Allah İsrailoğulları'ndan sağlam bir söz almıştı. Onlardan on iki temsilci (başkan) seçmiştik. Allah: "Ben sizinleyim" dedi. Namaz kılarsanız, zekat verirseniz, rasûllerime iman eder ve onlara yardım ederseniz, Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim. Sizi altından nehirler akan Cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim küfredip inkâr ederse doğru yoldan sapmış olur.
Mâide Suresi’nin 12. ayeti (5:12) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 109. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 12. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
12. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İsrailoğulları'ndan aşağıda ifade edilecek olan konularda kesin ve kuvvetli bir söz aldık. Onların başlarına on iki reis tayin ettik. Her reisin altındakilerden sorumlu olacağını belirledik. Allah İsrailoğulları'na şöyle dedi: Eğer namazı gerektiği gibi tam bir şekilde kılarsanız, mallarınızın zekâtını verirseniz, aralarında ayrımcılık yapmadan bütün resullerime inanırsanız, onları yüceltirseniz, onlara yardım ederseniz, hayır yollarda infakta bulunursanız ve bunların hepsini yerine getirirseniz işlemiş olduğunuz günahlarınızın hepsini bağışlarım. Kıyamet gününde sizi saraylarının altından ırmaklar akan cennetlere yerleştiririm. Kim bu kuvvetli söz alındıktan sonra küfrederse ve bozarsa bilmiş olsun ki, hak yoldan bilerek ve kasten sapmış olur.
12. Yüce Allah İsrailoğullarından ağır ve pekiştirilmiş bir söz aldığını haber vermekte, aldığı bu sözün niteliğini, gereğini yerine getirmeleri halinde alacakları ecirleri, yerine getirmeyecek olurlarsa da kazanacakları günahı bildirmektedir. Daha sonra Yüce Allah, onların bu sözlerinin gereğini yerine getirmediklerini ve kendilerine verdiği cezayı söz konusu etmektedir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Andolsun ki Allah İsrailoğullarından misak” yani oldukça ağır ve pekiştirilmiş bir söz “almıştı.” “İçlerinden on iki de nakib göndermiştik.” Altındakilere başkanlık edecek ve onların işlerine … Devamını oku
Allah'ın Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ashabına bahşettiği en büyük nimet, kâfirlerin ellerini onlardan çektirmesi ve zararını uzaklaştırmasıdır.
Şüphesiz resullere iman etmek, onlara yardım etmek, emredilen şekilde namazı eksiksiz kamil bir şekilde kılmak, zekâtı tam vermek Allah Teâlâ'nın kul ile beraber olmasını elde etmenin en büyük sebebidir. Aynı zamanda yardıma nail olmanın, yeryüzünde iktidar olmanın, mağfirete nail olmanın ve cennete girmenin sebebidir.
Resullere itaat etmeyi zorunlu ve bağlayıcı kılan sözleşmeleri bozmak, kalplerin kabalaşmasının ve katılaşmasının sebebidir.
Allah'ın Yahudilere indirmiş olduğu semavi kitaplarda izlemiş oldukları tahrif etme metotları yerilmiştir.
12. ayetin diğer mealleri
Allah İsrailoğulları'ndan sağlam bir söz almıştı. Onlardan on iki temsilci seçtik. Allah: Ben sizinleyim, dedi. Namaz kılarsanız, zekat verirseniz, Rasûllerime iman eder ve onlara yardım ederseniz, Allah’a güzel bir güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim. Sizi altından nehirler akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim küfrederse, doğru yoldan sapmış olur.
Andolsun ki Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. (Kefil olarak) içlerinden on iki de başkan göndermiştik. Allah onlara şöyle demişti: Ben sizinle beraberim. Eğer namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, peygamberlerime inanır, onları destekler ve (malınızı) Allah yolunda güzelce sarfederseniz, andolsun ki sizin günahlarınızı örterim ve sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkâr yolunu tutarsa doğru yoldan sapmış olur.
Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.
12. ayet kelime kelime
وَلَقَدْwalaqadandolsun
أَخَذَakhadhaalmıştı
ٱللَّهُl-lahuAllah
مِيثَٰقَmīthāqasöz
بَنِىٓbanīoğullarından
إِسْرَٰٓءِيلَis'rāīlaİsrail
وَبَعَثْنَاwabaʿathnāve göndermiştik
مِنْهُمُmin'humuiçlerinden
ٱثْنَىْith'nayiki (on iki)
عَشَرَʿasharaon (on iki)
نَقِيبًاnaqībanbaşkan
وَقَالَwaqālademişti ki
ٱللَّهُl-lahuAllah
إِنِّىinnīşüphesiz ben
مَعَكُمْmaʿakumsizinle beraberim
لَئِنْla-ineğer
أَقَمْتُمُaqamtumukılarsanız
ٱلصَّلَوٰةَl-ṣalatanamazı
وَءَاتَيْتُمُwaātaytumuve verirseniz
ٱلزَّكَوٰةَl-zakatazekatı
وَءَامَنتُمwaāmantumve inanırsanız
بِرُسُلِىbirusulīelçilerime
وَعَزَّرْتُمُوهُمْwaʿazzartumūhumve onlara yardım ederseniz
وَأَقْرَضْتُمُwa-aqraḍtumuve borç verirseniz
ٱللَّهَl-lahaAllah'a
قَرْضًاqarḍanbir borç
حَسَنًاḥasanangüzel
لَّأُكَفِّرَنَّla-ukaffirannaelbette örterim
عَنكُمْʿankumsizin
سَيِّـَٔاتِكُمْsayyiātikumgünahlarınızı
وَلَأُدْخِلَنَّكُمْwala-ud'khilannakumve sizi sokarım
جَنَّٰتٍjannātincennetlere
تَجْرِىtajrīakan
مِنminaltlarından
تَحْتِهَاtaḥtihā
ٱلْأَنْهَٰرُl-anhāruırmaklar
فَمَنfamankim
كَفَرَkafarainkar ederse
بَعْدَbaʿdasonra
ذَٰلِكَdhālikabundan
مِنكُمْminkumsizden
فَقَدْfaqadmuhakkak
ضَلَّḍallasapmış olur
سَوَآءَsawāadüz
ٱلسَّبِيلِl-sabīliyoldan
12. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
İman eden ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedî kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan Cennetlere sokulacaklar. Oradaki esenlik dilekleri “selâm”dır.