Ebû Zerr -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre: «Sizden biriniz namaz kılmak için kalktığı zaman, çakıl taşını ellemesin. Çünkü rahmet onun karşısındadır (rahmet ona yönelir).» Muaykîb -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, secde edeceği yerdeki toprağı eliyle düzelten bir kimsenin durumu hakkında: «Bir daha böyle toprak düzleyecek olursan elinle bir defa dokun.»
Rivayet eden: İbn Mâce (No. 1027), Ebû Dâvûd (No. 945), Tirmizî (No. 379), Nesâî (No. 1191), Ahmed b. Hanbel (No. 20367, 20369, 20475) ve Dârimî (No. 1352).
Ebû Zer hadisinde; «Sizden birirniz namaza durduğu zaman» Namaza başladığı zaman, iftitah (başlangıç) tekbirinden önce yasak değildir. Ancak şu sözündeki yasağa gelince; «Çakıl taşına dokunmasın» Namazı bırakıp en basit bir şeye dahi dönmesin. Namaza yönelmeyi kesecek hiç bir şeye dönmesin. Namaza yönelmesinden dolayı elde edeceği rahmeti kaçırmasın. Bu secde edilecek yeri düzeltmek için olmadığı zamandır. Zaruret gereği bir kere secde edilecek yeri düzeltmek caizdir. Hasâ, küçük taşlara denir. Bu da bilinen bir şeydir. Çakıl taşı denmesi genellikle o türden taşlar olduğu içindir. Mescitlerinin döşemesi genellikle çakıl taşıydı. Bu meselede çakıl taşı ile toprak ve kum arasında bir fark yoktur. Muaykîb hadisinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- secde edeceği yerdeki toprağı eliyle düzelten bir kimsenin durumu hakkında:Şöyle buyurmuştur: «Bir daha böyle toprak düzleyecek olursan elinle bir defa dokun.».Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- adama şöyle buyurdu: «Eğer bunu yapacaksan» yani eğer bunu yapmaya ihtiyacın varsa bir kez yap (yani elinle toprağı bir kez düzelt, daha çok yapma). Çakıl taşına dokunmak mekruh görülür. Ancak çakıl taşının yüksekliği ve alçaklığı secde etme imkanı vermiyorsa, alnın farz olan miktar kadar yere değebilmesi için bir kez yahut iki kez düzeltir. Çünkü bu konuda iki rivayet vardır: Birinde: «Bir kere düzeltir» Diğer rivayette iki kere düzeltir, şeklinde gelmiştir. İki rivayetin en açık olanı bir kere düzeltip daha fazlasını yapmamasıdır. Şu sözündeki yasaklanmanın sebebine gelince, «Muhakkak ki rahmet onun karşısındadır (ona doğru yönelir)» Ona rahmet iniyor ve ona yöneliyor. Bu yasaklanmanın sebebidir. Akıllı bir kişiye o büyük nimeti bu basit ve değersiz bir fiille karşılamak uygun olmaz. Bunu et-Tıbî söylemiştir. Şevkânî de şöyle demiştir: Bu sebep gösterme çakıl taşına dokunmanın yasaklanmasındaki hikmetin, taşların onu oyalayarak kendisine doğru yönelen rahmetten alıkoymaması, onun düşüncesini meşgul etmemesi ve bu şekilde nasibinin kaçmaması içindir.
Arapça açıklama
في حديث أبي ذر:
قوله: (إذا قام أحدكم إلى الصلاة) أي: إذا دخل فيها، وقبل تكبيرة الإحرام لا يمنع.
وأما النهي في قوله: (فلا يمسح الحصى) أي: فلا يعرض عن الصلاة لأدنى شيء؛ أي: لما فيه من قطع التوجه للصلاة، فتفوته الرحمة المسببة عن الإقبال على الصلاة، وهذا إذا لم يكن لإصلاح محل السجود، وإلا فيجوز مرة بقدر الضرورة.
ومعلوم أن الحصى هي الحجارة الصغيرة، والتقييد بالحصى خرج مخرج الغالب؛ لكونه كان الغالب على فرش مساجدهم، ولا فرق بينه وبين التراب والرمل في هذه المسألة.
(أن النبي صلى الله عليه وسلم قال في الرجل) أي: في شأن الرجل الذي سأله عن نفسه أنه (يسوي التراب) أي: في الصلاة (حيث يسجد؟) أي: في مكان سجوده أو لأجل سجوده عليه.
فأجابه -عليه الصلاة والسلام-: (إن كنت فاعلا)، أي: لذلك ومحتاجًا له، (فواحدة): أي فافعل فعلة واحدة أو مرة واحدة لا أكثر، ويكره أن يمسح الحصى إلا أن لا يمكنه الحصى من السجود بأن اختلف ارتفاعه وانخفاضه كثيرا، فلا يستقر عليه قدر الفرض من الجبهة فيسويه حينئذ مرة أو مرتين؛ لأن فيه روايتين، في رواية "تسويه مرة"، وفي رواية تسويه مرتين، وفي أظهر الروايتين أنه يسويه مرة ولا يزيد عليها.
وأما علة النهي ففي قوله: (فإن الرحمة تواجهه) أي: تنزل عليه وتقبل إليه، وهي علة للنهي، يعني فلا يليق لعاقل تلقى شكر تلك النعمة الخطيرة بهذه الفعلة الحقيرة، قاله الطيبي. وقال الشوكاني: هذا التعليل يدل على أن الحكمة في النهي عن المسح أن لا يشغل خاطره بشيء يلهيه عن الرحمة المواجهة له، فيفوته حظه منها.
يكره للمصلي أن يمسح الحصى العالق بمواضع السجود من بدنه.
يكره أن يمسح موضع سجوده من الأرض، فإن كان لابد من تسوية موضع سجوده، فليكن مرَّة واحدة.
الحكمة في هذا هو ما جاء في الحديث من أنَّ الرحمة تكون تلقاء وجهه، في هذه التربة، التي علقت بوجهه من أثر السجود، وتكون في موضع سجوده الذي ذكر الله -تعالى- فيه، وسبَّحه عنده.
خشية العبث المفضي إلى الإخلال بالصلاة، والمنافي للخشوع والتواضع، ويشغل المصلي، ولا مانع من إرادة الأمرين: المحافظة على الرحمة التي علقت به، والبعد عن العبث المنافي للخشوع.
يستحب لمريد الصلاة أن يسوِّيَ مكان صلاته وموضع سجوده؛ لئلا يحتاج إلى ذلك أثناء الصلاة، ولئلا ينشغل باله به في الصلاة.
جمهور العلماء حملوا ذلك على الكراهة، لا على التحريم؛ لأنَّ المخالفة ليست كبيرة، والحركة ليست كثيرة، فهو من مكروهات الصلاة.
SahihAhmed Muhammed Şâkirصحيح — تخريج سنن الترمذي (2/219)
Ebû Dâvûdسكت عنه [وقد قال في رسالته لأهل مكة كل ما سكت عنه فهو صالح — سنن أبي داود (945)
HasenTirmizîحسن — سنن الترمذي (379)
Hasenİbn Hacer el-Askalânîحسن كما قال في المقدمة — هداية الرواة (1/447)
SahihSüyûtîصحيح — الجامع الصغير (781)
İbn Abdilberمرفوع صحيح محفوظ — التمهيد (24/116)
Şevkânîفيه] أبو الأحوص قال المنذري لا يعرف له اسم لم يرو عنه غير الزهري مولى بني غفار إمام مسجد بني ليث قال أبو أحمد الكرابيسي ليس بالمتين عندهم — نيل الأوطار (2/384)
Sahihİbn Huzeymeأخرجه في صحيحه — صحيح ابن خزيمة (2/ 126)
المزيفيه] أبو الأحوص مولى بني ليث قال يحيى بن معين ليس بشيء وقال النسائي لم نقف على اسمه ولا نعرفه وذكره ابن حبان في الثقات — تهذيب الكمال (21/12)
ابن حزماحتج به ، وقال في المقدمة: (لم نحتج إلا بخبر صحيح من رواية الثقات مسند) — المحلى (3/95)