İçeriğe geç

Sâd Suresi 22. Ayet

سورة ص، الآية ٢٢

38:22 23. cüz 46. hizb Mushaf’ta 454. sayfa Mekki sure

38:22 ayetinin metni

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا۟ لَا تَخَفْ خَصْمَانِ بَغَىٰ بَعْضُنَا عَلَىٰ بَعْضٍ فَٱحْكُم بَيْنَنَا بِٱلْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَٱهْدِنَآ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلصِّرَٰطِ ۝٢٢

Okunuşu

idh dakhalū ʿalā dāwūda fafaziʿa min'hum qālū lā takhaf khaṣmāni baghā baʿḍunā ʿalā baʿḍin fa-uḥ'kum baynanā bil-ḥaqi walā tush'ṭiṭ wa-ih'dinā ilā sawāi l-ṣirāṭi

Meal

Dâvud’un yanına gitmişlerdi de, Dâvud onlardan korkmuştu. "Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız. Aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster." dediler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Sâd Suresi’nin 22. ayeti (38:22) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 454. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Sâd Suresi 22. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

22. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İki davacı Dâvûd'un yanına aniden girdiler. Onların bu alışılmamış şekilde ansızın girmesinden korktu. İkisi onun kendilerinden korktuğunu anlayınca: "Korkma! Biz, biri diğerine zulmetmiş iki davacıyız. Aramızda adaletle hükmet ve aramızda hükmettiğinde de haksızlık etme ve bize doğru yolu göster." dediler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

22. Bu iki davacı, onun yanına kapıdan girmemişlerdi. Davud aleyhisselam onun yanına izinsiz girmiş olduklarını görünce onlardan korktu. Onlar da kendisine: “Korkma” biz “iki davacıyız. Birimiz diğerine haksızlık” zulüm “etti. O nedenle aramızda hak ile” adaletle “hükmet.” Ve birimizin hakkını alıp ötekine vererek “zulme sapma ve bize doğru yolu göster, dediler.” Yani bu iki davacının amacı, sadece hakkın açıkça ortaya çıkması idi. Durum bundan ibaret olunca onlar da kendi durumlarını dosdoğru anlatacaklardı. O nedenle de Allah’ın peygamberi Davud aleyhisselam kendisine verdikleri korkudan dolayı rahatsız olmadı ve onları azarlamadı. Onlardan biri şöyle dedi:

Sâd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Sâd suresinin 17-26. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 454. sayfası).

  • Dâvûd -aleyhisselam-'ın fazileti ve Yüce Allah'ın ona özel olarak vermiş olduğu mucizeler beyan edilmiştir.
  • Peygamberler -salavatullahi ve selamuhu aleyhim-, Allah Teâlâ'dan tebliğ ettikleri hususlarda hatadan masumdurlar. Çünkü risaletin maksadı ancak böyle gerçekleşir. Fakat bazen fıtrat gereği unutma ve hüküm ile ilgili dikkatsizlik onlardan sadır olabilir. Lakin Allah, onları lütfuyle (yanlıştan) bir an önce döndürür ve doğruyu gösterir.
  • Bazı âlimler, Allah Teâlâ'nın; "Zaten ortakların çoğu, birbirlerinin hakkına tecavüz eder." Sad: 24. ayetini iki ya da daha fazla ortak arasında şirket kurmanın meşru olduğuna delil getirmişlerdir.
  • Makam ve fazilet sahibi kimselerin yanına girerken edep kurallarına uymak uygun olan bir davranıştır.

22. ayetin diğer mealleri

Davud’un yanına girmişlerdi. Davut da onlardan korkmuştu. Korkma, dediler. Birbirinin hakkına saldırmış iki davacıyız. Aramızda hak ile hüküm ver. Zulmetme. Bize doğru yolu göster.

Davud'un yanına girmişlerdi de Dâvud onlardan korkmuştu. «Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız, aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster» dediler.

Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar.

22. ayet kelime kelime

  1. إِذْ idh hani
  2. دَخَلُوا۟ dakhalū girmişlerdi
  3. عَلَىٰ ʿalā yanına
  4. دَاوُۥدَ dāwūda Davud'un
  5. فَفَزِعَ fafaziʿa ve korkmuştu
  6. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  7. قَالُوا۟ qālū dediler
  8. لَا lā korkma
  9. تَخَفْ takhaf
  10. خَصْمَانِ khaṣmāni biz iki davacıyız
  11. بَغَىٰ baghā saldırdı
  12. بَعْضُنَا baʿḍunā birimiz
  13. عَلَىٰ ʿalā hakkına
  14. بَعْضٍ baʿḍin ötekinin
  15. فَٱحْكُم fa-uḥ'kum şimdi sen hükmet
  16. بَيْنَنَا baynanā aramızda
  17. بِٱلْحَقِّ bil-ḥaqi hak ile
  18. وَلَا walā ve
  19. تُشْطِطْ tush'ṭiṭ haksızlık etme
  20. وَٱهْدِنَآ wa-ih'dinā bizi götür
  21. إِلَىٰ ilā ortasına (adalete)
  22. سَوَآءِ sawāi
  23. ٱلصِّرَٰطِ l-ṣirāṭi yolun

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ