İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî11. kitap

Ben bazı kimselerin kalbinde sabırsızlık ve tamah gördüğüm için veririm. Bazı kimseleri de, Allah’ın kalplerinde yarattığı kanaat ve hayırla baş başa bırakırım. Amr İbni Tağlib de bunlardan biridir.»

باب مَنْ قَالَ فِي الْخُطْبَةِ بَعْدَ الثَّنَاءِ أَمَّا بَعْدُ

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Sahîh-i Buhârî 923

Râvi:Amr ibn Taghlib

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ حَازِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ الْحَسَنَ، يَقُولُ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ تَغْلِبَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُتِيَ بِمَالٍ أَوْ سَبْىٍ فَقَسَمَهُ، فَأَعْطَى رِجَالاً وَتَرَكَ رِجَالاً فَبَلَغَهُ أَنَّ الَّذِينَ تَرَكَ عَتَبُوا، فَحَمِدَ اللَّهَ ثُمَّ أَثْنَى عَلَيْهِ، ثُمَّ قَالَ ‏"‏

أَمَّا بَعْدُ، فَوَاللَّهِ إِنِّي لأُعْطِي الرَّجُلَ، وَأَدَعُ الرَّجُلَ، وَالَّذِي أَدَعُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنَ الَّذِي أُعْطِي وَلَكِنْ أُعْطِي أَقْوَامًا لِمَا أَرَى فِي قُلُوبِهِمْ مِنَ الْجَزَعِ وَالْهَلَعِ، وَأَكِلُ أَقْوَامًا إِلَى مَا جَعَلَ اللَّهُ فِي قُلُوبِهِمْ مِنَ الْغِنَى وَالْخَيْرِ، فِيهِمْ عَمْرُو بْنُ تَغْلِبَ ‏"

Amr İbn Tağlib -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ganimet malları ya da esirler getirilmişti. O bunları dağıttı. Ancak bazı kimselere hiçbir şey vermedi. Mal vermediği kişilerin hoşlanmayıp söylendikleri kendisine ulaşınca, Allah’a hamd ve senâ ettikten sonra şöyle buyurdu: «Allah’a yemin ederim ki, ben kimilerine veriyor, kimilerine vermiyorum. Aslında mal vermediğim kimseler, verdiklerimden bence daha sevgilidir. Ben bazı kimselerin kalbinde sabırsızlık ve tamah gördüğüm için veririm. Bazı kimseleri de, Allah’ın kalplerinde yarattığı kanaat ve hayırla baş başa bırakırım. Amr İbn Tağlib de bunlardan biridir.» Amr İbn Tağlib der ki: “Vallahi Hz. Peygamber’in hakkımda söylediği bu söz, benim için kızıl develere sahip olmaktan daha değerlidir."

Rivayet eden: Buhârî (No. 923, 3145, 7535) ve Ahmed b. Hanbel (No. 19751, 19752).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Amr İbn Tağlib -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ganimet malları ya da esirler getirildiğini anlatmıştır. Bunlar düşmandan ele geçirilen erkek ya da kadın esirlerdi. Bu esirleri kimine verip kimine vermemek suretiyle dağıtmıştı.” Bazı kimselere kalplerini ısındırmak için bu ganimetten vermiş, bazılarına güvendiği için vermemişti. Çünkü o kimseler Allah’ın kendilerine güçlü bir iman ve kesin inanç bahşettiği kimselerdi. “Mal vermediği kişilerin ileri geri söylendikleri kendisine ulaşınca” kendi aralarında Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’i zanlarından dolayı kınadılar. Şüphesiz Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- özellikle o kimselere dindeki faziletlerinden dolayı vermiştir diye konuştular. Allah Rasûlü - sallallahu aleyhi ve sellem- onlara hutbe vermek için bir araya topladı. Allah’a hamd ve sena ettikten sonra; «Allah’a yemin ederim ki, ben kimilerine veriyor, kimilerine vermiyorum. Aslında mal vermediğim kimseler, verdiklerimden bence daha sevgilidir.» Buradan kasıt bazı kimselere bir şeyler veriyor olmam, vermediğim kimselerden daha çok sevdiğim anlamına gelmez. Bilakis vermediğim kimseler bana verdiğim kimselerden daha sevgilidir. Sonra onlara neden bazılarına verip, bazılarına vermediğini açıklamıştır. Ben bazı kimselerin kalbinde sabırsızlık ve tama’ gördüğüm için veririm, ganimetten kendilerine bir şey verilmediğinde şiddetli bir şekilde sabırsızlık ve sıkıntı duyan kimselere kalplerini kazanmak ve hoşnut etmek için veririm. Bazı kimseleri de, Allah’ın kalplerinde yarattığı kanaat ve hayırla baş başa bırakırım. Yani onlara vermiyor olmamın sebebi Allah Azze ve Celle’nin onların kalbine verdiği kanaat ve gönül zenginliğinden ve hayırdan dolayıdır. Hayır ise kesin inanç ve iman gücüdür. Amr İbn Tağlib -radıyallahu anh- o kimselerdendi. Yani imanlarının güçlü olmasından dolayı kendisine ganimetten bir şey verilmeyen kimselerdendi. Başka bir hadiste, “Muhakkak ki ben yüzü üzerine cehenneme atılmasından korktuğum için, bana daha sevgili kişiler olmasına rağmen o kimseye vereceğim." Müslim rivayet etmiştir. Amr İbn Tağlib -radıyallahu anh- Rasûlullah – sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendisine sena ettiğini duyduğunda “Vallahi Hz. Peygamber’in hakkımda söylediği bu söz, benim için bütün dünyaya bedeldir.” Yani Allah adına yemin ederek Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve selem-'in benim hakkımdaki bu övgüsüne, Arapların en sevdiği kırmızı develere bile değişmeye razı olmam demektir.

Arapça açıklama

يحدثنا عَمْرُو بن تَغْلِبَ رضي الله عنه: "أن النبي صلى الله عليه وسلم أُتِيَ بمال أو بسَبْيٍ" وهو ما يُؤخذ من العدو في الحرب من الأسرى عبيدا أو إماء "فقسمه، فأعطى رجالًا، وترك رجالًا" أي: أعطى بعض الناس تأليفا لقلوبهم، وترك البعض الآخر ثقة بهم، لما مَنَحَهُم الله من قوة الإيمان واليقين، " فبَلغه أن الذين ترك عَتَبُوا " أي: لامُوا عليه فيما بينهم ، ظنًا منهم ـرضي الله عنهم- أنه صلى الله عليه وسلم : إنما أعطى أولئك لمزِية في دينهم.

فجمعهم النبي صلى الله عليه وسلم وقام فيهم خطيبا، فحمد الله ثم أثنى عليه بما هو أهله ، ثم قال: أما بعد ، فوالله إني لأعطي الرجل وأدع الرجل، والذي أدعْ أحب إلي من الذي أعطي "

أي: ليس المعنى: أنني إذا أعطيت بعضهم ولم أعط الآخر دليل على محبتي لهم دون الآخرين، بل إن الذين أدعهم ولا أعطيهم هُم أحبُّ إلي ممن أعطيهم.

ثم بَيَّنَ لهم سبب إعطاء بعضهم دون بعض فقال: " ولكني إنما أعطي أقواما لما أرى في قلوبهم من الجَزَعِ والهَلَع " أي: من شدة الألم والضَّجَر الذي يُصيب نفوسهم لو لم يعطوا من الغنيمة، فأعطيهم تأليفا لقلوبهم، وتطييبا لنفوسهم.

"وأَكِلُ أقواما إلى ما جعل الله في قلوبهم من الغِنى" أي: وأترك أقواما فلا أعطيهم لأني أكِلهم إلى ما وضع الله في قلوبهم من القناعة وغنى النفس، "والخير" أي وقوة الإيمان واليقين "منهم عمرو بن تغلب" أي: من الناس الَّذين أمنع عنهم العطاء اتكالا على ما عندهم من الإيمان "عَمْرُو بن تَغْلِبَ".

وفي الحديث الآخر: "إني لأعطي الرجل وغيره أحب إليَّ منه، خَشية أن يكب في النار على وجهه" رواه مسلم

قال عَمْرُو ـرضي الله عنه- عندما سمع النبي صلى الله عليه وسلم يثني عليه: "فوالله ما أحب أن لي بكلمة رسول الله صلى الله عليه وسلم حُمْر النَّعَم" أي: أقسم بالله لا أرضى بهذا الثناء الذي كرمني به النبي صلى الله عليه وسلم بديلا ولو أعطيت أنفس أموال العرب التي هي الجمال الحُمر.

  • السنة في الخُطبة البدء بالحمد والثناء على الله بما هو أهله.
  • المال والمتاع ليس مقياس كرامة الإنسان ومكانته.
  • حكمة رسول الله صلى الله عليه وسلم في تأليف القلوب وإنقاذها من الهلاك.
  • تصرف الإمام في المال والعطاء حسب المصلحة العامة.
  • الحث على الرضا بما يأتي المسلم من رزق دون سؤال أو إلحاح.
  • سرور المؤمن وفرحه بما يبدو منه من خير.
  • فضيلة عَمَرِو بن تَغْلِبْ رضي الله عنه.
  • جواز الحلف من غير استحلاف.
  • تأليف القلوب بالمال .

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Buhârîv. 256 h. Sahihصحيح Hadis صحيح البخاري No. 923
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (1)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الجامع (1358)

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (3)
  • الثقات لابن حبان (65)أُعْطِي الرَّجُلَ ، وَأَدَعُ الرَّجُلَ ، وَالَّذِي أَدَعُ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنَ الَّذِي أُعْطِي ، أُعْطِي أَقْوَامًا لِمَا فِي قُلُوبِهِمْ مِنَالْجَزَعِ وَالْهَلَعِ ، وَأَكِلُ أَقْوَامًا إِلَى مَا جَعَلَ اللَّهُ فِي قُلُوبِهِمْ مِنَ الْغِنَى وَالْخَيْرِ ، مِنْهُمْ عَمْرُو بْنُ تَغْلِبَ
  • السنن الكبرى للبيهقي (12196)إِنِّي أُعْطِي الرَّجُلَ وَأَدَعُ الرَّجُلَ ، وَالَّذِي أَدَعُهُ أَحَبُّ إِلِيَّ مِنَ الَّذِي أُعْطِيهِ ، أُعْطِي أَقْوَامًا لِمَا فِي قُلُوبِهِمْ مِنَ الْجَزَعِ وَالْهَلَعِ ، وَأَكِلُ أَقْوَامًا إِلَى مَا جَعَلَ اللَّهُ فِي قُلُوبِهِمْ مِنَ الْغِنَى وَالْخَيْرِ
  • المعرفة والتاريخ ليعقوب بن سفيان (205)أُعْطِي الرَّجُلَ وَأَدَعُ الرَّجُلَ ، وَالَّذِي أَدَعُهُ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنَ الَّذِي أُعْطِيهِ ، أُعْطِي أَقْوَامًا لِمَا فِي قُلُوبِهِمْ مِنَ الْجَزَعِ وَالْهَلَعِ ، وَآكِلُ أَقْوَامًا إِلَى مَا جَعَلَ اللَّهُ فِي قُلُوبِهِمْ مِنَ الْغِنَى وَالْخَيْرِ ، مِنْهُمْ عَمْرُو بْنُ تَغْلِبَ

Aynı konuda

Konular