farajaʿa mūsā ilā qawmihi ghaḍbāna asifan qāla yāqawmi alam yaʿid'kum rabbukum waʿdan ḥasanan afaṭāla ʿalaykumu l-ʿahdu am aradttum an yaḥilla ʿalaykum ghaḍabun min rabbikum fa-akhlaftum mawʿidī
Meal
Mûsâ kızgın ve kederli bir şekilde kavmine döndü. Dedi ki: “Ey kavmim, Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Yoksa aradan geçen süre size uzun mu geldi, yahut üzerinize Rabbinizden bir gazabın gelmesini mi istediniz de bana olan vaadinizde durmadınız?”
Tâhâ Suresi’nin 86. ayeti (20:86) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 317. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Tâhâ Suresi 86. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
86. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa -aleyhisselam- kavminin buzağıya tapması sebebiyle onların yanına kızgın ve üzgün bir şekilde döndü. Musa -aleyhisselam- şöyle dedi: "Ey Kavmim! Yüce Allah size Tevrat'ı indirmek, sizi cennete koymak gibi güzel bir vaatte bulunmadı mı? Aradan çok uzun bir zaman mı geçti ki bunu unuttunuz? Yoksa bu yaptığınızla Rabbinizin sizin üzerinize gazabının inmesini ve azabının size ulaşmasını istediniz de, sizin yanınıza dönene kadar O'na itaat etmede sebat etmek için bana verdiğiniz sözden mi döndünüz?"
86. “Mûsâ kızgın ve kederli bir şekilde” yani öfke, gam ve kederle dolu olarak “kavmine” geri “döndü” onları azarlayarak ve yaptıkları işin çirkinliğini ifade ederek “dedi ki: Ey kavmim, Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı?” Bu, Tervat’ı indirme vaadidir. “Aradan geçen süre size uzun mu geldi?” Yani benim aranızdan ayrılışım kısa bir süre olmakla birlikte siz bu süreyi uzun mu buldunuz? Müfessirlerin çoğunun açıklaması bu şekildedir. Anlamının şöyle olma ihtimali de vardır: Yoksa nübüvvet ve risalet üzerinden çok zaman geçti de bu konuda sizin hiçbir bilginiz mi kalmadı? Aradan geçen … Devamını oku
Müminlerin kalplerinin şifa bulması, gözlerinin aydınlanması ve kalplerindeki öfkenin gitmesi için Yüce Allah'ın mücrimlerden intikam alması O'nun yeryüzündeki sünnetlerinden birisidir.
Zorbalar kendi nefisleri ve kavimleri için talihsiz kimselerdir. Çünkü onları hidayetten saptırır, onları hayra ve kurtuluşa iletmezler.
Nimetler şükür ile korunur ve artar. Nimetlere karşı yapılan nankörlük ise Allah'ın gazabını ve bu gazabın inmesini gerekli kılar.
Yüce Allah; şirk, küfür ve günahlardan tövbe edenleri ve kendisine iman edip salih amel işleyenleri daima bağışlar. Sonra ölene kadar bu hususta sebat eder.
Genel olarak acele etmek yerilmiş olsa da, din ile ilgili hususlarda acele etmek övülmüştür.
86. ayetin diğer mealleri
Musa kavmine kızgın ve üzgün olarak döndü. Ey Kavmim, dedi, Rabbimiz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Aradan çok uzun bir zaman mı geçti; yoksa Rabbinizden üzerinize gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden döndünüz?
Bunun üzerine Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndü. Ey kavmim! dedi, Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Şu halde size zaman mı çok uzun geldi, yoksa üstünüze Rabbinizin gazabının inmesini mi istediniz ki, bana olan vaadinizden döndünüz?
Hemen Musa öfkeli ve üzgün olarak kavmine döndü (onlara şöyle) dedi: "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaad ile söz vermedi mi? Size bu süre mi çok uzun geldi, yoksa Rabbinizden size bir gazab inmesini arzu ettiniz de mi, bana olan vaadinizden caydınız?"
86. ayet kelime kelime
فَرَجَعَfarajaʿabunun üzerine döndü
مُوسَىٰٓmūsāMusa
إِلَىٰilākavmine
قَوْمِهِۦqawmihi
غَضْبَٰنَghaḍbānaçok kızgın bir halde
أَسِفًاasifanüzüntülü
قَالَqāladedi
يَٰقَوْمِyāqawmiey Kavmim
أَلَمْalamsize va'detmemiş miydi?
يَعِدْكُمْyaʿid'kum
رَبُّكُمْrabbukumRabbiniz
وَعْدًاwaʿdanbir va'adle
حَسَنًاḥasanangüzel
أَفَطَالَafaṭālauzun mu geldi?
عَلَيْكُمُʿalaykumusize
ٱلْعَهْدُl-ʿahdusüre
أَمْamyoksa
أَرَدتُّمْaradttummi istediniz?
أَنandiye
يَحِلَّyaḥillainsin
عَلَيْكُمْʿalaykumüstünüze
غَضَبٌghaḍabunbir gazabın
مِّنminRabbinizden
رَّبِّكُمْrabbikum
فَأَخْلَفْتُمfa-akhlaftumbu yüzden caydınız
مَّوْعِدِىmawʿidībana verdiğiniz sözden
86. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Mûsâ kavmine kızgın ve üzgün olarak dönünce: "Benim ardımdan ne kötü işler yaptınız. Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi. Levhaları (öfkesinden) attı ve kardeşinin başını tutarak kendisine çekti. (Kardeşi): "Ey anamın oğlu! Toplum beni güçsüz gördü/küçümsedi, neredeyse beni öldürüyorlardı. Bana düşmanları sevindirecek şekilde davranma, zalim toplumla bir tutma!" dedi.