Bir adam abdest aldı, derken ayağının üzerinde bir tırnak büyüklüğünde yıkanmadık kuru yer bıraktı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onu görünce şöyle buyurdu: «Dön de abdestini güzelce al!» Bu uyarı üzerine adam, dönüp abdest aldıktan sonra tekrar namaz kıldı
باب وُجُوبِ اسْتِيعَابِ جَمِيعِ أَجْزَاءِ مَحَلِّ الطَّهَارَةِ
حَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَخْبَرَنِي عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ، أَنَّ رَجُلاً، تَوَضَّأَ فَتَرَكَ مَوْضِعَ ظُفُرٍ عَلَى قَدَمِهِ فَأَبْصَرَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ "
ارْجِعْ فَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ
Câbir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Ömer b. el-Hattâb bana şöyle dedi:
Bir adam abdest aldı, derken ayağının üzerinde bir tırnak büyüklüğünde yıkanmadık kuru yer bıraktı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onu görünce şöyle buyurdu: «Dön de abdestini güzelce al!» Bu uyarı üzerine adam, dönüp abdest aldıktan sonra tekrar namaz kıldı.
Rivayet eden: Müslim (No. 243) ve Ahmed b. Hanbel (No. 129, 148).
Ömer -radıyallahu anh-'ın bildirdiğine göre, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- abdestini almış bir adam gördü ve o kimse ayağında abdest suyunun değmediği tırnak büyüklüğünde bir yer bırakmıştı. Eksik bıraktığı yeri işaret ederek ona: «Geri dön, abdestini güzelce al, abdestini tamamla ve her uzva yeteri kadar su ver.» buyurdu. Adam geri döndü, abdestini aldı ve sonra namaz kıldı.
Hadisten çıkan dersler
İyiliği emrederken, cahil ve gafillere yol gösterirken bunu geciktirmek caiz değildir. Özellikle münker, ibadetlerin ifsat olmasına yol açıyorsa muhakkak uyarılmalıdır.
Abdest azalarının hepsini kapsayarak abdest almak farz olup, -az dahi olsa- bir kısmını bırakan kimsenin abdesti geçerli sayılmaz. Abdest alırken ara verdiği zaman dilimi uzunsa abdestini tekrar baştan alması gerekir.
İstenilen abdesti düzgün bir şekilde almak, bu da onu tamamlayarak ve dinde emredildiği şekilde tam olarak yerine getirerek olur.
Ayaklar abdest uzuvlarındandır ve sadece çıplak ayakların mesh edilmesi yeterli olmaz, ayakların yıkanması gerekir.
Abdest uzuvlarından biri kurumadan önce diğerine geçip uzuvları yıkamaya ara vermeden art arda devam edilmelidir.
Cehalet ve unutkanlık farzı ortadan kaldırmaz, aksine günaha girmeyi ortadan kaldırır. Cahil olması nedeniyle abdestini gerektiği gibi alamayan bu adam için Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- bu sorumluluğu ondan düşürmemiştir. Ancak o kimseye tekrar abdest almasını emretmiştir.
Arapça açıklama
أَخْبَرَ عُمَرُ رضي الله عنه أنَّ النبيَّ صلى الله عليه وسلم أَبْصَرَ رَجلًا انتهى مِن وضوئه، فتَرَكَ قَدْرَ ظُفرٍ في قَدَمه لم يُصِبْهُ ماءُ الوضوء،
فقال له مشيرًا إلى موضع التقصير: ارجع فأحسن وضوءك وأَتِمَّه وأعْطِ كلَّ عُضوٍ حقَّه من الماء،
فرجع الرجل فأتمّ وضوءه ثم صلى.
وجوبُ المبَادَرة إلى الأمرِ بالمعروف، وإرشادِ الجاهلِ والغَافل، وخصوصًا إذا كان المُنكَر يترتَّب عليه فسادُ عبادته.
وجوب تعميم أعضاء الوضوء بالماء، وأنَّ من ترك جزءًا من العضو -ولو يسيرًا- لم يصحّ معه الوضوء ولزمته الإعادة إذا كان الفاصل طويلًا.
مشروعية إحسان الوضوء، وذلك بإتمامه وإسْبَاغه على الوجه المأمور به شرعًا.
القدمان من أعضاء الوضوء، ولا يكفي فيهما المسح، بل لابدَّ من الغسل.
ينبغي الموالاة بين أعضاء الوضوء، بحيث يَغسل كلَّ عضو قبل أن يَجِفَّ الذي قبله.
الجهل والنسيان لا يُسقِطان الواجبَ، وإنما يُسقِطان الإثمَ، فهذا الرجل الذي لم يُسْبِغ وضوءه لجهله لم يُسقِط عنه النبيُّ صلى الله عليه وسلم الواجبَ، وهو الوضوء، وإنما أمره أن يعيدَه.