Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-; iki hutbe irad ediyor ve bunların arasında oturuyordu. Câbir -radıyallahu anh-'ın rivayetinde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, ayakta iki hutbe irad ediyor ve bu iki hutbe…
عن عبد الله بن عُمر بن الخطاب رضي الله عنهما قال: «كان النبي صلى الله عليه وسلم يخطب خطبتين يقعد بينهما» وفي رواية لجابر - رضي الله عنه-: «كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ خُطْبَتَيْنِ وهو قائم، يفصل بينهما…
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ganimet mallarını dağıtırken at için iki hisse, asker için bir hisse ayırdı.”
Ebu Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Benî Lihyân üzerine asker gönderdi ve: «İki erkekten biri cihada gitsin; elde edilecek sevap ikisi arasında ortaktır.» buyurdu. Başka bir rivayette: «İki kişiden biri cihada çıksın.» buyurdu…
Ebu Râfiğ anlatıyor: Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’ın onlara “Gök yarıldığı zaman...” (İnşikâk Suresi: 1) ayetini okudu ve secde etti. Secdeyi bitirdiği zaman onlara Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in de bu ayette secde ettiğini haber verdiğini rivayet etmiştir.
قَرَأَ لَهُمْ { إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ} فَسَجَدَ فِيهَا فَلَمَّا انْصَرَفَ أَخْبَرَهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَجَدَ فِيهَا
Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve selem- "Semiallâhu limen hamideh" dediğinde, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- secdeye varıncaya kadar bizden hiç kimse belini bükmez (eğilmez), ancak o secdeye vardıktan sonra biz de secdeye varırdık.
إِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ. لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَقَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم سَاجِدًا، ثُمَّ نَقَعُ سُجُودًا بَعْدَهُ.
İbn Şihâb'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ömer b. Abdilazîz bir gün ikindi namazını geciktirdi. Urve ona şöyle dedi: Cibril indi Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e imam olarak namaz kıldırdı. Bunun üzerine Ömer: Ey Urve! Ne söylediğini iyi bil dedi. Urve şöyle dedi: Beşîr b. Ebî…
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelerek: "Ey Allah’ın Rasûlü! Şeytan benimle namazım ve kıraatim arasına girdi, karıştırmama sebep oldu.” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Bu Hinzib denilen Şeytan'dır. Onu hissettiğin an ondan…
Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: “Medine'deki Yahudilerin yaşlı kadınlarından ikisi yanıma girip bana; “Kabirlerde olanlar, kabirlerinde azap görürler” dediler. Ben onların bu sözlerini yalanladım. Onları tasdik etmek için “Evet” demeye gönlüm razı olmadı. Daha sonra çıkıp gittiler. Derken…
Cabir b. Abdillah -radiyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir hastayı ziyaret etti ve onun bir yastık üzerinde namaz kıldığını gördü. Yastığı aldı ve attı. (Hasta) dayanacağı bir değnek aldı ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onu da aldı ve attı ve…
وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - { أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم -قَالَ لِمَرِيضٍ - صَلَّى عَلَى وِسَادَةٍ , فَرَمَى بِهَا - وَقَالَ : " صَلِّ عَلَى اَلْأَرْضِ إِنْ اِسْتَطَعْتَ , وَإِلَّا فَأَوْمِئْ…
Avf b. Mâlik -radıyallahu anh- anlatıyor:" Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte geceleyin kalktım. Bakara Sûresi'ni okumaya başladı, rahmet ayetine geldiğinde durup (rahmet) istedi. Azap ayeti geçince yine durup ve Allah’a sığındı. Sonra rükûya gider kıyamda kaldığı kadar da rükûda…
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhümâ- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı -radıyallahu anhum- Mekke'ye, Yesrib hummasından bitkin düşmüş bir halde geldiler. Müşrikler (dedikodu yaparak): "Yarın buraya humma hastalığından dermanı kesilmiş ve ondan çok ızdırab çekmiş bir…
قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّهُ يَقْدَمُ عَلَيْكُمْ، وَقَدْ وَهَنَهُمْ حُمَّى يَثْرِبَ. فَأَمَرَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَرْمُلُوا الأَشْوَاطَ…
Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh- şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, kendisine ait kurban edilen hayvanlarının üzerinde durmamı ve onun etini, derisini ve üzerine atılan çul ve benzeri şeyleri tasadduk etmemi ve kasaba ondan bir şey vermememi emretti."
أَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ وَأَنْ أَتَصَدَّقَ بِلَحْمِهَا وَجُلُودِهَا وَأَجِلَّتِهَا وَأَنْ لاَ أُعْطِيَ الْجَزَّارَ مِنْهَا قَالَ " نَحْنُ نُعْطِيهِ مِنْ عِنْدِنَا "
Abdullah ibn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Veda Haccı'nda umreyi hacca eklemek suretiyle temettü etti ve Zulhuleyfe mevkiinden beraberinde kurbanlık götürüp, bunları Kabe'ye hediye eyledi. Şöyle ki, Rasûlullah…
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı gusül abdesti aldığı zaman önce ellerini yıkardı. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest alır, sonra da gusül alırdı. Parmakları ile saç diplerine suyun gitmesinden emin olana kadar saçlarının arasını hilaller, üç kez başına su dökerdi…
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh- 'den rivayet edildiğine göre,Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:''Allah Teâlâ kendi yolunda cihada çıkan kimseye, onu sadece benim yolumda cihad, bana îman, benim rasullerimi tasdîk için yola çıkarmıştır, buyurarak kefil olur. Allah, o kimseyi şehid…
Abdullah İbn Amr İbn Âs -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in seferde bazı yükleme hizmetlerini gören ve kendisine Kirkire denilen bir adam vardı. Adam öldü. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «O cehennemdedir.» buyurdu. Sahâbe de gelip adamın…
Aişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- müezzin sabah namazı için ilk ezanı bitirdiğinde kalkar, fecir belirgin olduktan sonra sabah namazının farzından önce iki rekat hafif bir namaz kılar, sonra müezzin kamet getirene kadar sağ yanı üzerine uzanırdı.
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:''Bizim evimizde ben ve bir yetim Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in arkasında namaz kıldım.Annem ve Ümmü Süleym'de arkamızda namaz kıldılar.''
صَلَّيْتُ أَنَا وَيَتِيمٌ، فِي بَيْتِنَا خَلْفَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأُمِّي أُمُّ سُلَيْمٍ خَلْفَنَا.
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: ''Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekir ve Ömer -radıyallahu anhuma- iki bayram namazını da hutbeden önce kılarlardı.
Abdullah b. Abbas şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i Arafat'ta hutbe verirken şöyle işittim: «Terlik bulamayan mest giysin, izar bulamayan da şalvar giysin.» buyuruyordu.
Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah yolunda sabah ya da akşam cihâd için bir yürüyüş; güneşin üzerine doğup, battığı her şeyden daha hayırlıdır.» Enes -radıyallahu anh-'dan merfû olarak…
Bir adam abdest aldı, derken ayağının üzerinde bir tırnak büyüklüğünde yıkanmadık kuru yer bıraktı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onu görünce şöyle buyurdu: «Dön de abdestini güzelce al!» Bu uyarı üzerine adam, dönüp abdest aldıktan sonra tekrar namaz kıldı.
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza kalkınca, ayakta durduğu zaman tekbir getirirdi, sonra rükûya varınca da tekbir getirirdi. Sonra «Semi'allahu Limen Hamidehu» deyip rukûdan kalkarak belini doğrultunca…
Talha b. Ubeydullah -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Biz namaz kılarken hayvanlar önümüzden geçiyorlardı. Bunu Rasûlullah’a -sallallahu aleyhi ve sellem-'e zikrettik. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Önünüzde semerin arka kaşı gibi bir şey olursa, onun önünden geçenler zarar…
Ebu Said el-Hudri –radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Biriniz, kendisini insanlardan koruyan sütreye doğru namaz kılarken, şayet birisi önünden geçmek isterse, onu itsin. Eğer ısrar ederse, onunla savaşın. Çünkü o…