Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Gözleri küçük, yüzleri kırmızı, burunları yassı, sanki yüzleri çekiçle dövülmüş kalkan gibidir. ,Sizler, ayakkabıları kıldan bir kavimle…
«Canım elinde olana yemin olsun ki, yakın bir zamanda İbn Meryem size adil bir idareci, doğru bir imam olarak inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek ve cizye koyacaktır. Mal o kadar çoğalacak ki kimse malı kabul etmeyecektir.»
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Müflis kimdir, biliyor musunuz?" diye sordu. Ashab: Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Şüphesiz ki ümmetimin müflisi…
وعن أبي هريرة رضي الله عنه، أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: ":أتدرون من المفلس؟" قالوا : المفلس فينا من لا درهم له ولا متاع فقال: "إن المفلس من أمتي يأتي يوم القيامة بصلاة وصيام وزكاة، ويأتي قد شتم…
«Yaktığınız ateş var ya, bu Cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür!» Sahabeler: "Zaten bu ateş, (asileri cezalandırmaya ahirette) yeterliydi." dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Cehennem ateşi diğerine altmış dokuz kat üstün kılındı. Her bir katın sıcaklığı, (dünya) ateşinin…
«Şüphesiz sizden biri öldüğünde, sabah ve akşam ona (Cennet ve Cehennem'de ona ait olan) yeri gösterilir. Eğer cennetliklerden ise, kendisine Cennet ehlinin varıp yerleşeceği yer gösterilir, eğer cehennemliklerden ise, kendisine Cehennem ehlinin varıp yerleşeceği yer gösterilir ve ona: 'Allah seni…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfu olarak rivayet edilen bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil, Cennet nehirlerindendir."
Esma bint Ebi Bekir -radıyallahu anha-’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün kalktı ve kişinin kabirdeki çekeceği sıkıntılardan bahsetti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bundan bahsedince Müslümanlar öyle bir bağrıştılar ki, Rasûlullah…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: «Cennet ve cehennem, aralarında (ihtilaf ederek Allah nezdinde) dava açtılar. Cehennem: "Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalık yapanlar) için tercih edildim!"…
«Allah Teâlâ, kıyamet günü yeryüzünü elinde tutacak, sağ eli ile gökyüzünü dürecek, sonra da şöyle buyuracaktır: Ben Melikim! Dünya'nın kralları nerede?»
Ebu Eyyub -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- güneş batmış olduğu hâlde Medine'den dışarıya çıkmıştı. Bir ses işitti de: «Yahudi kabilesi, kendi kabirleri içinde azâb olunuyor.» buyurdu.
خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ وَجَبَتِ الشَّمْسُ، فَسَمِعَ صَوْتًا فَقَالَ " يَهُودُ تُعَذَّبُ فِي قُبُورِهَا "
Nafi’ b. Utbe -radıyallahu Anh- şöyle dedi: “Biz bir gazvede Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdik. Derken batı tarafından bir kavim, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi. Üzerlerinde yün elbiseler vardı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e taştan yapılmış yüksek bir…
Avf b. Mâlik -radıyalahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Ben Tebûk Gazası'nda Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, deriden yapılmış bir çadır içinde iken O'nun huzuruna geldim. (Görüşürken bana) şöyle buyurdu: «Kıyametin kopması yaklaştığı sıra (onun alâmetlerinden olmak…
Ebû Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: «Dünyanın son günlerinde, halifelerinizden biri, malı saymaya bile gerek duymadan avuç avuç dağıtacaktır.»
"يكون خليفة ((متفق عليه)). خلفائكم في آخر الزمان يحثو المال ولا يعده"
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'ın bize rivayet etiğine göre şöyle demiştir: Bir adam: "Ya Rasûlallah! Kâfirler yüzleri üzerine nasıl yürürler?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem:«Dünyada onları ayakları üzerine yürüten Allah, yüzleri üzerine kıyamette yürütmeye de Kâdir değil…
«Bir kimse darda bulunan borçluya mühlet verir veya borcunun bir kısmını ya da tamamını bağışlarsa; Allah o kişiyi, arşının gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde gölgelendirir.»
Muaz bin Cebel -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah -Azze ve Celle- buyurdu ki: Celalim için birbirlerini sevenlere peygamberlerin ve şehitlerin imreneceği nurdan minberler vardır.»
«Ölüm, alaca bir koç suretinde getirilip Cennet ile Cehennem arasında durdurulur. Bir Münadi: ''Ey Cennet ahalisi!" Bunun üzerine başlarını kaldırıp bakarlar. Münadi: "Bunu tanıyor musunuz?'' diye sorar. Cennet'tekiler: ''Evet, bu ölümdür.'' karşılığını verirler. Hepsi ölümü görmüştür. Sonra…
Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre o, şöyle demiştir: Ben Allah Rasulü -sallallahu aleyhi ve sellem-'den işittim, şöyle buyuruyordu: «(Kıyamet günü) Rabbimiz kendi sâkından/baldırından açar, bunun üzerine her mü'min ve mümine secde eder. Ancak dünyada insanlara…
Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: “Medine'deki Yahudilerin yaşlı kadınlarından ikisi yanıma girip bana; “Kabirlerde olanlar, kabirlerinde azap görürler” dediler. Ben onların bu sözlerini yalanladım. Onları tasdik etmek için “Evet” demeye gönlüm razı olmadı. Daha sonra çıkıp gittiler. Derken…
"Ey Allah'ın Rasulü! Havuzunun içme kapları nasıldır?" diye sorduğumda şöyle buyurdu: «Muhammed'in canı elinde olana yemin olsun ki, havuzun kapları, bulutsuz ve kapkaranlık olan bir gecede gökte görünen yıldız ve gezegenlerin sayısından daha çoktur. Cennet'teki bu kaplardan içen ömrünün sonuna…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Hicaz bölgesinden bir ateş çıkıp Busrâ'daki develerin boyunlarını aydınlatmadıkça kıyamet kopmaz.»
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah kıyamet gününde gökleri dürer sonra sağ eline alır ve şöyle buyurur: Melik (Mülkün hakiki sahibi benim). Nerede (o) zalimler, nerede o büyüklük…
Ebû Saîd -radıyallahu anh- dedi ki: Bu hadise Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sahit olmadım. Lakin Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle dedi: “Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Neccâroğulları'na ait bir bahçede ve katırının üzerinde bulunduğu bir sırada biz onunla beraberdik. Katır aniden…
«Ahir zamanda ne kendinizin ne de babalarınızın işitmediği şeyleri anlatan kimseler gelecektir. Onlardan uzak durun ve onları da kendinizden uzak tutun.»
«Benim havuzum, bir aylık yürüyüş mesafesi kadar büyüktür. Suyu sütten daha beyaz, kokusu miskten daha hoştur. Kadehleri de gökteki yıldızlar kadar çoktur. Kim ondan içerse, bir daha asla susamaz.»
Ebû Nadra'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Cabir b. Abdillah -radıyallahu anhuma-'nın yanında idik. Iraklı'lara, bir kafiz (denilen ölçeklerin) ve dirhemin (gümüşlerin) toplanmayacağı zaman yakındır, dedi. Biz: Bu nereden? dedik. O; Acemler tarafından onlar bunu vermeyecekler, dedi…
«Allah Teâlâ kıyamet günü, ümmetimden bir adamı -insanların gözü önünde- hesaba çeker; onun için (günahlarının yazılı olduğu) doksan dokuz sicili (yani büyük defter açılıp) yayılır. Her defter gözün görebildiği kadar uzundur. Sonra o kimseye: “Bu sicillerde yazılı (günahlardan) bir şey inkar ediyor…
«Kıyamet gününde havuz başında sizden yanıma gelenleri bekleyeceğim. Ancak bazı kimseler bana gelmekten alıkonulacaktır. Ben; "Ey Rabbim! Bunlar bendendir, benim ümmetimdendir." diyeceğim. "Onların senden sonra neler yaptıklarını biliyor musun? Vallahi onlar gerisin geriye (eski küfürlerine)…