İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim48. kitap

Allah’ım! Beni hidayete erdir ve beni dosdoğru kıl. Hidayet isterken, yolunu bulmayı; doğruluk isterken de okun hedefi tam isabetle vurmasını hatırla

باب التَّعَوُّذِ مِنْ شَرِّ مَا عَمِلَ وَمِنْ شَرِّ مَا لَمْ يَعْمَلْ

Sahih Sahîh-i Müslim hadisi Sahîh-i Müslim 2725a

Râvi:Ali

حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ، قَالَ سَمِعْتُ عَاصِمَ بْنَ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ قُلِ

اللَّهُمَّ اهْدِنِي وَسَدِّدْنِي وَاذْكُرْ بِالْهُدَى هِدَايَتَكَ الطَّرِيقَ وَالسَّدَادِ سَدَادَ السَّهْمِ ‏"

Ali -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana şöyle buyurmuştur:

«Allah’ım! Beni hidayete erdir ve beni dosdoğru kıl.

Hidayet isterken, yolunu bulmayı; doğruluk isterken de okun hedefi tam isabetle vurmasını hatırla.»

Rivayet eden: Müslim (No. 2725a) ve Ahmed b. Hanbel (No. 1252).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Ali b. Ebû Tâlib -radıyallahu anh-'a Allah'a dua etmesini ve O'ndan istemesini emretmiş ve şöyle buyurmuştur: (Allahım! Bana hidayet et) beni yönlendir, bana yol göster, (beni doğru olana başarılı kıl) beni muvaffak kıl, beni bütün işlerimde dosdoğru kıl.

Hidayet; hakikati detaylı ve genel olarak bilmek, zahirde ve batında ona uymakta başarılı olmaktır.

Sedâd: Hak üzerine yapılan bütün işlerde başarılı ve doğru olmak demektir. Söz, amel ve imanda dosdoğru yolda olmaktır.

Çünkü manevi mesele somut olanla netleşir. Şu duayı ederken şunu hatırla: (Hidayet, seni doğru yola iletir), o halde hidayet isterken, yolcunun yolunda dosdoğru gitmesine benzer şekilde kalbinle hazırlan. Çünkü yolcu, doğru yoldan ne sağa ne de sola sapar. Bu, onu yolunu kaybetmekten korumak içindir. Böylece selamete kavuşur ve amacına hızla ulaşır.

(Hedefe ulaşmak: Okun hedefe ulaşması) Oku attığında, hedefe ne kadar çabuk ulaşıp vurduğunu fark edersin. Okçu hedefi vurmak için, okla hedefe doğru yönelip atar. Keza niyet ettiğin şeyin olması için okun hedefine varması gibi Allah Teâlâ'dan duanın kabul olmasını iste. Duanda nihai amacına ulaşmayı ve nihai hedefine varmayı isteyen biri olursun.

Bu yüzden, Allah’tan “sedâd” (dosdoğruluk ve isabet) isterken bu mânâyı kalbinde hazır bulundur ki, niyet ettiğin bu isabet ve doğruluk talebi, ok atarken kullandığın hedefi tam vurma anlamıyla örtüşsün.

Hadisten çıkan dersler

  • Dua eden kimse, amelini sünnete göre ve niyetindeki samimiyetine göre yapmaya dikkat etmelidir.
  • Muvaffak kılınmak ve başarı için bu kapsamlı sözlerle dua etmek müstehaptır.
  • Kul, bütün işlerinde Allah Teâlâ'dan yardım istemelidir.
  • Eğitim verme makamında örnek verilir.
  • Bu sözde, hidayet istemekle hâlin salâhını, o hâl üzere devam etmeyi, bir an bile ondan sapmamayı ve sonucun da salih olmasını birlikte talep etme mânâsı vardır. “Beni hidayete erdir” sözü; hidayet yolu üzerinde yürür hâlde olmayı, “Beni dosdoğru kıl” sözü ise; erişilen bu hidayet üzerinde isabetli olmayı, sapmaktan korunmayı ve bundan ayrılmamayı ifade eder.
  • Dua eden kimse dualarına dikkat etmeli ve dualarının manalarını kalbinde hatırlamalıdır. Bunun kabul edilme ihtimali daha yüksektir.

Arapça açıklama

أَمَرَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم عليَّ بن أبي طالب رضي الله عنه أنْ يَدعوَ اللهَ ويسألَه فيقول: (اللهم اهدني) وأرشدني ودلني (وسددني) ووفقني، واجعلني مستقيمًا في جميع أموري.

فالهُدَى: هو مَعرفةُ الحقِّ تفصيلًا وإجمالًا، والتوفيق لاتّباعه ظاهرًا وباطنًا.

والسّداد: هو التوفيق والاستقامة في جميع الأمور بما يكون صوابًا على الحق، وهو الطريق المستقيم في القول والفعل والاعتقاد.

ولأن الأمر المعنوي يَتَّضِح بالمَحْسُوس؛ تَذَكَّر وأنت تدعو هذا الدعاء بأنَّ: (الهدى: هدايتك الطريق) فأحضِر بقلبِك وأنت تسأل هدايةً كهداية مَن سافر، فإنه لا يَنحرِف عن الطريق يَمْنة أو يسرة؛ وذلك لِيَسْلَمَ مِن الضياع، وبذلك يَنال السلامة، ويَصِل إلى غايته سريعًا.

(والسداد: سداد السهم) فأنت تلاحظ عند تَسْديدِك السَّهْمَ في سرعة وصوله وإصابته للهدف، فالرامي إذا رمى غرضًا سدَّد بالسهم نحو الغَرَض، فكذلك تسأل الله تعالى أنَّ ما تَنويه من السداد على شاكلة السهم؛ فتكون في سؤالك طالبًا غاية الهدى، ونهاية السداد.

فأحضر هذا المعنى بقلبك حتى تسأل الله السداد ليكون ما تنويه من ذلك على مشاكلة ما تستعمله من الرمي.

  • الداعي ينبغي أن يَحرِص على تسديد عملِه وتقويمه بلزوم السنة وإخلاص النية.
  • استحباب الدعاء بهذه الكلمات الجامعة للتوفيق والسداد.
  • ينبغي على العبد الاستعانة بالله تعالى في جميع أموره.
  • ضرْب المثال في مقام التعليم.
  • الجمع بين طلب الهداية وصلاح الحال، والاستمرار عليها وعدم الزيغ عنها طرفة عين وصلاح المآل، فقوله: "اهدني" بأن يكون سائرًا على دَرْبِ الهداية، وقوله: "وسددني": من الإصابة وعدم الزيغ عند الهداية التي اعتلاها.
  • الداعي ينبغي له أن يهتمَّ بدعائه، ويستحضر معاني دعواته في قلبه؛ فهذا أَدْعَى للقبول.

Klasik şerh

Nevevî — Şerhu Sahîhi Müslim

قَوْله صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : ( قُلْ : اللَّهُمَّ اِهْدِنِي وَسَدِّدْنِي , وَاذْكُرْ بِالْهُدَى هِدَايَتك الطَّرِيق , وَالسَّدَاد سَدَاد السَّهْم ) أَمَّا ( السَّدَاد ) هُنَا بِفَتْحِ السِّين , وَسَدَاد السَّهْم : تَقْوِيمه , وَمَعْنَى ( سَدِّدْنِي ) : ( وَفِّقْنِي وَاجْعَلْنِي مُنْتَصِبًا فِي جَمِيع أُمُورِي مُسْتَقِيمًا , وَأَصْل السَّدَاد الِاسْتِقَامَة وَالْقَصْد فِي الْأُمُور , وَأَمَّا الْهُدَى هُنَا فَهُوَ الرَّشَاد وَيُذَكَّر وَيُؤَنَّث , وَمَعْنَى ( اُذْكُرْ بِالْهُدَى هِدَايَتك الطَّرِيق وَالسَّدَاد سَدَاد السَّهْم ) أَيْ : تَذَكَّر فِي حَال دُعَائِك بِهَذَيْنِ اللَّفْظَيْنِ , لِأَنَّ هَادِي الطَّرِيق لَا يَزِيغ عَنْهُ , وَمُسَدَّد السَّهْم يَحْرِص عَلَى تَقْوِيمه , وَل…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Müslimv. 261 h. Sahihصحيح Hadis صحيح مسلم No. 2725

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (3)
  • فضائل الصحابة لأحمد بن حنبل (1061)اللَّهُمَّ اهْدِنِي ، وَسَدِّدْنِي ، وَاذْكُرْ بِالْهُدَى هِدَايَتَكَ الطَّرِيقَ ، وَاذْكُرْ بِالسَّدَادِ تَسْدِيدَ السَّهْمِ ، وَنَهَانِي أَنْ أَجْعَلَ خَاتَمِي فِي هَذِهِ ، وَأَهْوَى أَبُو بُرْدَةَ إِلَى السَّبَّابَةِ أَوِ الْوُسْطَى
  • مسند أبي يعلى الموصلي (409)اللَّهُمَّ اهْدِنِي ، وَسَدِّدْنِي ، وَاذْكُرْ بِالْهُدَى هِدَايَتَكَ الطَّرِيقَ ، وَاذْكُرْ بِالسَّدَادِ تَسْدِيدَكَ السَّهْمَ ، قَالَ : وَنَهَانِي أَنْ أَضَعَ الْخَاتَمَ فِي السَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى ، وَنَهَانِي عَنِ الْقِسِّيَّةِ وَالْمِيثَرَةِ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (600)قُلِ اللَّهُمَّ اهْدِنِي وَسَدِّدْنِي ، وَاذْكُرْ بِالْهُدَى هِدَايَتَكَ الطَّرِيقَ ، وَاذْكُرْ بِالسَّدَادِ تَسْدِيدَ السَّبَّابَةِ السَّهْمَ ، وَنَهَانِي أَنْ أَجْعَلَ خَاتَمِي فِي هَذِهِ

Aynı konuda

Konular