Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- idmana çekilmiş ve zayıflatılmış atları el-Hafyâ'dan başlayıp Seniyyetu'l-Vedâ'ya kadar koşturtup yarıştırdı. Diğer defa da idmana çekilmemiş atları Seniyye'den tâ Benû Zurayk…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Erkek, kadının dört organı arasına çöküp sonra da onunla cinsel ilişkide bulunursa, gusül vacip olur.» Başka bir lafızda: «Meni gelmese dahi» olarak gelmektedir.
Abdullah b. Mesûd -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre O şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz kıldırdı.(hadisin ravilerinden) İbrahim: "Namazı artırdı mı, eksiltti mi bilmiyorum" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- selam verince O'na: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in şöyle söylediğini rivayet etmiştir: «Kim sabah namazından bir rekâti güneş doğmazdan önce kılabilirse, sabah namazına yetişmiş demektir. Kim de ikindi namazından bir rekâti güneş batmadan önce kılabilirse ikindi namazına…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kurbanlık devesini çekip götüren bir kimse gördü ve ona: «Deveye bin!» buyurdu. O zât: Bu kurbanlıktır (nasıl binerim)? dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bu (kurbanlık) deveye…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Fezâre oğullarından bir bedevi adam gelerek, Ey Allah'ın Rasûlü! Karım siyah bir çocuk dünyaya getirdi, (ne buyurursunuz?) dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Senin develerin var mı?»…
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başlayacağı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırdıktan sonra tekbir getirirdi. Rükûa eğilmek istediğinde yine ellerini aynı şekilde kaldırır ve rükûdan başını kaldırdığı zaman yine ellerini aynı şekilde kaldırır ve «Semiallahu limen…
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başladığında tekbir ve kıraat arasında kısa bir süre sükût ederdi. Dedim ki: Ey Allah’ın Rasûlü! Anam babam sana feda olsun, tekbir ile kıraat arasındaki sükût etmenizde ne okuyorsunuz? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu duayı okuyorum, dedi…
Ebû Katâde -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- öğle namazının farzını kılarken ilk iki rekatında Fatiha Sûresi'ni ve iki sure okurdu. Son iki rekâtta Fatiha Sûresi'ni okuyor ve bize bir ayet işittiriyordu. Birinci rekâtta, ikinci…
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: «İmam ancak kendisine uyulsun diye imamdır. Bu sebeple o tekbir alınca siz de tekbir alınız. Rükûa varınca, siz de rükû yapınız. "Semiallahu li men hamideh" derse, siz de "Rabbena leke’l-hamd" deyiniz. O secde ederse siz de…
وَأَصْلُهُ فِي اَلصَّحِيحَيْن ِ 1 . 1 - هو في البخاري (734)، ومسلم (417) ولفظه: "إنما جعل الإمام ليؤتم به، فإذا كبر فكبروا، وإذا ركع فاركعوا، وإذا قال: سمع الله لمن حمده. فقولوا: ربنا ولك الحمد، وإذا سجد فاسجدوا…
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre, "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- velânın satılmasını ve bağışlanmasını yasakladı."
Enes -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre, "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebubekir ve Ömer -radıyallahu anhum- namazlarına ''Elhamdulillahi Rabbilâlemin ile başlarlardı.'' Müslim bu hadise ilave olarak "Onlar, namazda kıraatın ne önünde ve ne de sonunda (bismillâhirrahmânirrahîm)…
عن أنس رضي الله عنه : أن النبي صلى الله عليه وسلم وأبا بكر وعمر كانوا يفتتحون الصلاة بـ﴿الحمد لله رب العالمين﴾. زاد مسلم: لا يذكرون: ﴿بسم الله الرحمن الرحيم﴾ في أول قراءة ولا في آخرها. وفي رواية لأحمد والنسائي وابن…
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Cariyenin biri başı iki taş arasında ezilmiş bir şekilde bulundu. Bunu sana falanca falanca mı yaptı? diye sorulduğunda Yahudi bir kişi zikredildiğinde cariye başıyla evet işareti yaptı. Yahudiyi yakaladılar ve suçunu…
عن أنَسُ بنُ مالك رضي الله عنه قال: «أَنَّ جَارِيَةً وُجِدَ رَأْسُهَا مَرْضُوضاً بَيْنَ حَجَرَيْنِ، فَقِيلَ من فَعَلَ هَذَا بِك: فُلانٌ، فُلانٌ؟ حَتَّى ذُكِرَ يَهُودِيٌّ، فَأَوْمَأَتْ بِرَأْسِهَا، فَأُخِذَ الْيَهُودِيُّ…
Cabir b. Abdillah -radıyallahu anhuma- anlatıyor: “Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- umrâ'nın hibe edilen kimseye ait olacağı ile hükmetti.” Başka bir lafızda «Herhangi bir kimseye ve çocuklarına ömürlük bir mülk verilirse, o mülk verilen kimsenindir, verene dönmez; çünkü o öyle bir şey…
عن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال: «قضى رسول الله صلى الله عليه وسلم بالعُمْرَى لمن وهبت له». وفي لفظ: «من أُعمِر عمرى له ولعقبه؛ فإنها للذي أعطيها، لا ترجع إلى الذي أعطاها؛ لأنه أعطى عطاء وقعت فيه المواريث». وقال…
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle haber vermiştir: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Hac maksadıyla yola çıktık. Serif denilen yere geldiğimizde ben aybaşı oldum ve ağlıyordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ne oldu sana! Aybaşı mı oldun?»…
Ebû Hureyre –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah Teâlâ Mekke'nin fethini Rasûlü'ne nasip ettiği zaman Huzâalılar, Câhiliyet günlerinde öldürülmüş bir Huzâalı adama karşılık Leysoğulları'ndan bir kimseyi Mekke'nin fethi yılında öldürmüşlerdi. Rasûlullah –sallallahu…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- merfu olarak rivayet ediyor: «Dul kadın emri alınmadan evlendirilemez. Bekar kıza izni sorulmadan evlendirilemez.» Ey Allah'ın Rasûlü! Bekar kızın izni nasıldır? diye sorulunca, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de; «Onun izni, sükut etmesidir/susmasıdır.» diye…
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: "Kim, kendisi ile bir başkası arasında (ortak) olan bir köledeki kendine mahsus hisseyi azad ederse, köleye onun malından adilane bir kıymet biçilir, ne eksik ne de fazla. Sonra,onun malından…
Ebu Said el-Hudrî -radıyallahu anh- merfu olarak anlatıyor: «Altını altınla satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmayarak misli misline (yânî müsâvî surette) satınız. Gümüşü de gümüşle satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmaksızın misli misline (müsâvî…
Abdullah b. Abbas -radıyallahuy anhumâ- anlatıyor: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- Medine’ye geldiğinde insanlar selem meyvede (hurma) satışını bir, iki ve üç sene vadeli bir şekilde yapıyorlardı. Bunun üzerine Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Her kim hurmada selem suretiyle…
İbn Ömer –radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ömer –radıyallahu anh- Hayber’de bir araziye sahip olmuştu. Sonra Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelip o araziyi nasıl kullanacağı hususunda istişare ederek: Yâ Rasûlallah! Ben Hayber'de öyle bir araziye sahip…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan: "Hüzeyl'den iki kadın kavga etti; biri diğerine bir taş atıp hem onu, hem de karnındaki cenini öldürdü. Davaları Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e aksetti. Cenini için, bir erkek köle veya cariye diyetine hükmetli. Ölen kadının diyetinin de Öldürenin ailesi…
اقْتَتَلَتِ امْرَأَتَانِ مِنْ هُذَيْلٍ فَرَمَتْ إِحْدَاهُمَا الأُخْرَى بِحَجَرٍ فَقَتَلَتْهَا وَمَا فِي بَطْنِهَا فَاخْتَصَمُوا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ…
Abdurrahman b. Ebi Bekre der ki:Babam, (Sicistân'da kadı olan Oğlu Ubeydullah'a hitaben) bana şu mektubu yazdırdı:,Öfkeli iken, davacılann/bir davada birbirine zıt iki hüküm konusunda (kesinlikle) hüküm verme. Çünkü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i:Hiçbir kimse, öfkeli iken, hasımlar…
Zeyd b. Halid El-Cüheni -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e kayıp altın ve gümüşün buluntusundan soruldu. Dedi ki: «Kabını (kesesini) ve bağını belle sonra onu bir sene tanıt. Eğer sahibini bilmezsen o takdirde sen onu harca ve…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Necd tarafına bir süvârî müfrezesi gönderdi. Bu müfreze Benû Hanîfe kabilesinden Sumâme b. Usâl denilen bir kişiyi esîr edip getirdiler ve onu mescidin direklerinden birisine bağladılar. Akabinde Rasûlullah…
Adiy b. Hâtim -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e dedim ki: Ey Allah'ın Rasûlü! Ben öğretilmiş köpekleri gönderiyorum. Onlar da benim için av yakalıyorlar. Onun (köpeğimin) üzerine Allah'ın adını anıyorum dedim. O (Nebi…
Aişe -radıyallahu anha-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre o şöyle demiştir: Ben ve Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı bir kaptan yıkanırdık. Ellerimiz kapta birbirine karışırdı. Başka bir rivâyette; "Ellerimiz buluşurdu." demiştir.
أَغْتَسِلُ أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم مِنْ إِنَاءٍ وَاحِدٍ تَخْتَلِفُ أَيْدِينَا فِيهِ مِنَ الْجَنَابَةِ .