İçeriğe geç

İslam fıkhı ile ilgili hadislerSayfa 17

Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

Bu konuda 12.084 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 1536 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Mişkâtü'l-Mesâbîh 3127

«Dul kadın kendisi için velisinden daha ziyade hak sahibidir. Kızdan ise nefsi hakkında izin istenir; onun izni de susmasıdır.»

İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Dul kadın kendisi için velisinden daha ziyade hak sahibidir. Kızdan ise nefsi hakkında izin istenir; onun izni de susmasıdır.»

وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «الْأَيِّمُ أَحَقُّ بِنَفْسِهَا مِنْ وَلِيِّهَا وَالْبِكْرُ تَسْتَأْذِنُ فِي نَفْسِهَا وَإِذْنُهَا صِمَاتُهَا» . وَفِي رِوَايَةٍ: قَالَ…

Râvi: İbn Abbâs + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1442b

“Bir ara, kişinin çocuğuna süt emziren eşiyle yatmasını yasaklamayı düşündüm, sonra baktım ki Fars ve Rumlar bu işi yapıyor ve çocukları bundan hiç bir zarar görmüyorlar."

Ukaşe'nin kız kardeşi, Cüdâme binti Vehb şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir takım insanların arasındayken yanına vardım şöyle buyuruyordu: “Bir ara, kişinin çocuğuna süt emziren eşiyle yatmasını yasaklamayı düşündüm, sonra baktım ki Fars ve Rumlar bu işi yapıyor ve…

لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ أَنْهَى عَنِ الْغِيلَةِ فَنَظَرْتُ فِي الرُّومِ وَفَارِسَ فَإِذَا هُمْ يُغِيلُونَ أَوْلاَدَهُمْ فَلاَ يَضُرُّ أَوْلاَدَهُمْ ذَلِكَ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ سَأَلُوهُ عَنِ الْعَزْلِ فَقَالَ رَسُولُ…

Râvi: Judâma al-Asadiyya + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2003a

Her sarhoşluk veren şey içkidir ve her sarhoşluk veren şey haramdır. Bir kimse içkiyi dünyada içer de ona devam ederek tövbe etmeden ölürse; ahirette onu içemez

«Her sarhoşluk veren şey içkidir ve her sarhoşluk veren şey haramdır. Bir kimse içkiyi dünyada içer de ona devam ederek tövbe etmeden ölürse; ahirette onu içemez.»

كُلُّ مُسْكِرٍ خَمْرٌ وَكُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ وَمَنْ شَرِبَ الْخَمْرَ فِي الدُّنْيَا فَمَاتَ وَهُوَ يُدْمِنُهَا لَمْ يَتُبْ لَمْ يَشْرَبْهَا فِي الآخِرَةِ ‏"

Râvi: Abdullah b. Ömer + 30 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 831

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize üç vakitte namaz kılmamızı ve ölülerimizi defnetmemizi yasaklardı

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize üç vakitte namaz kılmamızı ve ölülerimizi defnetmemizi yasaklardı: Güneş doğmaya başlayıp yükselinceye kadar; Güneş tam tepedeyken (Zeval vaktinde) batıya doğru meyledinceye kadar ve Güneş sarardıktan sonra tamamen batıncaya kadar.

ثَلاَثُ سَاعَاتٍ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْهَانَا أَنْ نُصَلِّيَ فِيهِنَّ أَوْ أَنْ نَقْبُرَ فِيهِنَّ مَوْتَانَا حِينَ تَطْلُعُ الشَّمْسُ بَازِغَةً حَتَّى تَرْتَفِعَ وَحِينَ يَقُومُ قَائِمُ…

Râvi: Ukbe b. Âmir + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 938c

Hiçbir kadının, bir ölünün ardından üç günden fazla yas tutması helâl değildir. Ancak kocası için dört ay on gün yas tutar

«Hiçbir kadının, bir ölünün ardından üç günden fazla yas tutması helâl değildir. Ancak kocası için dört ay on gün yas tutar. Bu süre içinde boyanmış elbise giymez; yalnızca Yemen'de dokunan çizgili ('asab) kumaştan yapılmış elbiseyi giyebilir. Gözüne sürme çekmez ve güzel koku sürünmez. Ancak…

لاَ تُحِدُّ امْرَأَةٌ عَلَى مَيِّتٍ فَوْقَ ثَلاَثٍ إِلاَّ عَلَى زَوْجٍ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا وَلاَ تَلْبَسُ ثَوْبًا مَصْبُوغًا إِلاَّ ثَوْبَ عَصْبٍ وَلاَ تَكْتَحِلُ وَلاَ تَمَسُّ طِيبًا إِلاَّ إِذَا طَهُرَتْ…

Râvi: Ümmü Atiyye + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 985b

Biz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem aramızda iken fıtır sadakasını; küçük-büyük, hür-köle her bir kişi için bir sâ' yiyecek, veya bir sâ' keş (kurutulmuş peynir), veya bir sâ' arpa, veya bir sâ' hurma, ya da bir sâ' kuru üzüm olarak verirdik

Biz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem aramızda iken fıtır sadakasını; küçük-büyük, hür-köle her bir kişi için bir sâ' yiyecek, veya bir sâ' keş (kurutulmuş peynir), veya bir sâ' arpa, veya bir sâ' hurma, ya da bir sâ' kuru üzüm olarak verirdik. Muâviye b. Ebî Süfyân -radıyallahu anhuma- hac…

نُخْرِجُ إِذْ كَانَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم زَكَاةَ الْفِطْرِ عَنْ كُلِّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ حُرٍّ أَوْ مَمْلُوكٍ صَاعًا مِنْ طَعَامٍ أَوْ صَاعًا مِنْ أَقِطٍ أَوْ صَاعًا مِنْ شَعِيرٍ أَوْ صَاعًا مِنْ…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 18 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1541

Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- beş vesk (612 kg) altında yahut da beş vesklik miktarda olarak arâyâ (ariyye kelimesinin çoğuludur, taze hurmanın henüz ağacın dalında iken ölçü-tartı kullanmaksızın tahmin yoluyla kuru hurma karşılığında alınıp satılmasıdır) satışına izin verdi.

Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- beş vesk (612 kg) altında yahut da beş vesklik miktarda olarak arâyâ (ariyye kelimesinin çoğuludur, taze hurmanın henüz ağacın dalında iken ölçü-tartı kullanmaksızın tahmin yoluyla kuru hurma…

رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا فِيمَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ أَوْ فِي خَمْسَةِ -

Râvi: Ebû Hureyre + 9 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1749

"Beytullâh'ı soluna, Mina'yı sağına alıp şöyle demiştir: Bu yer Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Bakara Suresi'nin indirildiği yerdir."

Abdurrahman b. Yezîd en-Nehai'nin rivayet ettiğine göre o, İbn Mesud ile birlikte haccetmiş ve İbn Mesud'u Akabe Cemresi'ne yedi çakıl taşı atarken görmüştür. (İbn Mesud) Beytullah'ı soluna Mina'yı sağına alıp şöyle demiştir: "Bu yer Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Bakara Suresi'nin…

فَرَآهُ يَرْمِي الْجَمْرَةَ الْكُبْرَى بِسَبْعِ حَصَيَاتٍ، فَجَعَلَ الْبَيْتَ عَنْ يَسَارِهِ، وَمِنًى عَنْ يَمِينِهِ، ثُمَّ قَالَ هَذَا مَقَامُ الَّذِي أُنْزِلَتْ عَلَيْهِ سُورَةُ الْبَقَرَةِ‏.‏

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 3901

Âişe -radıyallahu nhâ- şöyle demiştir:Sâd Hendek savaşında yaralandı.Ona Hıbbân b. Arika denilen Kureyşli bir adam ok attı.O kişi de Hıbbân b. Kays,Muays b. Âmir b. Lueyoğullarından olup kolundaki atar damardan yaraladı.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu yakınında olup ziyaret etmesi için mescide bir çadır kurdurdu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hendek harbinden (Medine'deki evine) dönüp geldiğinde, silâhını çıkarıp yerine koymuş ve yıkanmıştı. Bu sırada Cibrîl -aleyhi's-selâm- Peygamber'e geldi o sırada başındaki tozu silkeliyordu.Sen silâhını çıkarmışsın! Vallahi biz melekler henüz silâhlarımızı çıkarmadık. Haydi, onlara doğru yola çık! dedi.Peygamber: "Nereye doğru çıkıyoruz?" diye sordu. Cibril, Kurayzaoğullarının yurdunu işaret ederek: İşte şuraya! Dedi. Bunun üzerine Peygamber, Kurayza oğulları'na doğru hareket etti. Muhasaranın sonunda bunlar. Rasûlullah'ın hükmüme inip boyun eğdiler. Rasûlullah da bunlar hakkında'bir hüküm vermesini Sa'd b. Muâz'a havale etti. Sa'd da:Ben onlar hakkında şöyle hüküm veriyorum: Bunların harb edenleri Öldürülür. Kadınları ve çocukları esîr edilir, malları da taksîm olunur, dedi. Hişâm şöyle demiştir: Bana babam Urve, Âişe'den şöyle haber verdi: Sa'd ibn Muâz (Kurayza oğulları hakemliği ettiği günden evvelki gecede): Yâ Allah! Sen bilirsin ki, Rasûlü'nü tekzîb eden, vatanından çıkaran kavim kadar kendilerine harb ve cihâd etmek istediğim hiç bir kimse yoktur. Yâ Allah! Öyle zannediyorum ki, bizimle onların arasında artık yapılacak harb kalmamıştır. Şayet Kureyş ile başka bir harbimiz daha kaldı ise, Sen'in yolunda onlarla cihâd edeyim diye beni hayâtta bırak. Eğer aramızda harb kalmamış ise, bu yaramı deş de bu yüzden bana şehîdlik nasîb et! diye duâ etmiştir. Müteakiben boyun damarına kadar gelen şişlik deşildi. Mescid de Gıfâr oğulları'ndan bâzı kimselere âit bir çadır daha vardı. İşte bu Gıfârîler kendi hâllerinde oturup dururlarken bir de bakmışlar ki, kendilerine doğru kan akıp geliyor. Onlar: Ey çadır ehli! Sizin tarafınızdan bize doğru gelen bu kan nedir? Dediler. Meğer Sa'd'ın yarası akıp dururmuş. İşte Sa'd -radıyallahu anh- bu yaradan dolayı öldü.Sahih-i Buhârî.

Âişe -radıyallahu nhâ- şöyle demiştir:Sâd Hendek savaşında yaralandı.Ona Hıbbân b. Arika denilen Kureyşli bir adam ok attı.O kişi de Hıbbân b. Kays,Muays b. Âmir b. Lueyoğullarından olup kolundaki atar damardan yaraladı.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu yakınında olup ziyaret etmesi için…

اللَّهُمَّ إِنَّكَ تَعْلَمُ أَنَّهُ لَيْسَ أَحَدٌ أَحَبَّ إِلَىَّ أَنْ أُجَاهِدَهُمْ فِيكَ مِنْ قَوْمٍ كَذَّبُوا رَسُولَكَ صلى الله عليه وسلم وَأَخْرَجُوهُ، اللَّهُمَّ فَإِنِّي أَظُنُّ أَنَّكَ قَدْ وَضَعْتَ الْحَرْبَ…

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 434

Onlar öyle bir topluluktur ki, içlerinden salih bir kul ya da salih bir adam öldüğünde onun kabrinin üzerine mescit bina eder,

Ümmü Seleme -radıyallahu anha- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Habeşistan'da ismi Mâriya olan bir kilise gördüğünü zikretti. Ona bu kilisenin içinde gördüğü resimlerden bahsetti. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Onlar öyle bir topluluktur ki…

أُولَئِكَ قَوْمٌ إِذَا مَاتَ فِيهِمُ الْعَبْدُ الصَّالِحُ ـ أَوِ الرَّجُلُ الصَّالِحُ ـ بَنَوْا عَلَى قَبْرِهِ مَسْجِدًا، وَصَوَّرُوا فِيهِ تِلْكَ الصُّوَرَ، أُولَئِكَ شِرَارُ الْخَلْقِ عِنْدَ اللَّهِ ‏"

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 516

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kendi kızı Zeynep'ten olan torunu Umâme'yi taşıyarak namaz kılardı.

Ebû Katâde el-Ensârî -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre (O, şöyle demiştir): Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kendi kızı Zeynep'ten olan torunu Umâme'yi taşıyarak namaz kılardı. Ebû'l-Âs İbnu'r-Rabî' İbn Abdişşems -radıyallahu anh-'tan gelen bir rivayette: ''Şöyle ki, secdeye…

يُصَلِّي وَهْوَ حَامِلٌ أُمَامَةَ بِنْتَ زَيْنَبَ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلأَبِي الْعَاصِ بْنِ رَبِيعَةَ بْنِ عَبْدِ شَمْسٍ، فَإِذَا سَجَدَ وَضَعَهَا، وَإِذَا قَامَ حَمَلَهَا‏.‏

Râvi: Ebû Katâde + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Şerhli hadisler 5216

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza tekbirle başlar, kıraate de "Elhamdulillahi Rabbi'l-Alemin" ile başlardı. Rüku ettiğinde başını eğmez ve dikmezdi de ancak ikisinin arasında tutardı.

Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza tekbirle başlar, kıraate de "Elhamdulillahi Rabbi'l-Alemin" ile başlardı. Rüku ettiğinde başını eğmez ve dikmezdi de ancak ikisinin arasında tutardı. Rükudan başını doğrulttuğunda sırtı dimdik olmadan secdeye…

عن عائشة رضي الله عنها قالت: «كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يَسْتَفْتِحُ الصلاةَ بالتكبير، والقراءةَ بـ«الحمد لله رب العالمين» وكان إذا ركع لم يُشْخِصْ رأسه ولم يُصَوِّبْهُ ولكن بَيْن ذلك، وكان إذا رفَع رأسَه مِن…

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1549

Esmâ -radıyallahu anhâ- şöyle dedi: Bir kadın:Ey Allah'ın Rasûlü! Benim bir kumam var. Kocamın bana vermediği bir şeyi, verdi diye kumama karşı gösteriş yapsam, bunun bana bir günahı olur mu? diye sordu. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:"Kendisine verilmemiş bir şey ile doymuş görünen kişi, iki sahte elbise giyerek gösteriş yapan kimse gibidir" buyurdu.''

Esmâ -radıyallahu anhâ- şöyle dedi: Bir kadın:Ey Allah'ın Rasûlü! Benim bir kumam var. Kocamın bana vermediği bir şeyi, verdi diye kumama karşı gösteriş yapsam, bunun bana bir günahı olur mu? diye sordu. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:"Kendisine verilmemiş bir şey ile doymuş…

"‏المتشبع بما لم يعطَ كلابس ثوبي زور‏"

Râvi: Asmâ bint Abu Bakr + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 206

“Kim bir karış mikdarı bir yere haksız olarak zulümle sahip olursa, o yerin yedi katı boynuna geçirilir.”

Âişe -radıyallahu anha’ dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Kim bir karış mikdarı bir yere haksız olarak zulümle sahip olursa, o yerin yedi katı boynuna geçirilir.”

وعن عائشة رضي الله عنها أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “من ظلم قيد شبر من الأرض طوقه من سبع أرضين” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 288a

"Rasûlullah -sallallahu ve sellem-’in elbisesine bulaşan meniyi yıkıyordum. O, elbisesinde ıslak kısım (kurumamış) olsa dahi namaza giderdi."

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: “Ben Rasûlullah -sallallahu ve sellem-’in elbisesine bulaşan meniyi yıkıyordum. O, elbisesinde ıslak kısım (kurumamış) olsa dahi namaza giderdi. Başka bir rivayette şöyle gelmiştir: ''Kurumuş meni bulaşığını Rasûlullah…

أَفْرُكُهُ مِنْ ثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرْكًا فَيُصَلِّي فِيهِ ‏.‏

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 539a

Biz­ler (önceleri) namazda iken konuşurduk. Öyle ki bizden bir adam yanıbaşında namaz kılan arkadaşıyla konuşurdu. Bu hal, "Ve Allah'a, saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun!" ayeti ininceye kadar devam etti. Bu ayet inince susmakla emrolunduk, (artık namazda) konuşmaktan men olunduk.

Zeyd b. Erkam -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz­ler (önceleri) namazda iken konuşurduk. Öyle ki bizden bir adam yanıbaşında namaz kılan arkadaşıyla konuşurdu. Bu hal, "Ve Allah'a, saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun!" ayeti ininceye kadar devam etti…

كُنَّا نَتَكَلَّمُ فِي الصَّلاَةِ يُكَلِّمُ الرَّجُلُ صَاحِبَهُ وَهُوَ إِلَى جَنْبِهِ فِي الصَّلاَةِ حَتَّى نَزَلَتْ ‏‏{‏ وَقُومُوا لِلَّهِ قَانِتِينَ‏}‏ فَأُمِرْنَا بِالسُّكُوتِ وَنُهِينَا عَنِ الْكَلاَمِ ‏

Râvi: Zeyd b. Erkam + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1035

Ben senin koyunu ve kır hayatını sevdiğini görüyorum. Koyunlar arasında iken

Abdullah b. Abdurrahman b. Ebû Sa‘sa'a'dan rivayet edildiğine göre, Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh- ona şöyle dedi: “Ben senin koyunu ve kır hayatını sevdiğini görüyorum. Koyunlar arasında veya kırda iken, namaz için ezan okuduğunda sesini iyice yükselt. Çünkü müezzinin sesinin ulaştığı yere…

"‏إني أراك تحب الغنم والبادية فإذا كنت في غنمك- أو باديتك- فأذنت للصلاة، فارفع صوتك بالنداء، فإنه لا يسمع مدى صوت المؤذن جن، ولا إنس، ولا شيء، إلا شهد له يوم القيامة‏"

+ 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1204

«On şey fıtrattandır: Bıyıkları kesmek, sakalı salıvermek, misvak kullanmak, su çekerek burnu temizlemek, tırnakları kesmek, parmak üzerindeki eklemlerde kirlerin barınabileceği yerleri yıkamak, koltuk altındaki kılları yolmak/gidermek, kasıkları tıraş etmek, küçük abdest ve büyük abdest mahallerini yıkamaktır.»

Âişe -radıyallahu anha-'dan merfû olarak rivayet edilen bir hadiste şöyle haber verilmiştir: «On şey fıtrattandır: Bıyıkları kesmek, sakalı salıvermek, misvak kullanmak, su çekerek burnu temizlemek, tırnakları kesmek, parmak üzerindeki eklemlerde kirlerin barınabileceği yerleri yıkamak, koltuk…

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏عشر من الفطرة‏:‏ قص الشارب، وإعفاء اللحية، والسواك، واستنشاق الماء، وقص الأظفار، وغسل البراجم، ونتف الإبط، وحلق العانة، وانتقاص الماء‏"‏ ‏(‏‏(‏قال…

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Mişkâtü'l-Mesâbîh 482

"Kedi necis değildir! O sizin çevrenizde dönüp, dolaşanlardandır."

Kebşe bintu Ka’b b. Malik anlatıyor, -kendisi Ebu Katâde'nin oğlunun nikâhı altında idi- Ebu Katâde yanına girdi. Kebşe ona abdest suyu döktü. Derken bir kedi geldi ve abdest suyundan içti. Ebu Katâde iyice içmesi için su kabına ona doğru meyil ettirdi. Kebşe dedi ki: Ebu Katâde, benim kendisine…

وَعَن كَبْشَة بنت كَعْب بن مَالك وَكَانَتْ تَحْتَ ابْنِ أَبِي قَتَادَةَ: أَنَّ أَبَا قَتَادَة دخل فَسَكَبَتْ لَهُ وَضُوءًا فَجَاءَتْ هِرَّةٌ تَشْرَبُ مِنْهُ فَأَصْغَى لَهَا الْإِنَاءَ حَتَّى شَرِبَتْ قَالَتْ كَبْشَةُ…

+ 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3017

‘Allah’ın azabıyla cezalandırmayın

Ali -radıyallahu anh- bazı kimseleri ateşte yakarak cezalandırdı. Bu olay İbn Abbâs -radıyallahu anh-'a ulaşınca şöyle dedi: Eğer onları cezalandıran ben olsaydım, onları ateşte yakmazdım. Çünkü Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: ‘Allah’ın azabıyla cezalandırmayın. İbn Abbâs Ben…

لاَ تُعَذِّبُوا بِعَذَابِ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ وَلَقَتَلْتُهُمْ كَمَا قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ بَدَّلَ دِينَهُ فَاقْتُلُوهُ ‏"

Râvi: İbn Abbâs + 13 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 5269

Şüphesiz ki Yüce Allah ümmetim için içinden geçirdikleri şeyleri fiilen yapmadıkları yahut dilleriyle konuşmadıkları müddetçe affetmiştir

«Şüphesiz ki Yüce Allah ümmetim için içinden geçirdikleri şeyleri fiilen yapmadıkları yahut dilleriyle konuşmadıkları müddetçe affetmiştir.»

تَجَاوَزَ عَنْ أُمَّتِي مَا حَدَّثَتْ بِهِ أَنْفُسَهَا، مَا لَمْ تَعْمَلْ أَوْ تَتَكَلَّمْ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 16 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 1894

«Beytullah’ı gündüz veya gece herhangi bir saatte ziyaret edip namaz kılan kimseyi sakın menetmeyin.»

Cübeyr b. Mut’im -radıyallahu anh- anlatıyor: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: «Beytullah’ı gündüz veya gece herhangi bir saatte ziyaret edip namaz kılan kimseyi sakın menetmeyin.»

لاَ تَمْنَعُوا أَحَدًا يَطُوفُ بِهَذَا الْبَيْتِ وَيُصَلِّي أَىَّ سَاعَةٍ شَاءَ مِنْ لَيْلٍ أَوْ نَهَارٍ ‏"

Râvi: Cubeyr b. Mut'im + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 390

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den merfu olarak yapılan rivayette diyor ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazda iken iki siyahın (yılan ve akrebin) öldürülmesini emretti.Sünen-i Ebû Dâvûd.

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den merfu olarak yapılan rivayette diyor ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazda iken iki siyahın (yılan ve akrebin) öldürülmesini emretti.

أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِقَتْلِ الأَسْوَدَيْنِ فِي الصَّلاَةِ الْحَيَّةُ وَالْعَقْرَبُ ‏.‏

Râvi: Ebû Hureyre + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1301b

''Allah'ım saçını (kazıtarak) tıraş edenlere rahmet et diye dua etti.Sahabiler: Ey Allah'ın Rasulü! Kısaltanlara da (Allah'ın rahmetini dile) dediler. Allah'ım saçını tıraş edenlere rahmet et diye dua etti.Sahabiler: Ey Allah'ın Rasulü! Kısaltanlara da (Allah'ın rahmetini dile) dediler. Allah'ım saçını tıraş edenlere rahmet et diye dua etti.Sahabiler: Ey Allah'ın Rasulü! Kısaltanlara da (Allah'ın rahmetini dile) dediler. (Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:) Saçlarını kısaltanlara da Allah rahmet eylesin buyurdu.''

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre:Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ''Allah'ım saçını (kazıtarak) tıraş edenlere rahmet et! diye dua etti.Sahabiler: Ey Allah'ın Rasulü! Kısaltanlara da (Allah'ın rahmetini dile) dediler. Allah'ım saçını tıraş edenlere rahmet et…

اللَّهُمَّ ارْحَمِ الْمُحَلِّقِينَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا وَالْمُقَصِّرِينَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ ارْحَمِ الْمُحَلِّقِينَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا وَالْمُقَصِّرِينَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ وَالْمُقَصِّرِينَ ‏"

Râvi: Abdullah b. Ömer + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1332

"Nebi -sallalahu aleyhi ve sellem-'in arkasında nifas halinde ölmüş olan bir kadının cenaze namazını kıldım da, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, cenazenin orta kısmında durdu."

Semera b. Cundüp -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Nebi -sallalahu aleyhi ve sellem-'in arkasında nifas halinde iken ölmüş olan bir kadının cenaze namazını kıldım da, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cenazenin orta kısmında durdu."

صَلَّيْتُ وَرَاءَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى امْرَأَةٍ مَاتَتْ فِي نِفَاسِهَا فَقَامَ عَلَيْهَا وَسَطَهَا‏.‏

Râvi: Samura + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 373

«Benim bu hamîsamı/nakışlı elbisemi Ebû Cehm'e götürün; Ebû Cehm'in düz kumaş elbisesini bana getirin. Çünkü bu hamîsa demin beni namazımdan alıkoydu.»

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- nakışları olan bir hamîsa/elbise içinde namaz kıldı ve çizgilerine şöyle bir baktı. Namazdan çıktıktan sonra: «Benim bu hamîsamı Ebû Cehm'e götürün; Ebû Cehm'in düz kumaş elbisesini bana getirin. Çünkü bu hamîsa…

اذْهَبُوا بِخَمِيصَتِي هَذِهِ إِلَى أَبِي جَهْمٍ وَائْتُونِي بِأَنْبِجَانِيَّةِ أَبِي جَهْمٍ، فَإِنَّهَا أَلْهَتْنِي آنِفًا عَنْ صَلاَتِي ‏"

Râvi: Âişe + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 394

Tuvalete gittiğiniz zaman, önünüzü ve arkanızı kıbleye doğru dönmeyin. Doğuya yahut batıya dönün

«Tuvalete gittiğiniz zaman, önünüzü ve arkanızı kıbleye doğru dönmeyin. Doğuya yahut batıya dönün.» Ebû Eyyûb -radıyallahu anh- şöyle dedi: "Şam’a geldiğimiz vakit tuvaletleri kıble cihetine doğru yapılmış bulduk. Tuvalete girince mümkün olduğu kadar başka yöne yöneliyor ve Allah Teâlâ’ya istiğfar…

إِذَا أَتَيْتُمُ الْغَائِطَ فَلاَ تَسْتَقْبِلُوا الْقِبْلَةَ وَلاَ تَسْتَدْبِرُوهَا، وَلَكِنْ شَرِّقُوا أَوْ غَرِّبُوا ‏"

Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6892

«Biriniz, kardeşinin elini erkek deve gibi ısırıyor! Sana di­yet yoktur.»

İmrân b. Husayn -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Bir adam bir adamın elini ısırdı. Adam elini ağzından çe­kince ön dişlerinden ikisi söküldü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e başvurdular. Buyurdu ki: «Biriniz, kardeşinin elini erkek deve gibi ısırıyor! Sana di­yet…

يَعَضُّ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ كَمَا يَعَضُّ الْفَحْلُ، لاَ دِيَةَ لَكَ ‏"

Râvi: İmrân b. Husayn + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 803

Nefsini elinde olana yemin olsun ki, "Muhakkak ki sizden; namazı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in namazına en çok benzeyen benim. Dünyadan ayrılana kadar kıldığı namaz buydu

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ramazan ayında ve diğer zamanlarda, farz ve diğer bütün namazlarda tekbir getirirdi. Namaza kalkınca, ayakta durduğu zaman tekbir getirir, sonra rükû ederken de tekbir getirirdi. Sonra «Semi'allahu Limen Hamideh» deyip rükûdan kalkarak belini doğrultunca…

يُكَبِّرُ فِي كُلِّ صَلاَةٍ مِنَ الْمَكْتُوبَةِ وَغَيْرِهَا فِي رَمَضَانَ وَغَيْرِهِ، فَيُكَبِّرُ حِينَ يَقُومُ، ثُمَّ يُكَبِّرُ حِينَ يَرْكَعُ، ثُمَّ يَقُولُ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ‏.‏ ثُمَّ يَقُولُ رَبَّنَا…

Râvi: Ebû Hureyre + 7 başka rivayet Şerhli

5 Kasım 2026 Perşembe 25 جمادى الأولى 1448 هـ