İçeriğe geç

Enbiyâ Suresi 79. Ayet

سورة الأنبياء، الآية ٧٩

21:79 17. cüz 33. hizb Mushaf’ta 328. sayfa Mekki sure

21:79 ayetinin metni

فَفَهَّمْنَٰهَا سُلَيْمَٰنَ وَكُلًّا ءَاتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُۥدَ ٱلْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَٱلطَّيْرَ وَكُنَّا فَٰعِلِينَ ۝٧٩

Okunuşu

fafahhamnāhā sulaymāna wakullan ātaynā ḥuk'man waʿil'man wasakharnā maʿa dāwūda l-jibāla yusabbiḥ'na wal-ṭayra wakunnā fāʿilīna

Meal

Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Davûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Enbiyâ Suresi’nin 79. ayeti (21:79) Mekki bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 328. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Enbiyâ Suresi 79. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

79. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Biz, meseleyi babası Dâvûd'a değil de Süleyman'a kavrattık. Biz Dâvûd ve Süleyman'ın her ikisine peygamberliği ve dinin hükümleri ile alakalı ilmi öğrettik. Bunu sadece Süleyman'a has kılmadık. Dağları Dâvûd'a boyun eğdirdik onun tespihi ile tespih getirirlerdi. Kuşları da ona boyun eğdirdik. Bunu meseleyi anlatmak, hükmü, ilmi ve birçok şeyi hizmetine sunmak için yaptık.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

79. “Biz” o meselenin en uygun çözümünü “Süleyman’a kavratmıştık.” Yani Süleyman’a bu meseleyi kavratmıştık. Ancak bu, Yüce Allah’ın bunun dışındaki meseleleri Davud’a kavratmadığı anlamına gelmez. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah, bu meseleyi özellikle zikretmiş ve sonra da şöyle buyurmuştur: “Bununla beraber her birine hüküm/hikmet ve ilim verdik.” Bu, hakimin bazen doğruya ve hakka isabet ettireceğinin bazen da yanılabileceğinin delilidir. Ancak o, elinden geleni yaptıktan sonra bu hatalı hükmünden dolayı kınanmaz. Daha sonra Yüce Allah, her bir peygamberine vermiş olduğu özel lütuflarını … Devamını oku

Enbiyâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Enbiyâ suresinin 73-81. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 328. sayfası).

  • Hayır işlemek, namaz kılmak ve zekât vermek semavi dinlerin ittifak ettiği ibadetlerdendir.
  • Kötü günahları işlemek, yok edici azabın gerçekleşmesinin sebebidir.
  • İyilik, Yüce Allah'ın rahmetine dahil olma sebebidir.
  • Dua, sıkıntılardan kurtulmanın sebebidir.

79. ayetin diğer mealleri

Biz bunu (yargılamayı) Süleyman'a kavrattık. Her birine hüküm ve ilim verdik. Davud ile birlikte tesbih etsinler diye dağları ve kuşları hizmetine verdik. Bunları yapan biz idik.

Böylece bunu (bu fetvayı) Süleyman'a biz anlatmıştık. Biz, onların her birine hüküm (hükümdarlık, peygamberlik) ve ilim verdik. Kuşları ve tesbih eden dağları da Davud’a boyun eğdirdik. (Bunları) biz yapmaktayız.

Biz onu(n hükmünü) hemen Süleyman'a bildirmiştik; (zaten) herbirine hüküm ve ilim vermiştik. Davud'la beraber tesbih etsinler diye, dağları ve kuşları buyruk altına aldık. (Bütün bunları) yapan bizdik.

79. ayet kelime kelime

  1. فَفَهَّمْنَٰهَا fafahhamnāhā onu bellettik ف ه م
  2. سُلَيْمَٰنَ sulaymāna Süleyman'a
  3. وَكُلًّا wakullan ve hepsine ك ل ل
  4. ءَاتَيْنَا ātaynā verdik أ ت ي
  5. حُكْمًا ḥuk'man hükümdarlık ح ك م
  6. وَعِلْمًا waʿil'man ve bilgi ع ل م
  7. وَسَخَّرْنَا wasakharnā ve boyun eğdirdik س خ ر
  8. مَعَ maʿa onunla beraber
  9. دَاوُۥدَ dāwūda Davud'a
  10. ٱلْجِبَالَ l-jibāla dağları ج ب ل
  11. يُسَبِّحْنَ yusabbiḥ'na tesbih eden س ب ح
  12. وَٱلطَّيْرَ wal-ṭayra ve kuşları ط ي ر
  13. وَكُنَّا wakunnā ve biz ك و ن
  14. فَٰعِلِينَ fāʿilīna (bunları) yaparız ف ع ل

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Sahîh-i Buhârî 3047

Ebû Cuheyfe -radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben Alî -radıyallahu anh'a: Allah'ın kitabından başka sizin yanınızda vahiyden birşey var mı? diye sordum. Alî : Hayır, tohumu yarıp çıkaran, İnsanı yarana andolsun ki bizde Allah'ın bir kimseye vermiş olduğu Kuran'ı anlama ve şu sahifenin içindekilerden başka birşey yoktur. Peki, bu sahîfenin içinde ne var? diye so­runca: Onun içinde diyetin, esîri kurtarmanın ve bir kâfire bedel müslümânın öldürülmeyeceği vardır, dedi.

Ebû Cuheyfe -radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben Alî -radıyallahu anh'a: Allah'ın kitabından başka sizin yanınızda vahiyden birşey var mı? diye sordum. Alî : Hayır, tohumu yarıp çıkaran, İnsanı yarana andolsun ki bizde Allah'ın bir kimseye vermiş olduğu Kuran'ı anlama ve…

الْعَقْلُ وَفَكَاكُ الأَسِيرِ، وَأَنْ لاَ يُقْتَلَ مُسْلِمٌ بِكَافِرٍ

Râvi: Ebû Cuhayfe + 2 başka rivayet Şerhli

79. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mâide 5:44

    إِنَّآ أَنزَلْنَا ٱلتَّوْرَىٰةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ يَحْكُمُ بِهَا ٱلنَّبِيُّونَ ٱلَّذِينَ أَسْلَمُوا۟ لِلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلرَّبَّٰنِيُّونَ وَٱلْأَحْبَارُ بِمَا ٱسْتُحْفِظُوا۟ مِن كِتَٰبِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ عَلَيْهِ شُهَدَآءَ فَلَا تَخْشَوُا۟ ٱلنَّاسَ وَٱخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِى ثَمَنًا قَلِيلًا وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَٰفِرُونَ

    Doğrusu biz içinde bir hidayet ve bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Rabbani âlimler ve bilginler de Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahitler olduklarından (onunla hükmederlerdi). Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerdir

  • Sâd 38:26

    يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلْنَٰكَ خَلِيفَةً فِى ٱلْأَرْضِ فَٱحْكُم بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِٱلْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلْهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا نَسُوا۟ يَوْمَ ٱلْحِسَابِ

    Ey Dâvud! Seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında hak/adaletle hüküm ver. Heva ve hevese uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlara ise hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır.

Bu âyette geçen isimler

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ