İçeriğe geç

Sünen-i Tirmizî10. kitap

Kabir azabı ve nimetininin bir takım özellikleri

باب مَا جَاءَ فِي عَذَابِ الْقَبْرِ

Hasen 4 âlimin hükmü Sünen-i Tirmizî 1071

Râvi:Ebû Hureyre

حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، يَحْيَى بْنُ خَلَفٍ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏

"‏ إِذَا قُبِرَ الْمَيِّتُ - أَوْ قَالَ أَحَدُكُمْ أَتَاهُ مَلَكَانِ أَسْوَدَانِ أَزْرَقَانِ يُقَالُ لأَحَدِهِمَا الْمُنْكَرُ وَالآخَرُ النَّكِيرُ فَيَقُولاَنِ مَا كُنْتَ تَقُولُ فِي هَذَا الرَّجُلِ فَيَقُولُ مَا كَانَ يَقُولُ هُوَ عَبْدُ اللَّهِ وَرَسُولُهُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ‏.‏ فَيَقُولاَنِ قَدْ كُنَّا نَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُولُ هَذَا ‏.‏ ثُمَّ يُفْسَحُ لَهُ فِي قَبْرِهِ سَبْعُونَ ذِرَاعًا فِي سَبْعِينَ ثُمَّ يُنَوَّرُ لَهُ فِيهِ ثُمَّ يُقَالُ لَهُ نَمْ ‏.‏ فَيَقُولُ أَرْجِعُ إِلَى أَهْلِي فَأُخْبِرُهُمْ فَيَقُولاَنِ نَمْ كَنَوْمَةِ الْعَرُوسِ الَّذِي لاَ يُوقِظُهُ إِلاَّ أَحَبُّ أَهْلِهِ إِلَيْهِ ‏.‏ حَتَّى يَبْعَثَهُ اللَّهُ مِنْ مَضْجَعِهِ ذَلِكَ ‏.‏ وَإِنْ كَانَ مُنَافِقًا قَالَ سَمِعْتُ النَّاسَ يَقُولُونَ فَقُلْتُ مِثْلَهُ لاَ أَدْرِي ‏.‏ فَيَقُولاَنِ قَدْ كُنَّا نَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُولُ ذَلِكَ ‏.‏ فَيُقَالُ لِلأَرْضِ الْتَئِمِي عَلَيْهِ ‏.‏ فَتَلْتَئِمُ عَلَيْهِ ‏.‏ فَتَخْتَلِفُ فِيهَا أَضْلاَعُهُ فَلاَ يَزَالُ فِيهَا مُعَذَّبًا حَتَّى يَبْعَثَهُ اللَّهُ مِنْ مَضْجَعِهِ ذَلِكَ ‏"

Ebû Hureyre –radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ölü mezara konulunca, birine Münker, diğerine Nekîr adı verilen siyah mavi iki melek gelir; ölüye derler ki: "Şu Muhammed –sallallahu aleyhi ve sellem- denilen zat hakkında ne dersin?" O da şöyle cevap verir. "O, Allah'ın kulu ve Rasûlü’dür. Ben şahitlik ederim ki Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilâh yoktur, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- de O'nun kulu ve elçisidir. Bunun üzerine melekler; biz senin böyle diyeceğini zaten bilmekte idik" derler. Sonra onun mezarını yetmiş arşın genişletirler. Daha sonra bu ölünün mezarı ışıklandırılır ve aydınlatılır. Daha sonra melekler ölüye: "Yat ve uyu derler." O da; "Aileme gidin de durumu haber verin" der. Melekler ona; "Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi mahşer gününe kadar sen uyumana devam et!" derler. Eğer ölü münâfık olursa, melekler şöyle der: "Şu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- denilen zat hakkında ne dersin?" Münâfık da şöyle cevap verir: "Halkın Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- hakkında bir şeyler söylediklerini işitmiş, ben de onlar gibi konuşmuştum. Başka bir şey bilmiyorum. Melekler ona; "Böyle diyeceğini zaten biliyorduk" derler. Daha sonra yere; "Bu adamı alabildiğine sıkıştır!" diye seslenilir. Yer (kabir) de sıkıştırmaya başlar. Öyle ki o kimse kemiklerini birbirine geçmiş gibi hisseder. Mahşer gününe kadar bu sıkıntı devam eder.»

Rivayet eden: Tirmizî (No. 1071).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Ölü defnedildiği zaman birine Münker, diğerine Nekîr adı verilen siyah mavi iki melek gelir. Ona şöyle derler: "Bu adam hakkında ne düşünüyorsun." Onlar bu sözleri ile Nebi-sallallahu aleyhi ve sellem-'i kastetmişlerdir. O da derki; "Allah'ın kulu ve Rasûlüdür. Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiç bir ilah olmadığına ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in onun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim." Bunun üzerine melekler; "Biz senin böyle diyeceğini zaten bilmekte idik, derler. Sonra onun mezarını yetmiş arşın genişletirler. Daha sonra bu ölünün mezarı ışıklandırılır ve aydınlatılır. Daha sonra melekler ölüye: "Yat ve uyu " derler. O da; aileme dönüp onlara durumumun iyi olduğundan ve sevinip üzülmemeleri için haber vermek isterim. Melekler ona; "Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi mahşer gününe kadar sen uyumana devam et!" derler. O, Allah'ın onu kıyamet günü uyandıracağı vakte kadar güzel bir şekilde uyur. Eğer ölü münâfık bir kimse ise, melekler ona şöyle der: "Şu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- denilen zat hakkında ne dersin?" Münâfık da şöyle cevap verir: "Halkın, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hakkında bir şeyler söylediklerini işitmiş, ben de onlar gibi konuşmuştum. Ben onun hakikatte peygamber olup olmadığını bilmiyorum" der. Melekler ona; "Biz senin böyle diyeceğini zaten biliyorduk" derler. Daha sonra yere "Bu adama bitiş, birleş ve alabildiğine sıkıştır" diye seslenilir. Yerin (kabrin) her yeri adamın üzerine gelir. Kabrin onu aşırı derecedeki sıkıştırması sebebiyle kaburgaları kendi olduğu halin dışına çıkar. Aşırı derecedeki baskı ve sıkma ile münafığın yanları birbirine geçer. Münafık; Allah Teâlâ'nın onu kıyamet günü dirilteceği vakte kadar bu hal üzere azap görmeye devam eder.

Arapça açıklama

إذا دُفن الميت أتاه ملكان أسودان أزرقان، اسم أحدهما: المنكر، والآخر: النكير، فيقولان له: ما كنت تقول في هذا الرجل؟ يريدان النبي -عليه الصلاة والسلام-، فيقول: هو عبد الله ورسوله، أشهد أن لا إله إلا الله، وأن محمدا عبده ورسوله، فيقولان: قد كنا نعلم أنك تقول هذا؟ ثم يوسع له في قبره سبعون ذراعا في سبعين ذراعا، ثم ينوَّر له في قبره، ثم يقال له: نم. فيقول: أريد الرجوع إلى أهلي، فأخبرهم بأن حالي طيب؛ فيفرحوا بذلك ولا يحزنوا عليَّ. فيقولان له: نم كنومة العروس الذي لا يوقظه من نومه إلا أحب أهله إليه، فينام نومًا طيبا حتى يبعثه الله يوم القيامة، وإن كان منافقا قال: سمعتُ الناس يقولون قولا، وهو أن محمدا رسول الله، فقلت مثل قولهم، ولا أدري أنه نبي في الحقيقة أم لا، فيقولان: قد كنا نعلم أنك تقول ذلك، فيقال للأرض: انضمي واجتمعي عليه وضيقي عليه، فتجتمع أجزاؤها عليه، حتى تزول أضلاعه عن الهيئة المستوية التي كانت عليها، من شدة انضمامها عليه، وشدة الضغطة وانعصار أعضائه، وتجاوز جنبيه من كل جنب إلى جنب آخر، فلا يزال في تلك الحالة معذبا حتى يبعثه الله عز وجل يوم القيامة.

  • فيه إثبات سؤال الملكين المنكر والنكير للميت في قبره.
  • إثبات أن في القبر نعيما وعذابا.

Klasik şerh

Mübârekfûrî — Tuhfetü'l-Ahvezî

قَوْلُهُ : ( إِذَا قُبِرَ الْمَيِّتُ ) بِصِيغَةِ الْمَجْهُولِ أَيْ إِذَا أُدْخِلَ فِي الْقَبْرِ وَدُفِنَ ( أَوْ قَالَ أَحَدُكُمْ ) شَكٌّ مِنْ الرَّاوِي أَيْ أَوْ قَالَ أَحَدُكُمْ مَكَانَ لَفْظِ الْمَيِّتِ ( أَتَاهُ مَلَكَانِ أَسْوَدَانِ أَزْرَقَانِ ) بِزَايٍ فَرَاءٍ أَيْ أَزْرَقَانِ أَعْيُنُهُمَا. زَادَ الطَّبَرَانِيُّ فِي الْأَوْسَطِ مِنْ طَرِيقٍ أُخْرَى عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ : أَعْيُنُهُمَا مِثْلُ قُدُورِ النُّحَاسِ , وَأَنْيَابُهُمَا مِثْلُ صَيَاصِي الْبَقَرِ , وَأَصْوَاتُهُمَا مِثْلُ الرَّعْدِ. وَنَحْوُهُ لِعَبْدِ الرَّزَّاقِ مِنْ مُرْسَلِ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ وَزَادَ : يَحْفِرَانِ بِأَنْيَابِهِمَا وَيَطَآنِ فِي أَشْعَارِهِمَا , مَعَهُمَا مِرْزَبَّةٌ لَوْ اِجْتَمَعَ عَلَيْهَا أَهْلُ مِن…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. HasenHasan حسن Hadis No. 1071
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. Senedi hasenIsnaad Hasan Yalnız senet No. 1071
Ahmed Muhammed Şâkirv. 1377 h. HasenHasan Hadis No. 1071
Tirmizîv. 279 h. Hasenحسن غريب Hadis سنن الترمذي No. 1071
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (3)
  • HasenElbânî حسن — صحيح الترغيب (3560)
  • Elbânî إسناده جيد رجاله ثقات — السلسلة الصحيحة (1391)
  • Senedi sahihMünzirî إسناده صحيح أو حسن أو ما قاربهما — الترغيب والترهيب (4/283)

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • الأمالي الخميسية للشجري (2199)إِذَا قُبِرَ الْمَيِّتُ أَوْ أَحَدُكُمْ ، أَتَاهُ مَلَكَانِ أَسْوَدَانِ أَزْرَقَانِ ، يُقَالُ لِأَحَدِهِمَا : الْمُنْكَرُ , وَلِلْآخَرِ النَّكِيرُ ، فَيَقُولَانِ لَهُ : مَا كُنْتَ تَقُولُ فِي هَذَا الرَّجُلِ ؟ فَيَقُولُ مَا كَانَ يَقُولُ : هُوَ عَبْدُ اللَّهِ وَرَسُولُهُ ، وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ

Aynı konuda

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 427

Berâ ibni Âzib (Allah Onlardan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Müslüman kabirde sorguya çekildiği zaman Allah’tan başka ilah olmadığına Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)’in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet eder. İşte bu şehadet…

وعن البراء بن عازب، رضي الله عنهما، عن النبي، صلى الله عليه وسلم، قال‏:‏ “المسلم إذا سئل في القبر يشهد أن لا إله إلا الله، وأن محمداً رسول الله، فذلك قوله تعالى‏:‏ ‏{‏يثبت الله الذين آمنوا بالقول الثابت في الحياة الدنيا…

+ 11 başka rivayet

Farklı hükümler Sünen-i Ebû Dâvûd 4753

"Kabir azabı ve nimetlerinin zikredildiği Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'dan rivayet edilen hadis"

Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Ensar’dan birisinin cenazesine katılmıştık. Cenaze defnedileceği sırada kabristana vardık. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- oturdu. (O sırada) Bizler, sanki başlarımızın üzerinde bir kuş varmışçasına sessiz ve sakin bir şekilde oturduk…

‏ ‏"‏ اسْتَعِيذُوا بِاللَّهِ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ‏"‏ ‏.‏ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا - زَادَ فِي حَدِيثِ جَرِيرٍ هَا هُنَا - وَقَالَ ‏:‏ ‏"‏ وَإِنَّهُ لَيَسْمَعُ خَفْقَ نِعَالِهِمْ إِذَا وَلَّوْا مُدْبِرِينَ حِينَ…

Râvi: Berâ b. Âzib + 6 başka rivayet Şerhli

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Müsned 11823

حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ وَيُونُسُ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ…

Râvi: Enes b. Mâlik + 9 başka rivayet Yalnız Arapça

Hüküm yok Müsned 14020

حَدَّثَنَا شَاذَانُ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ عَنِ الْأَعْمَشِ عَنْ أَبِي سُفْيَانَ عَنْ جَابِرٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا رَأَى مَا فُسِحَ لَهُ فِي قَبْرِهِ يَقُولُ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 1 başka rivayet Yalnız Arapça

Konular

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ