اقْتَتَلَتِ امْرَأَتَانِ مِنْ هُذَيْلٍ فَرَمَتْ إِحْدَاهُمَا الأُخْرَى بِحَجَرٍ فَقَتَلَتْهَا وَمَا فِي بَطْنِهَا فَاخْتَصَمُوا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ دِيَةَ جَنِينِهَا غُرَّةٌ عَبْدٌ أَوْ وَلِيدَةٌ وَقَضَى بِدِيَةِ الْمَرْأَةِ عَلَى عَاقِلَتِهَا وَوَرَّثَهَا وَلَدَهَا وَمَنْ مَعَهُمْ فَقَالَ حَمَلُ بْنُ النَّابِغَةِ الْهُذَلِيُّ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ أَغْرَمُ مَنْ لاَ شَرِبَ وَلاَ أَكَلَ وَلاَ نَطَقَ وَلاَ اسْتَهَلَّ فَمِثْلُ ذَلِكَ يُطَلُّ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّمَا هَذَا مِنْ إِخْوَانِ الْكُهَّانِ " . مِنْ أَجْلِ سَجْعِهِ الَّذِي سَجَعَ .
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan: "Hüzeyl'den iki kadın kavga etti; biri diğerine bir taş atıp hem onu, hem de karnındaki cenini öldürdü. Davaları Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e aksetti. Cenini için, bir erkek köle veya cariye diyetine hükmetli. Ölen kadının diyetinin de Öldürenin ailesi üzerine yüklenmesine hükmetti."Mirasına çocukları ve onlarla beraber olanlar (Ölen kadının akrabaları) vâris oldular. Hamel b. en-Nâbiğa el-Hüzelî dedi ki: "Ey Allah'ın Rasulü! Yemeyen, içmeyen, doğduğunda ses vermeyen bir ceninin ceremesini nasıl öderim; bu tür davranışlar insanları bezdirir."Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Bu adam, seci' yaptığı (kelimeleri şiirsel bir şekilde sıraladığı) için kâhinlerin kardeşlerindendir.''
Rivayet eden: Müslim (No. 1681c), Buhârî (No. 5758, 5759, 6910), Ebû Dâvûd (No. 4576), Nesâî (No. 4818, 4819, 4820), İmâm Mâlik (No. 1564, 1565) ve Ahmed b. Hanbel (No. 7378).
Hüzeyl kabilesinden kuma olan iki kadın kavga etti.Biri diğerine genellikle öldürmeyen küçük bir taş attı.Ancak taş o kadını ve karnındaki ceninini öldürdü.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- cenin erkek veya kız fark etmez diyetini erkek köle veya cariye olarak hükmetti.Diyetini de öldüren kadına yükledi.Ölen kadının diyetini de şibhi amd olması hasebiyle öldürenin ailesi üzerine yüklenmesine hükmetti."Çünkü sebebi galip gelme ve eşitlik için olan bir kavgaydı.Ve öldürme kasten olmamıştı.Diyet öldürülen kadından sonra miras olup onu oğlu,ve onunla beraber olan mirasçılar aldılar.Kadının ailesine hiç bir şey yoktur. Hamel b. en-Nâbiğa el-Hüzelî dedi ki: "Ey Allah'ın Rasulü! Ölü olarak düşen,yemeyen, içmeyen,konuşmayan ki bu şekilde yaşadığı bilinmiş olsun bir ceninin ceremesini nasıl öderim.Bu hitabını da seci' yaptığı (kelimeleri şiirsel bir şekilde sıralayarak) söylüyor.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- içinde şiirsel bir şekilde insanların mallarını haksız yere yiyen kahinlerin sözlerine benzer ve şeri hükümleri red eder bir uslup ile söylediğinden dolayı onun bu sözünü hoş görmedi.
Arapça açıklama
اختصَمت امرأتان ضرتان من قبيلة هُذَيْل، فرمت إحداهما الأخرى بحجرٍ صغير، لا يَقتل غالباً، ولكنَّه قتلها وقتل جنينَها الذي في بطنها.
فقضى النبي صلى الله عليه وسلم أن دية الجنين، عبداً أو أمة، سواءً أكان الجنينُ ذكراً أم أنثى، وتكون ديته على القاتلة.
وقضى للمرأة المقتولة بالدية، لكون قتلها شبه عمد، وتكون على عاقلة المرأة، لأن مبناها على التناصُر والتعادل، ولكون القتل غير عمد.
وبما أن الدية ميراث بعد المقتولة فقد أخذها ولدها ومن معهم من الورثة، وليس للعاقلة منه شيء.
فقال حَمَلُ بنُ النابغة -وهو والد القاتلة-: يا رسول الله، كيف نغرمُ مَن سقطَ ميتاً، فلم يأكل، ولم يشرب، ولم ينطق، حتى تُعرَفَ بذلك حياته؟ يقول ذلك بأسلوبٍ خطابي مسجُوع.
فكرِه النبي صلى الله عليه وسلم مقالَته، لما فيها من ردِّ الأحكام الشرعية بهذه الأسجاع المتكلفة المشابهة لأسجاع الكهان الذين يأكلون بها أموال الناس بالباطل.
هذا الحديث أصلٌ في النوع الثالث من القتل، وهو [شِبه العمد]، وهو أن يَقصِد الجاني الجنايةَ بما لا يقتل غالباً، كالقتل بالحجر الصغير، أو العصا الصغيرة فحكم هذا النوع من القتل، أن تُغَلَّظَ الدِّيَةُ على القاتل ولا يقتل.
أنَّ دية شِبه العمد ومثله الخطأ تكون على عاقِلة القاتل، وهم الذكور من عَصَبَتِه القريبون والبعيدون، ولو لم يكونوا وارثين.
أنَّ دِية الجنينِ الذي سقط ميتا بسبب الجناية غرة عبد أو أمة، قدَّر الفقهاء قيمة هذه الغرة بخمس من الإبل.
أن الدية تكون ميراثا بعد المقتول، لورثة الجنين؛ لأنها بدل نفسه، وليس للعاقلة فيها شيء.
رفع الجناية للحاكم.
ذم التشبه بالكفار في ألفاظهم.
ذم السجع المتكلف في معرض مدافعة الحق، وأما ما يقع منه عفوا فلا يشمله المنع.
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح على شرط الشيخين — تخريج المسند لشعيب (10916)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح على شرط مسلم — تخريج صحيح ابن حبان (6020)
SahihBuhârîصحيح — صحيح البخاري (6910)
Ebû Dâvûdسكت عنه [وقد قال في رسالته لأهل مكة كل ما سكت عنه فهو صالح — سنن أبي داود (4576)
Sahihİbn Abdilberصحيح محفوظ — التمهيد (6/480)
İbnü'l-Mülakkınمن الأحاديث الباطلة التي نبه أبو حاتم عليها — شرح البخاري لابن الملقن (30/507)
Sahihİbn Hibbânأخرجه في صحيحه — صحيح ابن حبان (6020)
Dârekutnîيرويه الزُّهريُّ، وقد اختُلِف عنه؛ فرواه يونُسُ، عن الزُّهريِّ، عن سعيدٍ، وأبي سَلَمةَ، عن أبي هُرَيرةَ. قاله اللَّيثُ بنُ سَعدٍ، وابنُ وَهبٍ، وعُثمانُ بنُ عُمرَ، عن يونُسَ. [ثُمَّ حكى فيه الخلافَ على مالِكِ بنِ أنسٍ، وعبدِ الرَّحمنِ بنِ إسحاقَ، ثُمَّ قال — علل الدارقطني (1803)
SahihBeyhakîصحيح — السنن الصغير للبيهقي (3/250)
Sahihابن المنذرثابت — الأوسط لابن المنذر (13/365)
ابن حزماحتج به ، وقال في المقدمة: (لم نحتج إلا بخبر صحيح من رواية الثقات مسند) — المحلى (11/37)
Diğer rivayetler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 5758
Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh- (karnına aldığı darbe sebebiyle) cenini düşen kadın hakkında insanlarla istişare etti. Muğira b. Şu'be -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bu hususta Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in köle ya da cariyenin diyeti ile hükmettiğine şahit oldum. Ömer -radıyallahu anh-…