İçeriğe geç

İslam fıkhı ile ilgili hadislerSayfa 30

Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

Bu konuda 12.084 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 1536 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Sünen-i İbn Mâce 1241

Ey babacığım! Muhakkak ki sen Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekr, Ömer, Osman ve Ali -radıyallahu anhum-'un arkasında ve Ali -radıyallahu anh-'ın arkasında burada Kûfe'de yaklaşık beş yıl namaz kıldın. Sabah namazında kunut yapıyorlar mıydı? Ey oğulcuğum bu sonradan çıkan bir şeydir, dedi.

Ebû Mâlik el-Eşcaî Sa'd b. Târık -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki: Babama dedim ki: Ey babacığım! Muhakkak ki sen Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekr, Ömer, Osman ve Ali -radıyallahu anhum-'un arkasında ve Ali -radıyallahu anh-'ın arkasında burada Kûfe'de…

صَلَّيْتَ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِيٍّ هَا هُنَا بِالْكُوفَةِ، نَحْوًا مِنْ خَمْسِ سِنِينَ. فَكَانُوا يَقْنُتُونَ فِي الْفَجْرِ؟

Râvi: L’abî + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Nesâî 1710

«Vitir, her müslümana bir haktır. Dileyen yedi rekât ile vitir yapsın. Kim beş rekât ile vitir yapmak isterse yapsın, kim üç rekât ile vitir yapmak isterse yapsın ve kim de tek rekât ile vitir yapmak isterse yapsın.»

Ebu Eyyub el-Ensarî -radıyallahu anh-’den Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: «Vitir, her müslümana bir haktır. Dileyen yedi rekât ile vitir yapsın. Kim beş rekât ile vitir yapmak isterse yapsın, kim üç rekât ile vitir yapmak isterse yapsın ve kim de tek rekât ile vitir yapmak…

"‏ الْوِتْرُ حَقٌّ فَمَنْ شَاءَ أَوْتَرَ بِسَبْعٍ وَمَنْ شَاءَ أَوْتَرَ بِخَمْسٍ وَمَنْ شَاءَ أَوْتَرَ بِثَلاَثٍ وَمَنْ شَاءَ أَوْتَرَ بِوَاحِدَةٍ ‏"

Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1077

Rabîa b. Abdillah el Hudeyr et-Teymi'den rivayet edildiğine göre:Ebu Ömer b. Hattab -radıyallahu anh-'ın bir Cuma günü minber üzerinde Nahl suresini okumuş, nihayet secde ayetine geldiği zaman minberinden inip secde etmiş ; insanlar da onunla beraber secde etmişler. Ertesi Cuma olduğu zaman Ömer, o sureyi yine okumuş, nihayet secde Ayetine geldiği zaman: Ey insanlar! Biz secde ayetini okuyup geçiyoruz, binaenaleyh her kim secde ederse, muhakkak sünnete icabet etmiş; doğru yapmıştır. Her kim de secde etmezse, ona da günah yoktur, demiştir. Ve Ömer -radıyallahu anh- kendisi de secde etmemiştir. Ve başka bir rivayette:''Şüphesiz ki Allah’u Teâlâ - tilavet - secdesini farz kılmadı.Bizim ismememiz müstesnadır.''Sahih- i Buhârî.

Rabîa b. Abdillah el Hudeyr et-Teymi'den rivayet edildiğine göre:Ebu Ömer b. Hattab -radıyallahu anh-'ın bir Cuma günü minber üzerinde Nahl suresini okumuş, nihayet secde ayetine geldiği zaman minberinden inip secde etmiş ; insanlar da onunla beraber secde etmişler. Ertesi Cuma olduğu zaman Ömer, o…

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا نَمُرُّ بِالسُّجُودِ فَمَنْ سَجَدَ فَقَدْ أَصَابَ، وَمَنْ لَمْ يَسْجُدْ فَلاَ إِثْمَ عَلَيْهِ‏.‏ وَلَمْ يَسْجُدْ عُمَرُ ـ رضى الله عنه‏.‏ وَزَادَ نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما…

Râvi: Abdullah b. Ömer Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1203

Namazda tesbih (subhanallah demek) erkeklere, tasfîk/el çırpmak (alkışlamak) da kadınlara mahsustur.

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Namazda (birini uyarmak istediğinde) tesbih etmek (subhanallah demek) erkeklere, tasfîk/el çırpmak (alkışlamak) da kadınlara mahsustur.»

التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3170

“Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- rukûdan sonra bir ay kunut yaptı. Suleymoğulları'ndan bazı kabilelere beddua ediyordu. ”Enes -radıyallahu anh- sayıda tereddüd ederek dedi ki: (Nebi -sallallahu aleyhive sellem-) Kırk ya da yetmiş kurrâyı müşriklere gönderdi. O müşrikler ile Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- arasında yapılmış bir anlaşma olmasına rağmen, o kabileler kurrâlara karşı çıkıp, onları öldürdüler. Ben Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bunlara hüzünlendiği kadar hiçbir kimseye hüzünlendiğini görmedim.''

Âsım'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Enes –radıyallahu anh-’a kunuttan sordum. O da: “Rukûdan önce” diye cevap verdi. Bunun üzerine ben: “Falanca, senin (kunutu) rûkudan sonra dediğini iddia ediyor buna ne dersin? dedim." Bunun üzerine Enes-radıyallahu anh-, o yanlış söylemiştir, dedi…

قَنَتَ شَهْرًا بَعْدَ الرُّكُوعِ يَدْعُو عَلَى أَحْيَاءٍ مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ ـ قَالَ ـ بَعَثَ أَرْبَعِينَ أَوْ سَبْعِينَ ـ يَشُكُّ فِيهِ ـ مِنَ الْقُرَّاءِ إِلَى أُنَاسٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ، فَعَرَضَ لَهُمْ هَؤُلاَءِ…

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 327

Ümmü Habibe -radıyallahu anhâ- yedi sene istihâze oldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bunu sorduğunda, kendisine yıkanmasını emretti. Aişe -radıyallahu ahhâ- şöyle dedi: "Bunun üzerine Ümmü Habibe, her namaz için yıkanıyordu."

Aişe -radıyallahu anha-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre; Ümmü Habibe yedi sene istihâze oldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bunu sorduğunda kendisine yıkanmasını emretti. Âişe şöyle dedi: "Bunun üzerine Ümmü Habibe -radıyallahu anhâ- her namaz için yıkanırdı."

فَأَمَرَهَا أَنْ تَغْتَسِلَ فَقَالَ ‏"‏ هَذَا عِرْقٌ ‏"

Râvi: Âişe Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 35

Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Kadir Gecesi namaz kılarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır

«Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Kadir Gecesi namaz kılarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.»

مَنْ يَقُمْ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5489

Merruz-Zahrân denilen yerde bir tavşanı ürkütüp kaçırdık. İnsanlar onun arkasından koştular.

Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle dedi: "Merru'z-Zahrân denilen yerde bir tavşanı ürkütüp kaçırdık. İnsanlar onun arkasından koştular. Ben de ona yetişip yakaladım ve tavşanı Ebû Talha’ya getirdim. Onu kesti bir budunu veya kalçasını Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve…

، فَبَعَثَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِوَرِكِهَا وَفَخِذَيْهَا فَقَبِلَهُ‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 7239

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece yatsı namazını geç vakte kadar geri bıraktı. Ömer -radıyallahu anh- çıktı ve: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz, buradaki kadınlar ve çocuklar uyuya kaldı!" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- (evinden) çıktı ve başından sular damlıyordu ve şöyle buyurdu: «Eğer ümmetime ağır geleceği endişesi taşımasaydım (yatsıyı) bu saatte kılmalarını emrederdim.»

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre o, şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece yatsı namazını geç vakte kadar geri bıraktı. Ömer -radıyallahu anh- çıktı ve: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz, buradaki kadınlar ve çocuklar uyuya kaldı!" dedi. Nebi…

لَوْلاَ أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي ـ أَوْ عَلَى النَّاسِ

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1205b

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ihramlı iken başını nasıl yıkardı? Ebu Eyyûb elini kendini perdeleyen bezin üzerine koydu ve bezi indirdi. Başı bana iyice gözüktü. Sonra kendisine su döken kişiye su dök dedi. O kimse de başına su döktü. Ebu Eyyûb iki elini ileri geri götürerek başını ovdu ve: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i işte böyle yaparken gördüm dedi.

Abdullah b. Abbas ve Misver b. Mahreme (Mekke’ye yakın) Ebvâ mevkiinde ihramlının başını yıkama hususunda ihtilaf ettiler. İbn Abbas: İhramlı kimse başını yıkayabilir, dedi. Misver ise: Yıkayamaz dedi. Ravi Abdullah b. Huneyn dedi ki: Bu ihtilaf üzerine Abdullah b. Abbas beni, Ebu Eyyûb el-Ensari…

وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ فَأَمَرَّ أَبُو…

Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2485a

Allah için söyle! Sen Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bana: «Benim adıma sen cevap ver!» dediğini ve «Allahım! O'nu Rûhu'l-kudüs ile destekle!» buyurduğunu işittin mi? dedi. O da: Allah’ım! Evet, dedi.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre; Hassân –radıyallahu anh- mescitte şiir okurken Ömer -radıyallahu anh- yanına uğradı ve ona yan gözle baktı. Bunun üzerine Hassân: Ben, bu mescitte senden daha hayırlısı varken de şiir okurdum, dedi. Sonra Hassân, Ebû Hureyre'ye dönerek…

عُمَرَ، مَرَّ بِحَسَّانَ وَهُوَ يُنْشِدُ الشِّعْرَ فِي الْمَسْجِدِ فَلَحَظَ إِلَيْهِ فَقَالَ قَدْ كُنْتُ أُنْشِدُ وَفِيهِ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنْكَ ‏.‏ ثُمَّ الْتَفَتَ إِلَى أَبِي هُرَيْرَةَ فَقَالَ أَنْشُدُكَ اللَّهَ…

Râvi: Hassân b. Sâbit Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 179

Müezzin sabah ezanında ‘Hayye ale’l-felâh’ dediğinde, sünnet olan, ‘es-Salâtü hayrun mine’n-nevm’ demesidir

Müezzin sabah ezanında ‘Hayye ale’l-felâh’ dediğinde, sünnet olan, ‘es-Salâtü hayrun mine’n-nevm’ demesidir.

وَلِابْنِ خُزَيْمَةَ: عَنْ أَنَسٍ قَالَ: { مِنْ اَلسُّنَّةِ إِذَا قَالَ اَلْمُؤَذِّنُ فِي اَلْفَجْرِ: حَيٌّ عَلَى اَلْفَلَاحِ, قَالَ: اَلصَّلَاةُ خَيْرٌ مِنَ اَلنَّوْمِ } 1‏ .‏ ‏1 ‏- رواه ابن خزيمة (386)‏ بسند صحيح.‏

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sünen-i Nesâî 3354

Abdullah (b. Mes’ud)’a; hiçbir mehir kararlaştırmadan bir kadınla evlenen fakat gerdeğe girmeden ölen bir adam hakkında fetva sordular. Abdullah dedi ki: “Sorun bakalım o kadına onda evlilik (hamilelik) belirtisi var mı?” dedi. Onlar da: “Ey Ebu Abdurrahman, onda böyle bir belirti göremedik” dediler. Bunun üzerine Abdullah: Kendi görüşümü söylüyorum doğruysa bu Allah’tandır.

Alkame ve Esved'den rivâyet edildiğine göre, şöyle demişlerdir: Abdullah (b. Mes’ud)’a; hiçbir mehir kararlaştırmadan bir kadınla evlenen fakat gerdeğe girmeden ölen bir adam hakkında fetva sordular. Abdullah dedi ki: “Sorun bakalım o kadına onda evlilik (hamilelik) belirtisi var mı?” dedi. Onlar…

بِمِثْلِ صَدَاقِ نِسَائِهَا وَلَهَا الْمِيرَاثُ وَعَلَيْهَا الْعِدَّةُ ‏.‏

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1296

Şüphesiz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-; [musibet anında] feryat figan ederek ağlayan, saçını kazıyan ve elbisesini yırtan kadından beri (uzak) olmuştur

Ebû Musa şiddetli bir şekilde hastalandı. Başı, ailesinden bir kadının kucağındayken bayıldı, Ebû Mûsâ ona karşılık verecek durumda değildi. Kendine gelince şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendisinden beri (uzak) olduğu kimseden ben de beriyim. Şüphesiz Rasûlullah…

وَقَالَ الْحَكَمُ بْنُ مُوسَى حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جَابِرٍ، أَنَّ الْقَاسِمَ بْنَ مُخَيْمِرَةَ، حَدَّثَهُ قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو بُرْدَةَ بْنُ أَبِي مُوسَى ـ رضى الله عنه ـ…

+ 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1317

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Necaşi’nin cenaze namazını kıldı, ben de ikinci ya da üçüncü saftaydım.

Cabir İbn Abdullah –radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Necaşi’nin cenaze namazını kıldı, ben de ikinci ya da üçüncü saftaydım.

صَلَّى عَلَى النَّجَاشِيِّ، فَكُنْتُ فِي الصَّفِّ الثَّانِي أَوِ الثَّالِثِ‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1598

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, (Mekke'nin Fethi günü beraberinde) Üsâme b. Zeyd, Bilal, Osman b. Talha olduğu halde Beytullah'a girdiler."

Abdullah b. Ömer -radıyallahu ahumâ-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, (Mekke'nin Fethi günü, beraberinde) Üsâme b. Zeyd, Bilal ve Osman b. Talha olduğu halde Beytullah'a girip üzerlerine kapıyı kapadılar. (Kapıyı) açtıkları zaman…

دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْبَيْتَ هُوَ وَأُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، وَبِلاَلٌ، وَعُثْمَانُ بْنُ طَلْحَةَ، فَأَغْلَقُوا عَلَيْهِمْ فَلَمَّا فَتَحُوا، كُنْتُ أَوَّلَ مَنْ وَلَجَ، فَلَقِيتُ بِلاَلاً…

Râvi: Abdullah b. Ömer Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1671

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Arafat`tan yola çıkmıştı, arkasından birisinin (koşturmak için) devesine şiddetle bağırıp, vurduğunu işitti. Bunun üzerine kamçısıyla (etrafındakilere kulak verin diye) işaret edip, şöyle buyurdu: ''Sakin olun, (Allah`ı razı edecek iyi davranış ve) birr acelede değildir.''

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Arafat`tan yola çıkmıştı, arkasından birisinin (koşturmak için) devesine şiddetle bağırıp, vurduğunu işitti. Bunun üzerine kamçısıyla (etrafındakilere kulak verin diye) işaret edip, şöyle buyurdu…

عَلَيْكُمْ بِالسَّكِينَةِ، فَإِنَّ الْبِرَّ لَيْسَ بِالإِيضَاعِ ‏"‏‏.‏ أَوْضَعُوا أَسْرَعُوا‏.‏ خِلاَلَكُمْ مِنَ التَّخَلُّلِ بَيْنَكُمْ، وَفَجَّرْنَا خِلاَلَهُمَا‏.‏ بَيْنَهُمَا‏.‏

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1688

İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'ya- temettu haccından sordum; bana temettu haccı yapmamı emretti. O'na, hacda kesilen kurbandan sordum. "Bu hususta deve, sığır, davar veya kana (kurbana) ortak olmak imkanları var (bunların hepsi meşrudur)" dedi. Ebu Cemre der ki: "Bazı insanlar temettu haccını hoş görmezlerdi."

Ebu Cemre -Nasr b. İmrân Ed-Dubaî- anlatiyor: "İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'ya temettu haccından sordum; bana temettu haccı yapmamı emretti. O'na, hacda kesilen kurbandan sordum. "Bu hususta deve, sığır, davar veya kana (kurbana) ortak olmak imkanları var (bunların hepsi meşrudur) dedi." Ebu…

سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ الْمُتْعَةِ، فَأَمَرَنِي بِهَا، وَسَأَلْتُهُ عَنِ الْهَدْىِ، فَقَالَ فِيهَا جَزُورٌ أَوْ بَقَرَةٌ أَوْ شَاةٌ أَوْ شِرْكٌ فِي دَمٍ قَالَ وَكَأَنَّ نَاسًا كَرِهُوهَا…

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1733

(Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, asıl manası kastedilmeden dille söylenen o meşhur sözü söyledi) Allah onu yaralasın, boğazında acı hissetsin. Bayramın ilk günü tavaf yaptı mı? dediğinde evet denildi. O halde hareket et (Safiyye).dedi.

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Biz Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte hac yaptık. Bayramın birinci günü ifada ta­vafını yaptıktan sonra Safiyye -radıyallahu anha- hayız oldu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kocanın, karısından istediği şeyi…

حَجَجْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَفَضْنَا يَوْمَ النَّحْرِ، فَحَاضَتْ صَفِيَّةُ، فَأَرَادَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنْهَا مَا يُرِيدُ الرَّجُلُ مِنْ أَهْلِهِ‏.‏ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ…

Râvi: Âişe Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 186

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nasıl abdest aldığını onlara öğretmek için abdest aldı

Amr b. Ebî Hasen'in, Abdullah b. Zeyd -radıyallahu anh-'a Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nasıl abdest aldığını sorarken şahit oldum. Abdullah b. Zeyd -radıyallahu anh- içi su dolu bir kap istedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nasıl abdest aldığını onlara öğretmek için abdest aldı…

فَأَكْفَأَ عَلَى يَدِهِ مِنَ التَّوْرِ، فَغَسَلَ يَدَيْهِ ثَلاَثًا، ثُمَّ أَدْخَلَ يَدَهُ فِي التَّوْرِ، فَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ وَاسْتَنْثَرَ ثَلاَثَ غَرَفَاتٍ، ثُمَّ أَدْخَلَ يَدَهُ فَغَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا، ثُمَّ…

Râvi: Abdullah b. Zeyd Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1925

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cima sebebiyle cünüp olarak sabahlıyor, sonra gusül abdesti alıp, oruç tutuyordu.

Âişe ve Ümmü Seleme -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cima sebebiyle cünüp olarak sabahlıyor sonra gusül abdesti alıp, oruç tutuyordu."

يُدْرِكُهُ الْفَجْرُ وَهُوَ جُنُبٌ مِنْ أَهْلِهِ، ثُمَّ يَغْتَسِلُ وَيَصُومُ‏.‏

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 252

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- suyu başından aşağı üç kez dökerdi."

Ebû Ca'fer Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebî Talib ve babası Ali b. Hüseyin, Câbir ibn Abdillah -radıyallahu anh-'ın yanında bulu­nuyordu. Câbir -radıyallahu anh-'ın yanında bir topluluk vardı. O cemâat Câbir -radıyallahu anh-'a gusülden sordular. Câbir -radıyallahu anh-, bir sâ' (mikdârı…

كَانَ يَكْفِي مَنْ هُوَ أَوْفَى مِنْكَ شَعَرًا، وَخَيْرٌ مِنْكَ

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 259

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yıkanması için su döktüm. O, sağ eliyle sol eli üzerine su döküp ellerini yıkadı. Sonra avret mahallini yıkadı. Sonra eliyle yere vurup elini toprağa sürdü. Sonra elini yıkadı. Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su çekti. Sonra yüzünü yıkadı ve başından aşağı su döktü. Sonra yıkandığı yerden biraz uzaklaşıp ayaklarını yıkadı. Sonra ken­disine bir havlu getirildi, fakat O, bununla silinmedi.

Meymûne -radıyallahu anhâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yıkanması için su döktüm. O, sağ eliyle sol eli üzerine su döküp ellerini yıkadı. Sonra avret mahallini yıkadı. Sonra eliyle yere vurup elini toprağa sürdü. Sonra elini yıkadı. Sonra…

فَأَفْرَغَ بِيَمِينِهِ عَلَى يَسَارِهِ فَغَسَلَهُمَا، ثُمَّ غَسَلَ فَرْجَهُ، ثُمَّ قَالَ بِيَدِهِ الأَرْضَ فَمَسَحَهَا بِالتُّرَابِ، ثُمَّ غَسَلَهَا، ثُمَّ تَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ، ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ، وَأَفَاضَ…

Râvi: Maymûna bint al-Hârith Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 372

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldırırdı ve bazı mümin kadınlar yünden yapılmış elbiselerine sarınmış şekilde namazda hazır bulunurlardı. Sonra alacakaranlıkta evlerine dönerlerdi de kimse onları tanımazdı."

Âişe -radıyallahu anhâ- şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldırırdı ve bazı mümin kadınlar yünden yapılmış elbiselerine sarınmış şekilde namazda hazır bulunurlardı. Sonra alacakaranlıkta evlerine dönerlerdi de kimse onları tanımazdı."

يُصَلِّي الْفَجْرَ، فَيَشْهَدُ مَعَهُ نِسَاءٌ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ مُتَلَفِّعَاتٍ فِي مُرُوطِهِنَّ ثُمَّ يَرْجِعْنَ إِلَى بُيُوتِهِنَّ مَا يَعْرِفُهُنَّ أَحَدٌ‏.‏

Râvi: Âişe Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3860

Ebu Hureyre -radıyallahu anh- rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte abdesti be tuvalet ihtiyacı için kova ile su taşırdım.Tuvaleti için çıktığında peşinden gitti. Giderken Kendisine yaklaştım Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-:Bu kimdir buyurdu:Ben Ebû Hureyra'yım dedi.Taharetlenmem için bana taşlar ara yahut benzeri bir şey bana kemik ve tezek getirme!’ buyurdu.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e elbisemin kenarında taşlar getirip yanına koydum ve ona arkamı döndüm.Kemik ve tezeğin durumu nedir? dedim.O da şöyle buyurdu:''O ikisi cinlerin yemeğidir.Bana Nusaybîn cinlerinden bir topluluk geldiler,ne kadar da iyi cinlerdir.Bana katık sordular ve bende hangi kemiğin ve tezeğin yanlarından geçerlerse yemek bulsunlar diye onlar için Allah'a dua ettim.''Buhârî rivayet etmiştir.

Ebu Hureyre -radıyallahu anh- rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte abdesti be tuvalet ihtiyacı için kova ile su taşırdım.Tuvaleti için çıktığında peşinden gitti. Giderken Kendisine yaklaştım Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-:Bu kimdir buyurdu:Ben Ebû…

مَا بَالُ الْعَظْمِ وَالرَّوْثَةِ قَالَ ‏"‏ هُمَا مِنْ طَعَامِ الْجِنِّ، وَإِنَّهُ أَتَانِي وَفْدُ جِنِّ نَصِيبِينَ وَنِعْمَ الْجِنُّ، فَسَأَلُونِي الزَّادَ، فَدَعَوْتُ اللَّهَ لَهُمْ أَنْ لاَ يَمُرُّوا بِعَظْمٍ وَلاَ…

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 391

Bizim namazımızı kılan, kıblemize yönelen ve kestiğimiz hayvanın etinden yiyen kimse, Allah’ın ve Resûlü’nün güvencesi altında bulunan Müslümandır. O hâlde Allah’ın verdiği güvenceyi ihlal etmeyin

«Bizim namazımızı kılan, kıblemize yönelen ve kestiğimiz hayvanın etinden yiyen kimse, Allah’ın ve Resûlü’nün güvencesi altında bulunan Müslümandır. O hâlde Allah’ın verdiği güvenceyi ihlal etmeyin.»

مَنْ صَلَّى صَلاَتَنَا، وَاسْتَقْبَلَ قِبْلَتَنَا، وَأَكَلَ ذَبِيحَتَنَا، فَذَلِكَ الْمُسْلِمُ الَّذِي لَهُ ذِمَّةُ اللَّهِ وَذِمَّةُ رَسُولِهِ، فَلاَ تُخْفِرُوا اللَّهَ فِي ذِمَّتِهِ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 400

Bulunduğu yön hangi yöne doğru olursa olsun Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- binek hayvanının üzerinde nafile namazı kılardı; farz namazı kılacağı zaman ise bineğinden iner, kıbleye doğru yönelirdi.

Câbir -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Bulunduğu yön hangi yöne doğru olursa olsun Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- binek hayvanının üzerinde nafile namazı kılardı; farz namazı kılacağı zaman ise bineğinden iner kıbleye doğru yönelirdi."

يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ، فَإِذَا أَرَادَ الْفَرِيضَةَ نَزَلَ فَاسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5172

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımlarından biriyle evlenirken iki müdd arpa unuyla düğün yemeği verdi.

Safiyye bint Şeybe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımlarından biriyle evlenirken iki müdd arpa unuyla düğün yemeği verdi.

أَوْلَمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى بَعْضِ نِسَائِهِ بِمُدَّيْنِ مِنْ شَعِيرٍ‏.‏

+ 1 başka rivayet Şerhli

4 Kasım 2026 Çarşamba 24 جمادى الأولى 1448 هـ