İçeriğe geç

Akide ile ilgili hadislerSayfa 10

Bu konuda 4.109 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 708 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Sahîh-i Buhârî 3989

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- başlarına Âsım b. Sâbit el-Ensarî'yi komutan tayin ettiği on kişiden oluşan bir kâfileyi (irşad ve istihbârât için) görevlendirdi.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- başlarına Âsım b. Sâbit el-Ensarî'yi komutan tayin ettiği on kişiden oluşan bir kâfileyi (irşad ve istihbârât için) görevlendirdi. Kâfile Usfân ile Mekke arasında bulunan Hed'e denilen…

بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَشَرَةً عَيْنًا، وَأَمَّرَ عَلَيْهِمْ عَاصِمَ بْنَ ثَابِتٍ الأَنْصَارِيَّ، جَدَّ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، حَتَّى إِذَا كَانُوا بِالْهَدَةِ بَيْنَ عُسْفَانَ…

Râvi: Ebû Hureyre + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1382

Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:İbrahim -aleyhisselam- vefat ettiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Şüphesiz cennette onun bir emzireni vardır.''Buhârî rivayet etmiştir.

Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:İbrahim -aleyhisselam- vefat ettiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Şüphesiz cennette onun bir emzireni vardır.''

إِنَّ لَهُ مُرْضِعًا فِي الْجَنَّةِ ‏"

Râvi: Berâ b. Âzib + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 4812

Allah Teâlâ, kıyamet günü yeryüzünü elinde tutacak, sağ eli ile gökyüzünü dürecek, sonra da şöyle buyuracaktır: Ben Melikim! Dünya'nın kralları nerede?

«Allah Teâlâ, kıyamet günü yeryüzünü elinde tutacak, sağ eli ile gökyüzünü dürecek, sonra da şöyle buyuracaktır: Ben Melikim! Dünya'nın kralları nerede?»

يَقْبِضُ اللَّهُ الأَرْضَ، وَيَطْوِي السَّمَوَاتِ بِيَمِينِهِ، ثُمَّ يَقُولُ أَنَا الْمَلِكُ، أَيْنَ مُلُوكُ الأَرْضِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5884

«Allah'ım! Ben bu çocuğu seviyorum, sen de onu sev ve onu seveni de sev!»

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ben Medine çarşıla­rından bir çarşıda Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yü­rüdü, ben de O'nun beraberinde yürüdüm. (Nihayet Fâtıma'nın -radıyallahu anha- evinin avlusunda bir kenara oturdu…

اللَّهُمَّ إِنِّي أُحِبُّهُ، فَأَحِبَّهُ، وَأَحِبَّ مَنْ يُحِبُّهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَمَا كَانَ أَحَدٌ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنَ الْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ بَعْدَ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا…

Râvi: Ebû Hureyre + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6595

Allah Teâlâ her rahim için bir melek görevlendirmiştir. Melek: "Ya Rabbi bir Nutfe (sperm) yarattın. Ya Rabbi Alaka (donmuş kan) yarattın. Ya Rabbi Mudga (bir çiğdem/parça et) yarattın." der. Allah Teâlâ ana rahmindeki bebeğin yaşamasını murad ettiği zaman melek, onun erkek mi, kız mı, şaki mi saîd mi olacağını, ne kadar rızıklandırılacağını ve ne kadar yaşayacağını sorar. Bütün bunlar, ana rahminde karara bağlanır.

Enes b. Mâlik –radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: «Allah Teâlâ her rahim için bir melek görevlendirmiştir. Melek: "Ya Rabbi bir Nutfe (sperm) yarattın. Ya Rabbi Alaka (donmuş kan) yarattın. Ya Rabbi…

وَكَّلَ اللَّهُ بِالرَّحِمِ مَلَكًا فَيَقُولُ أَىْ رَبِّ نُطْفَةٌ، أَىْ رَبِّ عَلَقَةٌ، أَىْ رَبِّ مُضْغَةٌ‏.‏ فَإِذَا أَرَادَ اللَّهُ أَنْ يَقْضِيَ خَلْقَهَا قَالَ أَىْ رَبِّ ذَكَرٌ أَمْ أُنْثَى أَشَقِيٌّ أَمْ سَعِيدٌ…

Râvi: Enes b. Mâlik + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1375

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- güneş batmış olduğu hâlde Medine'den dışarıya çıkmıştı. Bir ses işitti de: «Yahudi kabilesi, kendi kabirleri içinde azap olunuyor.» buyurdu.

Ebu Eyyub -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- güneş batmış olduğu hâlde Medine'den dışarıya çıkmıştı. Bir ses işitti de: «Yahudi kabilesi, kendi kabirleri içinde azâb olunuyor.» buyurdu.

خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ وَجَبَتِ الشَّمْسُ، فَسَمِعَ صَوْتًا فَقَالَ ‏"‏ يَهُودُ تُعَذَّبُ فِي قُبُورِهَا ‏"

Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 179a

Şüphesiz ki Aziz ve Celil olan Allah uyumaz; uyumak O’na yakışmaz da

«Şüphesiz ki Aziz ve Celil olan Allah uyumaz; uyumak O’na yakışmaz da. Teraziyi alçaltır ve yükseltir. Gece yapılan ameller, gündüz yapılan amellerden önce; gündüz yapılan ameller ise gece yapılan amellerden önce O’na yükseltilir. O’nun hicabı nurdur —bir rivayette ‘ateştir’—. Eğer O, bu hicabı…

إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ لاَ يَنَامُ وَلاَ يَنْبَغِي لَهُ أَنْ يَنَامَ يَخْفِضُ الْقِسْطَ وَيَرْفَعُهُ يُرْفَعُ إِلَيْهِ عَمَلُ اللَّيْلِ قَبْلَ عَمَلِ النَّهَارِ وَعَمَلُ النَّهَارِ قَبْلَ عَمَلِ اللَّيْلِ حِجَابُهُ…

Râvi: Ebû Mûsâ el-Eş'arî + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2900

«Sizler Arap yarımadasını fethetmek için savaş yapacaksınız. Allah onun fethini kolaylaştıracak sonra Fars diyarının fethi için savaşacaksınız, Allah onun da fethini kolaylaştıracak, sonra Rumlarla savaşacaksınız, Allah onun da fethini kolaylaştıracak, sonra Deccal’le savaşacaksınız, Allah onu da kolay kılacaktır.»

Nafi’ b. Utbe -radıyallahu Anh- şöyle dedi: “Biz bir gazvede Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdik. Derken batı tarafından bir kavim, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi. Üzerlerinde yün elbiseler vardı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e taştan yapılmış yüksek bir…

تَغْزُونَ جَزِيرَةَ الْعَرَبِ فَيَفْتَحُهَا اللَّهُ ثُمَّ فَارِسَ فَيَفْتَحُهَا اللَّهُ ثُمَّ تَغْزُونَ الرُّومَ فَيَفْتَحُهَا اللَّهُ ثُمَّ تَغْزُونَ الدَّجَّالَ فَيَفْتَحُهُ اللَّهُ ‏"

Râvi: Nâfi ibn Utba + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 25b

Lâ ilahe illallah de ki, kıyamet günü bu kelime ile sana şahitlik edeyim

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amcasına şöyle dedi: «Lâ ilahe illallah de ki, kıyamet günü bu kelime ile sana şahitlik edeyim.» Ebû Talip: "Kureyş beni yerip, korktuğu için bunu yaptı demeseydi bunu söyleyip seni mutlu etmek isterdim." dedi. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi…

قُلْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ لَكَ بِهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لَوْلاَ أَنْ تُعَيِّرَنِي قُرَيْشٌ يَقُولُونَ إِنَّمَا حَمَلَهُ عَلَى ذَلِكَ الْجَزَعُ لأَقْرَرْتُ بِهَا عَيْنَكَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ

Râvi: Ebû Hureyre + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 616

Allah’tan korkun (takvalı olun). Beş (vakit namazınızı) kılın. (Oruç) ayınız (ramazan)ı tutun. Mallarınızın zekâtını verin. İdarecilerinize itaat edin (ki böylece) Rabbinizin Cennet'ine girin

«Allah’tan korkun (takvalı olun). Beş (vakit namazınızı) kılın. (Oruç) ayınız (ramazan)ı tutun. Mallarınızın zekâtını verin. İdarecilerinize itaat edin (ki böylece) Rabbinizin Cennet'ine girin.»

"‏ اتَّقُوا اللَّهَ رَبَّكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأَدُّوا زَكَاةَ أَمْوَالِكُمْ وَأَطِيعُوا ذَا أَمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّكُمْ ‏"

Râvi: Abu Umâma + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3176

«Kıyametin kopması yaklaştığı sıra (onun alâmet­lerinden olmak üzere şu) altı şeyi say! 1.Benim ölümüm 2. Sonra Beytu'l-Makdis'in Fethi 3. Sonra çokça yaşanacak ölümler, zira bu koyun hastalığı gibi sizi yakalayacaktır. 4.Sonra mal çokluğu ki, siz bir kişiye yüz di­nar verseniz bile (yine de bunu az ve küçük görerek) onun hoşnutsuzluğu ve husumeti sürüp gidecektir. 5. Sonra bir fitne ki, Arap evlerinden girmediği hiç bir ev kalmayacak, muhakkak her bir eve girecektir. 6. Sonra si­zinle Asfaroğulları (denilen Rumlar) arasında bir barıştır.»

Avf b. Mâlik -radıyalahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Ben Tebûk Gazası'nda Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, deriden yapılmış bir çadır içinde iken O'nun huzuruna geldim. (Görüşürken ba­na) şöyle buyurdu: «Kıyametin kopması yaklaştığı sıra (onun alâmet­lerinden olmak…

اعْدُدْ سِتًّا بَيْنَ يَدَىِ السَّاعَةِ، مَوْتِي، ثُمَّ فَتْحُ بَيْتِ الْمَقْدِسِ، ثُمَّ مُوتَانٌ يَأْخُذُ فِيكُمْ كَقُعَاصِ الْغَنَمِ، ثُمَّ اسْتِفَاضَةُ الْمَالِ حَتَّى يُعْطَى الرَّجُلُ مِائَةَ دِينَارٍ فَيَظَلُّ…

Râvi: Avf b. Malik + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6614

«Adem ile Musa münakaşa ettiler. Musa Ey Adem! Sen bizim babamızsın. Sen bizi mahrumiyete düşürdün ve Cennetten çıkarttın! dedi. Adem de ona: Sen, Allah'ın kelamı ile seçkin kıldığı bir kimsesin ve senin için eliyle (Tevrat'ı) yazdığı Musa'sın. Öyle iken sen, Allah'ın beni yaratmasından kırk sene evvel üzerime takdir buyurduğu bir işten dolayı mı beni kınıyorsun? dedi. Böylece Adem, Musa'ya galip geldi. Adem, Musa'ya galip geldi.»

Ebu Hureyre'den -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre, Allah Rasûlü - sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Adem ile Musa münakaşa ettiler. Musa Ey Adem! Sen bizim babamızsın. Sen bizi mahrumiyete düşürdün ve Cennetten çıkarttın! dedi. Adem de ona: Sen, Allah'ın kelamı ile seçkin…

احْتَجَّ آدَمُ وَمُوسَى، فَقَالَ لَهُ مُوسَى يَا آدَمُ أَنْتَ أَبُونَا خَيَّبْتَنَا وَأَخْرَجْتَنَا مِنَ الْجَنَّةِ‏.‏ قَالَ لَهُ آدَمُ يَا مُوسَى اصْطَفَاكَ اللَّهُ بِكَلاَمِهِ، وَخَطَّ لَكَ بِيَدِهِ، أَتَلُومُنِي…

Râvi: Ebû Hureyre + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 177a

Ey Ebû Âişe: Üç şey vardır ki bunlardan birini söyleyen Allah’a en büyük iftirayı yapmış olur.

Mesrûk’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Âişe’nin yanında oturmuş durumdaydım. Bana künyemle hitab ederek Ey Ebû Âişe dedi ve şöyle devam etti: Üç şey vardır ki bunlardan birini söyleyen Allah’a en büyük iftirayı yapmış olur. Kim, Muhammed, Rabbini gördü derse Allah’a karşı en büyük…

إِنَّمَا هُوَ جِبْرِيلُ لَمْ أَرَهُ عَلَى صُورَتِهِ الَّتِي خُلِقَ عَلَيْهَا غَيْرَ هَاتَيْنِ الْمَرَّتَيْنِ رَأَيْتُهُ مُنْهَبِطًا مِنَ السَّمَاءِ سَادًّا عِظَمُ خَلْقِهِ مَا بَيْنَ السَّمَاءِ إِلَى الأَرْضِ ‏"‏ ‏.‏…

Râvi: Âişe + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2115

Hiçbir devenin boynunda (takılı) bir yay ipi (kiriş) veya bir gerdanlık kalmasın, hepsi koparılsın

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bazı yolculuklarında beraberdi. İnsanlar konaklama yerlerinde oldukları esnada Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir elçi gönderip şunları söylemesini emretmişti: «Hiçbir devenin boynunda (takılı) bir yay ipi (kiriş) veya bir gerdanlık kalmasın…

وَالنَّاسُ فِي مَبِيتِهِمْ - ‏"‏ لاَ يَبْقَيَنَّ فِي رَقَبَةِ بَعِيرٍ قِلاَدَةٌ مِنْ وَتَرٍ أَوْ قِلاَدَةٌ إِلاَّ قُطِعَتْ ‏"

Râvi: Abu Bashîr al-Ansârî + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6557

Allah Teâlâ, Kıyamet günü cehennemliklerden azabı en hafif olan kimseye dünyada olan her şey senin olsaydı (kendini kurtarmak için) onu fidye olarak verir miydin?' diye soracak. O kimse: Evet cevabını verecektir

«Allah Teâlâ, Kıyamet günü cehennemliklerden azabı en hafif olan kimseye dünyada olan her şey senin olsaydı (kendini kurtarmak için) onu fidye olarak verir miydin?' diye soracak. O kimse: Evet cevabını verecektir. Bunun üzerine Allah -Azze ve Celle-: Ben senden, henüz Adem'in sulbünde iken bundan…

لأَهْوَنِ أَهْلِ النَّارِ عَذَابًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ لَوْ أَنَّ لَكَ مَا فِي الأَرْضِ مِنْ شَىْءٍ أَكُنْتَ تَفْتَدِي بِهِ فَيَقُولُ نَعَمْ‏.‏ فَيَقُولُ أَرَدْتُ مِنْكَ أَهْوَنَ مِنْ هَذَا وَأَنْتَ فِي صُلْبِ آدَمَ…

Râvi: Enes b. Mâlik + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2669a

Muhakkak ki sizler, sizden önceki ümmetlerin yoluna tıpa tıp, aynen uyacaksınız

«Muhakkak ki sizler, sizden önceki ümmetlerin yoluna tıpa tıp, aynen uyacaksınız. Hatta onlar bir keler/kertenkele deliğine girmiş olsalar, oraya siz de gireceksiniz.» Biz de dedik ki: Ya Rasûlallah! Bunlar Yahudiler ve Hristiyanlar mıdır? Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle…

لَتَتَّبِعُنَّ سَنَنَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ شِبْرًا بِشِبْرٍ وَذِرَاعًا بِذِرَاعٍ حَتَّى لَوْ دَخَلُوا فِي جُحْرِ ضَبٍّ لاَتَّبَعْتُمُوهُمْ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ آلْيَهُودَ وَالنَّصَارَى قَالَ ‏"‏…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 681

Siz bu öğleden sonra ve gece yol alacaksınızsonra da Yüce Allah'ın izniyle yarın suya varmış olacaksınız"

Ebû Katade'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- bize bir hutbe verip: Siz bu öğleden sonra ve gece yol alacaksınız sonra da Yüce Allah'ın izniyle yarın suya varmış olacaksınız" buyurdu. Bunun üzerine insanlar biri diğerine bakmaksızın yola koyuldu…

إِنَّكُمْ تَسِيرُونَ عَشِيَّتَكُمْ وَلَيْلَتَكُمْ وَتَأْتُونَ الْمَاءَ إِنْ شَاءَ اللَّهُ غَدًا ‏"‏ ‏.‏ فَانْطَلَقَ النَّاسُ لاَ يَلْوِي أَحَدٌ عَلَى أَحَدٍ - قَالَ أَبُو قَتَادَةَ - فَبَيْنَمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله…

Râvi: İmrân b. Husayn + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 264

«Ben mescidleri yükseltip genişletmekle emrolunmadım.»

İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, dedi ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ben mescidleri yükseltip genişletmekle emrolunmadım.» İbn Abbâs dedi ki: "Vallahi siz Yahudî ve Hristiyanların (kilise ve havralarını) süsledikleri gibi mescidleri…

وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ ‏-رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا‏- قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-{ مَا أُمِرْتُ بِتَشْيِيدِ اَلْمَسَاجِدِ } أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ , وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ .‏ 1‏ ‏1 ‏-…

Râvi: İbn Abbâs + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1824

"Dünyanın son günlerinde, halifelerinizden biri, malı saymaya bile gerek duymadan avuç avuç dağıtacaktır."

Ebû Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: «Dünyanın son günlerinde, halifelerinizden biri, malı saymaya bile gerek duymadan avuç avuç dağıtacaktır.»

"‏يكون خليفة ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ خلفائكم في آخر الزمان يحثو المال ولا يعده‏"

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6523

Dünyada onları ayakları üzerine yürüten Allah, yüzleri üzerine kıyamette yürütmeye de Kâdir değil midir?

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'ın bize rivayet etiğine göre şöyle demiştir: Bir adam: "Ya Rasûlallah! Kâfirler yüzleri üzerine nasıl yürürler?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem:«Dünyada onları ayakları üzerine yürüten Allah, yüzleri üzerine kıyamette yürütmeye de Kâdir değil…

أَلَيْسَ الَّذِي أَمْشَاهُ عَلَى الرِّجْلَيْنِ فِي الدُّنْيَا قَادِرًا عَلَى أَنَّ يُمْشِيَهُ عَلَى وَجْهِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1676

"Nebî–sallallahu aleyhi ve sellem- uğursuzluğa inanmazdı."

Bureyde–radıyallahu anh- şöyle rivayet etmiştir. "Nebî–sallallahu aleyhi ve sellem- uğursuzluğa inanmazdı."

وعن بريدة رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم كان لا يتطير‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏

Râvi: Bureyde + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 1306

Bir kimse darda bulunan borçluya mühlet verir veya borcunun bir kısmını ya da tamamını bağışlarsa; Allah o kişiyi, arşının gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde gölgelendirir

«Bir kimse darda bulunan borçluya mühlet verir veya borcunun bir kısmını ya da tamamını bağışlarsa; Allah o kişiyi, arşının gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde gölgelendirir.»

"‏ مَنْ أَنْظَرَ مُعْسِرًا أَوْ وَضَعَ لَهُ أَظَلَّهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تَحْتَ ظِلِّ عَرْشِهِ يَوْمَ لاَ ظِلَّ إِلاَّ ظِلُّهُ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 4485

Siz Ehl-i kitabın sözlerini ne tasdik edin, ne de yalanlayın ve şöyle söyleyin: {Biz Allah'a ve bize indirilene iman ederiz.}

«Ehl-i Kitap, Tevrat'ı İbranice (metni) ile okurlar, Arap diliyle de Müslümanlara tefsir ederlerdi. Bu hususta Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Siz Ehl-i kitabın sözlerini ne tasdik edin, ne de yalanlayın ve şöyle söyleyin: {Biz Allah'a ve bize indirilene iman…

لاَ تُصَدِّقُوا أَهْلَ الْكِتَابِ وَلاَ تُكَذِّبُوهُمْ، وَقُولُوا ‏‏{‏آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنْزِلَ‏}‏

Râvi: Ebû Hureyre + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 7115

Bir kişi bir kabrin yanından geçerken keşke bu mezar sahibinin yerinde ben olsaydım diye temennide bulunmadıkça kıyamet kopmayacaktır

«Bir kişi bir kabrin yanından geçerken keşke bu mezar sahibinin yerinde ben olsaydım diye temennide bulunmadıkça kıyamet kopmayacaktır.»

لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَمُرَّ الرَّجُلُ بِقَبْرِ الرَّجُلِ فَيَقُولُ يَا لَيْتَنِي مَكَانَهُ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1731a

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir ordunun veya seriyyenin başına komutan tayin ettiği zaman, -hassaten komutana- Allah'a karşı muttaki olmasını, beraberindeki Müslümanlara da hayır tavsiye eder ve sonra şunları söylerdi: ''Allah'ın adıyla ve Allah'ın rızası için savaşın. Allah'ı inkâr eden kâfirlerle çarpışın. Gazâ edin fakat ganimete hıyanet etmeyin, haksızlıkda bulunmayın, ölülerin vücudlarına sataşıp burun ve kulaklarını kesmeyin, (önünüze çıkan) çocukları öldürmeyin! Müşrik düşmanlarla karşılaşınca onları önce üç şeyden birine çağır: Bunlardan birine cevap verirlerse onlardan bunu kabul et ve artık dokunma! Önce İslâm'a dâvet et. İcabet ederlerse hemen kabul et ve elini onlardan çek. Sonra onları yurtlarından muhâcirler diyarına hicrete dâvet et. Ve onlara haber ver ki, eğer bunu yapacak olurlarsa Muhacirler´e va´dedilen bütün mükâfaat ve vecibeler aynen onlar için de olacaktır. Hicretten imtina edecek olurlarsa bilsinler ki, Müslüman bedevîler hükmündedirler ve Allah'ın mü'minler üzerine câri olan hükmü onlara icra edilecektir; ganimet ve fey´den kendilerine hiçbir pay ayrılmayacaktır. Müslümanlarla birlikte cihâda katılırlarsa o hâriç, (o zaman ganimete iştirak ederler.)Bu şartlarda Müslüman olma teklifini kabul etmezlerse, onlardan cizye iste, senin bu isteğini kabul ederlerse hemen kabul et ve onları serbest bırak.Eğer bunu kabul etmeyecek olurlarsa onlara karşı Allah´tan yardım dile ve onlarla savaş. Bu durumda bir kale ahâlisini kuşatacak olupta onlar senden Allah ve Rasûlü'nün ahd ve emânını talep ederlerse kabul etme; onlar için, kendine ve ashâbına ait bir emân tanı. Zira sizin kendi ahdinizi veya arkadaşlarınızın ahdini bozmanız, Allah´ın ve Rasûlü'nün ahdini bozmaktan daha kolaydır. Eğer bir kale ahalisini kuşattığında onlar, senden Allah´ın hükmünü tatbik etmeni isterlerse sakın onlara Allah´ın hükmünü tatbik etme, lâkin kendi hükmünü tatbik et. Zira Allah'ın onlar hakkındaki hükmüne isabet edip etmeyeceğini bilemezsin.''

Bureyde b. Husayb -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre şöyle dedi:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir ordunun veya seriyyenin başına komutan tayin ettiği zaman- hassaten komutana- Allah'a karşı muttaki olmasını, beraberindeki Müslümanlara da hayır tavsiye eder ve sonra şunları…

إِذَا أَمَّرَ أَمِيرًا عَلَى جَيْشٍ أَوْ سَرِيَّةٍ أَوْصَاهُ فِي خَاصَّتِهِ بِتَقْوَى اللَّهِ وَمَنْ مَعَهُ مِنَ الْمُسْلِمِينَ خَيْرًا ثُمَّ قَالَ ‏"‏ اغْزُوا بِاسْمِ اللَّهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ قَاتِلُوا مَنْ كَفَرَ…

Râvi: An-Nu‘mân ibn Muqarrin + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2495

Bedir'e ve Hudeybiye'ye katılmış olan hiçbir kimse Cehennem ateşine girmeyecektir

«Bedir'e ve Hudeybiye'ye katılmış olan hiçbir kimse Cehennem ateşine girmeyecektir.»

عَبْدًا، لِحَاطِبٍ جَاءَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَشْكُو حَاطِبًا فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَيَدْخُلَنَّ حَاطِبٌ النَّارَ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ كَذَبْتَ لاَ يَدْخُلُهَا…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5994

İbn Ömer –radıyallahu anhumâ-: Şuna bakın! Peygamber’in, onlar dünyadan iki reyhanımdır. dediğini işittiğim torunlarından birini öldürenler (Iraklılar gelmiş şimdi de) bana sivrisineğin kanını soruyorlar! dedi.

İbn Ebî Nuaym naklediyor: Ben İbn Ömer’in yanında iken bir adam ona sivrisineğin kanı hakkında soru sordu. İbn Ömer adama, “Nerelisin?” dedi. Adam, “Iraklıyım” karşılığını verdi. İbn Ömer –radıyallahu anhumâ- “ Şuna bakın! Peygamber’in, onlar dünyadan iki reyhanımdır. dediğini işittiğim…

هُمَا رَيْحَانَتَاىَ مِنَ الدُّنْيَا ‏"

Râvi: Abdullah b. Ömer + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 7414

İbn Mesud -radıyallahua anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:Bir Yahudi âlim Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelip:Ey Muhammed! Şüphesiz yüce Allah kıyamet gününde gökleri bir parmak,yerleri bir parmak,dağları ve ağaçları bir parmak,suyu,toprağı bir parmak ve diğer mahlukatı bir parmak üzerinde tutacak.Ben Melikim buyuracak.Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu âlimin dediklerini tasdik eder şekilde azı dişleri belli oldu.Sonra da (Onlar Allah'ı gereği gibi takdir edemediler.Halbuki kıyamet gününde arz bütünü ile O'nun kabzasındadır.) Zümer,67.Müslim'in rivayetinde:''Dağlar ve ağaçlar bir parmak,sonra da onları sarsarak şöyle buyurur:Ben Melikim,Ben Allah'ım.''Buhârî'nin rivayetinde:''Gökyüzünü bir parmağına,suyu ve toprağı bir parmağına ve diğer mahlukatı bir parmak üzerinde tutacak.''

İbn Mesud -radıyallahua anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:Bir Yahudi âlim Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelip:Ey Muhammed! Şüphesiz yüce Allah kıyamet gününde gökleri bir parmak,yerleri bir parmak,dağları ve ağaçları bir parmak,suyu,toprağı bir parmak ve diğer mahlukatı bir…

فَضَحِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ نَوَاجِذُهُ ثُمَّ قَرَأَ ‏‏{‏وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ‏}‏‏.‏

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 3 başka rivayet Şerhli