حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى الأَشْعَرِي ِّ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ "
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- aç olanı doyurmanın, hastayı ziyaret etmenin ve esiri esaretten kurtarmanın, bir Müslümanın din kardeşi üzerindeki hakkı olduğunu açıklamıştır.
Hadisten çıkan dersler
Müslümanlar arasında yardımlaşma ve dayanışma teşvik edilmiştir.
Aç olan ve yiyeceğe ihtiyaç duyan kimseyi doyurmaya teşvik vardır. Zira böyle bir kimsenin doyurulması emredilmiştir.
Hastayı ziyaret etmek; hastanın gönlünü hoş etmek, ona dua etmek, sevap kazanmak ve benzeri faydalar gözetilerek meşru kılınmıştır.
Kâfirlerin esir aldığı kimseyi kurtarmaya önem vermek gerekir. Bu, ya onu kurtarmak için kâfirlere bir bedel ödemekle ya da onu, kâfirlerden alınmış bir esirle karşılıklı değiştirmekle, yani esir takası yoluyla gerçekleştirilir.
Arapça açıklama
بيَّن النبي صلى الله عليه وسلم أن من حق المسلم على أخيه المسلم أن يطعم الجائع، ويزور المريض، ويفك الأسير.
الحث على التعاون بين المسلمين.
الحث على إطعام الجائع المحتاج إلى الطعام، فهذا مأمورٌ بإطعامه.
مشروعية العيادة للمريض؛ جبرًا لخاطره، والدعاء له، وحصول الأجر، وغير ذلك.
الحرص على فك الأسير إذا أسَره الكفار، وذلك إما بدفع مقابل لتخليصه منهم، أو بمقابلته بمأسور من الكفار، أي: على سبيل المبادلة.