وعن عائشة رضي الله عنها أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: “من ظلم قيد شبر من الأرض طوقه من سبع أرضين” ((متفق عليه)) .
Âişe -radıyallahu anha’ dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Kim bir karış mikdarı bir yere haksız olarak zulümle sahip olursa, o yerin yedi katı boynuna geçirilir.”
Rivayet eden: Buhârî (No. 2453, 3195), Müslim (No. 1612a, 1612b) ve Ahmed b. Hanbel (No. 23217, 23364, 24947, 25027). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 206).
Bir insanın malını haksız yere almak haramdır. Bir kimsenin başka bir kimseye ait olan malı alması helal değildir. Ancak gönül rızası ile veriyor ise bu müstesnadır. Bunların arasında bir arazinin zulümle alınması çok şiddetlidir. Çünkü uzun zaman zulümle istila edilmesi söz konusudur. Bundan dolayı Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- kim az yada çok aradiden dolayı zulmederse kıyamet gününde şiddetli bir azaba çarptırılacağını haber vermiştir. Öyleki boynu kalınlaştırılarak uzatılır sonrada gasp ettiği yer ve altındaki yedi kat yer boynuna dolanır. Bu arazi sahibinin arazinisi istila ederek yapmış olduğu zulmün karşılığıdır. Bu tehdit kapsamına sahip olmadan ve istila etmeden genel halkın kullandığı arazileri kullanmakta girer. Muğnide şöyle demiştir: Caddeler, yollar ve binalar arasındaki alanlar ister geniş istersede dar, ister insanlar bundan sıkılsın istersede sıkılmasın kimsenin tek başına kullanım alanı değildir. Çünkü bu müslümanların ortak alanıdır. Onların maslahatları ile alakalıdır. Mescidlerde buna benzer. Alış veriş için başkalarını sıkıştırmadan, geçene zarar vermeden geniş alanlarda oturmak caizdir. Bu durum her asırsa şehir halklarının ikrar edip inkar etmediği ve ittifak ettiği bir husustur. Çünkü bu durum zarar vermeden mübah alanların kullanılmasıdır. Bu aynı yoldan geçiş gibi engellenmez.
Arapça açıklama
مال الإنسان على الإنسان حرام، فلا يحل لأحد أخذ شيء من حق أحد، إلا بطيبة نفسه، وأشد ما يكون ذلك ظلم الأرض، لطول مدة استمرار الاستيلاء عليها ظلماً.
ولذا فإن النبي صلى الله عليه وسلم أخبر أن من ظلم قليلا أو كثيراً من الأرض جاء يوم القيامة بعذاب شديد، بحيث تغلظ رقبته، وتطول، ثم يطوق الأرض التي غصبها وما تحتها، إلى سبع أرضين، جزاء له على ظلمه صاحب الأرض بالاستيلاء عليها.
ولا يدخل في الوعيد استعمال الأراضي العامة دون تملك واستيلاء.
تحريم الغصب، لأنه من الظلم الذي حرمه الله على نفسه، وجعله بيننا محرماً.
أن الظلم حرام، في القليل والكثير، وهنا فائدة ذكر الشبر.
أن من ملك ظاهر أرض، ملك باطنها وما فيها، فلا يجوز أن ينقب أحد من تحته، أو يجعل نفقا أو سرباً ونحو ذلك إلا بإذنه.
Âlimlerin hükümleri
İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح
Diğer rivayetler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 2453
وعن عروة بن الزبير أن سعيد بن زيد بن عمرو بن نفيل، رضي الله عنه الله عنه خاصمته أروى بنت أوس إلى مروْان بن الحكم، وادعت أنه أخذ شيئًا من أرضها، فقال سعيد: أنا كنت آخذ من أرضها شيئًا بعد الذي سمعت من رسول الله صلى الله…