وعنها أن النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم كان يعود بعض أهله يمسح بيده اليمني ويقول: "اللهم رب الناس، أذهب البأس، واشف، أنت الشافي لا شفاء إلا شفاؤك، شفاءً لا يغادر سقماً” ((متفق عليه))
وعن قيس بن أبي حازم قال: دخلنا على خباب بن الأرت رضي الله عنه نعوده وقد اكتوى سبع كيات فقال: إن أصحابنا الذين سلفوا مضوا، ولم تنقصهم الدنيا، وإنا أصبنا ما لا نجد له موضعاً إلا التراب ولولا أن النبي صلى الله عليه…
وعن عطاء بن أبي رباح قال: قال لي ابن عباس رضي الله عنهما: ألا أريك امرأة من أهل الجنة " فقلت: بلى، قال: هذه المرأة السوداء أتتت النبي صلى الله عليه وسلم فقالت : إني أصرع، و إني أتكشف، فادع الله تعالى لي…
فالأول عن ابن عباس رضي الله عنهما قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : عرضت علي الأمم، فرأيت النبي ومعه الرهيط، والنبي ومعه الرجل والرجلان، والنبي وليس معه أحد إذ رفع لي سواد عظيم فظننت أنهم أمتي، فقيل لى : هذا…
وعن أنس، رضي الله عنه أنه قال لثابت رحمه الله: ألا أرقيك برقية رسول الله صلى الله عليه وسلم ؟ قال: بلى، قال: اللهم رب الناس، مذهب البأس، اشف أنت الشافي، لا شافي إلا أنت، شفاءً لا يغادر سقماً” ((رواه…
وعن أبي عبد الله عثمان بن أبي العاص رضي الله عنه أنه شكي إلي رسول الله صلى الله عليه وسلم وجعاً يجده في جسده فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم "ضع يدك علي الذي تألم من جسدك وقل: بسم الله -ثلاثاً- وقل سبع مرات:…
Şüphesiz o, henüz yemek yemeye başlamamış küçük oğlunu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e getirdi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- onu kucağına oturttu. Çocuk, Rasûlullah’ın elbisesinin üzerine idrarını yaptı. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- su istedi ve…
Râfi b. Hadic –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Köpeğin satış bedeli pistir. Fahişeye ödenen ücret pistrir. Hacamat yapanın kazancı pistir.»
Ebu Saîd Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir adam, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek; "Kardeşimin karnı ağrıyor." dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ona bal (şerbeti) içir!» buyurdu. Sonra bu adam ikinci…
Aişe -radıyallahu anha- anlatıyor: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki; «Humma/Sıtma hastalığı cehennem ateşinin kaynaması olduğu için derhal su ile söndürün.»
Cebrâil -aleyhisselam-, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve: “Ey Muhammed! Hasta mısın?” diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Evet.” diye buyurdu. Bunun üzerine Cebrâil -aleyhisselam- şöyle dua etti: “Allah'ın adıyla sana rukye yapıyorum. Sana eziyet veren her şeyden…
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cinlerden ve göz değmesinden Allah’a sığınırdı. Nihayet Muavvizeteyn (Kul eûzü birabbi’l-felak ve kul eûzü birabbi’n-nâs) nâzil oldu. Ondan sonra Muavvizeteyn ile Allah’a…
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال : كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يتعوذ من الجان، وعين الإنسان، حتى نزلت المعوذتان، فلما نزلتا، أخذ بهما وترك ما سواهما . ((رواه الترمذي وقال :حديث حسن )).
«Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun başucunda yedi kere: “Büyük arşın Rabbi yüce Allah’tan sana şifa vermesini dilerim.” diye dua ederse, Allah onun bu hastalığını iyileştirir.»
Ukl veya Ureyne kabilelerinden birtakım kimseler Medine'ye geldiler. Ancak Medine'nin havası kendilerine iyi gelmedi ve hastalandılar. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara zekât develerinin bulunduğu yere gitmelerini, develerin sütlerinden ve idrarlarından içmelerini emretti…
فَأَمَرَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِلِقَاحٍ، وَأَنْ يَشْرَبُوا مِنْ أَبْوَالِهَا وَأَلْبَانِهَا، فَانْطَلَقُوا، فَلَمَّا صَحُّوا قَتَلُوا رَاعِيَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَاسْتَاقُوا النَّعَمَ، فَجَاءَ…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Ebû Hind, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem'in başının üst kısmından hacamat yaptı. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Ey Beyaza oğulları, Ebû Hind'i (kızlarınızla) evlendiriniz. Onun (kızlarıy)la da…
Abdullah b. Amr -radıyallahu anhuma-'dan- rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse, (ehil olmadığı) halde tabiplik yapmaya kalkar (ve hastaya zarar verirse), sorumludur."