وعن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: "إذا أتى أحدكم خادمه بطعامه، فإن لم يجلسه معه فليناوله لقمة أو لقمتين أو أُكلة أو أُكلتين فإنه ولي علاجه" ((رواه البخاري)). (9)
el-Ma’rur b. Suveyd dedi ki: Ebu Zer –radıyallahu anh-’ı gördüm. Üzerinde bir Hulle (bir tür elbise) vardı. Kölesi üzerinde de aynısı vardı. Ona bunun sebebini sordum. (Ma’mur), dedi ki: Ebu Zer, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- hayatta iken bir adama söverek annesinden ötürü onu…
Ebû Hureyre –radıyallahu anh-'den rivayet olunduğuna göre; o da Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- İsrailoğulları'ndan bir adamı zikretti. O adam İsrailoğulları'nın bir kimseden ödünç olarak bin dînar vermesini istedi. Ödünç vermek isteyen kimse: "Buna şâhit yapacağım şâhitleri getir" dedi…
Amr İbn Tağlib -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ganimet malları ya da esirler getirilmişti. O bunları dağıttı. Ancak bazı kimselere hiçbir şey vermedi. Mal vermediği kişilerin hoşlanmayıp söylendikleri kendisine ulaşınca, Allah’a hamd ve senâ ettikten sonra…
O, çirkin söz söyleyen biri değildi; kötü ve kaba konuşmaya da yeltenmezdi. Çarşı pazarda bağırıp çağırarak gürültü yapmazdı. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, aksine affeder ve bağışlardı.
«Şüphesiz ki Allah Teâlâ bana: 'O kadar mütevazı olun ki, kimse kimseye karşı övünmesin ve kimse kimseye haksızlık (zulüm/taşkınlık) etmesin!' diye vahyetti.»
«Ey Âişe! Şüphesiz ki Allah Refîk'tir (merhametlidir), rıfkı (yumuşak huyluluğu) sever. Sertlik ve şiddet karşılığında vermediği şeyleri ve başka hiçbir şeyin karşılığında vermediğini yumuşak huyluluk (rıfk) karşılığında verir.»
“Size, içinizdeki en hayırlı kimsenin kim olduğunu ve en şerlisinin kim olduğunu haber vereyim mi?” Râvi der ki: Sahabeler sustular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu sözü üç defa tekrarladı. Bunun üzerine bir adam: “Evet, ey Allah’ın Rasûlü! İçimizdeki en hayırlı kimsenin kim olduğunu ve…
Muâz b. Enes -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her kim (öfkesinin gereğini) yerine getirmeye gücü yettiği halde öfkesini yenerse Allah, kıyamet gününde onu bütün yarattıklarının huzurunda çağıracak, hatta onu…
Ebu Ümâme İyâs b. Sa’lebe el–Ensârî el–Hârisî -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir gün, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashâbı onun yanında dünyadan bahsettiler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Siz işitmiyor musunuz? İşitmiyor musunuz? Sade yaşamak…
وعن أبي أمامة إياس بن ثعلبة الأنصاري الحارثي رضي الله عنه قال: ذكر أصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم يوماً عنده الدنيا، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : “ألا تسمعون؟ ألا تسمعون؟ إن البذاذة من الإيمان، إن…
Ebû Umâme el-Bâhilî merfu olarak rivayet ediyor: «Ben, haklı olduğu halde münakaşayı terk eden kimseye cennetin kenarında bir köşkü garanti ediyorum. Şaka bile olsa yalanı terk edene de cennetin ortasında bir köşkü; ahlâkı güzel olana da cennetin en üstünde bir köşkü garanti ediyorum.»
وعن أبى أمامه الباهلى رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: “أنا زعيم ببيت في ربض الجنة لمن ترك المراء، وإن كان محقاً، وببيت في وسط الجنة لمن ترك الكذب، وإن كان مازحاً، وببيت في أعلى الجنة لمن حسن…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Mümin müminin aynasıdır."
Abdullah b. Amr -radıyallahu anhuma-'nın merfû olarak rivayet ettiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.»
Abdullah b. Amr -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah Teâlâ’ya göre arkadaşların hayırlısı, arkadaşına faydalı olandır. Yine Allah Teâlâ’ya göre komşuların hayırlısı, komşusuna faydalı olandır.»