İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî10. kitap

Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve selem- "Semiallâhu limen hamideh" dediğinde, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- secdeye varıncaya kadar bizden hiç kimse belini bükmez (eğilmez), ancak o secdeye vardıktan sonra biz de secdeye varırdık

باب مَتَى يَسْجُدُ مَنْ خَلْفَ الإِمَامِ

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 690

Râvi:Berâ b. Âzib

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْبَرَاءُ ـ وَهْوَ غَيْرُ كَذُوبٍ ـ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم

إِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ‏.‏ لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَقَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم سَاجِدًا، ثُمَّ نَقَعُ سُجُودًا بَعْدَهُ‏.‏

Abdullah b. Yezîd el-Hatmî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Yalancı olmayan Bera (b. Âzib) bana şöyle rivayet etti:

Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve selem- "Semiallâhu limen hamideh" dediğinde, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- secdeye varıncaya kadar bizden hiç kimse belini bükmez (eğilmez), ancak o secdeye vardıktan sonra biz de secdeye varırdık.

Rivayet eden: Buhârî (No. 690, 690b, 811) ve Müslim (No. 474b).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Berâ b. Âzib -radıyallahu anh- —ki o doğru sözlü bir kimsedir—, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- rükûdan başını kaldırıp "Semiallâhu limen hamideh" dediğinde, arkasındakilerin ayakta durmaya devam ettiğini; Nebî -sallallâhu aleyhi ve sellem- alnını yere koyuncaya kadar hiç kimsenin secde etmek için belini bükmediğini, ancak o secdeye vardıktan sonra arkadakilerin secdeye kapandığını haber vermektedir.

Hadisten çıkan dersler

  • Sahabenin namazda Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e uyma şekli ifade edilmiştir. Onlar, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- secde edinceye kadar kıyamdan secdeye geçmezlerdi.
  • İbn Dakîk el-Îd -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu rivayette, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’in (rükûdan doğrulduktan sonra) uzun bir süre itmi’nân üzere durduğuna delil vardır.
  • Cemaatle namaz kılan kişinin, imama uyması bakımından dört hâli vardır: 1. Müsâbaka/İmamdan önce hareket etmek: Bu, cemaatin imamdan önce bir fiile başlamasıdır. Mesela imamdan önce rükûya gitmesi veya imamdan önce secdeye varması gibi. Bu haramdır. Şayet imamdan önce hareket etmenin yasak olduğunu bildiği hâlde kasten imamdan önce hareket ederse namazı bâtıl olur. İmamı ister bir rükünde geçsin isterse rükne imamdan önce başlamış olsun, hüküm aynıdır. Eğer iftitah tekbirini imamdan önce alırsa namazı geçersizdir ve namazını yeniden kılması gerekir. 2. Muvafaka/İmamla aynı anda hareket etmek: Bu cemaatin imamla aynı anda hareket etmesidir. İmam rükûya giderken onunla birlikte rükûya gitmesi, imam secde ederken onunla birlikte secde etmesi ve imam doğrulurken onunla birlikte doğrulması gibi. Bunun en hafif hükmü mekruhtur. Ancak delillerin zahirine göre bunun da haram olduğu anlaşılmaktadır. Şayet cemaat, iftitah tekbirini imamla aynı anda alırsa namazı geçersizdir ve namazını yeniden kılması gerekir. 3. Mütâbaa/ İmamın peşi sıra hareket etmek: Cemaatin namazdaki hareketleri imamdan hemen sonra, gecikmeden yapmasıdır. İşte bu, meşru olan ve sünnete uygun olan şekildir. 4. Tehalluf/ İmamdan çok sonra hareket etmek: Cemaatin imamdan, onu takip etme niteliğini ortadan kaldıracak ölçüde geri kalmasıdır. Mesela imamın rükûya gittiğinde, imamın rükûdan kalkmasına yakın bir zamana kadar cemaat olan kimsenin kıyamda kalması gibi. Bu, meşru olan uygulamaya aykırıdır ve haramdır. Ancak hastalık veya yaşlılık gibi bir mazeret bulunması hâlinde böyle yapılması câizdir.

Arapça açıklama

يخبر البراء ابن عازب رضي الله عنه وهو صادق، أن النبي صلى الله عليه وسلم كان إذا رفع رأسه من الركوع وقال: سمع الله لمن حمده، لم يزل من خلفه قيامًا، ولم يثنِ أحدٌ ظهره للسجود حتى يضع صلى الله عليه وسلم جبهته على الأرض، ثم يقعون سجودًا بعده.

  • صفة متابعة الصحابة للرسول صلى الله عليه وسلم في الصلاة، وأنهم لا ينتقلون من القيام إلى السجود حتى يسجد.
  • قال ابن دقيق العيد: في ذلك دليل على طول الطمأنينة من النبي صلى الله عليه وسلم.
  • للمأموم مع إمامه أربع حالات من حيث الاقتداء: 1- مسابقة: بأن يبدأ بالشيء قبل إمامه، بأن يصل المأموم إلى الرُّكن قبل أن يصل إليه الإمام، مثل: أن يركع قبل ركوع الإمام، أو يسجد قبل سجود الإمام، وهذا حرام، وإذا تعمَّد السبق مع عِلْمه بالنهي فإنَّ صلاته تبطل، سواء سبقه بركن أو سبقه إلى الركن، وإذا كان في تكبيرة الإحرام لم تنعقد صلاته، ويجب عليه أن يعيدَ الصلاة من جديد. 2- موافقة: بأن يكون موافقًا للإمام، يركع مع ركوعه ويسجد مع سجود وينهض مع نهوضه، وهذا أقلُّ أحواله الكراهة، وظاهر الأدلة أنَّها محرَّمة أيضًا؛ وإذا وافقَ الإمامَ في تكبيرة الإحرام لم تنعقِد صلاتُه وعليه الإعادة. 3- متابعة: بأن يأتي بأفعال الصلاة بعد إمامه بدون تأخُّر، وهذا هو المشروع والموافق للسُّنَّة. 4- تخلُّف: بأن يتخلَّف عن إمامه تخلُّفًا يُخرِجه عن المتابعة، كأن يركع الإمام ويبقى المأموم قائمًا إلى أن يقرب الإمام من الرفع من الرُّكوع، وهذا خلاف المشروع، وهو حرام، إلا إن كان من عذر كمرض وكبر.

Klasik şerh

İbn Hacer el-Askalânî — Fethu'l-Bârî

قَوْله : ( عَنْ سُفْيَان ) هُوَ الثَّوْرِيّ , وَأَبُو إِسْحَاق هُوَ السَّبِيعِيُّ , وَعَبْد اللَّه بْن يَزِيد هُوَ الْخَطْمِيُّ , كَذَا وَقَعَ مَنْسُوبًا عِنْدَ الْإِسْمَاعِيلِيّ فِي رِوَايَة لِشُعْبَةَ عَنْ أَبِي إِسْحَاق , وَهُوَ مَنْسُوب إِلَى خَطْمَةَ بِفَتْحِ الْمُعْجَمَة وَإِسْكَان الطَّاء بَطْن مِنْ الْأَوْس , وَكَانَ عَبْد اللَّه الْمَذْكُور أَمِيرًا عَلَى الْكُوفَة فِي زَمَن اِبْن الزُّبَيْر , وَوَقَعَ لِلْمُصَنِّفِ فِي " بَاب رَفْع الْبَصَر فِي الصَّلَاة " أَنَّ أَبَا إِسْحَاق قَالَ " سَمِعْت عَبْد اللَّه بْن يَزِيد يَخْطُب " , وَأَبُو إِسْحَاق مَعْرُوف بِالرِّوَايَةِ عَنْ الْبَرَاء بْن عَازِب لَكِنَّهُ سَمِعَ هَذَا عَنْهُ بِوَاسِطَةٍ. وَفِيهِ لَطِيفَة وَهِيَ رِوَايَة صَحَابِيّ اِب…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Buhârîv. 256 h. Sahihصحيح Hadis صحيح البخاري No. 690
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (3)
  • SahihMüslim صحيح — صحيح مسلم (474)
  • Dârekutnî غريبٌ من حديث مِسْعَر، عَن أبي إسحاق، تَفَرَّدَ بهِ أحمد بن أبي يحيى عن مسدد عن يحيى القطان عنه. — أطراف الغرائب (1/270)
  • ابن القيسراني فيه] مفضل بن صدقة متروك — ذخيرة الحفاظ (3/1755)

Diğer rivayetler

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Mişkâtü'l-Mesâbîh 1136

عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ قَالَ: كُنَّا نُصَلِّي خَلْفَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَإِذَا قَالَ: «سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ» . لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَضَعَ النَّبِيُّ…

Râvi: Berâ b. Âzib Yalnız Arapça

Ayrıca rivayet edenler… (8)
  • الأوسط في السنن والإجماع والاختلاف لابن المنذر (1957)إِذَا صَلَّيْنَا خَلْفَ النَّبِيِّ ﷺ لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَضَعَ النَّبِيُّ ﷺ جَبْهَتَهُ
  • البحر الزخار بمسند البزار (2785)سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ، لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَرَى النَّبِيَّ ﷺ قَدْ سَجَدَ
  • المحلى بالآثار لابن حزم (577)سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ، لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَقَعَ النَّبِيُّ ﷺ سَاجِدًا ، ثُمَّ نَقَعُ سُجُودًا بَعْدَهُ
  • المعجم الأوسط للطبراني (6873)سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ، لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَسْتَوِيَ ساجدًا
  • شرح السنة (841)كُنَّا نُصَلِّي خَلْفَ النَّبِيِّ ﷺ ، فَإِذَا قَالَ : سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ، لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ ، حَتَّى يَضَعَ النَّبِيُّ ﷺ جَبْهَتَهُ عَلَى الأَرْضِ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (1685)سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ، لَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَضَعَ النَّبِيُّ ﷺ جَبْهَتَهُ إِلَى الأَرْضِ ، فَإِذَا وَضَعَ جَبْهَتَهُ إِلَى الأَرْضِ خَرَرْنَا سُجُودًا
  • مسند السراج (247)فَإِذَا قَالَ : سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ، وَلَمْ يَحْنِ أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ جَبْهَتَهُ عَلَى الأَرْضِ
  • مصنف عبد الرزاق (3632)إِذَا رَفَعَ , وَقَالَ : سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ , لَمْ يَحْنِ مِنَّا رَجُلٌ ظَهْرَهُ حَتَّى يَقَعَ النَّبِيُّ ﷺ سَاجِدًا , ثُمَّ نَقَعُ سُجُودًا

Aynı konuda

Konular