«Her kim (öfkesinin gereğini) yerine getirmeye gücü yettiği halde öfkesini yenerse Allah, kıyamet gününde onu bütün yarattıklarının huzurunda çağıracak, hatta onu cennet hurilerinden dilediğini (almakta) muhayyer bırakacaktır.»
Muâz b. Enes -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her kim (öfkesinin gereğini) yerine getirmeye gücü yettiği halde öfkesini yenerse Allah, kıyamet gününde onu bütün yarattıklarının huzurunda çağıracak, hatta onu cennet hurilerinden dilediğini (almakta) muhayyer bırakacaktır.»
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 4777, 4778), Tirmizî (No. 2021, 2493), İbn Mâce (No. 4186) ve Ahmed b. Hanbel (No. 15084).
Hadiste; eğer insan bir kişiye kızdığında onu öldürmeye gücü yettiği halde, Allah'ın vechini ve rızasını istediği için bunu terkeder ve kızgınlıktan hasıl olan sebeplere sabrederse, o kimseye bu büyük karşılık verilir. O da kıyamet gününde bütün mahlûkatın huzurunda onun çağrılarak, güzel Cennet hurilerinden dilediğini (almakta) muhayyer kılınmasıdır.
Arapça açıklama
في الحديث أن الإنسان إذا غَضِب من شخص وهو قادر على أن يفتك به، ولكنه ترك ذلك ابتغاء وجه الله، وصبر على ما حصل له من أسباب الغيظ فله هذا الثواب العظيم، وهو أنه يدعى على رؤوس الخلائق يوم القيامة ويخيَّر من أي نساء الجنة الحسناوات شاء.
الحث على كظم الغيظ؛ لأنه من صفات المؤمنين الكُمَّل؛ لقوله تعالى: (والكاظمين الغيظ والعافين عن الناس والله يحب المحسنين).
العفو عند القدرة على الانتصار، وما فيه من الثواب.
علو مكانة الكاظمين الغيظ يوم القيامة.
Âlimlerin hükümleri
Âlim
Hüküm
Kapsam
Eser
Elbânîv. 1420 h.
HasenHasanحسن
Hadis
No. 4777
Şuayb el-Arnaûtv. 1438 h.
HasenHasan
Hadis
No. 4777
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h.
Senedi hasenIsnaad Hasan
Yalnız senet
No. 4777
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h.
HasenHasan
Hadis
No. 4777
Ebû Dâvûdv. 275 h.
سكت عنه [وقد قال في رسالته لأهل مكة كل ما سكت عنه فهو صالح
المفاريد عن رسول الله صلى الله عليه وسلم لأبي يعلى الموصلي (13)مَنْ كَظَمَ غَيْظًا وَهُوَ قَادِرٌ عَلَى أَنْ يُنْفِذَهُ دَعَاهُ اللَّهُ عَلَى رُءُوسِ الْخَلائِقِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ، فَيُخَيِّرُهُ فِي أَيِّ الْحُورِ شَاءَ