حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ "
İbni Abbas -radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Mirası hak sahiplerine veriniz. Geriye ne kalırsa, en yakın erkek akrabaya aittir.»
Rivayet eden: Buhârî (No. 6737, 6732, 6735, 6746), Müslim (No. 1615a, 1615b), Tirmizî (No. 2098), Ahmed b. Hanbel (No. 2525, 2838) ve Dârimî (No. 2860).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, mirası paylaştırma görevini üstlenen kimselere mirası hak edenlere Allah Teâlâ'nın istediği gibi dine uygun bir şekilde adilce paylaştırmalarını emretmiştir.
Buna göre, Allah’ın Kitabı’nda belirlenmiş pay sahiplerine payları verilir. Bunlar: üçte iki, üçte bir, altıda bir, yarım, dörtte bir ve sekizde birdir. Bu paylar verildikten sonra geriye kalan kısım ise, ölüye erkekler arasından en yakın olana verilir. Bunlara ‘asabe’ denir.
Hadisten çıkan dersler
Bu hadis, mirasın taksiminde temel bir kuraldır.
Farz payların taksimi, öncelikle farz pay sahipleriyle başlanarak yapılır.
Hisseler dağıtıldıktan sonra kalan kısım asabe olan kimselere kalır.
Asabede yakın olanın öne alınması esastır. Bu sebeple baba gibi yakın bir asabe varken, amca gibi daha uzak bir asabe mirasçı olamaz.
Farz paylar mirasın tamamını kapsadığı takdirde, asabeye hiçbir pay düşmez; yani mirastan geriye hiçbir şey kalmamış olur.
Arapça açıklama
يأمر النبي صلى الله عليه وسلم القائمين على قسمة التركة أن يوزعوها على مستحقيها بالقسمة العادلة الشرعية كما أراد الله تعالى، فيعطى أصحاب الفروض المقدرة فروضهم في كتاب الله، وهي الثلثان والثلث والسدس والنصف والربع والثمن، فما بقى بعدها، فإنه يعطى إلى من هو أقرب إلى الميت من الرجال، ويسمون العصبة.
الحديث قاعدة في قسمة التركة.
أن قسمة الفرائض تكون بالبداءة بأهل الفرائض.
أن ما بقي بعد الفروض للعصبة.
تقديم الأقرب فالأقرب فلا يرث عاصب بعيد كالعم، مع وجود عاصب قريب كالأب.
أنه لا شيء للعاصب إذا استغرقت الفروض التركة، أي لم يبق منها شيئًا.