ثَلاَثُ سَاعَاتٍ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْهَانَا أَنْ نُصَلِّيَ فِيهِنَّ أَوْ أَنْ نَقْبُرَ فِيهِنَّ مَوْتَانَا حِينَ تَطْلُعُ الشَّمْسُ بَازِغَةً حَتَّى تَرْتَفِعَ وَحِينَ يَقُومُ قَائِمُ الظَّهِيرَةِ حَتَّى تَمِيلَ الشَّمْسُ وَحِينَ تَضَيَّفُ الشَّمْسُ لِلْغُرُوبِ حَتَّى تَغْرُبَ .
Ukbe b. Âmir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize üç vakitte namaz kılmamızı ve ölülerimizi defnetmemizi yasaklardı: Güneş doğmaya başlayıp yükselinceye kadar; Güneş tam tepedeyken (Zeval vaktinde) batıya doğru meyledinceye kadar ve Güneş sarardıktan sonra tamamen batıncaya kadar.
Rivayet eden: Müslim (No. 831), Ebû Dâvûd (No. 3192), Tirmizî (No. 1030), Nesâî (No. 560, 565, 2013), İbn Mâce (No. 1519), Ahmed b. Hanbel (No. 16737, 16742) ve Dârimî (No. 1396).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-, günde üç vakitte nafile namaz kılınmasını veya ölülerin defnedilmesini yasaklamıştır: Birinci vakit: Güneşin doğuş anıdır. Güneşin ilk görünüşünden itibaren yaklaşık bir mızrak boyu yükselmesine kadar sürer; bu süre de yaklaşık olarak on beş dakikadır. İkincisi: Güneşin gökyüzünün tam ortasında (merkezinde) bulunduğu vakittir. Bu esnada güneşin doğu veya batı yönünde hiçbir gölgesi oluşmaz. Ne zaman ki güneş gökyüzünün tam ortasından batıya doğru meyleder ve doğu tarafında (yeniden) gölge belirmeye başlarsa, işte o an öğle namazının vakti girmiş olur. Bu, yaklaşık beş dakika süren oldukça kısa bir vakittir. Üçüncüsü: Güneşin batmaya başladığı andan tamamen batıncaya kadar olan vakittir.
Hadisten çıkan dersler
Bu hadis ve diğer hadislerde belirtilen namaz kılmanın yasak olduğu zamanlar şunlardır: Birincisi: Sabah namazının kılınmasından güneşin doğuşuna kadar olan vakit. İkincisi: Güneşin doğuşu esnasında başlayıp, göz kararıyla bir mızrak boyu yükselmesine kadar olan vakit; yani yaklaşık on beş dakikalık bir süredir. Üçüncüsü: Güneşin tam tepe noktasında bulunduğu (zeval öncesi) vakitten, güneş batıya meyledip zeval vaktinin girmesine kadar olan vakit. Bu, dik duran bir cismin doğu veya batı tarafında hiçbir gölgesinin kalmadığı andır. Bazı âlimler bu sürenin yaklaşık beş dakika olduğunu söylemiştir. Dördüncüsü: İkindi namazının kılınmasından güneşin batışına kadar olan vakit. Beşincisi: Güneşin sararıp solmaya başlamasından tamamen batıncaya kadar olan vakit.
Bu beş vakitte namaz kılma yasağından; farz namazlar ile 'zevât-ı esbâb' (belli bir sebebi olan nafile namazlar) istisna edilmiştir.
Hadiste zikredilen bu üç dar vakitte (kerahat vakitlerinde) cenazeyi defnetmeyi bilerek geciktirmek yasaklanmıştır; bunun dışında gece veya gündüzün herhangi bir saatinde defin yapılması ise caizdir.
Bu Vakitlerde Namaz Kılmanın Yasaklanmasındaki Hikmet: Asıl olan, bir Müslümanın Allah'a kulluk bilinciyle emirlerine boyun eğmesi ve yasaklarından kaçınmasıdır. Bir emrin veya yasağın hikmetini ya da illetini öğreninceye kadar ibadet etmeyi ertelemesi doğru değildir. Aksine, ona düşen görev teslimiyet göstermektir. Bununla birlikte, diğer hadis-i şeriflerde bu yasakların hikmetleri şöyle açıklanmıştır: Birincisi: Zevalden hemen önce, güneşin tam tepe noktasında bulunduğu vakitte Cehennem'in ateşi şiddetle alevlendirilir. İkincisi: Güneş'in doğuşunda ve batışında namazın yasaklanmasının hikmeti, müşriklere benzemekten kaçınmaktır; çünkü onlar Güneş'in doğuşunda ve batışında Güneş'e secde ederler. Üçüncüsü: Sabah namazından sonra Güneş doğana kadar ve ikindi namazından sonra Güneş batışına kadar namazın yasaklanmasının hikmeti ise sedd-i zerîa (harama götüren yolları kapatma) prensibi gereğidir. Böylece kâfirlere benzemek tamamen önlenmiş olur ve Müslüman, onların Güneş doğarken ve batarken secde etmeleri şeklindeki şirk amellerine hiçbir yönden benzememiş olur.
Arapça açıklama
نهى النبي صلى الله عليه وسلم عن ثلاثة أوقات من النهار أن يُصلَّى فيهن صلاة التطوع، أو أن يُقبر ويُدفن فيهن الموتى:
الوقت الأول: حين تطلع الشمس بازغة، وذلك عند أول طلوعها حتى ترتفع مقدار رُمْح، وهو يُقدّر بربع ساعة تقريبًا.
والثاني: حين تتوسّط الشمس منتصف السماء، فلا يكون لها ظل من جهة المشرق أو المغرب إلى أن تزول عن وسط السماء، ويظهر الظل من جهة المشرق حيث يبدأ وقت صلاة الظهر، وهو وقت قصير؛ وهو بمقدار خمس دقائق تقريبًا.
والثالث: حين تميل وتشرع الشمس في الغروب حتى تغرب.
الأوقات المنهي عن الصلاة فيها كما دلَّ عليه هذا الحديث والأحاديث الأخرى هي: أولاً: بعدَ صلاة الفجْر إلى طلوع الشمس، ثانيًا: عندَ طلوع الشمس حتى ترتفع قدْر رمح في رأي العين؛ أي: بمقدار خمسة عشرة دقيقة تقريبًا، ثالثًا: حين يقوم قائمُ الظهيرة حتى تزولَ الشمس، وذلك حين لا يبقَى للقائم في الظهيرة ظلٌّ في المشرق ولا في المغرِب، وقدَّره البعض بخمس دقائق تقريبًا، رابعًا: بعدَ صلاة العصْر حتى تغرُب الشمس، خامسًا: عندَ اصفرار الشمس حتى تغرُب.
النَّهي عن الصلاة في هذه الأوقات الخمسة المنهي عنها، يستثنى منه الفرائض وذوات الأسباب.
النهي عن تعمد تأخير الدفن إلى هذه الأوقات الثلاثة الضيقة المذكورة في الحديث، وجوازه في أي ساعة من ليل أو نهار.
الحِكمة من النهي عن الصلاة في هذه الأوقات: الأصلُ أنَّ المسلِم يستسلم لأوامِر الله، ويجتنب نواهيَه تعبُّدًا لله، ولا يتوقَّف عن التعبُّد حتى يطَّلعَ على الحِكمة أو العِلَّة مِن الأمر بكذا، أو النهي عن ذلك، بل عليه أن ينقاد، وقد ورد في أحاديث أخرى الحكم في ذلك: أولاً: أنَّ في وقت الظهيرة قُبيل الزوال يُوقد فيه على جهنم إيقادًا بليغًا، ثانيًا: وأمَّا الحِكمة من النهي عنِ الصلاة عندَ طلوع الشمس وعندَ غروبها، فهي مشابهة المشركين، فإنَّهم يسجدون للشمس عندَ طلوعها وعندَ غروبها، ثالثًا: وأمَّا النهي عنِ الصلاة بعدَ صلاة الفجْر إلى طلوع الشمس، وبعدَ صلاة العصْر إلى غروب الشَّمس، فمِن باب سدِّ الذريعة؛ حتى ينقطِع التشبُّهُ بالكفَّار، ولا يتشبه بهم المسلِم في شِرْكهم، فإنهم يسجدون للشمس عند طلوعها وغروبها.