İçeriğe geç

İslam fıkhı ile ilgili hadislerSayfa 14

Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

Bu konuda 12.084 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 1536 tanesi Türkçe çevirili.

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1666

Ebu Musa (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ölen herhangi bir kimsenin arkasından ağlayıcılar; ey kendisine güvenip dayandığımız adam, ey efendimiz diye onu övmeye başladıkları vakit o kimsenin başına iki melek…

"‏ما من ميت يموت، فيقوم باكيهم، فيقول‏:‏ واجبلاه، وأسيداه، أو نحو ذلك إلا وكل به ملكان يلهزانه‏:‏ أهكذا كنت‏؟‏‏!‏‏"

Râvi: Ebû Mûsâ el-Eş'arî + 2 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 968

Enes (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir yerde konakladığımız zaman develerin yüklerini çözüp eğerlerini alıp onları rahatlatmadan namaza durmazdık. (Ebu Davud, Cihad 44)

وعن أنس، رضي الله عنه، قال‏:‏ كنا إذا نزلنا منزلا لا نسبح حتي نحل الرحال‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد علي شرط مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وقوله‏:‏ ‏ ‏لا نسبح‏ ‏‏:‏ أي لا نصلي النافلة، ومعناه‏:‏ أنا -مع حرصنا علي الصلاة- لا نقدمها…

+ 2 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1665

Tabiinden Üseyd ibni Ebu Useyd'den nakledildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e biat eden kadınlardan biri şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) İslam üzere aldığı biatta emirlere karşı gelmeyeceğimize, felaket anında yüz göz tırmalamayacağımıza, bağırıp…

وعن أسيد بن أبي أسيد التابعي عن امرأة من المبايعات قالت‏:‏ كان فيما أخذ علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم، في المعروف الذي أخذ علينا أن لا نعصيه فيه‏:‏ أن لا نخمش وجهًا، ولا ندعو ويلا، ولا نشق جيبًا، وأن لا ننشر…

+ 1 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1699

Amr ibni Şuayb'ın babası aracılığı ile dedesinden aktardığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Mescidde alışveriş yapmaktan, yitik soruşturmaktan ve şiir okumaktan insanları menetmiştir. (Ebu Davut, Salat, 214; Tirmizi, Büyu, 75)

وعن عمرو بن شعيب، عن أبيه، عن جده رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن الشراء والبيع في المسجد، وأن تنشد فيه ضالة، أو ينشد فيه شعر‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود، والترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏

+ 1 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1049

Cündüb ibni Süfyan (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Sabah namazını kılmak suretiyle güne başlayan kimse Allah'ın himayesine girmiş olur. Ey Adem oğlu Allah seni sana yüklediği bir görevden dolayı sorguya çekmesin.” (Buhari…

"‏من صلى الصبح فهو في ذمة الله فانظر يابن آدم، لا يطلبنك الله من ذمته بشيء‏"

Râvi: Jundab ibn Abdullah + 1 başka rivayet

Sahih Şerhli hadisler 4722

Eğer insanlar yalnızca iddialarıyla (delilsiz) haklı kabul edilselerdi, bazı kimseler başkalarının mallarını ve kanlarını (canlarını) talep ederdi. Ancak, delil getirmek iddia sahibine, yemin etmek ise inkâr eden kişiye aittir

«Eğer insanlar yalnızca iddialarıyla (delilsiz) haklı kabul edilselerdi, bazı kimseler başkalarının mallarını ve kanlarını (canlarını) talep ederdi. Ancak, delil getirmek iddia sahibine, yemin etmek ise inkâr eden kişiye aittir.»

عَن ابنِ عباسٍ رضي الله عنهما أنَّ رسولَ اللهِ صلي الله عليه وسلم قال: «لَو يُعطَى النّاسُ بدَعواهُم لادَّعَى رِجالٌ أموالَ قَومٍ ودِماءَهُم، ولَكِنَّ البَيِّنَةَ على المُدَّعِى، واليَمينَ على مَن أنكَرَ».

Râvi: İbn Abbâs + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 3445

Hristiyanların Meryem oğlu İsa'yı yücelttikleri (ve aşırı derecede övdükleri) gibi siz de beni yüceltmeyiniz (ve övmek de aşırı gitmeyiniz). Ben ancak Allah'ın kuluyum. (Benim için) Allah'ın kulu ve rasûlü deyiniz

«Hristiyanların Meryem oğlu İsa'yı yücelttikleri (ve aşırı derecede övdükleri) gibi siz de beni yüceltmeyiniz (ve övmek de aşırı gitmeyiniz). Ben ancak Allah'ın kuluyum. (Benim için) Allah'ın kulu ve rasûlü deyiniz.»

لاَ تُطْرُونِي كَمَا أَطْرَتِ النَّصَارَى ابْنَ مَرْيَمَ، فَإِنَّمَا أَنَا عَبْدُهُ، فَقُولُوا عَبْدُ اللَّهِ وَرَسُولُهُ ‏"

Râvi: Umar ibn al-Khattâb + 17 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 509

«İçinizden biri kendisini, gelen geçen insanlardan koruyacak bir sütreye karşı namaza durup da biri önünden geçmeye kalkacak olursa onu itip uzaklaştırsın; şayet dinlemez dayatırsa onunla mücadele etsin; çünkü o ancak bir şeytandır.»

Ebû Said -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İçinizden biri kendisini, gelen geçen insanlardan ko­ruyacak bir sütreye karşı namaza durup da biri önünden geçmeye kalkacak olursa onu itip uzaklaştırsın; şayet…

إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ إِلَى شَىْءٍ يَسْتُرُهُ مِنَ النَّاسِ، فَأَرَادَ أَحَدٌ أَنْ يَجْتَازَ بَيْنَ يَدَيْهِ فَلْيَدْفَعْهُ، فَإِنْ أَبَى فَلْيُقَاتِلْهُ، فَإِنَّمَا هُوَ شَيْطَانٌ ‏"

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 476a

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rukûdan belini doğrulttuğu zaman şöyle derdi: «Semi'allahu Limen Hamideh

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rukûdan belini doğrulttuğu zaman şöyle derdi: «Semi'allahu Limen Hamideh ''Allahümme Rabbena leke'l-hamd, mil'es-semavati ve mil'el-ardi ve mil'e ma şi'te min şey'in ba'du.»

رَفَعَ ظَهْرَهُ مِنَ الرُّكُوعِ قَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ اللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ مِلْءَ السَّمَوَاتِ وَمِلْءَ الأَرْضِ وَمِلْءَ مَا شِئْتَ مِنْ شَىْءٍ بَعْدُ ‏"

Râvi: Abdullah b. Ebî Evfâ + 17 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 979a

«Beş veskten daha az olan mahsulde zekât yoktur. En küçüğü üçer yaşında olan beş deveden azında da zekât yoktur. Beş ûkıyyeden daha az miktarda olan gümüşte zekât yoktur.»

Ebû Saîd El-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Beş veskten daha az olan mahsulde zekât yoktur. En küçüğü üçer yaşında olan beş deveden azında da zekât yoktur. Beş ûkıyyeden daha az miktarda olan gümüşte zekât yoktur.»

لَيْسَ فِيمَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ صَدَقَةٌ وَلاَ فِيمَا دُونَ خَمْسِ ذَوْدٍ صَدَقَةٌ وَلاَ فِيمَا دُونَ خَمْسِ أَوَاقٍ صَدَقَةٌ ‏"

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 34 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1650

«Herhangi biriniz ayakkabısının bağı koptuğu zaman onu onarıncaya kadar (bile olsa) tek ayakkabıyla gezmesin!»

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-: Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in; «Herhangi biriniz ayakkabısının bağı koptuğu zaman onu onarıncaya kadar (bile olsa) tek ayakkabıyla gezmesin!» buyurduğunu işittim, demiştir.

"‏إذا انقطع شسع نعل أحدكم، فلا يمشِ في الأخرى حتى يصلحها‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 36 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1587

«Fetihten sonra artık hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır. (Allah yolunda) Sefere çağrıldığınız zaman hemen katılın.»

Abdullah İbn Abbas -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Fetihten sonra artık hicret yoktur, fakat cihad ve niyet vardır. (Allah yolunda) Sefere çağrıldığınız zaman hemen katılın.» Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-…

إِنَّ هَذَا الْبَلَدَ حَرَّمَهُ اللَّهُ، لاَ يُعْضَدُ شَوْكُهُ، وَلاَ يُنَفَّرُ صَيْدُهُ، وَلاَ يَلْتَقِطُ لُقَطَتَهُ إِلاَّ مَنْ عَرَّفَهَا ‏"

Râvi: İbn Abbâs + 22 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2204

«Kim aşılanmış bir meyve ağacını satarsa, müşteri (kendisi için) şart koşmamışsa, (mal) satıcıya aittir.»

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim aşılanmış bir meyve ağacını satarsa, müşteri (kendisi için) şart koşmamışsa, (mal) satıcıya aittir.» Başka bir rivayette: «Kim (malı olan) bir köle satın…

مَنْ بَاعَ نَخْلاً قَدْ أُبِّرَتْ فَثَمَرُهَا لِلْبَائِعِ، إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"

Râvi: Abdullah b. Ömer + 20 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 239

«Sakın sizden biri durgun suya idrar yapıp, sonra da o suda yıkanmasın!»

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Sakın sizden biri, durgun suya idrar yapıp sonra da o suda yıkanmasın!" Başka bir rivayette: "Sizden biriniz cünüp iken durgun suda yıkanmasın!" şeklindedir.

لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي الْمَاءِ الدَّائِمِ الَّذِي لاَ يَجْرِي، ثُمَّ يَغْتَسِلُ فِيهِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 29 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6316

«Allâhummec‘al fî kalbî nûran ve fî basarî nuran ve fî sem‘î nûran ve an yemînî nûran ve an yesârî nûran ve fevkî nûran ve tahtî nûran ve emâmî nûran ve halfî nûran vec‘allî nûrân.» (Ey Allah’ım! Kalbimde bir nur, gözümde bir nur kıl. Kulağımda bir nur, sağımda bir nur, solumda bir nur kıl. Üstümde bir nur, altımda bir nur kıl. Önümde bir nur, arkamda bir nur kıl. Benim için (büyük) bir nur kıl)

İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: Meymûne'nin yanında geceledim. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kalktı ve hacetini giderdi.sonra yüzünü ve ellerini yıkadı. Sonra uyudu, sonra kalkıp kırbaya uzandı, onun bağını çözdü, sonra abdest aldı, ama abdest alırken suyu…

اللَّهُمَّ اجْعَلْ فِي قَلْبِي نُورًا، وَفِي بَصَرِي نُورًا، وَفِي سَمْعِي نُورًا، وَعَنْ يَمِينِي نُورًا، وَعَنْ يَسَارِي نُورًا، وَفَوْقِي نُورًا، وَتَحْتِي نُورًا، وَأَمَامِي نُورًا، وَخَلْفِي نُورًا، وَاجْعَلْ لِي…

Râvi: İbn Abbâs + 16 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 276a

"Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- yolcuya üç gün ve üç gece yolcu olmayana da bir gün ve bir gece mestlerin üzerine meshetme süresi verdi."

Şureyh b. Hâni dedi ki: Aişe –radıyallahu anha-’ya mestler üzerine mesh etmeyi sormaya geldim. Dedi ki: İbn Ebî Talib’e git, çünkü o Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yolculuk yapardı. Ona sorduk oda buyurdu ki: "Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- yolcuya üç gün ve üç gece…

ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ وَلَيَالِيَهُنَّ لِلْمُسَافِرِ وَيَوْمًا وَلَيْلَةً لِلْمُقِيمِ ‏.‏

Râvi: Ali + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 302

Yahudiler, bir kadın hayız olduğunda, onu evden çıkarırlar, onunla beraber (yemek) yemezler, içmezler ve aynı evde birlikte bulunmazlardı. Sahabeler Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorduklarında Allah Teâlâ: "Sana kadınların ay hâlini de sorarlar. De ki, O bir ezâdır. Onun için hayız zamanında kadınlardan ayrı kalın..." ayetini indirdi.

Enes -radıyallahu anh- demiştir ki; Yahudiler, bir kadın hayız olduğunda, onu evden çıkarırlar, onunla beraber yemezler, içmezler ve aynı evde birlikte bulunmazlardı. Sahabeler Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorduklarında Allah Teâlâ: "Sana kadınların ay hâlini de sorarlar. De ki: O bir…

اصْنَعُوا كُلَّ شَىْءٍ إِلاَّ النِّكَاحَ ‏"‏ ‏.‏ فَبَلَغَ ذَلِكَ الْيَهُودَ فَقَالُوا مَا يُرِيدُ هَذَا الرَّجُلُ أَنْ يَدَعَ مِنْ أَمْرِنَا شَيْئًا إِلاَّ خَالَفَنَا فِيهِ فَجَاءَ أُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ وَعَبَّادُ بْنُ…

Râvi: Enes b. Mâlik + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 982b

«Müslümana kölesi ve bineği için zekat (vermesi) gerekmez.»

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müslümana kölesi ve bineği için zekat gerekmez.» Başka bir lafızda: «Köle için, fıtır sadakası dışında zekat verilmez.»

لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ فِي عَبْدِهِ وَلاَ فَرَسِهِ صَدَقَةٌ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 21 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 316

Ey Allah’ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen, sonra annen, daha sonra yine annen, sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban.» buyurdu.

Ebu Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen!» buyurdu. Adam: Ondan sonra kimdir? diye sordu. «Annen!» buyurdu. Adam tekrar sordu: Ondan…

وعنه رضي الله عنه قال‏:‏ جاء رجل إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ يا رسول الله من أحق الناس بحسن صحابتي‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏ أمك‏"‏ قال‏:‏ ثم من‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏ أمك‏"‏ قال‏:‏ ثم من‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏أمك‏"‏ قال‏:‏ ثم من‏؟‏…

Râvi: Ebû Hureyre + 21 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 684

«Allah hırsını arttırsın, bir daha böyle yapma!»

Hasan'dan rivayet edildiğine göre Ebû Bekre -radıyallahu anh- camiye geldiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rükû etmiş durumdaydı, o da saf dışında rükû yaptı. Sonra da safa doğru yürüdü. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- namazını bitirince şöyle buyurdu: «Kim safın dışında rükû yaptı…

زَادَكَ اللَّهُ حِرْصًا وَلاَ تَعُدْ ‏"

Râvi: Ebû Bekre + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1140

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin on üç rekât namaz kılıyordu. Vitir (namazı) ve sabah namazının iki rekât sünneti de bunun içinde idi.

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin on üç rekât namaz kılıyordu. Vitir (namazı) ve sabah namazının iki rekât sünneti de bunun içinde idi."

يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً مِنْهَا الْوِتْرُ وَرَكْعَتَا الْفَجْرِ‏.‏

Râvi: Âişe + 20 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1229

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir ki:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:Muhammed dedi ki:Bize aşiyy -öğle veya ikindi- namazlarından birini kıldırdı. İki rekatten sonra selâm verdi. Sonra mescidin ön cephesindeki tahtanın yanında durup ellerini biri biri üstüne gelecek şekilde o tahtaya koydu. Yüzünde hiddet (belirtileri) görülüyordu. Bu ara "namaz kısaldı, namaz kısaldı" diyerek acele ile mescitten çıkanlar oldu. Cemaat içinde Ebû Bekir ve Ömer -radıyallahu anhumâ-'da vardı. Fakat bu ikisi, Peygamber'e birşey söylemekten çekindiler. Bu esnada, Rasûlullah'ın zülyedeyn (iki elli) adını taktığı bir adam kalkıp:Ya Resûlullah! Unuttun mu? Yoksa namaz kısaltıldı mı? dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- unutmadım, namaz, kısaltılmadı da" buyurdu. Adam: Hayır ya Rasûlallah! Unuttun dedi. Peygamber cemaate dönüp: Zülyedeyn doğru mu söyledi?" dedi,Evet, diye işarette bulundular.Bunun üzerine Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yerine dönüp kalan iki rekatı kıldırdı, sonra selâm verdi, tekbir aldı ve her zamanki secdesi gibi veya ondan daha uzun secde yapıp başını kaldırdı, tekrar tekbir aldı ve normal secdesi gibi veya ondan daha uzunca bir secde daha yaptı, sonra başını kaldırdı ve tekbir aldı.Sahih-i Buhârî.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir ki:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:Muhammed dedi ki:Bize aşiyy -öğle veya ikindi- namazlarından birini kıldırdı. İki rekatten sonra selâm verdi. Sonra mescidin ön cephesindeki tahtanın yanında durup…

صَلَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِحْدَى صَلاَتَىِ الْعَشِيِّ ـ قَالَ مُحَمَّدٌ وَأَكْثَرُ ظَنِّي الْعَصْرَ ـ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ قَامَ إِلَى خَشَبَةٍ فِي مُقَدَّمِ الْمَسْجِدِ فَوَضَعَ يَدَهُ عَلَيْهَا…

Râvi: Ebû Hureyre + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1542

«Gömlekleri, sarıkları, donları (şalvarları), başa giyilenleri ve mestleri (ayakkabıları) giyemez. Ancak takunya bulamayan kimse ayakkabılarının üst kısmını aşık kemiğinden aşağı olacak şekilde keserek (takunya şekline getirerek) giyebilir.» buyurdu. «Bir de Vers (Yemen safranı) ve zağferanla/safranla boyanmış kumaştan yapılı elbiseler giymez.»

İbn Ömer –radıyallahu anhuma-´dan şöyle rivayet edilmiştir: Bir adam Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-´e; "Ya Rasûlallah! İhrama girmek isteyen bir kimse hangi elbiseyi giyer?" diye sordu. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Gömlekleri, sarıkları, donları (şalvarları), başa…

مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ مِنَ الثِّيَابِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ يَلْبَسُ الْقُمُصَ وَلاَ الْعَمَائِمَ وَلاَ السَّرَاوِيلاَتِ وَلاَ الْبَرَانِسَ وَلاَ الْخِفَافَ، إِلاَّ أَحَدٌ لاَ يَجِدُ…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 23 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1634

"Abbas b. Abdülmuttalib, hacılara su dağıtmak görevinden do­layı Mina gecelerinde, Mekke'de gecelemek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den izin istedi. Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- de ona izin verdi."

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Abbas b. Abdülmuttalib, hacılara su dağıtmak görevinden do­layı Mina gecelerinde, Mekke'de gecelemek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den izin istedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de ona izin…

اسْتَأْذَنَ الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ـ رضى الله عنه ـ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَبِيتَ بِمَكَّةَ لَيَالِيَ مِنًى مِنْ أَجْلِ سِقَايَتِهِ، فَأَذِنَ لَهُ‏.‏

Râvi: Abdullah b. Ömer + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2236

Şüphesiz Allah ve Rasûlü şarap (içki), leş, domuz ve putların satışı­nı haram kıldı

«Şüphesiz Allah ve Rasûlü şarap (içki), leş, domuz ve putların satışı­nı haram kıldı.» Kendisine: Ya Rasûlallah! Leş yağları konusunda ne dersin? Onlarla gemi­ler cilalanır, deriler yağlanır, insanlar onunla kandil yakarlar, dediler. Bunun üzerine Nebi- sallallahu alyhi ve sellem- «Hayır…

إِنَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ حَرَّمَ بَيْعَ الْخَمْرِ وَالْمَيْتَةِ وَالْخِنْزِيرِ وَالأَصْنَامِ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2402

«Bir adam iflas eder de, alacaklı malının aynısını, müflisin yanında bulursa, o mala, başkalarından daha müstehaktır.»

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: «Bir adam iflas eder de, alacaklı malının aynısını, müflisin yanında bulursa, o mala, başkalarından daha fazla hak sahibidir.»

مَنْ أَدْرَكَ مَالَهُ بِعَيْنِهِ عِنْدَ رَجُلٍ أَوْ إِنْسَانٍ قَدْ أَفْلَسَ، فَهْوَ أَحَقُّ بِهِ مِنْ غَيْرِهِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 21 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 2496

"Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve selem- taksim olunmamış her şeyde şuf'a (hakkı) kıldı «Sınırlar konulup yollar tayin edildiği zaman artık şuf'a hakkı yoktur.» diye hükmetti."

Cabir b. Abdillah -radıyallahu anhuma- anlatıyor: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve selem- taksim olunmamış her şeyde şuf'a (hakkı) kıldı -başka bir rivayette "ile hükmetti" ifadesi yer almaktadır-: «Sınırlar konulup yollar tayin edildiği zaman artık şuf'a hakkı yoktur.»

قَضَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِالشُّفْعَةِ فِي كُلِّ مَا لَمْ يُقْسَمْ، فَإِذَا وَقَعَتِ الْحُدُودُ وَصُرِّفَتِ الطُّرُقُ فَلاَ شُفْعَةَ‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 13 başka rivayet Şerhli

5 Kasım 2026 Perşembe 25 جمادى الأولى 1448 هـ