Dahhâk b. Feyrûz, babasından aktardığına göre, şöyle demiştir: Ey Allah’ın Rasûlü ben Müslüman oldum, nikahım altında iki kızkardeş bulunmaktadır. Bunun üzerine Rasûlullah: İkisinden hangisini istersen seç diğerini bırak” buyurdular.
Ebû Şüreyh Huveylid b. Amr el-Huzâî -radıyallahu anh- ve Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allahım! İki zayıf kimsenin, yetim ve kadının hakkını yemekten herkesi şiddetle sakındırıyorum.»
Kesîr b. Ziyâd şöyle dedi: Bana el-Ezdiye yani Müsse şöyle dedi: Hacca gitmiştim, Ümmü Seleme -radıyallahu anhâ-’nın huzuruna girdim ve ey müminlerin annesi, Semure b. Cündub kadınların hayız günlerindeki namazlarını kaza etmelerini emrediyor dedim. Bunun üzerine Ümmü Seleme -radıyallâhu anhâ-…
الْمَرْأَةُ مِنْ نِسَاءِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تَقْعُدُ فِي النِّفَاسِ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً لاَ يَأْمُرُهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِقَضَاءِ صَلاَةِ النِّفَاسِ .
Abdurrahman b. Avf -radıyallahu anh- anlatıyor: Bir gün Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- toplanan sadakalara doğru çıkarak, yürüdü. İçeri girip, kıbleye doğru yönelerek, secdeye kapandı. Secdeyi o kadar uzun yaptı ki, "Acaba Allah -Azze ve Celle- Allah Rasûlü'nün ruhunu mu kabzetti?" diye…
Ümmü Varaka bint Abdillah b. el-Hâris el-Ensâriyye -radıyallahu anha- Kuran'ı ezberlemişti. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona ev halkına imamlık yapmasını emretti/izin verdi. Onun müezzini vardı. O, ev halkına imamlık yapardı.
Câbir bin Abdillah -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ramazan ayında bize sekiz rekat (teravih namazı) ve bir de vitir kıldırdı. Ertesi gün olunca, mescitte toplandık ve yanımıza çıkmasını ümit ettik. Sabah oluncaya kadar mescitte kaldık. Sonra Rasûlullah…
عن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال: صلَّى بِنَا رسول الله صلى الله عليه وسلم في رمضان ثَمَان رَكَعَات والوِتر، فلمَّا كان من القَابِلَة اجْتَمَعْنَا في المسجد ورَجَونا أن يَخْرُجَ إِلَينَا، فلم نَزَلْ في المسجد حتى…
Ammâr b. Yâsir -radıyallahu anh-'ın mescide girip namaz kıldığını gördüm. Namazı kısa tuttu. Namazını bitirip çıktığında yanına giderek, “Ey Ebu’l-Yakzân! Namazı gerçekten kısa tuttun.” dedim. O da, “Namazın rükünlerinden ve gereklerinden herhangi bir şeyi eksilttiğimi gördün mü?” diye sordu. Ben…
Ebu Zer -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her (hicri) ay üç gün oruç tutarsan on üç, on dört ve on beşinde tut.» Katade b. Milhan -radıyallahu anh- rivayet ediyor: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, eyyamu’l-biyd…
"إذا صمت من الشهر ثلاثًا، فصم ثلاث عشرة، وأربع عشرة وخمس عشرة"
Abdullah b. Amr -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Fetih günü Mekke'de halka hitabetti.''Haberiniz olsun! Mal veya kandan, câhiliyye devrinde anılıp zikredilen tüm övünme vesilesi olan şeyler ayaklarımın altındadır. (Kaldırılmıştır.) Sadece…
Ebû Zerr -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre: «Sizden biriniz namaz kılmak için kalktığı zaman, çakıl taşını ellemesin. Çünkü rahmet onun karşısındadır (rahmet ona yönelir).» Muaykîb -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, secde…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Kim bir ölü yıkarsa gusletsin; kim de onu taşırsa abdest alsın!"
Cabir b. Semura -radıyallahu anh- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in müezzini Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i görünceye kadar kameti geciktirirdi, onu gördükten sonra kameti getirirdi."
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu Yemen'e gönderdiğinde, sığırlardan her otuz sığır için bir yaşını doldurmuş erkek veya dişi buzağı, her kırk sığır için ise iki yaşını doldurmuş bir sığır almasını emretti. Ayrıca ergenlik çağına ulaşmış her zimmiden bir dinar veya bunun karşılığı olan Maâfir…
İbn Abbâs --radıyallahu anhuma--'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Hayızlı iken hanımıyla cinsel ilişkide bulunan kimse bir dinar ya da yarım dinar sadaka vermelidir.» buyurmuştur.
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:"Hangi köle efendisinden izinsiz olarak evlenirse zinakârdır.''
«Hangi kadın velilerinin izni olmaksızın nikahlanırsa, onun nikahı batıldır -bu sözü üç defa tekrarladı-. Eğer erkek onunla gerdeğe girmişse, kadının kendisine helal kılınması (cinsel birliktelik) sebebiyle mehir hakkı kadına aittir. Eğer (veliler) anlaşmazlığa düşerlerse, velisi olmayanın velisi…
Ebû Vakıdıni'l-Leysî'den rivayet edildiğine göre demiştir ki:Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'ye geldi,insanlar deve hörgüçlerini kesiyorlardı ve koyunların sağrılarını kesip koparıyorlardı.Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:"Hayvan canlı iken vücudundan kopardan parça…
Hamne bint Cahş -radıyallahu anha- şöyle dedi: Çok fazla hayız görüyordum. Bu durumu haber verip fetva istemek için kardeşim Zeynep bint Cahş'ın evinde bulunan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldim ve: Ya Rasûlallah! Ben çok fazla hayız gören bir kadınım. Buna ne dersin? Bu beni…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: ''Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sonra, namazı onun namazına bundan daha fazla benzeyen başka bir kimsenin arkasında namaz kılmadım. O insan arkasında namaz kıldım. O, öğle namazının kıyamında ilk iki rekatını…
Urve’nin, Aişe -radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet ettiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, hanımlarından birini öpmüş sonra da namaz için çıkmış fakat abdest almamıştır. Urve dedi ki: Âişe’ye, o sen den başkası değildir? dedim. Bunun üzerine Âişe tebessüm etti.
Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize sabah namazını kıldırdı. Şöyle buyurdu: «Falanca kişi namaza şahit oldu mu?» Hayır dediler. «Filanca kişi şahit oldu mu?» Hayır dediler. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle buyurdu: «Bu iki namaz (yatsı ve sabah) münafıkların üzerine en…
Amr b. Harîce -radıyallahu anh-’dan rivâyet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- devesinin üzerinde hutbe veriyordu ben de devenin boynunun altında idim. Deve geviş getirip yutarken salyası iki omuzun arasına akmakta idi. Onu şöyle derken işittim: “Allah her hak sahibine hakkını…
Ebu Said el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Evtas'ta esir alınanlar hakkında şöyle buyurmuştur: Hamile olanlarla çocuklarını doğurana kadar, hamile olmayanlarlada bir hayız olana kadar ilşkiye girilmez.