Ey Dâvud! Seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında hak/adaletle hüküm ver. Heva ve hevese uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlara ise hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır.
Sâd Suresi’nin 26. ayeti (38:26) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 454. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sâd Suresi 26. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
26. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Dâvûd! Biz, seni yeryüzünde dini ve dünyevi hükümleri adaletle uygulaman için bir halife kıldık. İnsanlar arasında adaletle hüküm ver. İnsanlar arasında hüküm verdiğin zaman hevâ ve hevese de uyma. Yoksa hasımlardan biri akraban, arkadaşın ya da düşmanın diye ona meyledersin. Aksi halde hevâ ve heves seni Allah'ın doğru yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın doğru yolundan sapanlar için hesap gününü unutmalarına karşılık şiddetli bir azap vardır. Şayet Allah'ı hatırlayıp O'ndan korksalardı hevâ ve heveslerine meyletmezlerdi.
26. “Ey Davud! Biz seni yeryüzünde” dinî ve dünyevî hükümleri yürürlüğe koyan “bir halife kıldık.” “O halde insanlar arasında hak ile” adalet ile “hükmet” Bu ise ancak olması gerekeni bilmekle, vakıayı bilmekle ve bir de hakkı uygulayabilecek güce sahip olmakla mümkün olur. “ve hevâya uyma!” Yakınlık, arkadaşlık, birine duyulan muhabbet veya diğerine olan öfken ve kinin dolayısı ile kimseyi kayırmaya kalkışma! “Yoksa o” hevâ “seni Allah’ın yolundan saptırır” ve dosdoğru yolun dışına çıkartır. “Allah’ın yolundan sapanlara ise” özellikle de bunu kasten yapanlara “hesap gününü unuttuklarından” … Devamını oku
Dâvûd -aleyhisselam-'ın fazileti ve Yüce Allah'ın ona özel olarak vermiş olduğu mucizeler beyan edilmiştir.
Peygamberler -salavatullahi ve selamuhu aleyhim-, Allah Teâlâ'dan tebliğ ettikleri hususlarda hatadan masumdurlar. Çünkü risaletin maksadı ancak böyle gerçekleşir. Fakat bazen fıtrat gereği unutma ve hüküm ile ilgili dikkatsizlik onlardan sadır olabilir. Lakin Allah, onları lütfuyle (yanlıştan) bir an önce döndürür ve doğruyu gösterir.
Bazı âlimler, Allah Teâlâ'nın; "Zaten ortakların çoğu, birbirlerinin hakkına tecavüz eder." Sad: 24. ayetini iki ya da daha fazla ortak arasında şirket kurmanın meşru olduğuna delil getirmişlerdir.
Makam ve fazilet sahibi kimselerin yanına girerken edep kurallarına uymak uygun olan bir davranıştır.
26. ayetin diğer mealleri
Ey Davud! Seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında hak/adaletle hüküm ver. Heva ve hevese uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlara ise hesap gününü unuttukları için şiddetli bir azap vardır.
Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet. Hevâ ve hevese uyma, sonra bu seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.
Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile hüküm ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Çünkü Allah yolundan sapanlar, hesap gününü unuttukları için kendilerine çok şiddetli bir azab vardır.
26. ayet kelime kelime
يَٰدَاوُۥدُyādāwūduey Davud
إِنَّاinnāelbette biz
جَعَلْنَٰكَjaʿalnākaseni yaptık
خَلِيفَةًkhalīfatanhükümdar
فِىfīyeryüzünde
ٱلْأَرْضِl-arḍi
فَٱحْكُمfa-uḥ'kumo halde hükmet
بَيْنَbaynaarasında
ٱلنَّاسِl-nāsiinsanlar
بِٱلْحَقِّbil-ḥaqiadaletle
وَلَاwalāve
تَتَّبِعِtattabiʿiuyma
ٱلْهَوَىٰl-hawākeyf(in)e
فَيُضِلَّكَfayuḍillakasonra seni saptırır
عَنʿanyolundan
سَبِيلِsabīli
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
إِنَّinnaşüphesiz
ٱلَّذِينَalladhīnakimselere
يَضِلُّونَyaḍillūnasapan(lara)
عَنʿanyolundan
سَبِيلِsabīli
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
لَهُمْlahumonlara vardır
عَذَابٌʿadhābunbir azab
شَدِيدٌۢshadīdunçetin
بِمَاbimādolayı
نَسُوا۟nasūunuttuklarından
يَوْمَyawmagününü
ٱلْحِسَابِl-ḥisābihesap
26. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Daha önce, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran/Furkan'ı da indirmişti. Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere, şiddetli bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikam sahibidir.