İçeriğe geç

İbadetler ile ilgili hadislerSayfa 21

İbadet Fıkhı

Bu konuda 8.189 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 1098 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Sahîh-i Müslim 488

Allah'a çokça secde etmelisin. Allah'a ettiğin her bir secde ile Allah seni bir derece yükseltir ve senden bir günahı siler

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in azatlı kölesi Sevbân ile karşılaştım ve dedim ki: ''Yaptığım zaman Allah'ın beni Cennet'e sokacağı bir amel söyle.'' Veya şöyle dedi: Dedim ki: "Amellerin Allah'ın katında en sevimlisi hangisidir?" O sustu. Sonra tekrar sordum. O, yine sustu. Sonra üçüncü…

عَلَيْكَ بِكَثْرَةِ السُّجُودِ لِلَّهِ فَإِنَّكَ لاَ تَسْجُدُ لِلَّهِ سَجْدَةً إِلاَّ رَفَعَكَ اللَّهُ بِهَا دَرَجَةً وَحَطَّ عَنْكَ بِهَا خَطِيئَةً ‏"

Râvi: Ebu'd-Derdâ + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 522a

«(Diğer) İnsanlara karşı üç şeyle faziletli (üstün) kılındık: Saflarımız meleklerin safları düzeninde kılındı. Arzın tamamı bize mescid kılındı. Toprak bize, su bulamadığımız zaman, tahûr (temiz ve temizleyici) kılındı. Başka bir özellik daha zikretti.»

Huzeyfe -radıyallahu anh-'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-şöyle buyurmuştur: «İnsanlara karşı üç şeyle faziletli (üstün) kılındık: Saflarımız meleklerin safları düzeninde kılındı. Arzın tamamı bize mescid kılındı. Toprak bize, su bulamadığımız…

فُضِّلْنَا عَلَى النَّاسِ بِثَلاَثٍ جُعِلَتْ صُفُوفُنَا كَصُفُوفِ الْمَلاَئِكَةِ وَجُعِلَتْ لَنَا الأَرْضُ كُلُّهَا مَسْجِدًا وَجُعِلَتْ تُرْبَتُهَا لَنَا طَهُورًا إِذَا لَمْ نَجِدِ الْمَاءَ ‏"‏ ‏.‏ وَذَكَرَ خَصْلَةً…

Râvi: Huzeyfe + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 579b

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazda oturduğu zaman, sağ avucunu sağ uyluğunun üzerine koyar, sol elini de sol uyluğunun üzerine koyardı.(Şehâdet) parmağı ile işârette bulunur, baş parmağını orta parmağının üzerine koyar, sol eliyle de sol diz kapağını kavrardı.

Abdullah b. Zübeyr -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazda oturduğu zaman, sağ avucunu sağ uyluğunun üzerine koyar, sol elini de sol uyluğunun üzerine koyardı. (Şehâdet) parmağı ile işarette bulunur, baş parmağını orta parmağının…

إِذَا قَعَدَ يَدْعُو وَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى وَيَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى وَأَشَارَ بِإِصْبَعِهِ السَّبَّابَةِ وَوَضَعَ إِبْهَامَهُ عَلَى إِصْبَعِهِ الْوُسْطَى وَيُلْقِمُ…

Râvi: Abdullah ibn az-Zubayr + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 744b

«Âişe kalk! Vitir namazını kıl!»

Âişe -radıyallahu anhâ-’dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Âişe önünde uzanıp yatmış olduğu halde gece namazını kılardı. Son olarak vitri kılacağı zaman Âişe’yi uyandırır, o da vitir namazını kılardı. Müslim’in bir başka rivayeti ise şöyledir: Geriye sadece vitir…

يُصَلِّي صَلاَتَهُ بِاللَّيْلِ وَهِيَ مُعْتَرِضَةٌ بَيْنَ يَدَيْهِ فَإِذَا بَقِيَ الْوِتْرُ أَيْقَظَهَا فَأَوْتَرَتْ ‏.‏

Râvi: Âişe + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 901d

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Namaz toplayıcıdır.» diye nida etmek üzere bir müezzin gönderdi. Bunun üzerine halk toplandı. Kendisi öne geçip dört rükû ve dört secdeli iki rekât namaz kıldırdı.

Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: “Rasûlullah -sallallahu Aleyhi ve sellem-in zamanında güneş tutulmuştu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Namaz toplayıcıdır.» diye nida etmek üzere bir müezzin gönderdi. Bunun üzerine halk toplandı. Kendisi öne geçip dört rükû ve dört secdeli iki rekât…

فَبَعَثَ مُنَادِيًا ‏"‏ الصَّلاَةَ جَامِعَةً ‏"‏ ‏.‏ فَاجْتَمَعُوا وَتَقَدَّمَ فَكَبَّرَ ‏.‏ وَصَلَّى أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ فِي رَكْعَتَيْنِ وَأَرْبَعَ سَجَدَاتٍ ‏.‏

Râvi: Âişe + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1946

“Yolculukta oruç tutmak birr (iyilik ve itaat) değildir.” diye buyurdu

Rasûlullah- sallallahu aleyhi ve sellem- bir yolculukta iken bir kalabalık gördü. Orada, üzerine gölgelik yapılmış bir adamın bulunduğunu fark etti ve: “Nesi var?” diye sordu. Oradakiler: “Oruç tutan birisidir.” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Yolculukta oruç…

لَيْسَ مِنَ الْبِرِّ الصَّوْمُ فِي السَّفَرِ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1990

Ömer b. el-Hattab -radıyallahu anh- ile birlikte bayram namazını kıldım. O, şöyle dedi: Şu iki gün, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in oruç tutmayı yasakladığı günlerdir: Orucunuzu bitirip yemek yemeye başladığınız gün ve diğeri ise kurbanınızı yediğiniz kurban günüdür

Ömer b. el-Hattab -radıyallahu anh- ile birlikte bayram namazını kıldım. O, şöyle dedi: Şu iki gün, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in oruç tutmayı yasakladığı günlerdir: Orucunuzu bitirip yemek yemeye başladığınız gün ve diğeri ise kurbanınızı yediğiniz kurban günüdür.

شَهِدْتُ الْعِيدَ مَعَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ فَقَالَ هَذَانِ يَوْمَانِ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صِيَامِهِمَا يَوْمُ فِطْرِكُمْ مِنْ صِيَامِكُمْ، وَالْيَوْمُ الآخَرُ تَأْكُلُونَ…

Râvi: Umar ibn al-Khattâb + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 648

Cemaatle kılınan namaz, sizden birinizin tek başına kıldığı namazdan yirmi beş kat daha faziletlidir. Gece melekleri ile gündüz melekleri sabah namazında bir araya gelirler

«Cemaatle kılınan namaz, sizden birinizin tek başına kıldığı namazdan yirmi beş kat daha faziletlidir. Gece melekleri ile gündüz melekleri sabah namazında bir araya gelirler.» Sonra Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: “Dilerseniz şu ayeti okuyun: {Şüphesiz sabah Kur'an'ı (sabah namazı)…

تَفْضُلُ صَلاَةُ الْجَمِيعِ صَلاَةَ أَحَدِكُمْ وَحْدَهُ بِخَمْسٍ وَعِشْرِينَ جُزْءًا، وَتَجْتَمِعُ مَلاَئِكَةُ اللَّيْلِ وَمَلاَئِكَةُ النَّهَارِ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 262b

Sizden hiç kimse üç taştan daha azıyla istincâ yapmasın

Müşrikler bize şöyle dediler: “Ben sizin arkadaşınızın (yani Peygamber’in) size her şeyi, hatta tuvalet ihtiyacınızı nasıl gidereceğinizi bile öğrettiğini görüyorum!” Bunun üzerine o sahâbî şöyle dedi: “Evet, gerçekten öyledir. O, bize tuvalet ihtiyacımızı giderirken sağ elimizle istincâ yapmamızı…

يَسْتَنْجِيَ أَحَدُنَا بِيَمِينِهِ أَوْ يَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ وَنَهَى عَنِ الرَّوْثِ وَالْعِظَامِ وَقَالَ ‏"‏ لاَ يَسْتَنْجِي أَحَدُكُمْ بِدُونِ ثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ ‏"

Râvi: Selmân + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 670a

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldığında Güneş iyice doğuncaya kadar namaz kıldığı yerde otururdu

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldığında Güneş iyice doğuncaya kadar namaz kıldığı yerde otururdu. Şöyle de demiştir: “Sabah namazını (veya kuşluk vaktine kadar) kıldığı yerden Güneş doğuncaya kadar kalkmazdı. Güneş doğduğunda kalkardı. Onlar da kendi aralarında konuşur…

لاَ يَقُومُ مِنْ مُصَلاَّهُ الَّذِي يُصَلِّي فِيهِ الصُّبْحَ أَوِ الْغَدَاةَ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ فَإِذَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ قَامَ وَكَانُوا يَتَحَدَّثُونَ فَيَأْخُذُونَ فِي أَمْرِ الْجَاهِلِيَّةِ فَيَضْحَكُونَ…

Râvi: Jâbir ibn Samura + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 499

Abdullah b. Zeyd -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz vakitlerinde insanları toplamak için çan (zil) yapılmasını emredince, rüyamda bir şahıs etrafımda elinde çanla dolaştı. Ben o şahsa: Ey Allah’ın! Kulu, elindeki o çanı satar mısın? Dedim. O şahıs: Çanı ne yapacaksın? Dedi. Ben: Onunla insanları namaza çağıracağım dedim. O şahıs:Sana çandan daha hayırlı bir şeye delillik edeyim mi? dedi.Ben:Evet dedim.O şahıs:Allah-u Ekber Allah-u Ekber, Allah-u Ekber Allah-u Ekber Eşhedü Ella İlahe İllallah, Eşhedü Ella İlahe İllallah Eşhedü Enne Muhammeden Rasûlullah, Eşhedü Enne Muhammeden Rasûlullah Hayya Alassalah, Hayya Alassalah Hayya Ale’l-Felah, Hayya Ale’l-Felah Allah-u Ekber Allah-u Ekber La İlahe İllallah, dersin dedi.Sonra benden biraz uzaklaştı ve şöyle dedi:Namaza kalktığın vakitte:Allah-u Ekber Allah-u Ekber Eşhedü Ella İlahe İllallah Eşhedü Enne Muhammeden Rasûlullah Hayya Alassalah, Hayya Ale’l-Felah Kad Kametissalatu Kad Kametissalah Allah-u Ekber Allah-u Ekber La İlahe İllallah, dersin dedi.Sabah olunca Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek gördüğüm rüyayı haber verdim.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:Bu hak rüyadır inşallah, Bilal’le birlikte kalkın gördüklerini Bilal’a söyle, Bilal onları ezan olarak okusun. Çünkü Bilal’ın sesi senden daha yüksektir’ buyurdu. Bilal’le kalktık, ben ona söylüyordum o da okuyordu. Ömer -radıyallahu anh- Bilal’ın ezanını işitince ridasını sürükler bir halde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi ve şöyle dedi:Seni hak Rasul olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki Abdullah’ın gördüğünü ben de gördüm.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bunun üzerine:''Allah’a hamd olsun'' buyurdu.''Sünen-i Ebî Dâvûd.

Abdullah b. Zeyd -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz vakitlerinde insanları toplamak için çan (zil) yapılmasını emredince, rüyamda bir şahıs etrafımda elinde çanla dolaştı. Ben o şahsa: Ey Allah’ın! Kulu, elindeki o çanı satar mısın? Dedim. O şahıs: Çanı ne…

اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا…

Râvi: Abu Abdullah ibn Zayd + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i İbn Mâce 1241

Ey babacığım! Muhakkak ki sen Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekr, Ömer, Osman ve Ali -radıyallahu anhum-'un arkasında ve Ali -radıyallahu anh-'ın arkasında burada Kûfe'de yaklaşık beş yıl namaz kıldın. Sabah namazında kunut yapıyorlar mıydı? Ey oğulcuğum bu sonradan çıkan bir şeydir, dedi.

Ebû Mâlik el-Eşcaî Sa'd b. Târık -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki: Babama dedim ki: Ey babacığım! Muhakkak ki sen Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekr, Ömer, Osman ve Ali -radıyallahu anhum-'un arkasında ve Ali -radıyallahu anh-'ın arkasında burada Kûfe'de…

صَلَّيْتَ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِيٍّ هَا هُنَا بِالْكُوفَةِ، نَحْوًا مِنْ خَمْسِ سِنِينَ. فَكَانُوا يَقْنُتُونَ فِي الْفَجْرِ؟

Râvi: L’abî + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Nesâî 1710

«Vitir, her müslümana bir haktır. Dileyen yedi rekât ile vitir yapsın. Kim beş rekât ile vitir yapmak isterse yapsın, kim üç rekât ile vitir yapmak isterse yapsın ve kim de tek rekât ile vitir yapmak isterse yapsın.»

Ebu Eyyub el-Ensarî -radıyallahu anh-’den Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: «Vitir, her müslümana bir haktır. Dileyen yedi rekât ile vitir yapsın. Kim beş rekât ile vitir yapmak isterse yapsın, kim üç rekât ile vitir yapmak isterse yapsın ve kim de tek rekât ile vitir yapmak…

"‏ الْوِتْرُ حَقٌّ فَمَنْ شَاءَ أَوْتَرَ بِسَبْعٍ وَمَنْ شَاءَ أَوْتَرَ بِخَمْسٍ وَمَنْ شَاءَ أَوْتَرَ بِثَلاَثٍ وَمَنْ شَاءَ أَوْتَرَ بِوَاحِدَةٍ ‏"

Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1077

Rabîa b. Abdillah el Hudeyr et-Teymi'den rivayet edildiğine göre:Ebu Ömer b. Hattab -radıyallahu anh-'ın bir Cuma günü minber üzerinde Nahl suresini okumuş, nihayet secde ayetine geldiği zaman minberinden inip secde etmiş ; insanlar da onunla beraber secde etmişler. Ertesi Cuma olduğu zaman Ömer, o sureyi yine okumuş, nihayet secde Ayetine geldiği zaman: Ey insanlar! Biz secde ayetini okuyup geçiyoruz, binaenaleyh her kim secde ederse, muhakkak sünnete icabet etmiş; doğru yapmıştır. Her kim de secde etmezse, ona da günah yoktur, demiştir. Ve Ömer -radıyallahu anh- kendisi de secde etmemiştir. Ve başka bir rivayette:''Şüphesiz ki Allah’u Teâlâ - tilavet - secdesini farz kılmadı.Bizim ismememiz müstesnadır.''Sahih- i Buhârî.

Rabîa b. Abdillah el Hudeyr et-Teymi'den rivayet edildiğine göre:Ebu Ömer b. Hattab -radıyallahu anh-'ın bir Cuma günü minber üzerinde Nahl suresini okumuş, nihayet secde ayetine geldiği zaman minberinden inip secde etmiş ; insanlar da onunla beraber secde etmişler. Ertesi Cuma olduğu zaman Ömer, o…

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا نَمُرُّ بِالسُّجُودِ فَمَنْ سَجَدَ فَقَدْ أَصَابَ، وَمَنْ لَمْ يَسْجُدْ فَلاَ إِثْمَ عَلَيْهِ‏.‏ وَلَمْ يَسْجُدْ عُمَرُ ـ رضى الله عنه‏.‏ وَزَادَ نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما…

Râvi: Abdullah b. Ömer Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1203

Namazda tesbih (subhanallah demek) erkeklere, tasfîk/el çırpmak (alkışlamak) da kadınlara mahsustur.

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Namazda (birini uyarmak istediğinde) tesbih etmek (subhanallah demek) erkeklere, tasfîk/el çırpmak (alkışlamak) da kadınlara mahsustur.»

التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3170

“Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- rukûdan sonra bir ay kunut yaptı. Suleymoğulları'ndan bazı kabilelere beddua ediyordu. ”Enes -radıyallahu anh- sayıda tereddüd ederek dedi ki: (Nebi -sallallahu aleyhive sellem-) Kırk ya da yetmiş kurrâyı müşriklere gönderdi. O müşrikler ile Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- arasında yapılmış bir anlaşma olmasına rağmen, o kabileler kurrâlara karşı çıkıp, onları öldürdüler. Ben Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bunlara hüzünlendiği kadar hiçbir kimseye hüzünlendiğini görmedim.''

Âsım'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Enes –radıyallahu anh-’a kunuttan sordum. O da: “Rukûdan önce” diye cevap verdi. Bunun üzerine ben: “Falanca, senin (kunutu) rûkudan sonra dediğini iddia ediyor buna ne dersin? dedim." Bunun üzerine Enes-radıyallahu anh-, o yanlış söylemiştir, dedi…

قَنَتَ شَهْرًا بَعْدَ الرُّكُوعِ يَدْعُو عَلَى أَحْيَاءٍ مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ ـ قَالَ ـ بَعَثَ أَرْبَعِينَ أَوْ سَبْعِينَ ـ يَشُكُّ فِيهِ ـ مِنَ الْقُرَّاءِ إِلَى أُنَاسٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ، فَعَرَضَ لَهُمْ هَؤُلاَءِ…

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 327

Ümmü Habibe -radıyallahu anhâ- yedi sene istihâze oldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bunu sorduğunda, kendisine yıkanmasını emretti. Aişe -radıyallahu ahhâ- şöyle dedi: "Bunun üzerine Ümmü Habibe, her namaz için yıkanıyordu."

Aişe -radıyallahu anha-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre; Ümmü Habibe yedi sene istihâze oldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bunu sorduğunda kendisine yıkanmasını emretti. Âişe şöyle dedi: "Bunun üzerine Ümmü Habibe -radıyallahu anhâ- her namaz için yıkanırdı."

فَأَمَرَهَا أَنْ تَغْتَسِلَ فَقَالَ ‏"‏ هَذَا عِرْقٌ ‏"

Râvi: Âişe Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 35

Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Kadir Gecesi namaz kılarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır

«Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Kadir Gecesi namaz kılarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.»

مَنْ يَقُمْ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 7239

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece yatsı namazını geç vakte kadar geri bıraktı. Ömer -radıyallahu anh- çıktı ve: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz, buradaki kadınlar ve çocuklar uyuya kaldı!" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- (evinden) çıktı ve başından sular damlıyordu ve şöyle buyurdu: «Eğer ümmetime ağır geleceği endişesi taşımasaydım (yatsıyı) bu saatte kılmalarını emrederdim.»

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre o, şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece yatsı namazını geç vakte kadar geri bıraktı. Ömer -radıyallahu anh- çıktı ve: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz, buradaki kadınlar ve çocuklar uyuya kaldı!" dedi. Nebi…

لَوْلاَ أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي ـ أَوْ عَلَى النَّاسِ

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1205b

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ihramlı iken başını nasıl yıkardı? Ebu Eyyûb elini kendini perdeleyen bezin üzerine koydu ve bezi indirdi. Başı bana iyice gözüktü. Sonra kendisine su döken kişiye su dök dedi. O kimse de başına su döktü. Ebu Eyyûb iki elini ileri geri götürerek başını ovdu ve: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i işte böyle yaparken gördüm dedi.

Abdullah b. Abbas ve Misver b. Mahreme (Mekke’ye yakın) Ebvâ mevkiinde ihramlının başını yıkama hususunda ihtilaf ettiler. İbn Abbas: İhramlı kimse başını yıkayabilir, dedi. Misver ise: Yıkayamaz dedi. Ravi Abdullah b. Huneyn dedi ki: Bu ihtilaf üzerine Abdullah b. Abbas beni, Ebu Eyyûb el-Ensari…

وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ فَأَمَرَّ أَبُو…

Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2485a

Allah için söyle! Sen Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bana: «Benim adıma sen cevap ver!» dediğini ve «Allahım! O'nu Rûhu'l-kudüs ile destekle!» buyurduğunu işittin mi? dedi. O da: Allah’ım! Evet, dedi.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre; Hassân –radıyallahu anh- mescitte şiir okurken Ömer -radıyallahu anh- yanına uğradı ve ona yan gözle baktı. Bunun üzerine Hassân: Ben, bu mescitte senden daha hayırlısı varken de şiir okurdum, dedi. Sonra Hassân, Ebû Hureyre'ye dönerek…

عُمَرَ، مَرَّ بِحَسَّانَ وَهُوَ يُنْشِدُ الشِّعْرَ فِي الْمَسْجِدِ فَلَحَظَ إِلَيْهِ فَقَالَ قَدْ كُنْتُ أُنْشِدُ وَفِيهِ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنْكَ ‏.‏ ثُمَّ الْتَفَتَ إِلَى أَبِي هُرَيْرَةَ فَقَالَ أَنْشُدُكَ اللَّهَ…

Râvi: Hassân b. Sâbit Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 179

Müezzin sabah ezanında ‘Hayye ale’l-felâh’ dediğinde, sünnet olan, ‘es-Salâtü hayrun mine’n-nevm’ demesidir

Müezzin sabah ezanında ‘Hayye ale’l-felâh’ dediğinde, sünnet olan, ‘es-Salâtü hayrun mine’n-nevm’ demesidir.

وَلِابْنِ خُزَيْمَةَ: عَنْ أَنَسٍ قَالَ: { مِنْ اَلسُّنَّةِ إِذَا قَالَ اَلْمُؤَذِّنُ فِي اَلْفَجْرِ: حَيٌّ عَلَى اَلْفَلَاحِ, قَالَ: اَلصَّلَاةُ خَيْرٌ مِنَ اَلنَّوْمِ } 1‏ .‏ ‏1 ‏- رواه ابن خزيمة (386)‏ بسند صحيح.‏

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1296

Şüphesiz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-; [musibet anında] feryat figan ederek ağlayan, saçını kazıyan ve elbisesini yırtan kadından beri (uzak) olmuştur

Ebû Musa şiddetli bir şekilde hastalandı. Başı, ailesinden bir kadının kucağındayken bayıldı, Ebû Mûsâ ona karşılık verecek durumda değildi. Kendine gelince şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendisinden beri (uzak) olduğu kimseden ben de beriyim. Şüphesiz Rasûlullah…

وَقَالَ الْحَكَمُ بْنُ مُوسَى حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جَابِرٍ، أَنَّ الْقَاسِمَ بْنَ مُخَيْمِرَةَ، حَدَّثَهُ قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو بُرْدَةَ بْنُ أَبِي مُوسَى ـ رضى الله عنه ـ…

+ 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1317

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Necaşi’nin cenaze namazını kıldı, ben de ikinci ya da üçüncü saftaydım.

Cabir İbn Abdullah –radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Necaşi’nin cenaze namazını kıldı, ben de ikinci ya da üçüncü saftaydım.

صَلَّى عَلَى النَّجَاشِيِّ، فَكُنْتُ فِي الصَّفِّ الثَّانِي أَوِ الثَّالِثِ‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1598

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, (Mekke'nin Fethi günü beraberinde) Üsâme b. Zeyd, Bilal, Osman b. Talha olduğu halde Beytullah'a girdiler."

Abdullah b. Ömer -radıyallahu ahumâ-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, (Mekke'nin Fethi günü, beraberinde) Üsâme b. Zeyd, Bilal ve Osman b. Talha olduğu halde Beytullah'a girip üzerlerine kapıyı kapadılar. (Kapıyı) açtıkları zaman…

دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْبَيْتَ هُوَ وَأُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، وَبِلاَلٌ، وَعُثْمَانُ بْنُ طَلْحَةَ، فَأَغْلَقُوا عَلَيْهِمْ فَلَمَّا فَتَحُوا، كُنْتُ أَوَّلَ مَنْ وَلَجَ، فَلَقِيتُ بِلاَلاً…

Râvi: Abdullah b. Ömer Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1671

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Arafat`tan yola çıkmıştı, arkasından birisinin (koşturmak için) devesine şiddetle bağırıp, vurduğunu işitti. Bunun üzerine kamçısıyla (etrafındakilere kulak verin diye) işaret edip, şöyle buyurdu: ''Sakin olun, (Allah`ı razı edecek iyi davranış ve) birr acelede değildir.''

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Arafat`tan yola çıkmıştı, arkasından birisinin (koşturmak için) devesine şiddetle bağırıp, vurduğunu işitti. Bunun üzerine kamçısıyla (etrafındakilere kulak verin diye) işaret edip, şöyle buyurdu…

عَلَيْكُمْ بِالسَّكِينَةِ، فَإِنَّ الْبِرَّ لَيْسَ بِالإِيضَاعِ ‏"‏‏.‏ أَوْضَعُوا أَسْرَعُوا‏.‏ خِلاَلَكُمْ مِنَ التَّخَلُّلِ بَيْنَكُمْ، وَفَجَّرْنَا خِلاَلَهُمَا‏.‏ بَيْنَهُمَا‏.‏

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1688

İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'ya- temettu haccından sordum; bana temettu haccı yapmamı emretti. O'na, hacda kesilen kurbandan sordum. "Bu hususta deve, sığır, davar veya kana (kurbana) ortak olmak imkanları var (bunların hepsi meşrudur)" dedi. Ebu Cemre der ki: "Bazı insanlar temettu haccını hoş görmezlerdi."

Ebu Cemre -Nasr b. İmrân Ed-Dubaî- anlatiyor: "İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'ya temettu haccından sordum; bana temettu haccı yapmamı emretti. O'na, hacda kesilen kurbandan sordum. "Bu hususta deve, sığır, davar veya kana (kurbana) ortak olmak imkanları var (bunların hepsi meşrudur) dedi." Ebu…

سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ الْمُتْعَةِ، فَأَمَرَنِي بِهَا، وَسَأَلْتُهُ عَنِ الْهَدْىِ، فَقَالَ فِيهَا جَزُورٌ أَوْ بَقَرَةٌ أَوْ شَاةٌ أَوْ شِرْكٌ فِي دَمٍ قَالَ وَكَأَنَّ نَاسًا كَرِهُوهَا…

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1733

(Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, asıl manası kastedilmeden dille söylenen o meşhur sözü söyledi) Allah onu yaralasın, boğazında acı hissetsin. Bayramın ilk günü tavaf yaptı mı? dediğinde evet denildi. O halde hareket et (Safiyye).dedi.

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Biz Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte hac yaptık. Bayramın birinci günü ifada ta­vafını yaptıktan sonra Safiyye -radıyallahu anha- hayız oldu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kocanın, karısından istediği şeyi…

حَجَجْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَفَضْنَا يَوْمَ النَّحْرِ، فَحَاضَتْ صَفِيَّةُ، فَأَرَادَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنْهَا مَا يُرِيدُ الرَّجُلُ مِنْ أَهْلِهِ‏.‏ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ…

Râvi: Âişe Şerhli

21 Ekim 2026 Çarşamba 10 جمادى الأولى 1448 هـ