“Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. Dolayısıyla miras alacak olana vasiyet yoktur. Çocuk, yatağın sahibi olan erkeğe veya cariye ise efendisine aittir. Zina edenin hakkı mirastan mahrum edilmektir. Veya taşlanarak öldürülmektir. Kim babasından başkasına babam budur diye intisab ederse veya köle olan kimse kendi sahibinin dışındaki kimsenin efendisi olduğunu iddia ederse kendi öz babasından ve efendisinden bağlarını koparırsa Allah’ın laneti onun üzerine olur. Allah bu tür kimselerin ne yaptığı farzı nede nafileyi kabul eder.”
Amr b. Harîce -radıyallahu anh-’dan rivâyet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- devesinin üzerinde hutbe veriyordu ben de devenin boynunun altında idim. Deve geviş getirip yutarken salyası iki omuzun arasına akmakta idi. Onu şöyle derken işittim: “Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. Dolayısıyla miras alacak olana vasiyet yoktur. Çocuk, yatağın sahibi olan erkeğe veya cariye ise efendisine aittir. Zina edenin hakkı mirastan mahrum edilmektir. Veya taşlanarak öldürülmektir. Kim babasından başkasına babam budur diye intisab ederse veya köle olan kimse kendi sahibinin dışındaki kimsenin efendisi olduğunu iddia ederse kendi öz babasından ve efendisinden bağlarını koparırsa Allah’ın laneti onun üzerine olur. Allah bu tür kimselerin ne yaptığı farzı nede nafileyi kabul eder.”
Rivayet eden: Tirmizî (No. 2121), Nesâî (No. 3641, 3642, 3643), İbn Mâce (No. 2712), Ahmed b. Hanbel (No. 17004, 17005, 17006, 17010, 17011, 17387, 17388, 17389) ve Dârimî (No. 2417, 3128).
Amr b. Harîce -radıyallahu anh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte ve ona yakındı. Nebî -aleyhisselatu vesselam- devesinin üzerinde insanlara hutbe veriyordu de devenin salyası Amr'ın iki omuzun arasına akmakta idi. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in -bu hutbesinde- bazı hükümleri açıkladığını zikretmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır: “Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. (Mirastan) Hak sahibinin kendisinine farz olan payını ve nasibini beyan etmiştir. Dolayısıyla miras alacak olana vasiyet yoktur. Sonra Çocuk, yatağın sahibi olan erkeğe veya cariye ise efendisine nispet edilmez. Zina edenin mirastan hakkı yoktur. Yapmış olduğu fiile karşılık hüsran vardır. Had cezasını hak eder. Sonra insanın babasından başkasını intisap etmesinin yada kölenin kendini azat edenlerden başkasına kendisini intisap etmesinin haramlığını beyan etmiştir. Kim babası olmadığını bildiği halde babasından başkasına kendisini intisap ederse yada kendisini azat edenlerden başkasının kavmine intisap ederse Allah Teâlâ katından laneti hak etmiş olur. Allah -celle ve alâ- ondan ne bir farzı nede bir nafileyi kabul eder.
Arapça açıklama
يذكر عمرو بن خارجة رضي الله عنه أنه كان مع النبي صلى الله عليه وسلم قريبًا منه، فخطب -عليه الصلاة والسلام- الناس وهو على ناقته، ولعابها يسيل بين كتفي عمرو، وذكر أن النبي صلى الله عليه وسلم بيّن -في خطبته هذه- جملة من الأحكام، منها أن الله تعالى قد أعطى كل ذي حق حقه، وبيَّن له حظه ونصيبه الذي فُرض له فلا تجوز الوصية للوارث، ثم بيَّن أن الولد للفراش، فلا ينسب إلا إلى صاحب الفراش، سواء كان زوجًا أو سيدًا، وليس للزاني في نسبةٍ حظٌّ، إنما الذي جُعل له من فعله الخيبة، واستحقاق الحد، ثم بين حرمة انتساب الإنسان لغير أبيه، أو انتساب المولى المعتَق لغير مواليه الذين أعتقوه، ووضح أن من انتسب إلى غير أبيه وهو يعلم أنه غير أبيه، أو انتمى إلى غير مواليه استوجب اللعن من الله تعالى ، وأنه جل وعلا لا يقبل منه فرضًا ولا نفلًا.
طهارة لعاب البعير، وأنَّه ليس بنجس.
أن حكم بهيمة الأنعام وغيرها من الحيوانات الطاهرة في حال الحياة مثل حكم البعير في طهارة لعابها وما يخرج منها.
أن الولد للفراش, فلا ينسب إلا إلى صاحب الفراش، سواء كان زوجاً أو سيداً، أو واطئ شبهة، وليس للزاني في نسبةٍ حظٌّ, إنما الذي له استحقاق الحد.
منع الوصية للوارث, وتبطل من أجل حقوق سائر الورثة, فإن أجازوها جازت كما إذا أجازوا الزيادة على الثلث.
تحريم الانتساب إلى غير الأب أو المولى، وأن ذلك يوجب اللعن ورد العمل.
جواز الخُطْبة والموعظة على الرَّاحلة.
استحباب الخطب والمواعظ على الأمكنة العالية؛ لأنَّه أبلغ في الإعلام والإفهام، ويحصل به المقصود.
استحباب الخطبة ثاني أيام التشريق بمِنًى من ولي أمر المسلمين أو نائبه؛ ليعلم النَّاس بقيَّة أحكام المناسك ووداع البيت؛ فقد كانت هذه الخطبة منه -صلى الله عليه وسلم- في ذلك اليوم كما ورد في الروايات الأخرى للحديث.
جواز جعل الخطيب من يساعده في مهمته تحته في إبلاغ خطبته، وتوجيه النَّاس أو تسكيتهم أو ترتيبهم، ولا يعتبر هذا من التعالي والكبرياء.
حرص الصحابة على القرب من النبي -صلى الله عليه وسلم- والأخذ عنه.
الجزء الحادي عشر من فوائد ابن البختري (115)وَمَنِ ادَّعَى إِلَى غَيْرِ أَبِيهِ وَانْتَمَى إِلَى غَيْرِ مَوَالِيهِ فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ اللَّهِ وَالْمَلائِكَةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ لا يَقْبَلُ اللَّهُ مِنْهُ صَرْفًا وَلا عَدْلا