İçeriğe geç

Sâd Suresi 24. Ayet

سورة ص، الآية ٢٤

38:24 23. cüz 46. hizb Mushaf’ta 454. sayfa Mekki sure Secde ayeti

38:24 ayetinin metni

قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلْخُلَطَآءِ لَيَبْغِى بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٌ مَّا هُمْ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّٰهُ فَٱسْتَغْفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ ۝٢٤

Okunuşu

qāla laqad ẓalamaka bisuāli naʿjatika ilā niʿājihi wa-inna kathīran mina l-khulaṭāi layabghī baʿḍuhum ʿalā baʿḍin illā alladhīna āmanū waʿamilū l-ṣāliḥāti waqalīlun mā hum waẓanna dāwūdu annamā fatannāhu fa-is'taghfara rabbahu wakharra rākiʿan wa-anāba

Meal

Dâvud: "Koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık etmiş. Zaten ortakların çoğu, birbirlerine zulmeder. Ancak iman eden salih amellerde bulunanlar müstesna. Bunlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvud, kendisini imtihan ettiğimizi anlamış ve Rabbinden bağışlanma dileyerek secdeye kapanmış ve O’na yönelmişti.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Sâd Suresi’nin 24. ayeti (38:24) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 454. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Sâd Suresi 24. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

24. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Dâvûd, ikisinin arasında hükmetti ve davacıya yönelerek şöyle dedi: "Ant olsun, kardeşin senin koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu ortakların çoğu insafsızca haksızlık ederek birbirlerinin mallarını alırlar. Ancak iman edip salih amel işleyen Müminler bundan müstesnadır. Onlar ortaklarına insaflı davranırlar ve onlara zulmetmezler. Bu vasıflara sahip olanlar pek azdır. Dâvûd -aleyhisselam- bu dava sebebiyle bizim kendisini imtihan ettiğimizden emin oldu. Rabbinden mağfiret diledi, Yüce Allah'a yakınlaşmak için secdeye kapandı ve Allah'a tövbe etti."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

24. İşte ortakların, birlikte bulunanların pek çoğunun âdeti ve durumu budur. Bundan dolayı sözlerini şöyle sürdürmüştür: “Ortakların birçoğu, hiç şüphesiz birbirlerine haksızlık ederler.” Çünkü zulüm, nefislerin bir vasfıdır. “Ancak iman eden ve salih ameller işleyenler hariç.” Çünkü onların sahip oldukları iman ve salih amel kendilerini zulmetmekten alıkoyar. “Ama böyleleri de ne kadar azdır!” Nitekim Yüce Allah ,bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Kullarımdan şükredenler pek azdır.” (Sebe, 34/13) “Bunun üzerine” aralarında hüküm verdikten sonra “Davud bizim kendisini imtihan ettiğimizi” … Devamını oku

Sâd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Sâd suresinin 17-26. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 454. sayfası).

  • Dâvûd -aleyhisselam-'ın fazileti ve Yüce Allah'ın ona özel olarak vermiş olduğu mucizeler beyan edilmiştir.
  • Peygamberler -salavatullahi ve selamuhu aleyhim-, Allah Teâlâ'dan tebliğ ettikleri hususlarda hatadan masumdurlar. Çünkü risaletin maksadı ancak böyle gerçekleşir. Fakat bazen fıtrat gereği unutma ve hüküm ile ilgili dikkatsizlik onlardan sadır olabilir. Lakin Allah, onları lütfuyle (yanlıştan) bir an önce döndürür ve doğruyu gösterir.
  • Bazı âlimler, Allah Teâlâ'nın; "Zaten ortakların çoğu, birbirlerinin hakkına tecavüz eder." Sad: 24. ayetini iki ya da daha fazla ortak arasında şirket kurmanın meşru olduğuna delil getirmişlerdir.
  • Makam ve fazilet sahibi kimselerin yanına girerken edep kurallarına uymak uygun olan bir davranıştır.

24. ayetin diğer mealleri

Davut: Koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık etmiş. Zaten ortakların çoğu, birbirlerine zulmeder. Ancak iman eden salih amellerde bulunanlar hariç. Bunlar da ne kadar az! Davut, kendisini imtihan ettiğimizi anlamış ve Rabbinden bağışlanma dileyerek secdeye kapanmış ve O’na yönelmişti.

Dâvûd da şöyle demişti: "Senin koyunu kendi koyunlarına istemekle sana haksızlık etmiş. Ortakların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler; ancak îman edenler ve sâlih amel işleyenler hâriç; bunlar da ne kadar azdır!" Dâvûd, kendisini denediğimizi sandı ve Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapandı, tevbe edip Allah'a yöneldi.

Davud dedi ki: "Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten bir cemiyette yaşayanların çoğu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az." Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah'a yöneldi.

24. ayet kelime kelime

  1. قَالَ qāla (Davud) dedi ki
  2. لَقَدْ laqad andolsun
  3. ظَلَمَكَ ẓalamaka sana zulmetmiştir
  4. بِسُؤَالِ bisuāli istemekle
  5. نَعْجَتِكَ naʿjatika senin koyununu
  6. إِلَىٰ ilā kendi koyunlarına
  7. نِعَاجِهِۦ niʿājihi
  8. وَإِنَّ wa-inna ve zaten
  9. كَثِيرًا kathīran çoğu
  10. مِّنَ mina karıştıran(ortak)ların
  11. ٱلْخُلَطَآءِ l-khulaṭāi
  12. لَيَبْغِى layabghī zulmederler
  13. بَعْضُهُمْ baʿḍuhum biri
  14. عَلَىٰ ʿalā üzerine
  15. بَعْضٍ baʿḍin diğeri
  16. إِلَّا illā yalnız bunun dışındadır
  17. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  18. ءَامَنُوا۟ āmanū inanan(lar)
  19. وَعَمِلُوا۟ waʿamilū ve yapanlar
  20. ٱلصَّٰلِحَٰتِ l-ṣāliḥāti iyi işler
  21. وَقَلِيلٌ waqalīlun ve azdır
  22. مَّا mā ne kadar
  23. هُمْ hum onlar
  24. وَظَنَّ waẓanna ve sandı
  25. دَاوُۥدُ dāwūdu Davud
  26. أَنَّمَا annamā kendisini denediğimizi
  27. فَتَنَّٰهُ fatannāhu
  28. فَٱسْتَغْفَرَ fa-is'taghfara mağfiret diledi
  29. رَبَّهُۥ rabbahu Rabbinden
  30. وَخَرَّ wakharra ve kapandı
  31. رَاكِعًا rākiʿan eğilerek (secdeye)
  32. وَأَنَابَ wa-anāba ve (bize) döndü

24. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • İnşikâk 84:25

    إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ

    Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka. Onlar için bitmez tükenmez bir mükâfat vardır.

  • Tîn 95:6

    إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

    Ancak iman edip salih ameller işleyenler ayrı. Onlar için kesintisiz bir ecir vardır.

  • Asr 103:3

    إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْحَقِّ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ

    Ancak iman edenler ve salih amel yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.

  • Ra’d 13:29

    ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ طُوبَىٰ لَهُمْ وَحُسْنُ مَـَٔابٍ

    İman edip salih amellerde bulunanlar için, güzel bir hayat vardır ve güzel dönüş yeri de onlarındır.

  • Lokmân 31:8

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلنَّعِيمِ

    Gerçekten iman edip salih ameller işleyenler için Naim Cennetleri vardır.

  • Meryem 19:96

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّا

    Muhakkak iman edip, salih amel işleyenlere Rahman bir sevgi verecektir.

Sâd Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ