Andolsun, biz Lokman’a “Allah’a şükret!” diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır.
Lokmân Suresi’nin 12. ayeti (31:12) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 412. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Lokmân Suresi 12. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
12. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ant olsun biz, Lokman'ı dinde fıkıh sahibi ve işlerde doğru karar veren birisi kıldık. Ona şöyle buyurduk: -Ey Lokman!- İtaatine seni muvaffak kılma nimetinden dolayı Rabbine şükret. Kim Rabbine şükrederse, bu şükrü kendisine fayda sağlar. Allah, kulunun şükretmesinden müstağnidir. Kim Allah'ın kendisine bahşettiği nimetine nankörlük edip, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı inkâr ederse, bu küfrünün zararı kendisinedir. Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. O, bütün mahlukatından müstağnidir, her halükârda övülmeye layıktır.
12. Yüce Allah faziletli kulu Lokmân’a hikmeti lütfettiğini haber vermektedir. Hikmet, hakkı olduğu şekli ile ve gerekçesiyle bilmektir. Hükümleri, bu hükümlerdeki sırları ve gerekçeleri bilmektir. İnsan alim olmakla birlikte hikmet sahibi olmayabilir. Ama hikmet, mutlaka ilmi gerektirir. Hatta ameli de gerektirir. Bundan dolayı hikmet, faydalı ilim ve salih amel diye de açıklanmıştır. Yüce Allah, ona böyle büyük bir lütufta bulunduğundan dolayı kendisine ihsan ettiği bu nimete karşılık şükretmesini de emretmiştir ki ona ihsan etmiş olduğu bu nimeti daha bir bereketlendirsin, lütfunu daha çok … Devamını oku
Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın bir annenin hamilelik ve doğum esnasında çektiği sıkıntıları açıklaması, ona daha fazla iyilikte bulunmaya delalet eder.
İtaat etmenin faydası ve günah işlemenin zararı kulun kendisine döner.
Çocukların yetiştirilmesi, eğitim ve öğretimin gözetilmesi zorunludur.
İslam dininin getirdiği edep kuralları tüm fert ve toplum davranışlarını kapsar.
12. ayetin diğer mealleri
Allah’a şükretsin diye Lokman’a hikmet vermiştik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükreder. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz Allah müstağnidir, her türlü hamde layıktır.
Andolsun biz Lokman’a: Allah'a şükret! diyerek hikmet verdik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır.
Andolsun ki biz, Lokman'a "Allah'a şükret!" diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendi iyiliğine eder. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye layıktır.
Kitaptan bilgisi olan biri; “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm.” dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş hâlde görünce şöyle dedi: “Bu, şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim Ğanîdir, Kerîmdir.”
Orada apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Kim oraya girerse güven içinde olur. Yoluna güç yetirebilenlerin (Kâbe'yi) haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerine (yüklediği) hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanımazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir.