Kısa cevap
Her şey akde bağlıdır. Bir müteahhide doğrudan ya da tahvil yoluyla sabit oranla borç vermek faizli borçtur: Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi bu senetleri adı ne olursa olsun yasaklar (60 sayılı karar). Gerçek kârdan pay ve zarar riskiyle bir şirketin ya da gayrimenkul projesinin paylarını satın almak ise, faaliyet meşru olduğu ve hiçbir şey garanti edilmediği sürece caiz bir ortaklıktır.
Kurumlar ne diyor
Kaynağıyla birlikte resmî görüşler. Rozet, Assabile’in görüşünü değil kurumun görüşünü özetler.
-
Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi İslam İşbirliği Teşkilatı, CiddeCaiz değil
İhraççıyı tutarı faiziyle birlikte geri ödemekle yükümlü kılan senetlerin, adı ne olursa olsun (“yatırım sertifikası”, “tasarruf bonosu”) ve faize kâr, getiri ya da komisyon dense de, ihracı, alımı ve yeniden satımı haramdır.
60 (11/6) sayılı karar, 1990
-
Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi İslam İşbirliği Teşkilatı, CiddeŞartlı caiz
Katılım senetleri (mudârebe sukuku), bir projenin sermayesinde şâyi bir payı temsil ediyor, gerçek kârdan pay hakkı veriyor ve ne anaparayı ne de sabit bir getiriyi garanti ediyorsa caizdir.
30 (5/4) sayılı karar, 1988
Görüşler olduğu gibi aktarılır; başka âlimler farklı düşünebilir. Yöntem ve uyarılar
Ülkenize göre
- Fransa
- Gayrimenkul kitle fonlaması platformlarının çoğu, müteahhitlere sabit faizli tahvil ya da borç sunar: bunlar faizli borçlardır. Hisse ya da şirket payı (equity) şeklindeki teklifler, faaliyet uygunsa ve getiri garanti edilmiyorsa uygun olabilir.
- Birleşik Krallık
- Bazı platformlar şer’î denetim altında, şirket payları yoluyla gayrimenkul yatırımları sunmuştur; her teklifin yapısını ve bu denetimin gerçekten var olup olmadığını kontrol edin.
- Fas
- Kitle fonlaması 15-18 sayılı kanunla düzenlenmiştir; katılım bankaları ayrıca murabaha yoluyla konut finansmanı sunar.
Üç şekil, üç hüküm
| Şekil | Sahip olduğunuz | Hüküm |
|---|---|---|
| Tahvil ya da müteahhide borç | Sabit oranlı bir alacak | Faizli borç: dışlanır |
| Şirket ya da proje payı | Malda ya da işletmede bir pay | Ortaklık: şartlı olarak caiz |
| Bir kiralama şirketinin payları | Gerçek kiralardan bir pay | Kiralar meşru bir kullanımdan geliyorsa caiz |
Sabit oran neden sorunlu?
Ödünç verilen bir sermaye için önceden belirlenen kazanç, ister faiz ister kupon ister getiri densin, ribadır. Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi senede verilen adın (“sertifika”, “bono”, “yatırım”) hiçbir şeyi değiştirmediğini belirtmiştir (60 (11/6) sayılı karar).
Uygun bir katılımın şartları
- Projenin ya da şirketin gerçek bir payına sahip olursunuz (müşâreke) ya da kârdan pay karşılığında sermayenizi bir yöneticiye emanet edersiniz (mudârebe).
- Kâr sabit bir tutar olarak değil, yüzde olarak paylaşılır.
- Anapara ve getiri proje sahibi tarafından garanti edilmez; zarar paylara göre üstlenilir.
- Projenin kendisi meşrudur ve kendisini büyük ölçüde faizli borçla finanse etmez (bkz. hisse taraması eşikleri).
Gayrimenkul fonları (SCPI, REIT)
Gayrimenkullere sahip olan ve kira dağıtan bir şirket (Fransa’daki SCPI, uluslararası REIT), hisse senedi gibi değerlendirilir: kiracıların faaliyeti, faizli borç, faiz gelirleri. Bkz. hisse senetleri.
Ayetler
ٱلَّذِينَ يَأْكُلُونَ ٱلرِّبَوٰا۟ لَا يَقُومُونَ إِلَّا كَمَا يَقُومُ ٱلَّذِى يَتَخَبَّطُهُ ٱلشَّيْطَٰنُ مِنَ ٱلْمَسِّ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّمَا ٱلْبَيْعُ مِثْلُ ٱلرِّبَوٰا۟ وَأَحَلَّ ٱللَّهُ ٱلْبَيْعَ وَحَرَّمَ ٱلرِّبَوٰا۟ فَمَن جَآءَهُۥ مَوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَٱنتَهَىٰ فَلَهُۥ مَا سَلَفَ وَأَمْرُهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَمَنْ عَادَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ ٢٧٥
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır.
Sık sorulan sorular
Anaparayı “garanti eden” bir platform uygun olabilir mi?
Hayır: anaparanın proje sahibi tarafından garanti edilmesi katılımı borca dönüştürür. Bağımsız bir üçüncü kişinin karşılıksız garantisi ise âlimler arasında tartışmalıdır.