İsrâ Suresi’nin 55. ayeti (17:55) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 287. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 55. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
55. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri, durumlarını ve neyi hak ettiklerini de en iyi bilendir. Biz kendilerine tabi olan ümmetlerinin çokluğuyla ve onlara indirdiğimiz kitaplarla bazı peygamberleri diğerlerine üstün kıldık. Biz Dâvûd'a bir kitap verdik ve o da Zebûr'dur.
55. “Rabbin göklerde ve yerde kim varsa hepsini” bütün mahlukat türlerini “en iyi bilendir.” Onlardan her birisine hak ettiğini, hikmetinin gerektirdiği şekilde verir. Maddi ve manevi bütün hususlarda kimini kimine üstün kılar. Nitekim vahyine mazhar olmak gibi ortak bir özelliğe sahip olan peygamberlerin kimini kiminden çeşitli faziletlerle ve Yüce Allah’ın kendilerine ihsan etmiş olduğu övülmeye değer vasıflarla, üstün ahlâkla, salih amelle, tâbilerinin çokluğuyla, şer’î ve itikadi hükümleri kapsayan kitaplar vermek suretiyle başkalarından üstün kılmıştır. Nitekim Davud aleyhisselam’a da … Devamını oku
Güzel söz, her türlü güzel ahlaka ve salih amele davet eder. Muhakkak diline sahip olan, bütün işlerini ve hareketlerini kontrol altına alır.
Allah Teâlâ ilmi ve hikmeti gereğince kimi peygamberleri diğerlerine üstün kılmıştır.
Yüce Allah kulları için, ancak hayırlı olanı ister ve onlar için ancak faydalarının olduğu şeyi emreder.
Allah'ı sevmenin alameti; kulun kendisini Allah'a yakınlaştıran bütün amelleri yapmaya gayret etmesi ve Allah'a yakın olmak için rekabet edip, bütün amellerini sadece Allah için yapması ve samimi olmasıdır.
55. ayetin diğer mealleri
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Bazı peygamberleri de diğerlerinden üstün kılmışızdır. Davud’a Zebur verdik.
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık; Davud'a da Zebur’u verdik.
Rabbin göklerde ve yerde olan kimselerin hepsini en iyi bilendir. Andolsun ki biz, peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
55. ayet kelime kelime
وَرَبُّكَwarabbukave Rabbin
أَعْلَمُaʿlamudaha iyi bilir
بِمَنbimanolanları
فِىfīgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِl-samāwāti
وَٱلْأَرْضِwal-arḍive yerde
وَلَقَدْwalaqadve andolsun ki
فَضَّلْنَاfaḍḍalnābiz üstün kıldık
بَعْضَbaʿḍakimini
ٱلنَّبِيِّـۧنَl-nabiyīnapeygamberlerin
عَلَىٰʿalāüzerine
بَعْضٍbaʿḍinkimi
وَءَاتَيْنَاwaātaynāve verdik
دَاوُۥدَdāwūdaDavud'a da
زَبُورًاzabūranZebur'u
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
İşte bu rasûller yok mu, biz onların bazısını bazısından üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu ve bazılarının da derecelerini yükselttiği kimseler onlardandır. Meryemoğlu İsa'ya apaçık deliller vermiş ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrâil) ile desteklemişizdir. Eğer Allah dileseydi, bu peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine gelen apaçık delillerden sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat onlar ihtilâfa düştüler. Onlardan bir kısmı iman etti; bir kısmı da küfre girdi. Eğer Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat Allah, dilediğini yapar.
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsâ’dan da. Evet biz, onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
O “dini dosdoğru tutun, onda ayrılığa düşmeyin” diye dinden Nûh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim, Mûsâ ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi size de şeriat yaptı. Senin onları kendisine davet ettiğin şey, müşriklere büyük geldi. Allah dilediği kimseyi buna seçer ve döneni buna hidayet eder.