wayarā alladhīna ūtū l-ʿil'ma alladhī unzila ilayka min rabbika huwa l-ḥaqa wayahdī ilā ṣirāṭi l-ʿazīzi l-ḥamīdi
Meal
Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir. O'nun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.
Sebe’ Suresi’nin 6. ayeti (34:6) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 428. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sebe’ Suresi 6. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
6. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sahabelerin ve ehlikitabın iman etmiş âlimleri; Allah'ın sana indirmiş olduğu vahyin; içerisinde hiçbir şüphe olmayan hak olduğuna şahitlik ederler. Aynı şekilde o (Kur'an); mutlak galip olan, hiç kimsenin kendisine karşı üstün gelemediği, dünyada ve ahirette övgüye layık olan Allah'ın yoluna iletir.
6. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişi inkâr edenleri ve Rasûlüne indirdiğinin hak olmadığı görüşünde olanları söz konusu ettikten sonra kullar arasından ilâhî tevfike mazhar olan ilim ehlinin durumlarını söz konusu etmektedir. Bunların görüşüne göre ise Allah’ın, Rasûlüne indirdiği kitap ve bu kitabın içerdiği haberler, hakkın ta kendisidir. Hatta hak sadece bu kitabın içerisindedir. Ona muhalif ve aykırı olan şeyler ise hiç şüphesiz batıldır. Çünkü onların ilmi, yakîn derecesine ulaşmıştır. Yine onların kanaatine göre Kur’an, emir ve yasaklarında “Azîz ve Hamîd olanın yoluna hidayet” … Devamını oku
Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın her şeyi kuşatan ilminin genişliği beyan edilmiştir.
İlim ehlinin fazileti beyan edilmiştir.
Müşriklerin; bedenlerin yeniden diriltileceğini inkâr etmeleri, onların kendilerini yoktan yaratan Yüce Allah'ın kudretini kabullenmemelerinden dolayıdır.
6. ayetin diğer mealleri
Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin, hakkın ta kendisi olduğunu ve de çom güçlü, hamd olunmaya layık olanın yoluna hidayet ettiğini görürler.
Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; onun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.
Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur'ân, hakkın kendisidir. O, gücüne nihayet olmayan, her hamde lâyık bulunan Allah'ın yolunu gösteriyor.
Kalplerinde kin adına ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle derler: "Bize bunu hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bize hidayet etmeseydi; şüphesiz biz doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişlerdir.” “İşte siz, yaptıklarınızın karşılığı olarak şu Cennet'e varis kılındınız!” diye onlara seslenilir.
Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun ki Allah'ın kitabında (yazılı) olana göre siz yeniden diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.”
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Yahudiler: "Allah’ın eli bağlıdır/sıkıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü elleri bağlandı ve onlara lanet edildi! Oysa Allah’ın her iki eli de açıktır, nasıl dilerse verir. Elbette Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Onların arasına kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin saldık. Savaş ateşini ne zaman körükleseler Allah onu söndürür. Yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allah bozguncuları sevmez.
Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, Allah'ın dinini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, kâfir topluma hidayet etmez.
De ki: Ey Ehl-i Kitap, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça hiçbir şey/din üzerine olamazsınız. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü arttırır. O halde kâfirler toplumu için üzülme!