Ebu Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Benî Lihyân üzerine asker gönderdi ve: «İki erkekten biri cihada gitsin; elde edilecek sevap ikisi arasında ortaktır.» buyurdu. Başka bir rivayette: «İki kişiden biri cihada çıksın.» buyurdu, sonra da oturanlara şöyle dedi: «Sizden hanginiz cihada çıkanın ailesi ve malı hakkında hayırla davranıp onun yerini tutarsa, cihada gidenin yarı ecri kadar ona da sevap verilir.»
Rivayet eden: Müslim (No. 1896d), Ebû Dâvûd (No. 2510) ve Ahmed b. Hanbel (No. 10687, 11101).
Ebu Said -radıyallahu anh-’ın rivayet ettiği hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Benî Lihyân -onlar Huzeyl kabilesinin en meşhur koluydu- üzerine asker göndermek istemiştir. Alimler, Benî Lihyân kabilesinin o vakitte kâfir oldukları hususunda ittifak etmişlerdir. Onlarla savaşmaları için bir birlik göndermiştir. O askerlere şöyle demiştir: «İki erkekten biri cihada gitsin.» Yani her kabileden sayılarının yarısı gitsin. «Elde edilecek sevap» savaşan ve arkada kalandan hasıl olacak ecir «ikisi arasında ortaktır.» Bir önceki hadisle manası aynıdır: Savaşa çıkanın arkada bıraktığı savaşmış gibidir. Müslim'deki hadiste: «Sizden hanginiz cihada çıkanın ailesi ve malı hakkında hayırla davranıp onun yerini tutarsa, cihada gidenin yarı ecri kadar ona da sevap verilir.» Yani manası Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan birisinin çıkmasını bir diğerinin de kalmasını emretmiştir. Savaşa gidenin arkada ailesine bakmak için bıraktığı kimseye savaşa gidenin sevabının yarısı vardır. Çünkü diğer yarısı savaşanındır.
Arapça açıklama
جاء في حديث أبي سعيد الخدري رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم أراد أن يبعث جيشاً إلى بني لحيان، وهم من أشهر بطون هذيل.
واتفق العلماء على أن بني لحيان كانوا في ذلك الوقت كفاراً، فبعث إليهم بعثاً يغزوهم (فقال) لذلك الجيش: (لينبعث من كل رجلين أحدهما)، مراده من كل قبيلة نصف عددها، (والأجر) أي: مجموع الحاصل للغازي والخالف له بخير (بينهما)، فهو بمعنى قوله في الحديث قبله: «ومن خلف غازياً فقد غزا»، وفي حديث مسلم: «أيكم خلَّف الخارج في أهله وماله بخير كان له مثل نصف أجر الخارج»، بمعنى أن النبي صلى الله عليه وسلم أمرهم أن يخرج منهم واحد، ويبقى واحد يخلف الغازي في أهله ويكون له نصف أجره؛ لأنَّ النصف الثاني للغازي.
أنه إذا لم يكن حاجة للنفير العام كان من الواجب أن ينفر بعض المسلمين للجهاد، ويقيم في الأوطان بعضهم للإنتاج وتقديم ما يحتاج إليه الوطن، من السلاح وغيره، ورعاية أسر المجاهدين، والأجر بينهم سواء.
وجوب التعاون بين المسلمين على تجهيز جيش المسلمين.
وجوب حماية بيوت المجاهدين، وحفظ أعراضهم، وتيسير سبل العيش الكريم لأسرهم.
القائم بحوائج أسر الجنود الذين يقاتلون في سبيل الله له مثلهم من الأجر.
أنَّ من خلف الغازي في أهله وماله بخير، فله نصف أجر الغازي من غير أن ينقص من أجره شيء.
Âlimlerin hükümleri
Âlim
Hüküm
Kapsam
Eser
Müslimv. 261 h.
Sahihصحيح
Hadis
صحيح مسلمNo. 1896
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (6)
SahihElbânîصحيح — صحيح أبي داود (2510)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح على شرط مسلم — تخريج المسند لشعيب (11110)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح على شرط مسلم — تخريج صحيح ابن حبان (4629)
Ebû Dâvûdسكت عنه [وقد قال في رسالته لأهل مكة كل ما سكت عنه فهو صالح — سنن أبي داود (2510)
Senedi sahihHâkimصحيح الإسناد — المستدرك على الصحيحين (2464)
Sahihİbn Hibbânأخرجه في صحيحه — صحيح ابن حبان (4629)