İçeriğe geç

Hadîd Suresi 18. Ayet

سورة الحديد، الآية ١٨

57:18 27. cüz 54. hizb Mushaf’ta 539. sayfa Medeni sure

57:18 ayetinin metni

إِنَّ ٱلْمُصَّدِّقِينَ وَٱلْمُصَّدِّقَٰتِ وَأَقْرَضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَٰعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ أَجْرٌ كَرِيمٌ ۝١٨

Okunuşu

inna l-muṣadiqīna wal-muṣadiqāti wa-aqraḍū l-laha qarḍan ḥasanan yuḍāʿafu lahum walahum ajrun karīmun

Meal

Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hadîd Suresi’nin 18. ayeti (57:18) Medeni bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 539. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Hadîd Suresi 18. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

18. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz ki mallarının bir kısmını sadaka olarak veren erkekler ve kadınlar, karşılık beklemeden ve eziyet etmeden gönül rızası ile infak ederler. Yapmış oldukları amellerinin karşılığı her bir hasene için on katı ile yedi yüz katına kadar ve daha fazlasıyla kat kat ödenir. Bununla birlikte Yüce Allah'ın katında, onlar için çok değerli bir mükâfat da vardır, o da cennettir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

18. “Şüphesiz ki sadaka veren erkeklere, sadaka veren kadınlara” yani çokça sadaka verenler, Allah’ı razı edecek infâklarda bulunanlar “ve Allah’a” Rablerinin nezdinde kendileri için azık teşkil edecek şekilde hayırlı yollarda mallarını önden göndererek “güzel bir borç verenlere Allah” ecirlerini “kat kat” her bir iyiliğe on mislinden yedi yüz misline ve daha pek çok kat fazlasına kadar “fazlasıyla verir. Ayrıca onlar için çok değerli bir mükâfat da vardır.” Bu, Allah’ın cennette onlar için hazırladığı ve insanların bilemeyeceği bir mükâfattır.

Hadîd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hadîd suresinin 12-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 539. sayfası).

  • Yüce Allah, Müminleri önlerinden ve sağ taraflarından ilerleyerek giden bir nur ile nimetlendirecektir.
  • Günahlar ve nifak, kıyamet gününde helak olmanın ve karanlıklarda kalmanın sebebidir.
  • Müslümanların başına bela gelmesini gözetip beklemek, yeniden dirilişten şüphe duymak, kuruntulara aldanmak ve şeytan tarafından aldatılmak münafıkların özelliklerindendir.
  • Kalbi katılaştıran gaflet çok tehlikelidir.

18. ayetin diğer mealleri

Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır.

Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir mükâfat vardır. 

Şüphesiz sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere, verdikleri kat kat artırılır ve onlara şerefli bir mükafat vardır.

18. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna şüphesiz
  2. ٱلْمُصَّدِّقِينَ l-muṣadiqīna sadaka veren erkekler
  3. وَٱلْمُصَّدِّقَٰتِ wal-muṣadiqāti ve sadaka veren kadınlar
  4. وَأَقْرَضُوا۟ wa-aqraḍū ve borç verenler
  5. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  6. قَرْضًا qarḍan bir borçla
  7. حَسَنًا ḥasanan güzel
  8. يُضَٰعَفُ yuḍāʿafu kat kat yapılır
  9. لَهُمْ lahum onlara
  10. وَلَهُمْ walahum ve onlar için vardır
  11. أَجْرٌ ajrun bir mükafat
  12. كَرِيمٌ karīmun değerli

18. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Müzzemmil 73:20

    إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌۢ

    Şüphesiz Rabbin biliyor ki, gerçekten sen gecenin üçte ikisinden daha azı ve (bazen) yarısı ve (bazen de) üçte biri kadar (namaz için) kalkıyorsun. Beraberinde bulunanlardan (ashâbından) bir topluluk da (böyle yapıyor). Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. O sizin, bunu sayamayacağınızı (buna güç yetiremeyeceğinizi) bildiği için sizi bağışladı. Öyleyse Kur’an’dan (bildiğiniz) kolayınıza geleni okuyun. İçinizden hasta olacakları, bir kısmınızın yeryüzünde dolaşıp Allah’ın rızkını arayacağını, diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını da bilmektedir. Öyleyse ondan kolayınıza geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borç (ile borç) verin. Kendiniz için hayır olarak (dünyada) ne sunarsanız; onu Allah katında daha iyi, daha büyük bir mükâfat ile (karşılık verilmiş) bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Hadîd Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ