İçeriğe geç

Enfâl Suresi 17. Ayet

سورة الأنفال، الآية ١٧

8:17 9. cüz 18. hizb Mushaf’ta 179. sayfa Medeni sure

8:17 ayetinin metni

فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ رَمَىٰ وَلِيُبْلِىَ ٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلَآءً حَسَنًا إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ ۝١٧

Okunuşu

falam taqtulūhum walākinna l-laha qatalahum wamā ramayta idh ramayta walākinna l-laha ramā waliyub'liya l-mu'minīna min'hu balāan ḥasanan inna l-laha samīʿun ʿalīmun

Meal

(Bedir'de) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın, fakat Allah attı. Müminleri güzel bir imtihanla denemek için (böyle yaptı). Şüphesiz Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Enfâl Suresi’nin 17. ayeti (8:17) Medeni bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 179. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Enfâl Suresi 17. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Müminler! Siz Bedir gününde müşrikleri, kendi gücünüzle ve kuvvetinizle öldürmediniz. Fakat Allah size yardım etti. Ey Peygamber! Sen müşriklere attığın zaman sen atmadın, fakat senin okunu onlara ulaştırması ile Yüce Allah attı. Allah, Müminlerin sayı bakımından az ve silahlarının eksik olmasına rağmen vermiş olduğu bu nimetle imtihan etti ki şükredesiniz. Şüphesiz Allah, dualarınızı ve söylediklerinizi duyandır, yaptıklarınızı ve sizin için uygun olanları hakkıyla bilendir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

17. Müşriklerin Bedir günü bozguna uğraması ve müslümanların da onlardan pek çok kimseyi öldürmesi hakkında Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onları siz” kendi güç ve imkânlarınızla “öldürmediniz. Fakat Allah” bu hususta daha önce sözü geçen şekilde size yardım etmek sureti ile “öldürdü.” “Attığın zaman da sen atmadın, ancak Allah attı.” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem savaş esnasında kendisine yapılmış gölgeliğe girmiş, Yüce Allah’a dua etmeye, kendisine yardım ihsan etmesi için yalvarıp yakarmaya koyulmuştu.[14] Sonra gölgeliğinden çıktı ve bir avuç toprak alarak onu müşriklerin … Devamını oku

Enfâl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Enfâl suresinin 17-25. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 179. sayfası).

  • Yüce Allah kiminle beraber olursa, zayıf ve sayıları az da olsa mutlaka muzaffer olan onlardır. Yüce Allah'ın bu beraberliği Müminlerin imanlarının gerekli kıldığı amelleri yerine getirmelerine göre gerçekleşir.
  • Mümin maddi sebepleri yerine getirip, Yüce Allah'ın kendisini mükellef kıldıklarıyla sorumludur. Sonra Allah'a tevekkül eder ve bütün işlerini O'na havale eder. Sonuçların ve hedeflerin gerçekleşmesi ise, Allah -Azze ve Celle-'ye bırakılmıştır.
  • Ayetlerde Allah Teâlâ'nın, imanı ve hayrı ancak kendisinde hayır olmayan kimselerden engellediğine dair delil vardır. O kimsenin imanı artmaz ve herhangi bir sonuç vermez.
  • Kulun üzerine düşen: "Ey kalpleri çeviren (Allah'ım)! Benim kalbimi senin dinin üzerine sabit kıl, Ey kalpleri yönlendiren (Allah'ım) kalbimi itaatına yönlendir!" diyerek çokça dua yapması gerekir.
  • Allah, Müminlere münkeri aralarında kabul etmemelerini emretti, yoksa azap hepsini kuşatıp, çevreler.

17. ayetin diğer mealleri

(Bedir'de) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın. Fakat Allah attı. Fakat müminleri güzel bir imtihanla denemek için (böyle yaptı). Şüphesiz Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

(Ey müminler! Savaşta) az sayınızla pek çok düşman öldürdüğünüz zaman onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı (onu). Ve bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yaptı). Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir, bilendir.

17. ayet kelime kelime

  1. فَلَمْ falam onları siz öldürmediniz
  2. تَقْتُلُوهُمْ taqtulūhum ق ت ل
  3. وَلَٰكِنَّ walākinna fakat
  4. ٱللَّهَ l-laha Allah
  5. قَتَلَهُمْ qatalahum onları öldürdü ق ت ل
  6. وَمَا wamā sen atmadın
  7. رَمَيْتَ ramayta ر م ي
  8. إِذْ idh zaman
  9. رَمَيْتَ ramayta attığın ر م ي
  10. وَلَٰكِنَّ walākinna fakat
  11. ٱللَّهَ l-laha Allah
  12. رَمَىٰ ramā attı ر م ي
  13. وَلِيُبْلِىَ waliyub'liya sınamak için ب ل و
  14. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minīna Mü'minleri أ م ن
  15. مِنْهُ min'hu kendinden
  16. بَلَآءً balāan bir imtihanla ب ل و
  17. حَسَنًا ḥasanan güzel ح س ن
  18. إِنَّ inna doğrusu
  19. ٱللَّهَ l-laha Allah
  20. سَمِيعٌ samīʿun işitendir س م ع
  21. عَلِيمٌ ʿalīmun bilendir ع ل م

17. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Âl-i İmrân 3:123

    وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ بِبَدْرٍ وَأَنتُمْ أَذِلَّةٌ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir’de yardım etmişti. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Tevbe 9:25

    لَقَدْ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ فِى مَوَاطِنَ كَثِيرَةٍ وَيَوْمَ حُنَيْنٍ إِذْ أَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنكُمْ شَيْـًٔا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ ٱلْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُم مُّدْبِرِينَ

    Gerçekten Allah birçok yerde ve Huneyn Savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.

  • Bakara 2:249

    فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلْجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبْتَلِيكُم بِنَهَرٍ فَمَن شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنِّى وَمَن لَّمْ يَطْعَمْهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّىٓ إِلَّا مَنِ ٱغْتَرَفَ غُرْفَةًۢ بِيَدِهِۦ فَشَرِبُوا۟ مِنْهُ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ قَالُوا۟ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةًۢ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    Tâlût, ordusuyla birlikte ayrıldığında: "Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim sudan içerse benden değildir, sadece eliyle bir avuç almasından başka ondan tatmayan bendendir." dedi. Onlardan pek azı hariç o sudan içtiler. Nihayet Tâlût ve kendisiyle beraber iman edenler ırmağı geçince, ötekiler: "Bugün Câlût’a ve onun ordusuna karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Rablerine kavuşacaklarını düşünenler ise: "Nice sayıca az topluluklar, Allah’ın izni ile sayıca çok olan toplulukları yenmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir." dediler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:244

    وَقَٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    Allah yolunda savaşın ve bilin ki; Allah her şeyi işiten ve bilendir.

  • Bakara 2:181

    فَمَنۢ بَدَّلَهُۥ بَعْدَ مَا سَمِعَهُۥ فَإِنَّمَآ إِثْمُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يُبَدِّلُونَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    Vasiyeti işittikten sonra onu değiştiren olursa da, bunun günahı değiştirenlerin üzerinedir. Allah, şüphesiz işiten ve bilendir.

  • Hucurât 49:1

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىِ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    Ey iman edenler! (Hiçbir işte) Allah ve resulünden öne geçmeyin ve Allah'tan korkup sakının.Şüphesiz Allah; her şeyi işitendir, görendir.

Enfâl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ