İçeriğe geç

Ahirete iman ile ilgili hadislerSayfa 4

Ahiret Gününe İman

Bu konuda 1.035 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 175 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Sahîh-i Buhârî 6434

“Allah’ın sâlih kulları birbiri ardından âhirete göçer; geride arpa ve hurmanın döküntüleri gibi değersiz kimseler kalır. Allah Teâlâ da onlara hiçbir önem vermez.”

Mirdâs el–Eslemî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlüllah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah’ın sâlih kulları birbiri ardından âhirete göçer; geride arpa ve hurmanın döküntüleri gibi değersiz kimseler kalır. Allah Teâlâ da onlara hiçbir önem vermez.»

يَذْهَبُ الصَّالِحُونَ الأَوَّلُ فَالأَوَّلُ، وَيَبْقَى حُفَالَةٌ كَحُفَالَةِ الشَّعِيرِ أَوِ التَّمْرِ، لاَ يُبَالِيهِمُ اللَّهُ بَالَةً ‏"

Râvi: Mirdâsâ al-Aslamî Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2808b

"Şüphesiz ki, kâfir bir kimse bir iyilik yaptığında, dünyada bu iyiliğinin tadı ona tattırılır. Mü’mine gelince, Allah, onun iyiliklerini ahireti için saklar. Dünyada ise itaat etmesine rızık bahşeder."

Enes b. Malik -radıyallahu anhuma- merfu olarak rivayet ediyor: "Şüphesiz ki, kâfir bir kimse bir iyilik yaptığında, dünyada bu iyiliğinin tadı ona tattırılır. Mü’mine gelince, Allah, onun iyiliklerini ahireti için saklar. Dünyada ise itaat etmesine rızk bahşeder." Bir rivayette ise, "Şüphesiz ki…

إِنَّ الْكَافِرَ إِذَا عَمِلَ حَسَنَةً أُطْعِمَ بِهَا طُعْمَةً مِنَ الدُّنْيَا وَأَمَّا الْمُؤْمِنُ فَإِنَّ اللَّهَ يَدَّخِرُ لَهُ حَسَنَاتِهِ فِي الآخِرَةِ وَيُعْقِبُهُ رِزْقًا فِي الدُّنْيَا عَلَى طَاعَتِهِ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 2531

Allah’tan Cennet'i istediğinizde Firdevs'i isteyiniz

«Cennet’te yüz derece vardır. Her iki derece arasındaki mesafe gökle yeryüzü arası kadardır. Firdevs derece olarak en üstünü olup Cennet'in dört ırmağı buradan fışkırır. Arş da onun (Firdevs'in) üstünde bulunur. Allah’tan Cennet'i istediğinizde Firdevs'i isteyiniz.»

"‏ فِي الْجَنَّةِ مِائَةُ دَرَجَةٍ مَا بَيْنَ كُلِّ دَرَجَتَيْنِ كَمَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ وَالْفِرْدَوْسُ أَعْلاَهَا دَرَجَةً وَمِنْهَا تُفَجَّرُ أَنْهَارُ الْجَنَّةِ الأَرْبَعَةُ وَمِنْ فَوْقِهَا يَكُونُ…

Râvi: Ubâde b. Sâmit + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i İbn Mâce 4290

Biz ümmetlerin sonuncusuyuz; fakat hesaba çekileceklerin ilkiyiz

«Biz ümmetlerin sonuncusuyuz; fakat hesaba çekileceklerin ilkiyiz. ‘Ümmî ümmet ve onun peygamberi nerede?’ denilir. Böylece biz son gelenler, fakat ilk olanlarız.»

نَحْنُ آخِرُ الأُمَمِ وَأَوَّلُ مَنْ يُحَاسَبُ يُقَالُ أَيْنَ الأُمَّةُ الأُمِّيَّةُ وَنَبِيُّهَا فَنَحْنُ الآخِرُونَ الأَوَّلُونَ ‏"

Râvi: İbn Abbâs + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Müsned 10659

«Sırat, Cehennem’in ortasına kurulur. Sıratın üzerinde, Sa’dân’ (bölgesinin) in dikenleri gibi dikenler vardır. Sonra insanlara (geçiş için) izin verilir. Onun üstünde yürürler. Onlardan kimi o dikenlerin zarar vermesinden korunmuştur. Kimi de onun tarafından tutulur, derileri yırtılır ve başı yerde ayakları ise yukarıda olur.»

Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sırat, Cehennem’in ortasına kurulur. Sıratın üzerinde, Sa’dân’ın (bölgesinin) dikenleri gibi dikenler vardır. Sonra insanlara (geçiş için) izin verilir. Onun üstünde…

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ قَالَ حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُغِيرَةِ بْنِ مُعَيْقِيبٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَبْدٍ الْعُتْوَارِيِّ أَحَدُ بَنِي…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Şerhli hadisler 11220

Gece ve gündüzün ulaştığı her yere bu tebliğ ulaşacak, ister kerpiçten yapılsın isterse deve kılından. Allah her eve İslâm'ı hâkim kılacaktır

«Gece ve gündüzün ulaştığı her yere bu tebliğ ulaşacak, ister kerpiçten yapılsın isterse deve kılından. Allah her eve İslâm'ı hâkim kılacaktır. Bu da ya Allah'ın aziz kıldığı İslam'ın kabul edilmesi veya Allah'ın hor gördüğü küfrün boyun eğmesi ile gerçekleşecektir.» Temîm ed-Dârî şunu ilâve etti…

عن تَميم الداري رضي الله عنه، قال: سمعتُ رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: «‌لَيَبْلُغَنَّ ‌هَذَا الأَمْرُ مَا بَلَغَ اللَّيْلُ وَالنَّهَارُ، وَلَا يَتْرُكُ اللهُ بَيْتَ مَدَرٍ وَلَا وَبَرٍ إِلَّا أَدْخَلَهُ اللهُ…

Râvi: Temîm ed-Dârî + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Şerhli hadisler 3393

(Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin verilsin. Şefâat dile! Sana şefâat hakkı verilsin.

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-; Kıyamet gününde gelip Rabbine secde edip, hamdedeceğini (direk olarak şefâat etmeyeceğini), sonra O'na: (Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin…

عن أنس بن مالك رضي الله عنه مرفوعاً: أخبر النبي صلى الله عليه وسلم : "أنه يأتي فيسجد لربه ويحمده [لا يبدأ بالشفاعة أولا]، ثم يقال له: "ارفع رأسك وقل يُسمع، وسَلْ تُعط، واشفع تُشفَّع".

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Müsned 10521

Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz!

«Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz! Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta da bir gün gibi, gün saat gibi, saat de hurma yaprağının tutuşup hemen sönmesi gibi (kısa) olur.»

حَدَّثَنَا هَاشِمٌ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُهَيْلٌ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَتَقَارَبَ الزَّمَانُ فَتَكُونَ…

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Hasen Sünen-i Ebû Dâvûd 4777

«Her kim (öfkesinin gereğini) yerine getirmeye gücü yettiği halde öfkesini yenerse Allah, kıyamet gününde onu bütün yarattıklarının huzurunda çağıracak, hatta onu cennet hurilerinden dilediğini (al­makta) muhayyer bırakacaktır.»

Muâz b. Enes -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her kim (öfkesinin gereğini) yerine getirmeye gücü yettiği halde öfkesini yenerse Allah, kıyamet gününde onu bütün yarattıklarının huzurunda çağıracak, hatta onu…

مَنْ كَظَمَ غَيْظًا - وَهُوَ قَادِرٌ عَلَى أَنْ يُنْفِذَهُ - دَعَاهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ عَلَى رُءُوسِ الْخَلاَئِقِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ حَتَّى يُخَيِّرَهُ اللَّهُ مِنَ الْحُورِ مَا شَاءَ ‏"

Râvi: معاذ بن أنس الأنصاري + 5 başka rivayet Şerhli

Hasen Sünen-i Tirmizî 3356

{Sonra o gün, size verilen nimetlerden dolayı hesaba çekileceksiniz.}

{Sonra o gün, size verilen nimetlerden dolayı hesaba çekileceksiniz.} [Tekâsür Suresi: 8] ayeti nazil olduğunda Zübeyr -radıyallahu anh-: "Hangi nimetlerden hesaba çekileceğiz? İki siyahtan yani su ve hurmadan mı?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Muhakkak ki bunlardan hesaba…

فَأَىُّ النَّعِيمِ نُسْأَلُ عَنْهُ وَإِنَّمَا هُمَا الأَسْوَدَانِ التَّمْرُ وَالْمَاءُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَمَا إِنَّهُ سَيَكُونُ ‏"

Râvi: Zübeyr b. Avvâm + 2 başka rivayet Şerhli

Hasen Sünen-i Tirmizî 1071

Kabir azabı ve nimetininin bir takım özellikleri

Ebû Hureyre –radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ölü mezara konulunca, birine Münker, diğerine Nekîr adı verilen siyah mavi iki melek gelir; ölüye derler ki: "Şu Muhammed –sallallahu aleyhi ve sellem- denilen zat hakkında ne…

"‏ إِذَا قُبِرَ الْمَيِّتُ - أَوْ قَالَ أَحَدُكُمْ أَتَاهُ مَلَكَانِ أَسْوَدَانِ أَزْرَقَانِ يُقَالُ لأَحَدِهِمَا الْمُنْكَرُ وَالآخَرُ النَّكِيرُ فَيَقُولاَنِ مَا كُنْتَ تَقُولُ فِي هَذَا الرَّجُلِ فَيَقُولُ مَا كَانَ…

Râvi: Ebû Hureyre + 1 başka rivayet Şerhli

Hasen Müsned 15464

«İnsanlar -yahut kullar- kıyamet gününde, çıplak, sünnetsiz ve buhmen (kararmış) olarak haşr olunacaklardır.» Biz de: "Ey Allah’ın Rasûlü! Buhmen ne demektir?” diye sorduk. O da: «Yanlarında hiçbir şeyleri bulunmayan demektir» diye buyurdu ve devamla, yakın olanın işittiği gibi uzak olanın da işiteceği bir sesle: «Ben Melik'im (Hükümranım), Deyyân'ım (Hakimim, hüküm verenim) diye nida eder.»

Câbir b. Abdillah -radıyallahu anhuma-: “Bana bir adamın Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den duyduğu bir hadis ulaştı. Bir binek satın aldım. Sonra üzerine yolculuk yapacağım yüklerimi koydum. (O hadisi duymak için) bir aylık yola çıktım. Nihayet Şam’da yanına vardım. Bir de baktım ki…

قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ قَالَ أَخْبَرَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ عَبْدِ الْوَاحِدِ الْمَكِّيِّ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ…

Râvi: Abdullah ibn Unays Şerhli

Hasen Müsned 3929

İnsanların en şerlileri hayatta bulundukları sırada kıyametin koptuğu ve kabirleri mescit edinen kimselerdir

«İnsanların en şerlileri hayatta bulundukları sırada kıyametin koptuğu ve kabirleri mescit edinen kimselerdir.»

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ حَدَّثَنَا زَائِدَةُ عَنْ عَاصِمٍ عَنْ شَقِيقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ إِنَّ مِنْ شِرَارِ النَّاسِ مَنْ تُدْرِكُهُ…

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 1 başka rivayet Şerhli

Farklı hükümler Sünen-i Tirmizî 2664

Kişinin koltuğuna oturup, benim bir hadisim kendisine ulaştığında şöyle demesi yakındır: Bizimle sizin aranızda Allah’ın kitabı vardır

«Kişinin koltuğuna oturup, benim bir hadisim kendisine ulaştığında şöyle demesi yakındır: Bizimle sizin aranızda Allah’ın kitabı vardır. Onda helal olarak bulduğumuzu helal sayar, haram olarak bulduğumuzu da haram sayarız. Oysa (dikkat edin!) Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in haram…

"‏ أَلاَ هَلْ عَسَى رَجُلٌ يَبْلُغُهُ الْحَدِيثُ عَنِّي وَهُوَ مُتَّكِئٌ عَلَى أَرِيكَتِهِ فَيَقُولُ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ كِتَابُ اللَّهِ فَمَا وَجَدْنَا فِيهِ حَلاَلاً اسْتَحْلَلْنَاهُ وَمَا وَجَدْنَا فِيهِ حَرَامًا…

Râvi: Al-Miqdâm + 3 başka rivayet Şerhli

Farklı hükümler Sünen-i İbn Mâce 4048

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir şey anlattı: «Bu, ilmin kaldırılması (yok olması) zamanında olur.» diye buyurdu

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir şey anlattı: «Bu, ilmin kaldırılması (yok olması) zamanında olur.» diye buyurdu. Ben: Ya Rasûlallah! Kur'an'ı okuduğumuz, evlatlarımıza onu okuttuğumuz ve evlatlarımızın da kıyamete kadar kendi evlatlarına okuttuğu sürece ilim nasıl kaldırılır (yok olur)?…

"‏ ذَاكَ عِنْدَ أَوَانِ ذَهَابِ الْعِلْمِ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَكَيْفَ يَذْهَبُ الْعِلْمُ وَنَحْنُ نَقْرَأُ الْقُرْآنَ وَنُقْرِئُهُ أَبْنَاءَنَا وَيُقْرِئُهُ أَبْنَاؤُنَا أَبْنَاءَهُمْ إِلَى يَوْمِ…

Râvi: Ziyâd ibn Labîd + 3 başka rivayet Şerhli

Farklı hükümler Sünen-i İbn Mâce 4286

«Rabbim, ümmetimden yetmiş bin kişiyi hesaba çekmeksizin cennete koyacağını, onlardan her bin kişiyle birlikte yetmişer bin kişi olacağını vadetti. Rabbimin kendi kabzası ile üç defa kabza ederek/avuçlayarak (cennete sokulacaklar)»

Ebu Umame –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Rabbim, ümmetimden yetmiş bin kişiyi hesaba çekmeksizin cennete koyacağını, onlardan her bin kişiyle birlikte yetmişer bin kişi olacağını vadetti. Rabbimin kendi kabzası ile üç defa…

وَعَدَنِي رَبِّي سُبْحَانَهُ أَنْ يُدْخِلَ الْجَنَّةَ مِنْ أُمَّتِي سَبْعِينَ أَلْفًا لاَ حِسَابَ عَلَيْهِمْ وَلاَ عَذَابَ مَعَ كُلِّ أَلْفٍ سَبْعُونَ أَلْفًا وَثَلاَثُ حَثَيَاتٍ مِنْ حَثَيَاتِ رَبِّي عَزَّ وَجَلَّ ‏"

Râvi: Abu Umâma + 3 başka rivayet Şerhli

Farklı hükümler Sünen-i Nesâî 3175

«Ümmetimden iki topluluk Allah Teâlâ ateşten korumuştur: Hindistan'a savaşa giden bir topluluk ile Meryem'in oğlu İsa -aleyhisselâm- ve (Deccal'in harbinde bulunan) topluluk.»

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in azatlı kölesi Sevbân -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ümmetimden iki topluluk Allah Teâlâ ateşten korumuştur: Hindistan'a savaşa giden bir topluluk ile Meryem'in oğlu…

"‏ عِصَابَتَانِ مِنْ أُمَّتِي أَحْرَزَهُمَا اللَّهُ مِنَ النَّارِ عِصَابَةٌ تَغْزُو الْهِنْدَ وَعِصَابَةٌ تَكُونُ مَعَ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ عَلَيْهِمَا السَّلاَمُ ‏"

Râvi: Sevbân + 1 başka rivayet Şerhli

Zayıf Sünen-i Tirmizî 3165

Sana olan hainlikleri, isyanları ve yalanları ile senin onlara verdiğin ceza hesap edilecek

Adamın biri Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in huzuruna oturdu ve Ey Allah’ın Rasûlü! dedi. Benim kölelerim var bana yalan söylüyorlar, bana hainlik yapıyorlar ve benim emirlerime isyan ediyorlar, ben de onlara sövüp sayıyor ve dayak atıyorum. Bunlardan dolayı benim halim ne olacak?…

"‏ يُحْسَبُ مَا خَانُوكَ وَعَصَوْكَ وَكَذَبُوكَ وَعِقَابُكَ إِيَّاهُمْ فَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ بِقَدْرِ ذُنُوبِهِمْ كَانَ كَفَافًا لاَ لَكَ وَلاَ عَلَيْكَ وَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ دُونَ ذُنُوبِهِمْ…

Râvi: Âişe + 2 başka rivayet Şerhli

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Müsned 4450

حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ كَانَ قَائِمًا عِنْدَ بَابِ عَائِشَةَ فَأَشَارَ بِيَدِهِ نَحْوَ الْمَشْرِقِ…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 21 başka rivayet Yalnız Arapça

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Müsned 11823

حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ وَيُونُسُ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ…

Râvi: Enes b. Mâlik + 9 başka rivayet Yalnız Arapça

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Müsned 10835

حَدَّثَنَا وَكِيعٌ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا تُخَيِّرُوا بَيْنَ الْأَنْبِيَاءِ

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 8 başka rivayet Yalnız Arapça

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Müsned 10444

حَدَّثَنَا عَلِيٌّ أَخْبَرَنَا وَرْقَاءُ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ عَنِ الْأَعْرَجِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَقْتَتِلَ فِئَتَانِ…

Râvi: Ebû Hureyre + 7 başka rivayet Yalnız Arapça

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Müsned 10036

حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ إِنَّ الْإِيمَانَ…

Râvi: Ebû Hureyre + 6 başka rivayet Yalnız Arapça

25 Ekim 2026 Pazar 14 جمادى الأولى 1448 هـ