahu anhuma- da böyle yapardı.

باب مَنْ تَطَوَّعَ فِي السَّفَرِ فِي غَيْرِ دُبُرِ الصَّلَوَاتِ وَقَبْلَهَا

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Sahîh-i Buhârî 1105

Râvi:Abdullah b. Ömer

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ

يُسَبِّحُ عَلَى ظَهْرِ رَاحِلَتِهِ حَيْثُ كَانَ وَجْهُهُ، يُومِئُ بِرَأْسِهِ

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bineği üzerinde iken, bineği kendisini ne tarafa çevirirse o tarafa doğru nafile kılar ve başı ile ima ederdi. İbn Ömer -radıyallahu anhuma- da böyle yapardı. Bir rivayette: ''Devesi üzerinde vitir kılardı.'' Müslim'de: ''Devesinin üzerinde farz namaz kılmazdı.'' Buhari'deki bir rivayette: ''Farzlar dışındaki'' (Yani nafile namazları kılardı farzları kılmazdı) şeklinde rivayet edilmiştir.

Rivayet eden: Buhârî (No. 1105) ve Ahmed b. Hanbel (No. 5880).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bineği nereye yönelirse yönelsin kıble tarafına yönelmese bile bineğinin üzerinde sadece nafile namaz kılardı. Rükû ve secdeye işaret etmek için başı ile îma ederdi. Kıbleye yönelmek, rükû ve secde etmek için kendini zorlayarak bineğinden inmezdi. Bu namazın mutlak bir nafile yahut ratip sünnetlerden olması yahut da sebebe binaen kılınan nafilelerden olması arasında bir fark yoktur. (Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bineği üzerinde farz namaz kılmazdı) Bunu farz olan namazlarda yapmazdı. Keza devesi üzerinde vitir namazını da kılardı.

Arapça açıklama

كان صلى الله عليه وسلم يصلي النافلة فقط على ظهر راحلته حيث توجَّهت به، ولو لم تكن تجاه القبلة، ويومئ برأسه إشارة إلى الركوع والسجود، ولا يتكلف النزول إلى الأرض؛ ليركع ويسجد ويستقبل القبلة، ولا فرق بين أن تكون نفلا مطلقا، أو من الرواتب أو من الصلوات ذوات الأسباب، ولم يكن يفعل ذلك في صلوات الفريضة، وكذلك كان يوتر على بعيره.

  • جواز صلاة النافلة في السفر على الراحلة، وفعل ابن عمر -رضي الله عنهما- لذلك أقوى من مجرد الرواية.
  • عدم جواز أداء الفريضة، وهي الصلوات الخمس، على الراحلة بلا ضرورة، قال العلماء: لئلا يفوته الاستقبال، فإنه يفوته ذلك وهو راكب، أما عند الضرورة من خوف أو سيل؛ فيصح، كما صحت به الأحاديث.
  • جهة الطريق هي البدل عن القبلة، فلا ينحرف عنها لغير حاجة المسير.
  • أنَّ الإيماء هنا، يقوم مقام الركوع والسجود.
  • الوتر ليس بواجب، حيث صلاه -صلى الله عليه وسلم- على الراحلة.
  • أنَّه كلما احتِيجَ إلى شيء دخله التيسير والتسهيل، وهذا من بعض ألطاف الله -تعالى- المتوالية على عباده.
  • سماحة هذه الشريعة، وترغيب العباد في الازدياد من الطاعات، بتسهيل سبلها، ولله الحمد والمنة.

Klasik şerh

İbn Hacer el-Askalânî — Fethu'l-Bârî

قَوْله : ( يُومِئ بِرَأْسِهِ ) هُوَ تَفْسِير لِقَوْلِهِ " يُسَبِّح " أَيْ يُصَلِّي إِيمَاء , وَقَدْ تَقَدَّمَ فِي " بَاب الْإِيمَاء عَلَى الدَّابَّة " مِنْ وَجْه آخَر عَنْ اِبْن عُمَر , لَكِنْ هُنَاكَ ذَكَرَهُ مَوْقُوفًا ثُمَّ عَقَّبَهُ بِالْمَرْفُوعِ , وَهَذَا ذُكِرَ مَرْفُوعًا ثُمَّ عَقَّبَهُ بِالْمَوْقُوفِ , وَفَائِدَة ذَلِكَ مَعَ أَنَّ الْحُجَّة قَائِمَة بِالْمَرْفُوعِ أَنْ يُبَيِّن أَنَّ الْعَمَل اِسْتَمَرَّ عَلَى ذَلِكَ وَلَمْ يَتَطَرَّق إِلَيْهِ نَسْخ وَلَا مُعَارِض وَلَا رَاجِح , وَقَدْ اِشْتَمَلَتْ أَحَادِيث الْبَاب عَلَى أَنْوَاع مَا يُتَطَوَّع بِهِ سِوَى الرَّاتِبَة الَّتِي بَعْد الْمَكْتُوبَة , فَالْأَوَّل لِمَا قَبْل الْمَكْتُوبَة , وَالثَّانِي لِمَا لَهُ وَقْت مَخْصُوص مِنْ الن…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Hüküm, kitabın (Sahîh-i Buhârî) konumundan alınmıştır.

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (4)
  • السنة للمروزي (322)يُسَبِّحُ وَهُوَ عَلَى ظَهْرِ رَاحِلَتِهِ ، لا يُبَالِي حَيْثُ كَانَ وَجْهُهُ ، وَيُومِئُ إِيمَاءً ، وَكَانَ ابْنُ عُمَرَ يَفْعَلُ ذَلِكَ
  • السنة للمروزي (324)يُسَبِّحُ وَهُوَ عَلَى ظَهْرِ دَابَّتِهِ لا يُبَالِي حَيْثُ كَانَ وَجْهُهُ
  • السنن الكبرى للبيهقي (2012)يُسَبِّحُ وَهُوَ عَلَى ظَهْرِ رَاحِلَتِهِ لا يُبَالِي حَيْثُ كَانَ وَجْهُهُ ، وَيَوْمِي بِرَأْسِهِ إِيمَاءً
  • مسند السراج (1412)يُسَبِّحُ وَهُوَ عَلَى ظَهْرِ رَاحِلَتِهِ لا يُبَالِي حَيْثُ كَانَ وَجْهُهُ يُومِي بِرَأْسِهِ إِيمَاءً

Aynı konuda

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1100

"Sen kıble dışında bir başka yöne doğru namaz kılıyorsun!" Şöyle cevap verdi: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in böyle yaptığını görmeseydim ben de yapmazdım."

Enes b. Sîrîn şöyle dedi: Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'ile Şam bölgesinden gelirken Aynu't-Temr denilen yerde karşılaştık. Eşeğin üzerinde kıble dışında bir yere yüzü dönük -kıblenin soluna- olarak namaz kılıyordu. Sonra kendisine dedim ki: "Sen kıble dışında bir başka yöne doğru namaz…

اسْتَقْبَلْنَا أَنَسًا حِينَ قَدِمَ مِنَ الشَّأْمِ، فَلَقِينَاهُ بِعَيْنِ التَّمْرِ، فَرَأَيْتُهُ يُصَلِّي عَلَى حِمَارٍ وَوَجْهُهُ مِنْ ذَا الْجَانِبِ، يَعْنِي عَنْ يَسَارِ الْقِبْلَةِ‏.‏ فَقُلْتُ رَأَيْتُكَ تُصَلِّي…

Râvi: Enes b. Mâlik + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 400

Bulunduğu yön hangi yöne doğru olursa olsun Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- binek hayvanının üzerinde nafile namazı kılardı; farz namazı kılacağı zaman ise bineğinden iner, kıbleye doğru yönelirdi.

Câbir -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Bulunduğu yön hangi yöne doğru olursa olsun Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- binek hayvanının üzerinde nafile namazı kılardı; farz namazı kılacağı zaman ise bineğinden iner kıbleye doğru yönelirdi."

يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ، فَإِذَا أَرَادَ الْفَرِيضَةَ نَزَلَ فَاسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Hasen Sünen-i Ebû Dâvûd 1225

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yola çıktığı zaman nafile namaz kılmak istediğinde devesini kıbleye yöneltip tekbir alırdı. Sonra bineğinin kendisini yönelttiği cihete doğru namazını kılardı.

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yola çıktığı zaman nafile namaz kılmak istediğinde devesini kıbleye yöneltip tekbir alırdı. Sonra bineğinin kendisini yönelttiği cihete doğru namazını kılardı.

إِذَا سَافَرَ فَأَرَادَ أَنْ يَتَطَوَّعَ اسْتَقْبَلَ بِنَاقَتِهِ الْقِبْلَةَ فَكَبَّرَ ثُمَّ صَلَّى حَيْثُ وَجَّهَهُ رِكَابُهُ ‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 2 başka rivayet Şerhli

Konular