İçeriğe geç

Müzzemmil Suresi 20. Ayet

سورة المزمل، الآية ٢٠

73:20 29. cüz 58. hizb Mushaf’ta 575. sayfa Mekki sure

73:20 ayetinin metni

إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌۢ ۝٢٠

Okunuşu

inna rabbaka yaʿlamu annaka taqūmu adnā min thuluthayi al-layli waniṣ'fahu wathuluthahu waṭāifatun mina alladhīna maʿaka wal-lahu yuqaddiru al-layla wal-nahāra ʿalima an lan tuḥ'ṣūhu fatāba ʿalaykum fa-iq'raū mā tayassara mina l-qur'āni ʿalima an sayakūnu minkum marḍā waākharūna yaḍribūna fī l-arḍi yabtaghūna min faḍli l-lahi waākharūna yuqātilūna fī sabīli l-lahi fa-iq'raū mā tayassara min'hu wa-aqīmū l-ṣalata waātū l-zakata wa-aqriḍū l-laha qarḍan ḥasanan wamā tuqaddimū li-anfusikum min khayrin tajidūhu ʿinda l-lahi huwa khayran wa-aʿẓama ajran wa-is'taghfirū l-laha inna l-laha ghafūrun raḥīmun

Meal

Şüphesiz Rabbin biliyor ki, gerçekten sen gecenin üçte ikisinden daha azı ve (bazen) yarısı ve (bazen de) üçte biri kadar (namaz için) kalkıyorsun. Beraberinde bulunanlardan (ashâbından) bir topluluk da (böyle yapıyor). Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. O sizin, bunu sayamayacağınızı (buna güç yetiremeyeceğinizi) bildiği için sizi bağışladı. Öyleyse Kur’an’dan (bildiğiniz) kolayınıza geleni okuyun. İçinizden hasta olacakları, bir kısmınızın yeryüzünde dolaşıp Allah’ın rızkını arayacağını, diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını da bilmektedir. Öyleyse ondan kolayınıza geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borç (ile borç) verin. Kendiniz için hayır olarak (dünyada) ne sunarsanız; onu Allah katında daha iyi, daha büyük bir mükâfat ile (karşılık verilmiş) bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Müzzemmil Suresi’nin 20. ayeti (73:20) Mekki bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 575. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Müzzemmil Suresi 20. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

20. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Peygamber! Şüphesiz Rabbin biliyor ki, muhakkak sen ve seninle beraber Müminlerden bir kısmı da bazen gecenin üçte ikisinden biraz daha azında namaz kılıyorsunuz. Bazen de yarısı kadar namaz kılıyorsunuz ve bazen de üçte biri kadarında namaz kılıyorsunuz. Allah geceyi ve gündüzü takdir eder ve onların saatlerinin hesabını yapar. Allah, sizin onların saatlerini zaptetmeyi ve hesap etmeyi takdir edemediğinizi ve istenilen şeye talip olmak için gecenin çoğunda kalkmanın sizlere meşakkat verdiğini biliyor. Bu yüzden sizlerin tövbelerini kabul etti. Öyleyse gece, sizin kolayınıza geldiği kadar namaz kılın. -Ey Müminler!- Allah, aranızdan hastalanmış olanları hastalığın yorduğunu, diğerlerinizin ise Allah’ın rızıklarını aramak üzere yolculuğa çıkacağını ve bir başka kısmınızın da Allah’ın rızasını ve onun kelimesinin en yüce olmasını arzulayarak kâfirlerle savaşacağını biliyor. İşte bu kimselerin gece namaza kalkmaları meşakkat olacak. Öyleyse gece sizin kolayınıza geldiği kadar namaz kılın. Farz namazlarını ise en eksiksiz biçimde yerine getirin. Malınızın zekâtını verin ve mallarınızdan Allah yolunda infakta bulunun. Kendiniz adına yerine getirdiğiniz hangi iyilik olursa olsun, onu daha büyük bir hayır ve daha üstün sevap olarak bulacaksınız. Allah’tan bağışlanma dileyin. Allah kullarından tövbe edenleri bağışlar ve onlara merhamet eder.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

20. Yüce Allah, bu sûrenin başlarında, Rasûlüne gecenin yarısını, üçte ikisini yahut üçte birini namazla geçirmesini emretmiştir. Aslolan ise hükümlerde ümmetinin ona uymasıdır. Burada da onun kendisine verilen o emre uyduğu gibi mü’minlerden bir kesimin de o emre uyduğu söz konusu edilmektedir. Emrolunan bu süreyi tespit etmek, insanlara ağır geldiğinden dolayı Yüce Allah, artık bunun kendilerine son derece kolaylaştırdığını haber vermekte ve: “Gece ve gündüzü yalnız Allah takdir ve tespit eder” buyurmaktadır. Yani onların miktarlarını, bunların ne kadarının gidip geriye ne kadarının … Devamını oku

Müzzemmil Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

73:20 ile 74:18 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 575. sayfası).

  • Zorluk, kolaylığı getirir.
  • Maddi ve manevi bütün pisliklerden temizlenmenin gerekli olduğu ifade edilmiştir.
  • Facir, günahkâr kimselere nimet verilmesi, onlara bir ikram değil, adım adım cehenneme sürüklenmeleri içindir.

20. ayetin diğer mealleri

Şüphesiz Rabbin biliyor ki gerçekten sen, gecenin üçte ikisinden daha azı ve (bazen) yarısı ve (bazen de) üçte biri kadar (namaz için) kalkıyorsun, beraberinde bulunanlardan (ashâbından) bir topluluk ta (böyle yapıyor). Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. O sizin, bunu sayamayacağınızı (buna güç yetiremeyeceğinizi) bildiği için sizi bağışladı. Öyleyse Kur’an’dan (bildiğiniz) kolayınıza geleni okuyun İçinizden hasta olacakları, bir kısmınızın yeryüzünde dolaşıp, Allah’ın rızkını arayacağını, diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını da bilmektedir. Öyleyse ondan kolayınıza geleni okuyun, namazı ikame edin ve zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borç (ile borç) verin. Kendiniz için hayır olarak (dünyada) ne sunarsanız, onu Allah katında daha iyi, daha büyük bir mükâfat ile (karşılık verilmiş) bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

(Rasûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an’dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.

Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

20. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna şüphesiz
  2. رَبَّكَ rabbaka Rabbin ر ب ب
  3. يَعْلَمُ yaʿlamu biliyor ع ل م
  4. أَنَّكَ annaka senin
  5. تَقُومُ taqūmu kalktığını ق و م
  6. أَدْنَىٰ adnā daha azında د ن و
  7. مِن min üçte ikisinden
  8. ثُلُثَىِ thuluthayi ث ل ث
  9. ٱلَّيْلِ al-layli gecenin ل ي ل
  10. وَنِصْفَهُۥ waniṣ'fahu ve yarısında ن ص ف
  11. وَثُلُثَهُۥ wathuluthahu ve onun üçte birinde ث ل ث
  12. وَطَآئِفَةٌ waṭāifatun bir topluluğun da ط و ف
  13. مِّنَ mina bulunanlardan
  14. ٱلَّذِينَ alladhīna
  15. مَعَكَ maʿaka seninle beraber
  16. وَٱللَّهُ wal-lahu ve Allah
  17. يُقَدِّرُ yuqaddiru takdir eder ق د ر
  18. ٱلَّيْلَ al-layla geceyi ل ي ل
  19. وَٱلنَّهَارَ wal-nahāra ve gündüzü ن ه ر
  20. عَلِمَ ʿalima bildi ع ل م
  21. أَن an asla
  22. لَّن lan
  23. تُحْصُوهُ tuḥ'ṣūhu sizin onu sayamayacağınızı ح ص ي
  24. فَتَابَ fatāba bu yüzden affetti ت و ب
  25. عَلَيْكُمْ ʿalaykum sizi
  26. فَٱقْرَءُوا۟ fa-iq'raū artık okuyun ق ر أ
  27. مَا mā şeyi
  28. تَيَسَّرَ tayassara kolayınıza gelen ي س ر
  29. مِنَ mina Kur'andan
  30. ٱلْقُرْءَانِ l-qur'āni ق ر أ
  31. عَلِمَ ʿalima bilmiştir ع ل م
  32. أَن an bulunacağını
  33. سَيَكُونُ sayakūnu ك و ن
  34. مِنكُم minkum içinizden
  35. مَّرْضَىٰ marḍā hastalar م ر ض
  36. وَءَاخَرُونَ waākharūna ve başka kimseler أ خ ر
  37. يَضْرِبُونَ yaḍribūna gezip ض ر ب
  38. فِى fī yeryüzünde
  39. ٱلْأَرْضِ l-arḍi أ ر ض
  40. يَبْتَغُونَ yabtaghūna arayan ب غ ي
  41. مِن min lutfundan
  42. فَضْلِ faḍli ف ض ل
  43. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  44. وَءَاخَرُونَ waākharūna ve başka insanlar أ خ ر
  45. يُقَٰتِلُونَ yuqātilūna savaşan ق ت ل
  46. فِى fī yolunda
  47. سَبِيلِ sabīli س ب ل
  48. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  49. فَٱقْرَءُوا۟ fa-iq'raū onun için okuyun ق ر أ
  50. مَا mā şeyi
  51. تَيَسَّرَ tayassara kolayınıza gelen ي س ر
  52. مِنْهُ min'hu O'ndan
  53. وَأَقِيمُوا۟ wa-aqīmū ve kılın ق و م
  54. ٱلصَّلَوٰةَ l-ṣalata namazı ص ل و
  55. وَءَاتُوا۟ waātū ve verin أ ت ي
  56. ٱلزَّكَوٰةَ l-zakata zekatı ز ك و
  57. وَأَقْرِضُوا۟ wa-aqriḍū ve borç verin ق ر ض
  58. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  59. قَرْضًا qarḍan bir borçla ق ر ض
  60. حَسَنًا ḥasanan güzel ح س ن
  61. وَمَا wamā ve
  62. تُقَدِّمُوا۟ tuqaddimū verdiklerinizi ق د م
  63. لِأَنفُسِكُم li-anfusikum kendiniz için ن ف س
  64. مِّنْ min hayırdan
  65. خَيْرٍ khayrin خ ي ر
  66. تَجِدُوهُ tajidūhu bulacaksınız و ج د
  67. عِندَ ʿinda katında ع ن د
  68. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  69. هُوَ huwa o
  70. خَيْرًا khayran daha hayırlıdır خ ي ر
  71. وَأَعْظَمَ wa-aʿẓama ve daha büyüktür ع ظ م
  72. أَجْرًا ajran mükafatça أ ج ر
  73. وَٱسْتَغْفِرُوا۟ wa-is'taghfirū ve mağfiret dileyin غ ف ر
  74. ٱللَّهَ l-laha Allah'tan
  75. إِنَّ inna şüphesiz
  76. ٱللَّهَ l-laha Allah
  77. غَفُورٌ ghafūrun çok bağışlayandır غ ف ر
  78. رَّحِيمٌۢ raḥīmun çok esirgeyendir ر ح م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 10 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

20. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İnsân 76:30

    وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah; her şeyi bilendir, Hakîm'dir.

  • Yûsuf 12:68

    وَلَمَّا دَخَلُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَمَرَهُمْ أَبُوهُم مَّا كَانَ يُغْنِى عَنْهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ إِلَّا حَاجَةً فِى نَفْسِ يَعْقُوبَ قَضَىٰهَا وَإِنَّهُۥ لَذُو عِلْمٍ لِّمَا عَلَّمْنَٰهُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Ya'kûp, içindeki bir dileği ortaya koymuş oldu. Şüphesiz o, biz kendisine öğrettiğimiz için bilgi sahibidir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  • Bakara 2:245

    مَّن ذَا ٱلَّذِى يُقْرِضُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَٰعِفَهُۥ لَهُۥٓ أَضْعَافًا كَثِيرَةً وَٱللَّهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۜطُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    Kim Allah rızası için ( karşılığını beklemeden ) gönlünden bir borç verirse ( veya Allah yolunda harcama yaparsa ) bilsin ki ; Allah bunun karşılığını, mükâfaatını kat kat fazlasıyla öder. Rızkı daraltan da genişleten de Allah’tır ve O ‘na döndürüleceksiniz.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:110

    وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    Namazı kılın, zekâtı verin, kendiniz için önden ne hayır yollarsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı en iyi görendir!

  • Bakara 2:199

    ثُمَّ أَفِيضُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ ٱلنَّاسُ وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah'tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  • Enfâl 8:69

    فَكُلُوا۟ مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Bakara 2:43

    وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱرْكَعُوا۟ مَعَ ٱلرَّٰكِعِينَ

    Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle birlikte rükû edin.

  • Nûr 24:56

    وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

    Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Rasûle itaat edin ki size merhamet edilsin.

  • Hadîd 57:18

    إِنَّ ٱلْمُصَّدِّقِينَ وَٱلْمُصَّدِّقَٰتِ وَأَقْرَضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَٰعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ أَجْرٌ كَرِيمٌ

    Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır.

Müzzemmil Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ