İçeriğe geç

Sünen-i Tirmizî47. kitap

Sana olan hainlikleri, isyanları ve yalanları ile senin onlara verdiğin ceza hesap edilecek

باب وَمِنْ سُورَةِ الأَنْبِيَاءِ عَلَيْهِمُ السَّلاَمُ

Zayıf 4 âlimin hükmü Sünen-i Tirmizî 3165

Râvi:Âişe

حَدَّثَنَا مُجَاهِدُ بْنُ مُوسَى، - بَغْدَادِيٌّ - وَالْفَضْلُ بْنُ سَهْلٍ الأَعْرَجُ بَغْدَادِيٌّ وَغَيْرُ وَاحِدٍ قَالُوا حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ غَزْوَانَ أَبُو نُوحٍ، حَدَّثَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَجُلاً، قَعَدَ بَيْنَ يَدَىِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ لِي مَمْلُوكَيْنِ يُكْذِبُونَنِي وَيَخُونُونَنِي وَيَعْصُونَنِي وَأَشْتُمُهُمْ وَأَضْرِبُهُمْ فَكَيْفَ أَنَا مِنْهُمْ قَالَ ‏

"‏ يُحْسَبُ مَا خَانُوكَ وَعَصَوْكَ وَكَذَبُوكَ وَعِقَابُكَ إِيَّاهُمْ فَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ بِقَدْرِ ذُنُوبِهِمْ كَانَ كَفَافًا لاَ لَكَ وَلاَ عَلَيْكَ وَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ دُونَ ذُنُوبِهِمْ كَانَ فَضْلاً لَكَ وَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ فَوْقَ ذُنُوبِهِمُ اقْتُصَّ لَهُمْ مِنْكَ الْفَضْلُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَتَنَحَّى الرَّجُلُ فَجَعَلَ يَبْكِي وَيَهْتِفُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَمَا تَقْرَأُ كِتَابَ اللَّهِ ‏:‏ ‏‏(‏ ونَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلاَ تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَإِنْ كَانَ مِثْقَالَ ‏)‏ الآيَةَ ‏.‏ فَقَالَ الرَّجُلُ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا أَجِدُ لِي وَلِهَؤُلاَءِ شَيْئًا خَيْرًا مِنْ مُفَارَقَتِهِمْ أُشْهِدُكُمْ أَنَّهُمْ أَحْرَارٌ كُلَّهُمْ

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

Adamın biri Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in huzuruna oturdu ve Ey Allah’ın Rasûlü! dedi. Benim kölelerim var bana yalan söylüyorlar, bana hainlik yapıyorlar ve benim emirlerime isyan ediyorlar, ben de onlara sövüp sayıyor ve dayak atıyorum. Bunlardan dolayı benim halim ne olacak? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Sana olan hainlikleri, isyanları ve yalanları ile senin onlara verdiğin ceza hesap edilecek senin ceza onların suçu kadar ise hesap başa baş gelecektir. Ne alacağın ne de vereceğin olacaktır. Eğer senin verdiğin ceza suçların altında ise senin onlardan alacağın kalmıştır. Eğer senin verdiğin cezalar suçlarının üstünde ise fazlası onlar için senden kısas olarak alınacaktır.» Bunun üzerine adam bir kenara çekilerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah’ın kitabını okumuyor musun? {Kıyamet günü öyle doğru, öyle hassas teraziler kurarız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz, bir hardal tanesi kadar bile olsa, her şeyi tartıya sokarız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.}» [Enbiya Suresi: 47. Ayet] ayetini okudu. Bunun üzerine adam: "Vallahi Ey Allah’ın Rasûlü! Bu kölelerimle benim aramın ayrılmasından başka bir çözüm bulamıyorum. Sizi şahit tutarım ki onların hepsi hürdür." dedi.

Rivayet eden: Tirmizî (No. 3165) ve Ahmed b. Hanbel (No. 25197).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Adamın biri Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelip kölelerinin yaptıklarından şikâyet etti. Kendisine haber verirken yalan söylemişler, emanette ona hıyanet etmişler, ticarette kendisini kandırmışlar ve emirlerine itaat etmemişlerdir. Bu adam da onları terbiye etmek için sövüp saymış ve dayak atmıştır. Bunlardan dolayı kıyamette halinin ne olacağını sormuştur. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: «Sana olan hainlikleri, isyanları ve yalanları ile senin onlara verdiğin ceza hesap edilecek, senin ceza onların suçu kadar ise hesap başa baş gelecektir. Ne alacağın ne de vereceğin olacaktır. Eğer senin verdiğin ceza suçların altında ise senin onlardan alacağın kalmıştır. Eğer senin verdiğin cezalar suçlarının üstünde ise fazlası onlar için senden kısas olarak alınacaktır.» Bunun üzerine adam bir kenara çekilerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu adama: «Allah’ın kitabını okumuyor musun?» diye buyurmuştur. Sonra «{Kıyamet günü öyle doğru, öyle hassas teraziler kurarız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz, bir hardal tanesi kadar bile olsa, her şeyi tartıya sokarız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.}» [Enbiya Suresi: 47. Ayet] ayetini okudu. Kıyamet günü kimseye zulmedilmez. İnsanlar arasında adalet terazisi kurulur. Bunun üzerine adam: "Vallahi Ey Allah’ın Rasûlü! Bu kölelerimle benim aramın ayrılmasından başka bir çözüm bulamıyorum, seni şahit tutarım ki hepsini Allah rızası için azat ediyorum. Çünkü ben hesap ve azaptan korkuyorum." dedi.

Hadisten çıkan dersler

  • Bu sahabe, Allah'ın azabından korktuğu için kölelerini azat etmede samimi olduğu ifade edilmiştir.
  • Zalimden, yaptığının miktarı kadar veya daha az misli ile kısas uygulanması caizdir, fakat fazlası haramdır.
  • Hizmetkâr ve zayıflara iyi davranmak teşvik edilmiştir.

Arapça açıklama

جاء رجلٌ إلى النبي صلى الله عليه وسلم يشكو مِن تصرّفات عبيده، وأنهم يكذبونه في الخبر، ويخونونه في الأمانة، ويغشّون في المعاملة، ويعصونه في الأمر، وهو يشتمهم ويضربهم تأديبًا لهم، فسأله عن حاله يوم القيامة معهم؟

فقال عليه الصلاة والسلام: يُحسَب ما خانوك وعصوك وكذَّبوك ويحسَب عقابك لهم، فإذا تساوى مقدار العقاب مع ذنوبهم فما لك شيء، ولا عليك شيء، وإن كان مقدار عقابك لهم أقل مِن ذنوبهم، كان فضلًا وزيادةً لك في الأجر،

وإن كان عقابك لهم أكثر من ذنوبهم عُوقِبْتَ، وأُخِذ منك القدر الزائد وأُعطي لهم،

فتنحَّى الرجل وجعل يبكي ويعلو صوته،

فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم: أما تقرأ كتاب الله:

{ونضع الموازين القسط ليوم القيامة فلا تُظلم نفسٌ شيئًا، وإن كان مثقال حبة من خردل أتينا بها وكفى بنا حاسبين} [الأنبياء: 47]،

فلا يُظلم أحدٌ شيئًا يوم القيامة، وتكون الموازين بين الناس بالعدل،

فقال الرجل: والله يا رسول الله، لا أجِد لي ولهم شيئًا أفضل مِن مُفارَقتهم وتركِهم، أُشْهِدُك أنهم أحرار لوجه الله كلّهم؛ خشية الحساب والعذاب.

  • صدق الصحابي في تحريره لعبيده خوفًا من عذاب الله.
  • الاقتصاص من الظالم إن كان مساويًا لمقدار الظلم أو أقل منه فهو جائز، أما الزيادة فهي محرمة.
  • الحثُّ على حسن معاملة الخدم والضعفاء.

Klasik şerh

Mübârekfûrî — Tuhfetü'l-Ahvezî

قَوْلُهُ : ( حَدَّثَنَا مُجَاهِدُ بْنُ مُوسَى ) الْخُوَارِزْمِيُّ الْخُتَّلِيُّ أَبُو عَلِيٍّ نَزِيلُ بَغْدَادَ ثِقَةٌ مِنْ الْعَاشِرَةِ ( أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ غَزْوَانَ ) بِمُعْجَمَةٍ مَفْتُوحَةٍ وَزَايٍ سَاكِنَةٍ أَبُو نُوحٍ الضَّبِّيُّ الْمَعْرُوفُ بِقُرَادٍ ثِقَةٌ لَهُ أَفْرَادٌ مِنْ التَّاسِعَةِ. قَوْلُهُ ( أَنَّ رَجُلًا قَعَدَ بَيْنَ يَدَيْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ) أَيْ قُدَّامَهُ ( إِنَّ لِي مَمْلُوكِينَ ) بِكَسْرِ الْكَافِ أَيْ مَمَالِيكَ ( يَكْذِبُونَنِي ) أَيْ يَكْذِبُونَ فِي إِخْبَارِهِمْ لِي ( وَيَخُونُونَنِي ) أَيْ فِي مَالِي ( وَيَعْصُونَنِي ) أَيْ فِي أَمْرِي وَنَهْيِي ( وَأَشْتِمُهُمْ ) بِكَسْرِ التَّاءِ وَيُضَمُّ أَيْ أَسُبُّهُمْ ( ف…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. Senedi sahihSahih Isnaad إسناده صحيح Yalnız senet No. 3165
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. ZayıfDaif Hadis No. 3165
Ahmed Muhammed Şâkirv. 1377 h. Senedi sahihSahih Isnaad Yalnız senet No. 3165
Tirmizîv. 279 h. غريب لا نعرفه إلا من حديث عبد الرحمن بن غزوان Hadis سنن الترمذي No. 3165
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (7)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الجامع (8039)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الترغيب (2290)
  • Senedi sahihElbânî إسناده صحيح — هداية الرواة (5494)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الترغيب (3606)
  • Heysemî في إسناد الصحابي الذي لم يسم راو لم يسم أيضا وبقية رجالهما رجال الصحيح — مجمع الزوائد (10/354)
  • Münzirî إسناده متصل ورواته ثقات — الترغيب والترهيب (4/302)
  • Beyhakî تفرد به قراد أبو نوح، ويشبه أن يكون غلطاً — شعب الإيمان (6/2876)

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (3)
  • تهذيب الآثار للطبري (639)يُحْسَبُ مَا خَانُوكَ ، وَعَصَوْكَ ، وَكَذَبُوكَ ، وَعِقَابُكَ إِيَّاهُمْ ، فَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ بِقَدْرِ ذُنُوبِهِمْ ، كَانَ كَفَافًا ، لا لَكَ وَلا عَلَيْكَ ، وَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ لَهُمْ فَوْقَ ذُنُوبِهِمْ ، اقْتُصَّ لَهُمْ مِنْكَ الْفَضْلُ الَّذِي بَقِيَ . قَالَ : فَجَعَلَ الرَّجُل
  • شعب الإيمان للبيهقي (8073)لِي مَمْلُوكِينَ يُكَذِّبُونَنِي وَيَخُونَنِي وَيَعْصُونَنِي ، فَأَضْرِبُهُمْ وَأَسُبُّهُمْ ، فَكَيْفَ أَنَا مِنْهُمْ ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : بِحَسْبِ مَا خَانُوكَ وَعَصَوْكَ وَكَذَّبُوكَ ، فَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ دُونَ ذُنُوبِهِمْ كَانَ فَضْلا لَكَ ، وَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُم
  • معجم ابن الأعرابي (1799)تَحْسِبُ مَا خَانُوكَ ، وَعَصَوْكَ ، وَكَذَبُوكَ ، وَعِقَابَكَ إِيَّاهُمْ ، فَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ دُونَ ذُنُوبِهِمْ كَانَ فَضْلا لَكَ ، وَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ بِقَدْرِ ذُنُوبِهِمْ ، كَانَ كَفَافًا لا لَكَ ، وَلا عَلَيْكَ ، وَإِنْ كَانَ عِقَابُكَ إِيَّاهُمْ فَوْقَ ذُنُوبِهِمْ ،

Geçen âyetler

Konular

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ