İçeriğe geç

Sünen-i Ebû Dâvûd33. kitap

«Allah Teâlâ son derece hayâlıdır, hayâlı ve örtülü olanları sever. Sizden biriniz yıkandığı zaman örtünsün.»

باب النَّهْىِ عَنِ التَّعَرِّي

Sahih 3 âlimin hükmü Sünen-i Ebû Dâvûd 4012

Râvi:Ya‘lâ ibn Umayya

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ نُفَيْلٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي سُلَيْمَانَ الْعَرْزَمِيِّ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ يَعْلَى، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأَى رَجُلاً يَغْتَسِلُ بِالْبَرَازِ بِلاَ إِزَارٍ فَصَعِدَ الْمِنْبَرَ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ صلى الله عليه وسلم ‏"‏

إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ حَيِيٌّ سِتِّيرٌ يُحِبُّ الْحَيَاءَ وَالسَّتْرَ فَإِذَا اغْتَسَلَ أَحَدُكُمْ فَلْيَسْتَتِرْ ‏"

Ya’la İbn-i Umeyye –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- bir defasında izarsız (alta giyilen elbise) açıkta yıkanan bir adam gördü. Hemen ashabını Mescid-i Nebevî’de topladı). Minbere çıkarak, Allah Teâlâ’ya övgüde bulundu ve sonra şöyle buyurdu: «Allah Teâlâ son derece hayâlıdır, hayâlı ve örtülü olanları sever. Sizden biriniz yıkandığı zaman örtünsün.»

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 4012) ve Nesâî (No. 406).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- bir defasında geniş bir alanda çıplak olarak yıkanan bir adam gördü. Minbere çıkarak, Allah Teâlâ’ya hamd ve övgüde bulunduktan sonra şöyle buyurdu: «Allah Teâlâ son derece hayâlıdır, hayâlı ve örtülü olanları sever. Sizden biriniz yıkandığı zaman örtünsün.» Yani Hayiy ve Sittir isimleri Allah Teâlâ’nın isimlerindendir. Allah Subhanehu hayâyı ve örtüyü sever. Bir Müslümanın yıkandığı zaman insanların önünde avretini göstermesi uygun değildir. Bilakis örtmesi üzerine farzdır. Allah Teâlâ’nın hayâsı kendisine yakışır bir vasıftır. Yaratılmışların hayâsı gibi değildir. Haya; ayıp sayılan ve yerilen bir şeyden korktuğu zaman kişide meydana gelen bir bozulma değişikliktir. Allah Teâlâ hakkında haya; rahmetinin genişliğiyle, tam olan cömertliğiyle, keremiyle, affının büyüklüğüyle ve tevâzusuyla uygun olmayan şeyi terk etmektir.

Arapça açıklama

رأى النبي صلى الله عليه وسلم رجلًا يغتسل في الفضاء الواسع عريانًا، فصعِد النبي صلى الله عليه وسلم المِنْبر، فحَمِد اللهَ وأثنى عليه، ثم قال: «إنَّ اللهَ عزَّ وجلَّ حَيِيٌّ سَتِيرٌ، يحب الحياءَ والسَّتر؛ فإذا اغتسل أحدُكم فليستتر» أي: إن من أسماء الله تعالى الحيي الستير، فهو سبحانه يحب الحياء والستر، فلا ينبغي لمسلم أن يكشف عورته أمام الناس إذا اغتسل، بل يجب عليه أن يستتر، وحياؤه تعالى وصف يليق به، ليس كحياء المخلوقين، الذي هو تغير وانكسار يعتري الشخص عند خوف ما يعاب أو يُذم، بل هو ترك ما ليس يتناسب مع سعة رحمته وكمال جوده وكرمه وعظيم عفوه وحلمه.

  • الحيي والستير من الأسماء الحسنى.
  • وجوب الاستتار عند الغسل.

Klasik şerh

Azîmâbâdî — Avnü'l-Ma'bûd

( بِالْبِرَازِ ) : الْمُرَاد بِهِ هُنَا الْفَضَاء الْوَاسِع وَالْبَاء لِلظَّرْفِيَّةِ ( حَيِيّ ) : بِكَسْرِ الْيَاء الْأُولَى كَثِير الْحَيَاء فَلَا يَرُدّ مَنْ سَأَلَهُ ( سِتِّير ) : بِالْكَسْرِ وَالتَّشْدِيد تَارِك لِحُبِّ الْقَبَائِح سَاتِر لِلْعُيُوبِ وَالْفَضَائِح قَالَهُ الْمُنَاوِيُّ. وَفِي النِّهَايَة : سِتِّير فِعِّيل بِمَعْنَى فَاعِل , أَيْ مِنْ شَأْنه وَإِرَادَته حُبّ السَّتْر وَالصَّوْن اِنْتَهَى. وَفِي النَّيْل : سَتِير بِسِينٍ مُهْمَلَة مَفْتُوحَة وَتَاء مُثَنَّاة مِنْ فَوْق مَكْسُورَة وَيَاء تَحْتِيَّة سَاكِنَة ثُمَّ رَاء مُهْمَلَة اِنْتَهَى ( فَلْيَسْتَتِرْ ) : وُجُوبًا إِنْ كَانَ ثَمَّ مَنْ يُحَرِّم نَظَرَهُ لِعَوْرَتِهِ وَنَدْبًا فِي غَيْر ذَلِكَ. وَاغْتِسَاله صَلَّى اللَّه…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح Hadis No. 4012
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. SahihSahih Hadis No. 4012
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h. SahihSahih Hadis No. 4012

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • السنن الكبرى للبيهقي (884)اللَّهَ جَلَّ ثَنَاؤُهُ حَيِيُّ سِتِّيرٌ يُحِبُّ الْحَيَاءَ وَالسِّتْرَ ، فَإِذَا اغْتَسَلَ أَحَدُكُمْ فَلْيَسْتَتِرْ

Aynı konuda

Konular