Okuyan: Mahmud Halil el-Husari · 24 ses arasından seçin
el-Hamîd isminin açıklaması
İsimleri, sıfatları ve fiillerinde övülendir. Bollukta ve darlıkta, kendisine hamd edilendir. Tartışmasız hamd ve senâya hak sahibi olandır. Çünkü O, bütün kemâl sıfatlara sahiptir.
Ey iman edenler! Gerek kazandıklarınızın ve gerekse yerden sizin için çıkardıklarımızın iyilerinden bağışta bulunun. Göz yummadan alıcısı olmayacağınız kötü şeyleri vermeye kalkışmayın. Bilin ki Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve hamt edilmeye layık olandır.
Açıklama: el-Muhtasar
Ey iman edenler! Allah'a iman edin ve O'nun resulüne tabi olun. Kazandıklarınızın helal olanların iyilerinden ve yerden size çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Sakın bunların kötülerinden infak etmeyin. Size verildiğinde, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Size verildiğinde kendinizin kabul etmeyeceği bir şeye nasıl olur da Allah için razı oluyorsunuz. Biliniz ki Allah zengindir. Sizin verdiklerinize muhtaç değildir, zatında ve fiillerinde övgüye layık olandır.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de Allah’tan korkun diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamt edilmeye layık olandır.
Açıklama: el-Muhtasar
Göklerde, yerde ve ikisinin arasında her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’a aittir. Yahudi ve Hristiyan olan ehlikitap'tan ve sizlerden de Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınacağınıza dair söz aldık. Bu sözünüzü inkâr ederseniz kendinizden başkasına bir zarar veremezsiniz. Allah’ın sizin ibadetlerinize ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nun mülküdür. O'nun hiçbir mahlukatına ihtiyacı yoktur. O bütün sıfatları ve fiilleriyle övülmüştür.
Melekler: “Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye lâyıktır, şanı yücedir.” dediler.
Açıklama: el-Muhtasar
Sâre, müjdelendiği şeyden dolayı şaşırınca melekler ona şöyle dedi: Allah'ın kaza ve kaderine şaşırıyor musun? Allah'ın bunun gibi şeyleri yapmaya kadir olduğu senin gibi bir kimseden gizli kalmış olamaz. -Ey İbrahim'in ev halkı!- Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir. Şüphesiz ki O, sıfatlarında ve fiillerinde övülmeye layıktır, övgü ve yücelik sahibidir.
Elif, Lâm, Râ. Bu, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarmak için sana indirdiğimiz bir kitaptır.
Açıklama: el-Muhtasar
{Elif, Lâm, Râ} Bakara Suresi'nin başında buna benzer harfler hakkında açıklama yapılmıştır. -Ey Rasûl!- Sana indirdiğimiz bu Kur'an, Yüce Allah'ın dilemesi ve yardımı ile insanları küfür, cehalet, sapıklıktan imana, ilme ve her şeyde hamt edilmeye layık, kimsenin galip gelemeyeceği Azîz olan Allah'ın yolu İslam dinine irşad etmen için indirdiğimiz bir kitaptır.
Bir gün Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yanımıza gelmişti. Kendisine: "Yâ Rasûlallah! Allah sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik, sana nasıl salavat getireceğiz? diye sorduk. O da şöyle söyleyin diye buyurdu: «Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme…