Abdullah b. Mesud -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre demiştir ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:"Yüce Allah'ın yeryüzünü dolaşan melekleri vardır. Onlar ümmetimden salat ve selam getirenleri bana iletirler.''
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Sabit b. Kays’ı birkaç gün göremedi. Bir kişi “Ey Allah’ın Rasûlü! Ben onun haberini öğrenip sana getiririm” dedi. Evine gidip baktığında başını eğmiş, düşünüp durduğunu gördü ve “Sana ne oldu?” diye sordu. O da “İyi değilim" dedi. Çünkü ben sesimi Peygamber’in…
مَا شَأْنُكَ فَقَالَ شَرٌّ، كَانَ يَرْفَعُ صَوْتَهُ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُ، وَهْوَ مِنْ أَهْلِ النَّارِ. فَأَتَى الرَّجُلُ فَأَخْبَرَهُ أَنَّهُ قَالَ كَذَا وَكَذَا.…
«Advâ (hastalığın bir kişiden başka bir kişiye geçmesi) yoktur, Tıyera (uğursuzluk) yoktur, Hâmeh/Baykuş (Araplar bu kuşun birinin evine konmasını uğursuzluk sayarlardı) yoktur. Safer (safer ayının uğursuz sayılması) yoktur. Aslandan kaçtığın gibi cüzzamlıdan kaç.»
«Benim havuzum, bir aylık yürüyüş mesafesi kadar büyüktür. Suyu sütten daha beyaz, kokusu miskten daha hoştur. Kadehleri de gökteki yıldızlar kadar çoktur. Kim ondan içerse, bir daha asla susamaz.»
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Kurayza oğulları'na sefer ettiğinde ben Cibrîl'in -salavatullahi aleyh-'in melekler alayının Ganm oğulları sokağnıdan geçtikleri sırada yükselen tozunu bugün bile hâlâ görür gibiyim, demiştir.
Ebu Hureyre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'den bir çok hadis rivayet etmiştir. Bir tanesi de şöyledir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah buyurdu ki; "Kulum bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa ben ona bir…
Ebû Nadra'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Cabir b. Abdillah -radıyallahu anhuma-'nın yanında idik. Iraklı'lara, bir kafiz (denilen ölçeklerin) ve dirhemin (gümüşlerin) toplanmayacağı zaman yakındır, dedi. Biz: Bu nereden? dedik. O; Acemler tarafından onlar bunu vermeyecekler, dedi…
İbn Abbâs -radıyallahua anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre Şüphesiz ki; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:Bedir günü ''İşte şu; atının başını ve gemini tutmuş, harb silâhı üzerinde (hücuma hazır bir halde) Cebrâil’dir.''
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den duyduğum, ezberlemek istediğim her şeyi yazıyordum. Kureyş bana yazmamı yasakladı ve şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den her duyduğun şeyi yazıyorsun musun?! Halbuki o da bir beşerdir, sakin ve öfkeli anında konuşur. Ben de yazmayı…
«Allah Teâlâ kıyamet günü, ümmetimden bir adamı -insanların gözü önünde- hesaba çeker; onun için (günahlarının yazılı olduğu) doksan dokuz sicili (yani büyük defter açılıp) yayılır. Her defter gözün görebildiği kadar uzundur. Sonra o kimseye: “Bu sicillerde yazılı (günahlardan) bir şey inkar ediyor…
«Kıyamet gününde havuz başında sizden yanıma gelenleri bekleyeceğim. Ancak bazı kimseler bana gelmekten alıkonulacaktır. Ben; "Ey Rabbim! Bunlar bendendir, benim ümmetimdendir." diyeceğim. "Onların senden sonra neler yaptıklarını biliyor musun? Vallahi onlar gerisin geriye (eski küfürlerine)…
"Ey oğulcuğum. (Kaderinde) sana isabet eden şeyin (sana ulaşmakta) şaşmayacağını, (kaderinde) sana isabet etmeyen şeyin de sana erişemeyeceğini (iyice) bilmedikçe hakiki imânın tadını bulamazsın. (Nitekim ben) Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i şöyle buyururken işittim: «Allah'ın ilk…
Rasûlullah Akabe sabahı (Akabe cemresine taş atılacak olan bayramın ilk günü sabahı) devesinin üzerinde iken, «Benim için çakıl taşları topla.» buyurdu. Bunun üzerine onun için parmaklarıyla fırlatılacak büyüklükte yedi tane çakıl taşı topladım. Onları avucunda hareket ettirerek şöyle buyurdu…
Ruveyfi -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana şöyle dedi: «Ya Ruveyfi! Belki hayat senin için uzun sürer, insanlara şunu haber ver; kim muska veya nazarlık takarsa veya sakalını düğümler veyahut da hayvan tezeği ve kemikle…
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kırk yaşında iken ilk vahiy indirildi. Bundan sonra on üç sene Mekke'de kaldı ve sonra hicret etmekle emrolundu. Medine'ye hicret etti ve orada on sene yaşadı sonra da vefat etti.
أُنْزِلَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ ابْنُ أَرْبَعِينَ، فَمَكَثَثَلاَثَ عَشْرَةَ سَنَةً، ثُمَّ أُمِرَ بِالْهِجْرَةِ، فَهَاجَرَ إِلَى الْمَدِينَةِ، فَمَكَثَ بِهَا عَشْرَ سِنِينَ، ثُمَّ تُوُفِّيَ صلى…
Mirdâs el–Eslemî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlüllah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah’ın sâlih kulları birbiri ardından âhirete göçer; geride arpa ve hurmanın döküntüleri gibi değersiz kimseler kalır. Allah Teâlâ da onlara hiçbir önem vermez.»
Ey Allah'ın Rasûlü! Bana İslam hakkında öyle bir söz söyle ki, bu hususta senden başkasına bir şey sormaya gerek duymayayım. Rasûlullah şöyle buyurdu: «Allah’a iman ettim, de. Sonra dosdoğru ol.»
Ebû Musa şiddetli bir şekilde hastalandı. Başı, ailesinden bir kadının kucağındayken bayıldı, Ebû Mûsâ ona karşılık verecek durumda değildi. Kendine gelince şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendisinden beri (uzak) olduğu kimseden ben de beriyim. Şüphesiz Rasûlullah…
وَقَالَ الْحَكَمُ بْنُ مُوسَى حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جَابِرٍ، أَنَّ الْقَاسِمَ بْنَ مُخَيْمِرَةَ، حَدَّثَهُ قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو بُرْدَةَ بْنُ أَبِي مُوسَى ـ رضى الله عنه ـ…
«Bizim namazımızı kılan, kıblemize yönelen ve kestiğimiz hayvanın etinden yiyen kimse, Allah’ın ve Resûlü’nün güvencesi altında bulunan Müslümandır. O hâlde Allah’ın verdiği güvenceyi ihlal etmeyin.»
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem bir söz söyledi ben de bir söz söyledim. Rasûlullah şöyle buyurdu: «Her kim, Allah'ın dışında birisine yalvarıp yakararak O'na eş koşar bir halde ölürse, Cehennem'e girer.» Ben de dedim ki: Her kim de Allah'ın dışında birisine yalvarıp yakararak O'na eş koşmadan…
Muğiyra b. Şu'be rivayet ediyor, Sa'd b. Ubâde'nin; "Hanımımın yanında bir adam bulsam kılıcımın keskin tarafıyla vururum, sözü Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaştı. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Siz Sa'd'ın gayûrluğuna/kıskançlığına hayret mi ediyorsunuz?…
Huzeyfe,-radıyallahu anhu- göre Nebi -sallallahu -aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ'nın huzuruna kendisine yüce Allah’ın çokça mal mülk verdiği bir kul getirilir. Ona: "Dünyada ne iş yaptın?" diye sorar. (O gün) Kullar Allah’tan hiçbir sözü gizlemezler! Adam: "Ey Rabbim! Bana malını…
Enes b. Malik -radıyallahu anhuma- merfu olarak rivayet ediyor: "Şüphesiz ki, kâfir bir kimse bir iyilik yaptığında, dünyada bu iyiliğinin tadı ona tattırılır. Mü’mine gelince, Allah, onun iyiliklerini ahireti için saklar. Dünyada ise itaat etmesine rızk bahşeder." Bir rivayette ise, "Şüphesiz ki…
Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Üseyd b. Hudayr bir gece vakti atını yakınında bir yere bağlamış, Kur'an okuyordu. Bu sırada at birden ürküp şahlanmaya başladı. Üseyd okumayı kesti. O susunca at da sakinleşmişti. Üseyd tekrar okumaya koyuldu. At yine şahlanınca…
Ebû Azze el-Huzelî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah, bir kulunun ruhunu bir yerde kabzetmek istediğinde, ona orada bir ihtiyaç peydâ eder.»
«Allah'ım! Kabrimi ibadet edilen bir vesen (ibadet ve tapınma yeri) kılma! Peygamberlerinin kabirlerini mescidler edinen topluluğa Allah lanet etmiştir.»
Ya’la İbn-i Umeyye –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- bir defasında izarsız (alta giyilen elbise) açıkta yıkanan bir adam gördü. Hemen ashabını Mescid-i Nebevî’de topladı). Minbere çıkarak, Allah Teâlâ’ya övgüde bulundu ve sonra şöyle buyurdu…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: «Müslüman bir kimse, namaz ve zikir için mescidi vatan edindiği (çokça gitmeyi alışkanlık haline getirdiği) zaman Allah'ın onun bu halinden duyduğu sevinç, tıpkı gurbette bir kimsesi olan kimselerin…