Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Allah'ım! Kabrimi ibadet edilen bir vesen (ibadet ve tapınma yeri) kılma! Peygamberlerinin kabirlerini mescidler edinen topluluğa Allah lanet etmiştir.»
Rivayet eden: Ahmed b. Hanbel (No. 7054) ve İmâm Mâlik (No. 419).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-; kabrinin, insanların tazim ederek ibadet ettikleri ve oraya yönelip secde ettikleri bir tapınma yeri olmaması hususunda Rabbine dua etmiştir. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah Teâlâ'nın, peygamberlerin kabirlerini mescit edinen kimseleri rahmetinden kovup uzaklaştırdığını haber vermiştir. Çünkü bu kabirlerin mescit edinilmesi, ibadet edilmesine ve batıl inançlara vesile olur.
Hadisten çıkan dersler
Peygamber ve salihlerin kabirlerinde şeri haddin aşılması, Allah'ın dışında ibadet edilen yerler olmasına sebebiyet verir. Bundan dolayı şirke götüren vesilelerden sakınmak farzdır.
Kabirde yatan kimseler Allah Teâlâ'ya ne kadar yakın olursa olsun, onların kabirlerine tazim ve ibadet etmek için gitmek caiz değildir.
Kabirlerin üzerine mescitler inşa etmek haramdır.
Mescitler inşa edilmemiş olsa bile kabirlerin olduğu yerde namaz kılmak haramdır. Ancak cenaze namazı kılınmadı ise o kılınır.
Arapça açıklama
دعا النبيُّ صلى الله عليه وسلم ربَّه أن لا يجعَلْ قَبْره مثلَ الصَّنمِ الذي يَعبُدُه النَّاسُ بتَعظيمِه واستِقبالِه في السُّجودِ، ثم أخبر صلى الله عليه وسلم بأنَّ اللهَ أَبْعَدَ وطَرَدَ من رحمتِه مَن اتخذَ قبورَ الأنبياءِ مساجد؛ لأنَّ اتخاذَها مساجدَ ذريعةٌ إلى عِبادَتِها والاعتِقادِ فيها.
مجاوزة الحد الشرعي في قبور الأنبياء والصالحين يجعلُها تُعبد من دون الله، فيَجِبُ الحَذرُ من وسائل الشرك.
لا يجوز قَصْدُ القبور لتعظيمِها والعبادةِ عندها مهما كان قُرْبُ صاحبِها من الله تعالى.
تحريم بناء المساجد على القبور.
تحريم الصلاة عند القبور ولو لم يُبْنَ مسجدٌ إلا صلاة الجنازة التي لم يُصلّ عليها.