İçeriğe geç

Mâide Suresi 12. Ayet

سورة المائدة، الآية ١٢

5:12 6. cüz 11. hizb Mushaf’ta 109. sayfa Medeni sure

5:12 ayetinin metni

وَلَقَدْ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ ٱثْنَىْ عَشَرَ نَقِيبًا وَقَالَ ٱللَّهُ إِنِّى مَعَكُمْ لَئِنْ أَقَمْتُمُ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَيْتُمُ ٱلزَّكَوٰةَ وَءَامَنتُم بِرُسُلِى وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَأَقْرَضْتُمُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا لَّأُكَفِّرَنَّ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ فَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ ۝١٢

Okunuşu

walaqad akhadha l-lahu mīthāqa banī is'rāīla wabaʿathnā min'humu ith'nay ʿashara naqīban waqāla l-lahu innī maʿakum la-in aqamtumu l-ṣalata waātaytumu l-zakata waāmantum birusulī waʿazzartumūhum wa-aqraḍtumu l-laha qarḍan ḥasanan la-ukaffiranna ʿankum sayyiātikum wala-ud'khilannakum jannātin tajrī min taḥtihā l-anhāru faman kafara baʿda dhālika minkum faqad ḍalla sawāa l-sabīli

Meal

Allah İsrailoğulları'ndan sağlam bir söz almıştı. Onlardan on iki temsilci (başkan) seçmiştik. Allah: "Ben sizinleyim" dedi. Namaz kılarsanız, zekat verirseniz, rasûllerime iman eder ve onlara yardım ederseniz, Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim. Sizi altından nehirler akan Cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim küfredip inkâr ederse doğru yoldan sapmış olur.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 12. ayeti (5:12) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 109. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 12. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

12. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İsrailoğulları'ndan aşağıda ifade edilecek olan konularda kesin ve kuvvetli bir söz aldık. Onların başlarına on iki reis tayin ettik. Her reisin altındakilerden sorumlu olacağını belirledik. Allah İsrailoğulları'na şöyle dedi: Eğer namazı gerektiği gibi tam bir şekilde kılarsanız, mallarınızın zekâtını verirseniz, aralarında ayrımcılık yapmadan bütün resullerime inanırsanız, onları yüceltirseniz, onlara yardım ederseniz, hayır yollarda infakta bulunursanız ve bunların hepsini yerine getirirseniz işlemiş olduğunuz günahlarınızın hepsini bağışlarım. Kıyamet gününde sizi saraylarının altından ırmaklar akan cennetlere yerleştiririm. Kim bu kuvvetli söz alındıktan sonra küfrederse ve bozarsa bilmiş olsun ki, hak yoldan bilerek ve kasten sapmış olur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

12. Yüce Allah İsrailoğullarından ağır ve pekiştirilmiş bir söz aldığını haber vermekte, aldığı bu sözün niteliğini, gereğini yerine getirmeleri halinde alacakları ecirleri, yerine getirmeyecek olurlarsa da kazanacakları günahı bildirmektedir. Daha sonra Yüce Allah, onların bu sözlerinin gereğini yerine getirmediklerini ve kendilerine verdiği cezayı söz konusu etmektedir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Andolsun ki Allah İsrailoğullarından misak” yani oldukça ağır ve pekiştirilmiş bir söz “almıştı.” “İçlerinden on iki de nakib göndermiştik.” Altındakilere başkanlık edecek ve onların işlerine … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 10-13. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 109. sayfası).

  • Allah'ın Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ashabına bahşettiği en büyük nimet, kâfirlerin ellerini onlardan çektirmesi ve zararını uzaklaştırmasıdır.
  • Şüphesiz resullere iman etmek, onlara yardım etmek, emredilen şekilde namazı eksiksiz kamil bir şekilde kılmak, zekâtı tam vermek Allah Teâlâ'nın kul ile beraber olmasını elde etmenin en büyük sebebidir. Aynı zamanda yardıma nail olmanın, yeryüzünde iktidar olmanın, mağfirete nail olmanın ve cennete girmenin sebebidir.
  • Resullere itaat etmeyi zorunlu ve bağlayıcı kılan sözleşmeleri bozmak, kalplerin kabalaşmasının ve katılaşmasının sebebidir.
  • Allah'ın Yahudilere indirmiş olduğu semavi kitaplarda izlemiş oldukları tahrif etme metotları yerilmiştir.

12. ayetin diğer mealleri

Allah İsrailoğulları'ndan sağlam bir söz almıştı. Onlardan on iki temsilci seçtik. Allah: Ben sizinleyim, dedi. Namaz kılarsanız, zekat verirseniz, Rasûllerime iman eder ve onlara yardım ederseniz, Allah’a güzel bir güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim. Sizi altından nehirler akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim küfrederse, doğru yoldan sapmış olur.

  Andolsun ki Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. (Kefil olarak) içlerinden on iki de başkan göndermiştik. Allah onlara şöyle demişti: Ben sizinle beraberim. Eğer namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, peygamberlerime inanır, onları destekler ve (malınızı) Allah yolunda güzelce sarfederseniz, andolsun ki sizin günahlarınızı örterim ve sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkâr yolunu tutarsa doğru yoldan sapmış olur.

Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.

12. ayet kelime kelime

  1. وَلَقَدْ walaqad andolsun
  2. أَخَذَ akhadha almıştı
  3. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  4. مِيثَٰقَ mīthāqa söz
  5. بَنِىٓ banī oğullarından
  6. إِسْرَٰٓءِيلَ is'rāīla İsrail
  7. وَبَعَثْنَا wabaʿathnā ve göndermiştik
  8. مِنْهُمُ min'humu içlerinden
  9. ٱثْنَىْ ith'nay iki (on iki)
  10. عَشَرَ ʿashara on (on iki)
  11. نَقِيبًا naqīban başkan
  12. وَقَالَ waqāla demişti ki
  13. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  14. إِنِّى innī şüphesiz ben
  15. مَعَكُمْ maʿakum sizinle beraberim
  16. لَئِنْ la-in eğer
  17. أَقَمْتُمُ aqamtumu kılarsanız
  18. ٱلصَّلَوٰةَ l-ṣalata namazı
  19. وَءَاتَيْتُمُ waātaytumu ve verirseniz
  20. ٱلزَّكَوٰةَ l-zakata zekatı
  21. وَءَامَنتُم waāmantum ve inanırsanız
  22. بِرُسُلِى birusulī elçilerime
  23. وَعَزَّرْتُمُوهُمْ waʿazzartumūhum ve onlara yardım ederseniz
  24. وَأَقْرَضْتُمُ wa-aqraḍtumu ve borç verirseniz
  25. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  26. قَرْضًا qarḍan bir borç
  27. حَسَنًا ḥasanan güzel
  28. لَّأُكَفِّرَنَّ la-ukaffiranna elbette örterim
  29. عَنكُمْ ʿankum sizin
  30. سَيِّـَٔاتِكُمْ sayyiātikum günahlarınızı
  31. وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ wala-ud'khilannakum ve sizi sokarım
  32. جَنَّٰتٍ jannātin cennetlere
  33. تَجْرِى tajrī akan
  34. مِن min altlarından
  35. تَحْتِهَا taḥtihā
  36. ٱلْأَنْهَٰرُ l-anhāru ırmaklar
  37. فَمَن faman kim
  38. كَفَرَ kafara inkar ederse
  39. بَعْدَ baʿda sonra
  40. ذَٰلِكَ dhālika bundan
  41. مِنكُمْ minkum sizden
  42. فَقَدْ faqad muhakkak
  43. ضَلَّ ḍalla sapmış olur
  44. سَوَآءَ sawāa düz
  45. ٱلسَّبِيلِ l-sabīli yoldan

12. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Tevbe 9:89

    أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    Allah onlara içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

  • Mâide 5:85

    فَأَثَٰبَهُمُ ٱللَّهُ بِمَا قَالُوا۟ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Bu sözlerine karşılık olarak Allah, onlara içinde ırmaklar akan, orada ebedî kalacakları Cennetler vermiştir. İşte bu ihsan sahiplerinin mükâfatıdır.

  • Burûc 85:11

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.

  • İbrâhîm 14:23

    وَأُدْخِلَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ تَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ

    İman eden ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedî kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan Cennetlere sokulacaklar. Oradaki esenlik dilekleri “selâm”dır.

  • Hac 22:14

    إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ

    Muhakkak ki Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

  • Furkân 25:10

    تَبَارَكَ ٱلَّذِىٓ إِن شَآءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِّن ذَٰلِكَ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَيَجْعَل لَّكَ قُصُورًۢا

    Dilerse sana bunlardan daha iyisini, altlarından ırmaklar akan Cennetleri verecek ve sana saraylar ihsan edecek olan Allah çok yücedir.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ