İçeriğe geç

Faziletler ve edep ile ilgili hadislerSayfa 22

Faziletler ve Adaplar

Bu konuda 6.394 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 1339 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Sahîh-i Buhârî 3010

“Allah Teâlâ, boyunlarından zincire vurulmuş olarak cennete götürülen kimselerden hoşnut olur”.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre: “Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz” âyetini okudu ve onu şöyle açıkladı: İnsanların diğer kimselere en hayırlı ve faydalı olanları, bazı şahısları boyunlarından zincire vurulmuş olarak (İslâm toplumuna)…

عَجِبَ اللَّهُ مِنْ قَوْمٍ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ فِي السَّلاَسِلِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5707

Advâ (hastalığın bir kişiden başka bir kişiye geçmesi) yoktur, Tıyera (uğursuzluk) yoktur, Hâmeh/Baykuş (Araplar bu kuşun birinin evine konmasını uğursuzluk sayarlardı) yoktur. Safer (safer ayının uğursuz sayılması) yoktur. Aslandan kaçtığın gibi cüzzamlıdan kaç

«Advâ (hastalığın bir kişiden başka bir kişiye geçmesi) yoktur, Tıyera (uğursuzluk) yoktur, Hâmeh/Baykuş (Araplar bu kuşun birinin evine konmasını uğursuzluk sayarlardı) yoktur. Safer (safer ayının uğursuz sayılması) yoktur. Aslandan kaçtığın gibi cüzzamlıdan kaç.»

"‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَلاَ هَامَةَ وَلاَ صَفَرَ، وَفِرَّ مِنَ الْمَجْذُومِ كَمَا تَفِرُّ مِنَ الأَسَدِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2564c

Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve amellerinize bakar

«Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.»

اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأَمْوَالِكُمْ وَلَكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأَعْمَالِكُمْ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2725a

Allah’ım! Beni hidayete erdir ve beni dosdoğru kıl. Hidayet isterken, yolunu bulmayı; doğruluk isterken de okun hedefi tam isabetle vurmasını hatırla

«Allah’ım! Beni hidayete erdir ve beni dosdoğru kıl. Hidayet isterken, yolunu bulmayı; doğruluk isterken de okun hedefi tam isabetle vurmasını hatırla.»

اللَّهُمَّ اهْدِنِي وَسَدِّدْنِي وَاذْكُرْ بِالْهُدَى هِدَايَتَكَ الطَّرِيقَ وَالسَّدَادِ سَدَادَ السَّهْمِ ‏"

Râvi: Ali + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 144a

Fitneler, hasırın çubuklarının birbiri ardınca örülmesi gibi kalplere arz edilir

«Fitneler, hasırın çubuklarının birbiri ardınca örülmesi gibi kalplere arz edilir. Hangi kalp onları içine sindirip kabul ederse, o kalpte siyah bir nokta meydana gelir. Hangi kalp de onları reddederse, o kalpte beyaz bir nokta meydana gelir. Nihayet kalpler iki türlü olur: Biri, pürüzsüz bir kaya…

تُعْرَضُ الْفِتَنُ عَلَى الْقُلُوبِ كَالْحَصِيرِ عُودًا عُودًا فَأَىُّ قَلْبٍ أُشْرِبَهَا نُكِتَ فِيهِ نُكْتَةٌ سَوْدَاءُ وَأَىُّ قَلْبٍ أَنْكَرَهَا نُكِتَ فِيهِ نُكْتَةٌ بَيْضَاءُ حَتَّى تَصِيرَ عَلَى قَلْبَيْنِ عَلَى…

Râvi: Huzeyfe + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 2639

Allah Teâlâ kıyamet günü

«Allah Teâlâ kıyamet günü, ümmetimden bir adamı -insanların gözü önünde- hesaba çeker; onun için (günahlarının yazılı olduğu) doksan dokuz sicili (yani büyük defter açılıp) yayılır. Her defter gözün görebildiği kadar uzundur. Sonra o kimseye: “Bu sicillerde yazılı (günahlardan) bir şey inkar ediyor…

"‏ إِنَّ اللَّهَ سَيُخَلِّصُ رَجُلاً مِنْ أُمَّتِي عَلَى رُءُوسِ الْخَلاَئِقِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَيَنْشُرُ عَلَيْهِ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ سِجِلاًّ كُلُّ سِجِلٍّ مِثْلُ مَدِّ الْبَصَرِ ثُمَّ يَقُولُ أَتُنْكِرُ مِنْ…

Râvi: Abdullah ibn Amr + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3170

“Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- rukûdan sonra bir ay kunut yaptı. Suleymoğulları'ndan bazı kabilelere beddua ediyordu. ”Enes -radıyallahu anh- sayıda tereddüd ederek dedi ki: (Nebi -sallallahu aleyhive sellem-) Kırk ya da yetmiş kurrâyı müşriklere gönderdi. O müşrikler ile Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- arasında yapılmış bir anlaşma olmasına rağmen, o kabileler kurrâlara karşı çıkıp, onları öldürdüler. Ben Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bunlara hüzünlendiği kadar hiçbir kimseye hüzünlendiğini görmedim.''

Âsım'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Enes –radıyallahu anh-’a kunuttan sordum. O da: “Rukûdan önce” diye cevap verdi. Bunun üzerine ben: “Falanca, senin (kunutu) rûkudan sonra dediğini iddia ediyor buna ne dersin? dedim." Bunun üzerine Enes-radıyallahu anh-, o yanlış söylemiştir, dedi…

قَنَتَ شَهْرًا بَعْدَ الرُّكُوعِ يَدْعُو عَلَى أَحْيَاءٍ مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ ـ قَالَ ـ بَعَثَ أَرْبَعِينَ أَوْ سَبْعِينَ ـ يَشُكُّ فِيهِ ـ مِنَ الْقُرَّاءِ إِلَى أُنَاسٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ، فَعَرَضَ لَهُمْ هَؤُلاَءِ…

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 38

Bana İslam hakkında öyle bir söz söyle ki, bu hususta senden başkasına bir şey sormaya gerek duymayayım. Rasûlullah şöyle buyurdu: «Allah’a iman ettim, de. Sonra dosdoğru ol

Ey Allah'ın Rasûlü! Bana İslam hakkında öyle bir söz söyle ki, bu hususta senden başkasına bir şey sormaya gerek duymayayım. Rasûlullah şöyle buyurdu: «Allah’a iman ettim, de. Sonra dosdoğru ol.»

قُلْ آمَنْتُ بِاللَّهِ فَاسْتَقِمْ ‏"

Râvi: Sufyân ibn Abdullah ath-Thaqafî Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 2016

O, çirkin söz söyleyen biri değildi; kötü ve kaba konuşmaya da yeltenmezdi. Çarşı pazarda bağırıp çağırarak gürültü yapmazdı. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, aksine affeder ve bağışlardı

O, çirkin söz söyleyen biri değildi; kötü ve kaba konuşmaya da yeltenmezdi. Çarşı pazarda bağırıp çağırarak gürültü yapmazdı. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, aksine affeder ve bağışlardı.

لَمْ يَكُنْ فَاحِشًا وَلاَ مُتَفَحِّشًا وَلاَ صَخَّابًا فِي الأَسْوَاقِ وَلاَ يَجْزِي بِالسَّيِّئَةِ السَّيِّئَةَ وَلَكِنْ يَعْفُو وَيَصْفَحُ ‏.‏

Râvi: Âişe + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5625

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ağzı kırık su tulumlarından (kaplarından) su içmeyi yasakladı.

Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ağzı kırık su tulumlarından (kaplarından) su içmeyi yasakladı.

نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ اخْتِنَاثِ الأَسْقِيَةِ‏.‏ يَعْنِي

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 6205

Azîz ve Celîl olan Allah katında en kötü isim, Melikü'l-emlâk (melikler meliki) diye isimlendirilen kimsenin adıdır. Allah'tan başka Mâlik yoktur"

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Azîz ve Celîl olan Allah katında en kötü isim, Melikü'l-emlâk (melikler meliki) diye isimlendirilen kimsenin adıdır. Allah'tan başka Mâlik yoktur" Başka bir rivayette: "Kıyamet günü…

أَخْنَى الأَسْمَاءِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عِنْدَ اللَّهِ رَجُلٌ تَسَمَّى مَلِكَ الأَمْلاَكِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 6263

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabı arasında el sıkışma âdeti var mıydı diye sordum. O da: Evet, diye cevap verdi.

Ebu’l–Hattâb Katâde şöyle dedi: Ben Enes’e: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabı arasında el sıkışma âdeti var mıydı diye sordum. O da: Evet, diye cevap verdi.

أَكَانَتِ الْمُصَافَحَةُ فِي أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1463a

Aişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Zevde bint Zem'a gibi olmak istediğim ve bana onun kadar sevgili gelen başka bir kadın görmedim. O ayırt edici özelliğe sahip bir kadındı. Yaşlandığında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile geçirdiği günü Aişe'ye vermiştir. Ya Rasûlullah! Benim seninle geçirdiğim günümü Aişe'ye verdim demiştir. "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Aişe'ye iki gün ayırırdı. Aişe'nin günü ve Sevdenin günü".

Aişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Zevde bint Zem'a gibi olmak istediğim ve bana onun kadar sevgili gelen başka bir kadın görmedim. O ayırt edici özelliğe sahip bir kadındı. Yaşlandığında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile geçirdiği günü Aişe'ye vermiştir. Ya Rasûlullah! Benim…

فَلَمَّا كَبِرَتْ جَعَلَتْ يَوْمَهَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِعَائِشَةَ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَدْ جَعَلْتُ يَوْمِي مِنْكَ لِعَائِشَةَ ‏.‏ فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْسِمُ…

Râvi: Âişe + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2097b

"Sizden birisi, bir tek ayakkabıyla yürümesin. (Giymek istediğinde,) ya ikisini birden giysin yada (çıkarmak istediğinde,) ikisini birden çıkarsın!

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Sizden birisi, bir tek ayakkabıyla yürümesin. (Giymek istediğinde,) ya ikisini birden giysin yada (çıkarmak istediğinde,) ikisini birden çıkarsın!

لاَ يَمْشِ أَحَدُكُمْ فِي نَعْلٍ وَاحِدَةٍ لِيُنْعِلْهُمَا جَمِيعًا أَوْ لِيَخْلَعْهُمَا جَمِيعًا ‏"

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2542c

Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh- Yemen'den destek birlikleri geldiği zaman onlara sordu:Aranızda Üveys b. Âmir var mı? Üveys- radıyallahu anh-'ın yanına geldi.Ve ona Üveys b. Âmir sen misin? dedi.O da Evet dedi.Murad kabilesinin Karen kolundan mısın? Evet dedi.Sende alaca hastalığı vardı, iyileştin, ondan bir dirhem büyüklüğünde yer kaldı öyle mi?Evet dedi .Annen var mı? Evet.Ve ardından Ömer -radıyallahu anh- Üveys'i nereden tanıdığına dair can alıcı açıklamayı yapıyor:Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den bizzat işittim O buyurdu ki: “Yemen'den destek birlikleri içinde Murad kabilesinin Karen kolundan Üveys b Âmir isimli biri gelecektir Alaca hastalığına tutulmuşsa da iyileşmiştir Vücudunda iz olarak sadece bir dirhem miktarı yer kalmıştır. Onun bir annesi vardı, ona çok iyi bakardı. Eğer o bir şey hususunda yemin etse, Allah onun yeminini doğru çıkarır. Eğer becerebilirsen senin için Allah'tan af dilemesini iste!''Bu sözleri söyledikten sonra Ömer -radıyallahu anh- Üveys b Amir'den kendisi için istiğfar etmesini istiyor.O da Ömer -radıyallahu anh- için mağfiret diliyor.Ömer -radıyallahu anh- ona nereye gitmek istiyorsun diye soruyor? Üveys'de Kûfe'ye diye cevap veriyor.

Üseyr b. Amr'dan rivayet edildiğine göre:Ki ona İbn Câbir de denir:Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh- Yemen'den destek birlikleri geldiği zaman onlara sordu:Aranızda Üveys b. Âmir var mı? Üveys- radıyallahu anh-'ın yanına geldi.Ve ona Üveys b. Âmir sen misin? dedi.O da Evet dedi.Murad kabilesinin…

يَأْتِي عَلَيْكُمْ أُوَيْسُ بْنُ عَامِرٍ مَعَ أَمْدَادِ أَهْلِ الْيَمَنِ مِنْ مُرَادٍ ثُمَّ مِنْ قَرَنٍ كَانَ بِهِ بَرَصٌ فَبَرَأَ مِنْهُ إِلاَّ مَوْضِعَ دِرْهَمٍ لَهُ وَالِدَةٌ هُوَ بِهَا بَرٌّ لَوْ أَقْسَمَ عَلَى…

Râvi: Umar ibn al-Khattâb Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 37b

«Haya hayırdan başka bir şey getirmez.»

İmrân b. Husayn -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Haya hayırdan başka bir şey getirmez.» Başka bir rivayette: «Hayanın tamamı hayırdır.» Ya da şöyle dedi: «Haya tamamıyla hayırdır.»

الْحَيَاءُ خَيْرٌ كُلُّهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَوْ قَالَ ‏"‏ الْحَيَاءُ كُلُّهُ خَيْرٌ ‏"

Râvi: İmrân b. Husayn Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 213b

Şüphesiz cehennemliklerin azabı en hafif olanı, ateşten iki terliği ve bu terliğin iki bağı olan kimsedir ki, bunlardan dolayı tıpkı bir kazanın kaynaması gibi beyni kaynar. O, kendisinden daha şiddetli azap çeken hiç kimse olmadığını sanır. halbuki o, azabı en hafif olanlarındandır. Halbuki o, onların arasındaki en hafif azabı görmektedir

«Şüphesiz cehennemliklerin azabı en hafif olanı, ateşten iki terliği ve bu terliğin iki bağı olan kimsedir ki, bunlardan dolayı tıpkı bir kazanın kaynaması gibi beyni kaynar. O, kendisinden daha şiddetli azap çeken hiç kimse olmadığını sanır. halbuki o, azabı en hafif olanlarındandır. Halbuki o…

أَهْوَنَ أَهْلِ النَّارِ عَذَابًا مَنْ لَهُ نَعْلاَنِ وَشِرَاكَانِ مِنْ نَارٍ يَغْلِي مِنْهُمَا دِمَاغُهُ كَمَا يَغْلِي الْمِرْجَلُ مَا يَرَى أَنَّ أَحَدًا أَشَدُّ مِنْهُ عَذَابًا وَإِنَّهُ لأَهْوَنُهُمْ عَذَابًا ‏"

Râvi: Nu'mân b. Beşîr + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2622

Saçı-başı dağınık, toz toprak içinde ve kapılardan geri çevrilen nice insan var ki, Allah adına yemin etse Allah yeminini yerine getirir

«Saçı-başı dağınık, toz toprak içinde ve kapılardan geri çevrilen nice insan var ki, Allah adına yemin etse Allah yeminini yerine getirir.»

رُبَّ أَشْعَثَ مَدْفُوعٍ بِالأَبْوَابِ لَوْ أَقْسَمَ عَلَى اللَّهِ لأَبَرَّهُ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2837

Bir münadi şöyle seslenecek: "Sağlıklı olacaksınız ve asla hastalanmayacaksınız. Yaşayacaksınız ve asla ölmeyeceksiniz. Genç olacaksınız ve asla yaşlanmayacaksınız. Nimetler içinde yaşayacaksınız ve asla acı çekmeyeceksiniz

«Bir münadi şöyle seslenecek: "Sağlıklı olacaksınız ve asla hastalanmayacaksınız. Yaşayacaksınız ve asla ölmeyeceksiniz. Genç olacaksınız ve asla yaşlanmayacaksınız. Nimetler içinde yaşayacaksınız ve asla acı çekmeyeceksiniz.» Bu, Allah -Azze ve Celle-'nin şu sözüdür: {Onlara: "İşte bu Cennet'e…

يُنَادِي مُنَادٍ إِنَّ لَكُمْ أَنْ تَصِحُّوا فَلاَ تَسْقَمُوا أَبَدًا وَإِنَّ لَكُمْ أَنْ تَحْيَوْا فَلاَ تَمُوتُوا أَبَدًا وَإِنَّ لَكُمْ أَنْ تَشِبُّوا فَلاَ تَهْرَمُوا أَبَدًا وَإِنَّ لَكُمْ أَنْ تَنْعَمُوا فَلاَ…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 2531

Allah’tan Cennet'i istediğinizde Firdevs'i isteyiniz

«Cennet’te yüz derece vardır. Her iki derece arasındaki mesafe gökle yeryüzü arası kadardır. Firdevs derece olarak en üstünü olup Cennet'in dört ırmağı buradan fışkırır. Arş da onun (Firdevs'in) üstünde bulunur. Allah’tan Cennet'i istediğinizde Firdevs'i isteyiniz.»

"‏ فِي الْجَنَّةِ مِائَةُ دَرَجَةٍ مَا بَيْنَ كُلِّ دَرَجَتَيْنِ كَمَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ وَالْفِرْدَوْسُ أَعْلاَهَا دَرَجَةً وَمِنْهَا تُفَجَّرُ أَنْهَارُ الْجَنَّةِ الأَرْبَعَةُ وَمِنْ فَوْقِهَا يَكُونُ…

Râvi: Ubâde b. Sâmit + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Nesâî 5475

Allah’ım! Borcun beni ezip alt etmesinden, düşmanın galip gelmesinden ve düşmanların sevinip beni ayıplamasından Sana sığınırım

«Allah’ım! Borcun beni ezip alt etmesinden, düşmanın galip gelmesinden ve düşmanların sevinip beni ayıplamasından Sana sığınırım.»

"‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الْعَدُوِّ وَشَمَاتَةِ الأَعْدَاءِ ‏"

Râvi: Abdullah ibn Amr + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 2215

Üç kişi bir yolculuğa çıktılar.Yağmura yakalandılar.Bunun üzere dağdaki bir mağaraya girdiler. Fakat üzerlerine kaya düştü.

Abdullah b. Ömer İbni’l-Hattâb -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir: Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar.Yağmura yakalandılar.Dağdaki bir mağaraya girdiler. Fakat dağdan kopan bir…

خَرَجَ ثَلاَثَةٌ يَمْشُونَ فَأَصَابَهُمُ الْمَطَرُ، فَدَخَلُوا فِي غَارٍ فِي جَبَلٍ، فَانْحَطَّتْ عَلَيْهِمْ صَخْرَةٌ‏.‏ قَالَ فَقَالَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ادْعُوا اللَّهَ بِأَفْضَلِ عَمَلٍ عَمِلْتُمُوهُ‏.‏ فَقَالَ…

Râvi: Abdullah b. Ömer Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 6780

Onu lânetlemeyin! Allah’a yemin ederim ki onun Allah’ı ve Resûlü’nü sevdiğini biliyorum

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında Abdullah adında bir adam vardı ve ona eşek lakabı takılmıştı. Bu adam, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i güldürürdü. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu içki içtiği için kırbaçla cezalandırmıştı. Bir gün yine onu Resûlullah sallallahu aleyhi…

رَجُلاً، عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم كَانَ اسْمُهُ عَبْدَ اللَّهِ، وَكَانَ يُلَقَّبُ حِمَارًا، وَكَانَ يُضْحِكُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَدْ جَلَدَهُ فِي…

Râvi: Umar ibn al-Khattâb + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2702b

Ey insanlar! Allah’a tövbe edin. Zira ben günde yüz defa O'na tövbe ediyorum

«Ey insanlar! Allah’a tövbe edin. Zira ben günde yüz defa O'na tövbe ediyorum.»

يَا أَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا إِلَى اللَّهِ فَإِنِّي أَتُوبُ فِي الْيَوْمِ إِلَيْهِ مِائَةَ مَرَّةٍ ‏"

Râvi: Al-agharri al-Muzanî Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2865d

Şüphesiz ki Allah Teâlâ bana: 'O kadar mütevazı olun ki, kimse kimseye karşı övünmesin ve kimse kimseye haksızlık (zulüm/taşkınlık) etmesin!' diye vahyetti

«Şüphesiz ki Allah Teâlâ bana: 'O kadar mütevazı olun ki, kimse kimseye karşı övünmesin ve kimse kimseye haksızlık (zulüm/taşkınlık) etmesin!' diye vahyetti.»

وَحَدَّثَنِي أَبُو عَمَّارٍ، حُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنِ الْحُسَيْنِ، عَنْ مَطَرٍ، حَدَّثَنِي قَتَادَةُ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ حِمَارٍ…

Râvi: Iyâd ibn Himâr Şerhli

24 Ekim 2026 Cumartesi 13 جمادى الأولى 1448 هـ