İçeriğe geç

السَّلَم

Selem: bedeli peşin ödemek, malı sonra teslim almak

12 Ekim 2026 tarihinde güncellendi

Kısaca

Selem, alıcının bedelin tamamını hemen ödediği ve ayrıntılı olarak tarif edilmiş bir malı daha sonra teslim aldığı bir satıştır. Hz. Peygamber ﷺ ölçünün, tartının ve vadenin belli olması şartıyla buna izin vermiştir (Buhârî 2240, Müslim 1604). Selem, tarımı ve ticareti faizsiz olarak finanse eder.

Temel nas

Medine’de insanlar bir ya da iki yıllık hurmanın bedelini peşin öderdi. Hz. Peygamber ﷺ, bir şey için peşin ödeme yapanın bunu belli bir ölçü, belli bir tartı ve belli bir vade için yapmasını söylemiştir (Buhârî 2240, Müslim 1604). Vadeli borçların yazılmasını isteyen borç ayeti (Bakara 2:282), müfessirler tarafından selemle ilişkilendirilmiştir.

Şartlar

  • Bedel akit anında tamamen ödenir (Mâlikîlerde birkaç günlük gecikmeye göz yumulur).
  • Mal, her türlü anlaşmazlığı önleyecek şekilde tarif edilir: cinsi, niteliği, miktarı.
  • Teslimin vadesi ve yeri belirlenir.
  • Mal, belirlenen vadede piyasada genellikle bulunan türden olmalıdır.

Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi selemi günümüzdeki kullanımlar için de teyit etmiştir (85 (2/9) sayılı karar, Abu Dabi, 1995): tarım ürünleri, sanayi ürünleri ya da hammaddeler üzerine yapılabilir ve küçük üreticileri finanse etmek için kullanılabilir. Akademi, teslimdeki gecikme için cezai şartın caiz olmadığını belirtmiştir; çünkü bu durumda mal bir borçtur (109 (3/12) sayılı karar).

Paralel selem

Bir banka bir çiftçinin hasadını selemle satın alabilir, ardından birinciden bağımsız ikinci bir selemle aynı vasıflarda bir malı başka bir müşteriye satabilir. İlk akitteki malı teslim almadan yeniden satamaz.

Selem ve vadeli işlemler

Selem vadeli bir alıma benzer, ama belirleyici bir farkla: bedel peşin ödenir ve teslim gerçektir. İki edimin de ertelendiği ve çoğu zaman teslimat olmadan kapatılan mali piyasalardaki vadeli işlem sözleşmeleri, selemin şartlarını taşımadıkça Akademi tarafından yasaklanmıştır (63 (1/7) sayılı karar).

Ayetler

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيْنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى فَٱكْتُبُوهُ وَلْيَكْتُب بَّيْنَكُمْ كَاتِبٌۢ بِٱلْعَدْلِ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ أَن يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُ فَلْيَكْتُبْ وَلْيُمْلِلِ ٱلَّذِى عَلَيْهِ ٱلْحَقُّ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـًٔا فَإِن كَانَ ٱلَّذِى عَلَيْهِ ٱلْحَقُّ سَفِيهًا أَوْ ضَعِيفًا أَوْ لَا يَسْتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُۥ بِٱلْعَدْلِ وَٱسْتَشْهِدُوا۟ شَهِيدَيْنِ مِن رِّجَالِكُمْ فَإِن لَّمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَٱمْرَأَتَانِ مِمَّن تَرْضَوْنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحْدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحْدَىٰهُمَا ٱلْأُخْرَىٰ وَلَا يَأْبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُوا۟ وَلَا تَسْـَٔمُوٓا۟ أَن تَكْتُبُوهُ صَغِيرًا أَوْ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦ ذَٰلِكُمْ أَقْسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقْوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدْنَىٰٓ أَلَّا تَرْتَابُوٓا۟ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةً تُدِيرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَلَّا تَكْتُبُوهَا وَأَشْهِدُوٓا۟ إِذَا تَبَايَعْتُمْ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٌ وَلَا شَهِيدٌ وَإِن تَفْعَلُوا۟ فَإِنَّهُۥ فُسُوقٌۢ بِكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ ۝٢٨٢

Ey iman edenler! Belirli bir süreye kadar borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir kâtip doğru olarak yazsın. Kâtip, Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın, yazsın. (Katibe) borçlu olan yazdırsın. Rabbi olan Allah’tan korksun da ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer borçlu cahil/sefih veya zayıf ya da bizzat kendisi yazdırmaya gücü yetmezse, velisi (onu) dosdoğru yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek yoksa, razı olacağınız şahitlerden, bir erkek ve biri unuttuğu zaman diğerinin ona hatırlatması için iki kadın şahitler çağrıldıklarında (şahitlik etmekten) kaçınmasınlar. Küçük olsun, büyük olsun borcu süresiyle birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu, Allah katında daha adaletli, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için de en isabetli olandır. Ancak aranızda yaptığınız alışverişin peşin bir ticaret olması halinde onu yazmamanızın bir günahı yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da şahide de zarar verilmesin. Eğer bir zarar verirseniz bu şüphesiz, sizin hak yoldan çıkmanız demektir. Allah’tan korkun. Allah (bunları) size öğretmektedir. Allah her şeyi bilendir.

Bakara 2:282

Hadisler

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1604a

«Her kim hurmada selem suretiyle alışveriş yaparsa, ölçeği belli, tartısı belli miktarda ve belli bir vakte kadar selem yapsın.»’ buyurdu.

Abdullah b. Abbas -radıyallahuy anhumâ- anlatıyor: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- Medine’ye geldiğinde insanlar selem meyvede (hurma) satışını bir, iki ve üç sene vadeli bir şekilde yapıyorlardı. Bunun üzerine Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Her kim hurmada selem suretiyle…

مَنْ أَسْلَفَ فِي تَمْرٍ فَلْيُسْلِفْ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ‏"‏ ‏.‏

Râvi: İbn Abbâs + 12 başka rivayet Şerhli

Sık sorulan sorular

Altın veya döviz üzerine selem yapılabilir mi?

Hayır: paraların, altının veya gümüşün paraya karşı değişimi elden ele yapılmalıdır (sarf); bunlarda selem mümkün değildir.

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ