Okuyan: Mahmud Halil el-Husari · 24 ses arasından seçin
el-Hâlik isminin açıklaması
“Yaratmak” anlamındaki halk masdarından sıfat olup “yaratan” demektir. Arap dili uzmanları, halk kelimesinin temel mânasının “takdir” olduğunu kabul ederler. Mütercim Âsım Efendi’nin takdire verdiği Türkçe karşılık ise “oranlamak ve ölçümlemek”tir (Kāmus Tercümesi, III, 835). Halkın, “bir işi ölçülü ve âhenkli biçimde yapmak” mânasından hareket ederek hâlikı “planlı ve amaçlı (bir anlamda şuurlu) bir şekilde yaratan” diye tanımlamak mümkündür. Gerçek anlamıyla yalnız Allah için kullanılabilen hâlikın bir başka tanımı da “ana maddesi ve modeli olmadan nesneleri icat eden”dir (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “ḫlḳ” md.; Ebü’l-Bekā, s. 430; Kāmus Tercümesi, III, 835). Halkın ihtiva ettiği takdir mânası bazan şekillendirmek, mevcut ana maddeyi başka bir kalıba dökmek şeklinde de olabilir. Kur’an’da Hz. Îsâ’ya izâfe edilen halk bu mahiyettedir. Ayrıca halk, “gerçekte bir icat olmadığı halde varmış gibi göstermek, yalan uydurmak” anlamında da kullanılır (aş.bk.).
[…]
— Bekir Topaloğlu
Daha önce hiçbir benzeri olmaksızın bütün varlıkları yoktan yaratandır.
O Allah; yaratan, yoktan var eden, şekil verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde ne varsa O’nu tesbih eder. O; çok güçlüdür, Hakîm’dir.
Açıklama: el-Muhtasar
O Allah, her şeyi yaratan, yoktan var eden ve yarattıklarına dilediği gibi şekil verendir. En yüce sıfatları ihtiva eden en güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde ne varsa O’nu her türlü eksiklikten tenzih eder. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir.
İşte bu, Rabbiniz Allah’tır. Ondan başka (hak) ilah yoktur. Her şeyin yaratıcısıdır. O’na ibadet edin. O, her şey üzerinde vekildir.
Açıklama: el-Muhtasar
-Ey insanlar!- Bu sıfatlarla vasıflanmış olan sizin Rabbinizdir. O'dan başka sizin için bir Rab ve O'ndan başka hak mabut yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır. Yalnız O'na ibadet edin. O ibadet edilmeyi hak edendir ve O her şeyi koruyandır.
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki: “O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, Kahhâr'dır/mutlak galiptir.''
Açıklama: el-Muhtasar
-Ey Rasûl!- Allah ile birlikte başkalarına ibadet eden kâfirlere de ki: Gökleri ve yeri yaratan, ikisinin işlerini çekip çeviren kimdir? -Ey Rasûl!- de ki: O ikisini yaratan ve işlerini idare eden Allah'tır. Zaten sizler bunu ikrar ediyorsunuz. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Kendilerine fayda sağlayamayan, kendilerinden zararı def edemeyen Allah'ı barkıp ta başka aciz dostlar mı edindiniz? Bununla beraber onlar başkalarına yardım mı edecekler? -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Basiretsiz olan kâfir ile hidayet üzere basiret sahibi Mümin bir olur mu? Ya da karanlıklar içeren küfür ile nur olan iman bir olur mu? Yoksa onlar Allah'ın yarattığı gibi yaratan ortaklar bulup da onları Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'ya ortak mı koşuyorlar? Onların nazarında Allah'ın yaratması ile ortak koştuklarının yaratması mı karışmış? -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Allah tek başına bütün her şeyi yaratandır. Onun yaratmada bir ortağı yoktur. Uluhiyette tektir. Öyle ki ibadet edilmeyi hak eden tek ilahtır. Her şeye galip gelendir.
Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı var mı? O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Nasıl oluyor da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz?
Açıklama: el-Muhtasar
Ey insanlar! Kalpleriniz, dilleriniz ve amel ettiğiniz azalarınızla Allah'ın sizin üzerindeki nimetini anıp, hatırlayın. Gökten yağmuru üzerinize indirerek, ekinleri, mahsulleri ve diğer şeyleri yerden bitirerek sizi rızıklandıracak Allah'tan başka bir yaratıcı var mı? O'ndan başka hak mabud (ilah) yoktur. Nasıl oluyor da sizi yaratan ve rızıklandıran O olduğu halde bundan sonra haktan (tevhidden) çevriliyorsunuz da ortakları olduğunu iddia ederek Allah hakkında yalan uyduruyorsunuz?